İslâmı aşkla yaşamak düştü gönlüme Yaşamak, yaşatmanın sînelerdeki yankısıdır. dediler. Aşkla savunulan bir dâvâ düştü gönlüme. Gözüm başka bir hayali görmedi. Cihad, taşları yastık yapan başların Hakka kulluk vechesinde âleme sığmayan güzelliği taşımaktır, her bir köşeye
Cihad, merhametin zaafa uğramadan her karanlığa bir hilâl olmasıdır. Cihad, muhabbet lehçesiyle yazan kalemin gölgesinde kalplere yol açmaktır.


Gelincikten nârin yüreciklerin, rahmeti celbeden nâzenin dokunuşlarıdır cihad.


Zehir akıtan baldıranlara bir avuç dolusu gül sunabilmektir.


Gariplerin yüzüne ıtır kokulu bir tebessüm koyabilmektir cihad.


Dünyanın kan kokan vahşeti içinde Tevhid in ferahlık ve sükûnetini getirebilmektir.


Rasûlü gibi sadrını çatırdatan yükü omuzlamaktır. Sonra İnşirah sabahında yorulmadan, kırılmadan gözlerini başka bir ufka dayamaktır cihad


Cihad, Nuh -aleyhisselâm- gibi, küfür haykıran kavmin karşısında, yüzyıllar geçse de Tevhidin kalesi olmaktır.


Cihad, Sancak-ı Rasûl olmaktır. Huzuru dalgalandırmaktır, yeryüzü coğrafyasında; gönül haritalarına işlemektir muhabbeti. Kuru cihangirlik dâvâsı değildir, cihad!.... Bir beşâret-i Nebî uğruna ömrünü adamaktır Fâtih Sultan gibi. Yavuz Selim gibi tan gayrı bir nefes almaksızın çölleri aşmaktır. Makamsız olmak en büyük liyâkattir. Kanunî gibi Padişah kaftanını hiçe sayıp top arabasını omuzlamaktır.


Gurbetteki ruhun vuslatı aramasıdır cihad.. Yokluğu, varlığa sermâye yapmaktır.


Ahmed Yesevî Hazretleri gibi, cihad, küfrün karanlığı içine bir nezir gibi atılacak gayreti dokumaktır gönüllere. Ve o erlerle garba uzanıp haçın yerine hilâli koyabilmektir.


Cihad, sahabenin Semerkant a, Çin e, Habeşistan a yürüyen adımlarındaki dini yayma gayretidir. Cihad Hazret-i Hamzanın cesaretidir. Musab -radıyallâhu anh- gibi kefensiz toprağa girmektir. Cihad, sahâbe olmaktır Rasulullâh ın mübarek gözlerinde inci gibi parlayan. Cihad, Uhudlarda şehâdet arzusuyla toprağına düşmektir.


İslâmı aşla yaşamak düştü gönlüme, yaşatmak adı olan
İslâmı aşkla yaymak arzusu düştü gönlüme Uhud kokan
Bedir müjdesi taşıyan bir aşk düştü.
Şimdi Anka kuşu kanatlarına alsın, Uhud toprağına bıraksın bizi.
Cennet kokularıyla karışsın tozu toprağı benliğimize.