Sayfa 1/2 12 SonSon
14 sonuçtan 1 ile 10 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar Mesajlar
    1.307
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 222 + 11130

    Kıyamet ve Ahiret işarat-ül i'caz

    وَبَشِّرِ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّاِلحَاتِ اَنَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ َتجْرِى مِنْ َتحْتِهَا اْلاَنْهَارُ كُلَّمَا رُزِقُوا مِنْهَا مِنْ ثَمَرَةٍ رِزْقًا قَالُوا هذَا الَّذِى رُزِقْنَا مِنْ قَبْلُ وَاُتُوا بِهِ مُتَشَابِهًا وَلَهُمْ فِيهَا اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَهُمْ فِيهَا خَالِدُونَ

    "İman eden ve iyi işler işleyen mü'minlere beşaret ver ki, altında nehirler akan Cennetler onlarındır. O Cennetlerden bir meyve yedikleri zaman; bu, bundan evvel yediğimiz meyvedir derler.

    Birbirine benzer bir surette rızıkları getirilip verilir. Ve o Cennetlerde onlar için temiz kadınlar vardır. Ve onlar, o Cennetlerde de daimî bir şekilde kalacaklardır."
    Arkadaş! Bu âyetin, evvelâ mâkabliyle olan irtibatından bahsedeceğiz.

    Benzer Konular
    Işarat-ül İ'caz
    Işarat-ül İ'caz Müellifi Bedîüzzaman Said Nursi Mütercimi Abdülmecid Nursî ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْ
    Kıyamet suresinde, kıyamet tasviri yapılırken, neden birden Peygamber'imize dilini kı
    Kıyamet suresinde, kıyamet tasviri yapılırken, neden birden Peygamber'imize dilini kı Neden Kıyamet suresinde kıyamet tasviri yapılırken birden Peygamber'imize dilini kımıldatma deniyor? Bağlantıyı tam anlamadım? Devami...
    Kıyamet kopmayacak yerde kıyamet koptu!
    Kıyamet kopmayacak yerde kıyamet koptu! 2112'de kıyameti savunan Maya Kehanetine göre "kıyametten etkilenmeyecek tek nokta" ilan edilen köyde, kıyamet oldukça erken koptu! Köylüler bakın niçin isyan etti: Devami...
    Ölüm, Kıyamet Ve Ahiret İzlemek/İndirmek için
    Ölüm, Kıyamet Ve Ahiret İzlemek/İndirmek için Ölüm, Kıyamet Ve Ahiret İzlemek/İndirmek için ; tıklayın.. Selam ve dua ile..
    Tenbih işarat-ül i'caz
    Tenbih işarat-ül i'caz İŞÂRÂT-ÜL İ'CAZ بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّح&#
    Yazar : Risale Forum

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar Mesajlar
    1.307
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 222 + 11130

    Cevap: Kıyamet ve Ahiret işarat-ül i'caz

    Şöyle ki:

    Bu âyetin geçen âyetler ile mütefavit çok irtibatları vardır. Yani mezkûr cümlelere doğru bu âyetten uzanıp giden muhtelif hatlar vardır. Bakınız, Kur'an-ı Kerim'in bu âyetle işaret ettiği netice, imanla amel-i sâlihin semeresi, surenin başında mü'minlere yaptığı medh ü senaya bakıyor.

    Ve yine surenin başında, kâfir ve münafıklara yaptığı zemm ve tahkirlerden sonra tuttukları yolun onları ebedî bir şekavete sevkedeceğini beyan etmiştir. Bu âyetle tasrih ettiği saadet-i ebediyenin nurunu göstererek, onların bu büyük ni'metleri kaybettiklerinden çektikleri hasretleri tezyid ve arttırmıştır.

    Yazar : Risale Forum

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar Mesajlar
    1.307
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 222 + 11130

    Cevap: Kıyamet ve Ahiret işarat-ül i'caz

    Ve yine يَا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا ile emrettiği bir kısım dünya lezzetlerinin terkine bâis olan ibadetten neş'et eden zahmet ve meşakkatlere karşı, bu âyetle Cennet'in kapısını açarak, Cennet'in lezaizini göstermekle mü'minlerin kalblerini tatmin ve temin etmiştir.
    Yazar : Risale Forum

  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar Mesajlar
    1.307
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 222 + 11130

    Cevap: Kıyamet ve Ahiret işarat-ül i'caz

    Ve yine, teklifin esası ve imanın birinci rüknü olan tevhidi, evvelce isbat etmiştir. Bu âyette dahi tevhidin semeresini ve rahmetin ünvanını Cennet ve saadet-i ebediye ile göstermiştir.
    Yazar : Risale Forum

  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar Mesajlar
    1.307
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 222 + 11130

    Cevap: Kıyamet ve Ahiret işarat-ül i'caz

    Ve yine, yukarıda nübüvvet-i Muhammediye (A.S.M.) اِنْ كُنْتُمْ فِى رَيْبٍ ilââhir âyetiyle işaret edilen i'caz ile isbat edilmiştir. Burada da, tebşir ve inzar gibi nübüvvet vazifelerine lisan-ı Kur'an ile işaret edilmiştir.

    Ve yine, yukarıda îâd ve inzar; yani tahvif ve tehditler yapılmıştır. Burada da vaadler, rağbetler, beşaretler yapılmıştır. Bunların arasındaki münasebet, tezadî bir münasebettir.
    Yazar : Risale Forum

  6. #6
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar Mesajlar
    1.307
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 222 + 11130

    Cevap: Kıyamet ve Ahiret işarat-ül i'caz

    Ve yine, nefsi ve vicdânı, aklın hükümlerine itaatlerini devam ettiren tergib ve terhib, yani ümid ve korku hisleri lâzımdır. Bu hislerin vücud bulup devam etmeleri ancak tergib ve terhib yani ümidlendirmek ve korkutmakla olur.

    Tergib ve terhibin devamı ancak vicdanda mevcud tahrik edici bir âmirin vücudiyla olur. İşte bu âyetle, tergib hissi uyandırılmıştır. Evvelki âyetler ile de terhib hissi tahrik edilmiştir. Bu itibarla aralarında tezadî bir münasebet vardır.

    Ve yine geçen âyetlerde âhiretin bir şıkkına, yani Cehennem'e işaret yapılmıştır. Bu âyette, ikinci şıkkı olan Cennet'ten haber verilmiştir. Bu itibarla, âhiretin her iki şıkkı da zikredilmiş bulunuyor.

    Yazar : Risale Forum

  7. #7
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar Mesajlar
    1.307
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 222 + 11130

    Cevap: Kıyamet ve Ahiret işarat-ül i'caz

    Arkadaş! Cennet ve Cehennem; şecere-i hilkatten ebede doğru uzanıp giden iki daldan tezahür eden iki semeredir ve kâinatın teselsülen gelmekte olan silsilelerinin iki neticesidir ve ebede doğru akıp giden kâinat seylinin iki mahzeni ve iki havuzudur.

    Evet, Cenab-ı Hak gayr-i mütenahî hikmetler için bu âlemi, imtihana sahne yaptı; yine sonsuz hikmetler için tegayyürata, tahavvülâta, inkılâblara mahal olmasını irade etti; ve yine sonsuz gayeler için hayır ile şerri, nef' ile zararı, hüsün ile kubhu, hülâsa iyilikle kötülüğü karışık bir şekilde Cennet ve Cehennem'e tohum olmak üzere kâinatın şu mezraasına serpti.
    Yazar : Risale Forum

  8. #8
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar Mesajlar
    1.307
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 222 + 11130

    Cevap: Kıyamet ve Ahiret işarat-ül i'caz

    Evet, madem ki bu âlem, nev-i beşerin imtihan meydanıdır ve müsabaka yeridir; iyilikle kötülüğün birbirinden tefrik edilemiyecek derecede muhtelit ve karışık olmaları lâzımdır ki, insanların dereceleri tezahür etsin.

    İmtihan ve tecrübe zamanları bittikten sonra, kötü insanlar: وَ امْتَازُوا الْيَوْمَ اَيُّهَا الْمُجْرِمُونَ "Ey mücrimler! Bir tarafa çekiliniz" diye olan tüy ürpertici, sâıka-vâri, şiddetli emr-i İlahîye maruz kalacakları gibi; iyi insanlar da فَادْخُلُوهَا خَالِدِينَ "Daimî kalmak üzere Cennet'e giriniz." diye olan Cenab-ı Hakk'ın mün'imane, şefikane, lütufkârane emirlerine mazhar olacaklardır.

    İnsanlar bu iki kısma ayrıldıktan sonra, kâinat da tasfiye ameliyatına uğrayacak. Kötülüğü, şerri, zararı tevlid eden maddelerin bir tarafa çekilmesiyle Cehennem'in; iyiliği, hayrı, nef'i doğuran maddelerin de diğer tarafa çekilmesiyle Cennet'in techizatları ikmal edilecektir.
    Yazar : Risale Forum

  9. #9
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar Mesajlar
    1.307
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 222 + 11130

    Cevap: Kıyamet ve Ahiret işarat-ül i'caz

    Mukaddeme
    Bu âyet, mâkabliyle beraber kıyamete, haşre işaret eder. Binaenaleyh bu mes'elede nazara alınacak ''Dört nokta'' vardır:

    Birincisi: Âlemin imkân-ı harabiyetiyle ölümüdür.

    İkincisi: Harabiyetin vukua gelmesidir.
    Üçüncüsü: Tamir ve ihyasıdır.
    Dördüncüsü: Tamirinin imkânı ve vukuudur.
    Yazar : Risale Forum

  10. #10
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar Mesajlar
    1.307
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 222 + 11130

    Cevap: Kıyamet ve Ahiret işarat-ül i'caz

    Evvelâ:

    Harabiyet-i âlem imkân dairesinde olup olmadığından bahsedeceğiz. Evet, âlemde tekâmül kanunu vardır. Bu kanuna tâbi olan, neşv ü nema kanununa dâhildir. Bu kanuna dâhil olanın bir ömr-ü tabiîsi vardır. Ömr-ü tabiîsi olanın, ecel-i fıtrîsi vardır; ecelin pençesinden kurtulamaz. Evet, kâinatın ihtiva ettiği enva'ın ve bu enva'ın ihata ettiği efradın kısm-ı ekserîsi bu kanunlara tâbidirler. Binaenaleyh , âlem-i sagîr denilen insan, ölümden ve harabiyetten kurtulamadığı gibi; insan-ı kebir denilen âlemin de ölümden necatı yoktur. Ve keza, kâinatın bir ağacı ölümden, dağılmaktan halâs olmadığı gibi, şecere-i hilkattan olan kâinat silsilesinin de harabiyetten kurtuluşu yoktur. Evet, eğer kâinat ömr-ü fıtrîsinden evvel haricî bir tahribata veya Sâni'i tarafından bir hedm ve kıyamete maruz kalmasa bile, fennî bir hesab ile kâinatın öyle bir günü gelecektir ki;

    اِذَا السَّمَاءُ انْشَقَّتْ * اِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ* اِذَا النُّجُومُ انْكَدَرَتْ *

    gibi âyetlere mâsadak olacaktır ve insan-ı kebir denilen koca kâinat, şu boşluğu sekeratının bağırtılarıyla dolduracaktır.
    Yazar : Risale Forum

Sayfa 1/2 12 SonSon

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •