Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

Sayfa 2/23 İlkİlk 12345612 ... SonSon
227 sonuçtan 11 ile 20 arası

  1. #11
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Hâce Musa Topbaş (Sâdık Dânâ) Efendiden İnciler

    Asıl Olan Gönül Terbiyesi (devamı)

    Fakir, üç beş sene evvel, Mescid-i Nebevî’nin geri saflarında oturuyordum. Bir kaç saf ileriye bir Türk hacısı geldi. Giyimi kuşamı pek güzeldi. Bir ara yanına başka bir şahıs oturdu. Ya Lübnan’lı, veya Filistin’li idi. Sakalsızdı. Onunla musafaha yapmak ve yakınlık göstermek istedi. Ne mümkün? Sarıklı şahıs öfkelenmişdi. Kendi

    başındaki sarığı ve sakalını eliyle işaret ederek homurdandı ve ona arkasını çevirdi. “Sen ne biçim Müslü-mansın” diye onu ayıbladı. O da cevab vermeyib, edebini muhafaza ederek oradan ayrıldı. Kalbi kırılmışdı, küskündü. Sebebsiz yere kalb kırmak, gönül yıkmak ne kadar mes’uliyetlidir. Halbuki, farzlardan sonra en verimli ibadet mü’min kardeşlerimizin gönüllerine sürür vermekdir. Hazreti

    Mevlânâ -k.s.– “Gönül Kibriya’nın nazargâhıdır” buyurur. Bu gibi sözlerin emsali çokdur. Böyle çirkin muamele etmekden ise, o sarığı sarmayıb sakal bırakmasa idi daha isabetli olurdu. Çünkü o kisvenin insana tevazu ve vakar vermesi lâzımdı.
    Bir insanın yaptığı ibadet ve bulunduğu hal, onu gurura götürüyor ise, bilmelidir ki, o kemal ehli değildir. İslâmî ahlâk ve edebden nasibi yokdur. Avamın tâ kendisidir.
    devamı var
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  2. #12
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    Cevap: Hâce Musa Topbaş (Sâdık Dânâ) Efendiden İnciler

    Asıl Olan Gönül Terbiyesi (devamı)

    Muhterem Üstazımız kuddise sirruh hazretleri, sâliklerde zuhur eden bazı hususlarla meşgul olmaz ve dinlemezlerdi. Çünkü onun yegâne emeli, onu hakkıyla, kâinatın yaratıcısı olan Halik Teâlâ ve tekaddes hazretlerine bağlamakdı.

    Her kalb bir gönül âlemidir. Onun ehemmiyetini idrak edib, kalbe Allah Teâlâ’dan gayrı hiçbir şeyin sevgisini sokmamağa gayretli olunmalıdır ki, lâyıkı veçhile Allah Teâlâ’ya vasıl olunabilsin.

    Muhterem Üstazımız, rüya ve kerametlerden ziyade “En büyük keramet, Cenab-ı Hakk’ı görürcesine, ubûdiyyet vazifemizi kemaliyle ifa edebilmekdir” buyururlardı.
    musa topbaş
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  3. #13
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    Cevap: Hâce Musa Topbaş (Sâdık Dânâ) Efendiden İnciler

    .


    İHLÂS VE HÜSN-İ NİYET
    ..:: 1 ::..
    Allah Teâlâ ve Tekaddes hazretleri buyuruyor:
    "İnsanlar, ihlâsli ibadetden baskasiyla emir olunmadi." (Beyyine :5)
    "Hâlis din Allah için olandir." (Zümer:3)

    Rasûlü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor:
    "Allah Teâlâ buyuruyor ki: Ihlâs benim sirlarimdan bir sirdir. Onu, sevdigim kulun kalbine yerlestiririm."

    Ahmed ibn Hadraveyh Allah Teâlâ'yi rüyasinda gördü, buyurdu ki :
    -Bütün insanlar benden isterler, yalniz Ebu Yezid beni ister."'

    Siblî' yi -kuddise sirruh- rüyada gördüler. "Allah Teâlâ sana ne yapti?" dediler. Dedi ki :
    -Bana biraz gazaplandi. Çünkü bir defa dilimden ,"Cenneti kaçirmaktan büyük hangi ziyan vardir?" sözü çikmisti.
    Sonra buyurdu ki:
    -Hayir öyle degildir. Seni görmeyi kaçirmakdan, daha büyük hangi ziyan vardir. " demeliydim.

    Niyet amelin fevkîndedir. Bir kimsenin kulluk niyeti cehennemden korkmak yahud cennet nimetlerine kavusmak olabilir. Cennet için kulluk eden, mide ve fercin kulu olur. Kendisini; mide ve ferç arzularinin bulundugu yere çeker ve götürür.

    Cehennemden korkdugu için amel eden, kötü köle gibidir,ancak korkusu yüzünden is yapar. Bunlar her ikisi de Allah için amel yapmis sayilmaz. Begenilen kul, yapdiklarini cennet ve cehennem sebebiyle degil,Allah için yapan kuldur. Bu, bir

    kimsenin, sevgilisine , sevgili oldugu için bakmasi, onu sevdigi için olub, altun ve gümüs beklememesine benzer. Altun ve gümüs için bakanin niyeti, altun ve gümüs olur. O halde Allah Teâlâ'nin cemâl ve celâlinin, mahbub ve mâsûku olmayanlar, böyle niyet edemez. Böyle olan kimsenin ibadeti Allah Teâlâ 'nin cemâlinde tefekkür ve onunla münacaat olur. Bunlar hakikatte Allah'in dostlari âriflerdir."

    devamı var
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  4. #14
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    Cevap: Hâce Musa Topbaş (Sâdık Dânâ) Efendiden İnciler

    İHLÂS VE HÜSN-İ NİYET ..:: 1 ::.. (devamı)

    Kulluk vazifelerimizi Hak celle ve âlâ hazretinin rizasi için yapmaliyiz. Baska maksadlarla yapilan islerde hayir yokdur. Ibadet Allah Teâlâ için yapilirsa, degeri çok büyük olur. Baskalarinin senâsina veyahud ihsanina nail olmak gayesiyle

    yapilirsa, bilakis Hak celle ve âlâ hazretlerinin gadabina sebep olur, ki zâhiren kusursuz gibi görünen bu ameller sahibinin cehenneme girmesine bile sebep olur.
    Ibâdetler ne niyetle yapilirsa, karsiligi da ihlâs ve niyet ölçüsünde olur. Hâlis bir niyetle vazifesini ifa edenler hem dünya hem de âhiret nimetlerine nail olurlar.

    Niyetlerinde samimi olmayanlar ihlâssizliklarinin neticecesi olarak hüsrana ugrarlar.
    Allah Teâlâ ve Tekaddes hazretleri, kullarinin hatasiz, ihlâsla yapmis olduklari dis ibâdetlerini mükâfatlandirdigi gibi, kullarinin kalplerinde beslemis olduklari saf, temiz niyetlerini de belki daha ziyadesiyle degerlendirir. Elhamdülillah.
    devamı var
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  5. #15
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    Cevap: Hâce Musa Topbaş (Sâdık Dânâ) Efendiden İnciler

    İHLÂS VE HÜSN-İ NİYET ..:: 1 ::.. (devamı)

    Allah Teâlâ ve Tekaddes hazretlerini sevmek ve kendisine karsi hüsnü zan sahibi olup, teslim olmak ne büyük seadettir. Keza Fahr-i Kâinat, Esref-i mahlûkat olan Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin ve Ashab-i Kiram -radiyallahu anhum- hazeratini sevmek kendileri hakkinda iyi niyet beslemek, Rabbimizin bizlere ne güzel ihsanidir. Allah Teâlâ hazretlerinin velilerini sevmek, onlara karsi hürmetli olmak, hüsn ü zan beslemek, tarifi kabil olmiyan büyük besâretdir.

    Allah Teâlâ ve Tekaddes hazretleri:
    "-Ben kulumun zanni üzereyim", buyurmaktadir.

    Cenab-i Hakkin afvinden ümidvar olup hüsn ü zan besleyen bir fâsik, Cenab-i Hakkin rahmetinden ümidini kesen, ye'se düsen bir âbidden Rabbisina daha yakin olmus oluyor.

    Seytanin tuzaklarindan birisi de, daima mü'minleri ümidsizlige düsürmek suretiyle kalblerine vesvese vermektir. Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem buyurur:

    - Allah Teâlâ rahmeti yüz parça kilmis,doksan dokuzunu kendi yaninda tutup, bir cüz'ünü yeryüzüne indirmistir. Bütün halk, mahlûkat bu bir cüz sâyesinde birbirlerine merhamet ederler. Hatta yavrusunu incitme korkusuyla kisragin ayagini kaldirmasi bu rahmetten dolayidir." (Buhârî, Kitabü'l Edeb)

    devamı var
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  6. #16
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    Cevap: Hâce Musa Topbaş (Sâdık Dânâ) Efendiden İnciler

    İHLÂS VE HÜSN-İ NİYET ..:: 1 ::.. (devamı)

    Ebû Hüreyre radiyallahu anh'den:

    Rasûlullah -sallallahu aleyhi vesellem -'den isittim. Buyurdu ki:
    -Kiyamet gününde, halkdan ilk sorgulanacak üç kisiden biri, sehid olmus bir kimsedir ki, huzura getirilir. Cenab-i Hak ona ihsan ettikleri nimetleri sayar. O da mazhar oldugu nimetleri ikrar eder, Hak Teâlâ :
    -Bu nimetlere mukabil ne yaptin , der. O da :
    - Ya Rab senin ugrunda savasdim da sehid düstüm, deyince:
    -Hayir, yalan söylüyorsun. Sana cesûr desinler diye savasdin. Nitekim bu söz de söylenmistir, buyurur. Sonra verilen emir üzerine yüzü koyun sürüklene sürüklene cehenneme atilir.
    Ikincisi ilim ögrenip ögretmis, Kur'an okumus bir kimsedir ki, bu da celbolunup

    Cenab-i Hak ona lütuf ve ihsan buyurdugu nimetleri sayar. O da bu nimetleri ikrar ve itiraf eder. Hak Teâlâ ve Tekaddes hazretleri :
    -Bu nimetlere karsilik ne yapdin? der. O da :
    -Ya Rab! Ilim ögrendim ve ögretdim,Kur'an okudum, cevabini verince; Cenab-i Hak ve Tekaddes hazretleri:
    -Hayir yalan söylüyorsun. Ilmi, sana âlim desinler deye ögrendin. Kur'an'i sana kârî desinler deye okudun. Nitekim bu söz de söylenmistir, buyurur. Verilen emir üzerine yüzü koyun sürüklenerek atese atilir.

    Üçüncüsü de Hak Teâlânin kendisine vüs'at verdigi ve türlü servetten ihsan buyurdugu kimsedir ki, huzura getirilir. Cenab-i Hak ona ihsan buyurdugu nimetleri sayar. O da onlari itiraf eder. Cenab-i Hak ve Tekaddes hazretleri :
    - Bunlara mukabil ne yaptin? der.
    -Ya Rab! Servetimi sirf senin ugrunda, sevdigin yollarda harcadim, deyince:
    -Hayir yalan söylüyorsun. Riyâkârsin,bunlari sana cömerd desinler deye yaptin; bu söz de söylenmistir, buyurur. Sonra emrolunup o da sürüklene sürüklene atese atilir. (Riyâzü's-Sâlihîn. Hadisi Müslim rivayet etmistir.)

    devamı var
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  7. #17
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    Cevap: Hâce Musa Topbaş (Sâdık Dânâ) Efendiden İnciler

    İHLÂS VE HÜSN-İ NİYET ..:: 1 ::.. (devamı)

    Ebu Hüreyre radiyallahu anh'den:

    Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem buyurur:
    -Aziz ve Celil olan Allah'in rizasini kazanmaya yarayan bir ilmi sirf dünyaligini elde etmek için tahsil eden kimse, kiyamet gününde cennetin kokusunu duymaz. (Riyâzü's-Sâlihîn,
    hadisi Ebû Davud rivayet etmisdir.)

    Ebû Abdullah b. Câbir b.Abdullah el-Ensârî radiyallahu anh'den:
    Bir gazada Rasûlullah ile berâberdik.
    Buyurdular ki :
    -Hastaliklarindan dolayi Medine'de kalan öyle adamlar vardir ki, her yürüyüsünüzde ve herhangi bir vâdiyi geçtiginizde (niyetleri sâyesinde) sizinle beraberdir. Bir rivayetde "onlar ecirde sizinle müsterekdirler."

    Buhârî'nin rivayetine göre, Enes radiyallahu anh söyle demistir:
    Peygamberle Tebük Gazvesi' nden dönüyorduk. Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem söyle buyurdu:
    -Bir cemaat bizim arkamizda Medine'de kaldilar. Her hangi bir kisiga girer veya bir vâdiyi geçersek onlar bizimle beraberdirler. Onlari mâzeretleri alikoymustur. (Riyâzü's-Sâlihîn, Buhârî ve Müslim'den)
    devamı var
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  8. #18
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    Cevap: Hâce Musa Topbaş (Sâdık Dânâ) Efendiden İnciler

    İHLÂS VE HÜSN-İ NİYET ..:: 1 ::.. (devamı)

    Imam Ebu'l-Kâsim el-Kuseyrî - kuddise sirruh- rivayet eder:

    Horasan Sultan ve kahramanlarindan Saffar ismiyle bilinen Amr bin el-Leys öldükten sonra rüyada görünüp kendisine sorulur:
    - Allah sana ne yapdi?

    Cevap verir:
    - Allah beni afvetti.
    - Allah seni ne ile afvetti! Ne is yaptin ki hayatta Allah seni afvetti?
    - Günlerden bir gün yüksek bir tepeye çikdim. Orada askerlerimin çoklugundan gurur duydum ve Rasûlullah'in zamaninda vâkî olan savaslara katilsaydim deye duygulandim. Bunun için Allah günahlarimi bagislayarak beni mükâfatlandirdi.

    Ömer bin el-Hattab radiyallahu anh'den:

    Rasûlü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem buyurur :
    "Ameller ancak niyetlere göre degerlenir. Herkesin ancak niyetine göre amelinin karsiligi verilir. " (Buhârî ve Müslim)
    Zamanimizdaki insanlarin her hangi bir hadise vukuunda niyetlerinin muhtelif oldugunu müsahede etmekteyiz.

    Mesela bir yangin vukuunda, civarda bulunan herkes heyecanla kosarlar. Kimisi kosar, niyetinde samimidir, ihlâslidir. Allah rizasi için kurtarilacak bir kimse veya esya varsa, kurtarmak için, kendini atese atmayi göze alir.
    devamı var
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  9. #19
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    Cevap: Hâce Musa Topbaş (Sâdık Dânâ) Efendiden İnciler

    İHLÂS VE HÜSN-İ NİYET ..:: 1 ::.. (devamı)

    Kimisi kosar merhametlidir, üzülür, faideli olmak ister, beceriksizdir, elinden bir sey gelmez.

    Kimisi olanlari seyretmek için kosar, seyir etmekten adeta zevk alir, üzülmez, hissizdir.

    Kimisi, kosar, olanlarin sebebini dahi bilmez, herkes kosusdugu için o da kosar.

    Kimisi kosar, kötü niyet sahibidir. Bu hengamede acaba bir sey çalabilir miyim,deye.
    Trafik kazalarinda, zelzele ve emsali felâketlerde vaziyet aynidir. Zahiren yani dis görünüse göre, kosusmalar heyecanlar aynidir. Fakat niyetler ayridir.
    Hüsnü niyetle yardima kosan, istedigi yardimi yapamasa bile gene temiz niyetinin mükâfatini görür.

    Bakiniz o büyük sultan ve kumandan Amr ibni el-Leys zâhiren Fahr-i Kâinat Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin gazasinda bulunamadigi ve hiçbir yardimi, hizmeti dokunamadigi halde, o, saf, temiz, pürüzsüz niyetiyle Allah Teâlâ ve Tekaddes hazretlerinin rizasini kazaniyor ve mükâfatlandirili yor.
    Iman ve niyet temizligi ile manevi dereceler alinir. Her sey Cenab-i Hakkin yardimi ile fethedilir. Iman, samimiyet ve niyet temizligi gene onun en büyük atiyyesidir. O bahsettiginin muhafizi ve yardimcisidir.

    Muhterem Üstaz Mahmud Sâmî kuddise sirruh hazretleri asagidaki menkibeyi sik sik tekrar ederlerdi.
    Bir gencin içinde Yusuf Hemedânî hazretlerini ziyaret etmek, onun manevi halinden istifade etmek, hem de duâsini almak arzusu vardir

    devamı var
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  10. #20
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    Cevap: Hâce Musa Topbaş (Sâdık Dânâ) Efendiden İnciler

    İHLÂS VE HÜSN-İ NİYET
    ..:: 2 ::..
    Nihayet kararini vermis ve bu istegini komsusu terziye açmisti. O da " Ben de gelmek isterim, sebebi ise kalbimde o zâta karsi bir tereddüt var. Bu zât hakikaten Allah'in dostu mu, degil mi?" aslini ögrenmek isterim, dedi.
    O gâyenin tahakkuku için yola çikmislar ve bu esnada âlim bir kimse ile karsilasmislardi. Âlim sordu:
    -Nereye gidiyorsunuz?

    Onlar cevaben:
    - Yusuf Hemedânî isminde bir sahis varmis, onu ziyarete gidiyoruz, dediler.
    Zâhiri âlim dedi ki:
    - Ben de uzun zamandan beri, su adamla karsilasip soracagim suallerle, onu mahcûb etmek isterdim, dedi.

    Üçü yola çikdilar, zâhiri halleri ayni, yani ziyaret... Fakat niyetleri degisik.
    Genç, temiz saf bir niyetle ziyâret etmek arzusunda.
    Terzi sübhesini gidermek niyyetiyle ziyaret etmek arzusunda.
    Zâhiri âlim, hasedi sebebiyle, mahcup etmek niyyetiyle ziyaret arsuzunda idi.
    Nihayet Allah dostunun bulundugu yere gelmisler, ziyaretçi odasina kabul olunmuslar ve oda kapisi da kapatilmis.

    O gâyenin tahakkuku için yola çikmislar ve bu esnada âlim bir kimse ile karsilasmislardi. Âlim sordu:
    -Nereye gidiyorsunuz?

    Onlar cevaben:
    - Yusuf Hemedânî isminde bir sahis varmis, onu ziyarete gidiyoruz, dediler.
    Zâhiri âlim dedi ki:
    - Ben de uzun zamandan beri, su adamla karsilasip soracagim suallerle, onu mahcûb etmek isterdim, dedi.
    Üçü yola çikdilar, zâhiri halleri ayni, yani ziyaret... Fakat niyetleri degisik.
    devamı var
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


Sayfa 2/23 İlkİlk 12345612 ... SonSon

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

134, 145, 147, 152, 153, 155, 157, 159, 160, 161, 162, 176, 177, 183, 191, 198, 205, aaa, adalettir, affetme, ahlâkımı, akli, aklı, akıllara, aldıkları, âlemi, alınmış, amelin, amellerin, andan, araf, arkadaşı, arpa, arınmış, atmak, aya, âyetlerden, azlığı, ağlayarak, ağzı, bağlamış, bağırarak, bağışlar, başlayan, başındaki, benzetiyorum, beraberlik, beslemek, beter, beşer, bildirir, bilesin, bilinen, bilmesi, binaenaleyh, bir adam, birdir, birlik, bizimle, bizleri, bozan, boşa, budur, bulamaz, buldum, bulunmak, cahillerden, camide, çarşı, çekerse, cevaben, çoktur, cömertlik, çörek, cümlemizi, çıkan, dadır, dane, darda, davranışları, dağlar, dedikodu, dediler, delalet, demişler, derdimiz, derece, deyince, değildi, değilim, değiştirme, dikkatle, direksiyona, dirili, diz, dökmek, doktora, dünyadan, duruma, duyan, duymamak, düzenli, düşmanı, dış, dışında, eceli, edebdir, edenleri, eder, edilirse, edilsin, ediyorlar, efes turları, eksiksiz, eksiltmez, elimizden, eliyle, ellerinde, emrini, engeller, etmekteyiz, etmemesi, etrafındaki, etsek, etsem, ettir, ettiren, ettirir, evden, evladı, eyleme, farzlarını, fazilet, fedakarlığı, felakete, ferâset, fethur, fikirleri, fırsatları, gaflete, galebe, ganimet, gayret, geçmesi, gelmiş, gerçekleri, gibi, gidiyorsunuz, gidiyoruz, girdim, gitmez, gitmiş, gitti, gökte, göreceksin, görmeye, görmeyi, görseler, görüyorum, görüşleri, gösterme, gümüş, gururu, güzelliği, hâdise, halet, halka, hallere, hallerini, harbi, hastalıktan, hatası, hayatım, hazinedir, hazretlerini, hazırlığı, herşeye, hitaben, hükümet, huylu, huşû, ibarettir, ihtiras, ilham, ilimle, imran, insanin, insanlığı, isen, isimli, istekleri, istikbaldeki, iyilikle, izale, işaret, işlere, iştir, kabrin, kadar, kalacak, kalbe, kalbimde, kalblerine, kalmamalı, kalmamış, kalsı, kamer, kapında, kardeşi, kardeşimiz, kardeşlerimiz, kardeşlerimizi, katilmak, kavme, kazancı, kederi, kemalin, kendilerini, kendisinde, kesmeyi, keyfini, kilmak, kimsede, konuşmak, kullar, kullukla, kulumun, kuvvetle, kısmı, kıyamete, kıymetini, lâkin, lisanı, lütuf, lüzumu, maddeten, mahalli, mahlukat, mahza, malımı, manen, mantık, maraz, mazlumlar, mağfiret, mağlub, medarı, mescidler, mevcudat, meşhurdur, milleti, muazzam, mücahede, muhabbettir, muhakkak, muhterem, mükerrem, mümkü, münafıklar, mürüvvet, müslü, müslümana, müstehak, müş, nail, nasib, nden, neden, nefret, nefsânî, nezâket, nezaketi, nihayet, niyetle, nurdur, odası, öfkeyi, okumaktan, okuyunuz, olan, olana, olduk, olduğuna, öleceksin, olgun, olmadı, olmaktan, olmamak, olmayı, olmazlar, olup, omuzuna, onbeş, onlardan, oradan, peygamberlere, rabbı, rahm, rezil, sabredebilir, sabırda, sâdık, sahibidir, sakı, sakınmak, sana, sarih, sayan, sayılan, sebebsiz, sekiz, selleme, selma, semeresi, senâ, seniyyesi, servet, seslendi, seslenir, seviyesi, sevmez, sizde, sizlere, sohbette, sordukları, sordular, sormuşlar, söylemez, söyleyerek, söylüyorum, süfyan, sultana, sünnetleri, suretle, sıhhat, sığı, takdim, takdiri, taksim, takvaya, tanımayan, tasavvuf, tasavvur, tecavüz, teenni, terakki, terki, teyze, titizlik, toplamak, toplumdan, tükenmez, uhrevî, uludağ, ümid, ümidinizi, umma, üstü, vazgeç, verdiği, verildi, verilsin, yapabilme, yapması, yaratılanlar, yardımı, yarım, yarışı, yasağı, yayı, yazdığı, yemeni, yerden, yolcusu, yüzleri, yıldızları, ışıkları, zahmet, zamanları, zarif, zata, zelzele, zengini, zira, zulmet, şahsî, şahsiyet, şerifi, şevk, şeye, şeylerle, şifası, şöhret, şükürle, şüpheli

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222