3 sonuçtan 1 ile 3 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    12.060
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 210278

    İfadetü’l-Meram


    İfadetü’l-Meram

    Kur’ân-ı Azîmüşşan, bütün zamanlarda gelip geçen nev-i beşerin tabakalarına, milletlerine ve fertlerine hitaben Arş-ı Âlâdan irad edilen İlâhî ve şümullü bir nutuk ve umumî, Rabbanî bir hitabe olduğu gibi; bilinmesi, bir ferdin veya küçük bir cemaatin iktidarından hariç olan ve bilhassa bu zamanda, dünya maddiyatına ait pek çok fenleri ve ilimleri camidir. Bu itibarla, zamanca, mekânca, ihtisasca dâire-i ihatası pek dar olan bir ferdin fehminden ve karihasından çıkan bir tefsir, bihakkın Kur’ân-ı Azîmüşşana tefsir olamaz. Çünkü, Kur’ân’ın hitabına muhatap olan milletlerin, insanların ahval-i ruhiyelerine ve maddiyatlarına, cami bulunduğu ince fenlere, ilimlere bir fert, vâkıf ve sahib-i ihtisas olamaz ki, ona göre bir tefsir yapabilsin. Hem bir ferdin mesleği ve meşrebi taassuptan hâli olamaz ki, hakaik-i Kur’âniyeyi görsün, bîtarafane beyan etsin. Hem bir ferdin fehminden çıkan bir dâvâ, kendisine has olup, başkası o dâvânın kabulüne dâvet edilemez—meğer ki bir nevi icmaın tasdikine mazhar ola.

    Binaenaleyh, Kur’ân’ın ince mânâlarının ve tefsirlerde dağınık bir surette bulunan mehasininin ve zamanın tecrübesiyle fennin keşfi sayesinde tecellî eden hakikatlerinin tesbitiyle, herbiri birkaç fende mütehassıs olmak üzere muhakkıkîn-ı ulemadan yüksek bir heyetin tetkikatıyla, tahkikatıyla bir tefsirin yapılması lâzımdır. Nitekim, kanunî hükümlerin tanzim ve ıttıradı, bir ferdin fikrinden değil, yüksek bir heyetin nazar-ı dikkat ve tetkikatından geçmesi lâzımdır ki,



    Arş-ı Âlâ: Allah’ın büyüklük ve yüceliğinin ve herşeyi kuşatan sınırsız egemenliğinin tecelli ettiği yüce yer Kur’ân-ı Azîmüşşan: şan ve şerefi yüce olan Kur’ân
    Rabbanî: Rabbe ait ahvâl-i ruhiye: ruhî haller, psikolojik haller ve durumlar
    beyan etmek: açıklamak bihakkın: hakkını vererek, gerçek anlamıyla
    bilhassa: özellikle binaenaleyh: bundan dolayı
    bîtarafane: tarafsızca cemaat: topluluk, grup
    câmi: bulunması gereken her şeyi kendinde toplayan, bulunduran dâire-i ihata: kapsam alanı, dairesi
    dâvâ: iddia fehm: anlama, kavrayış
    ferd: kişi, şahıs hakaik-ı Kur’âniye: Kur’ân hakikatleri, esasları
    hakikat: asıl, gerçek, doğru hitabe: konuşma, sesleniş
    hitaben: hitap ederek, seslenerek hitap: sesleniş, konuşma
    hâli olmak: uzak, beri olma icma: fikir birliği; bir asırdaki İslâm âlimlerinin herhangi bir mesele üzerinde içtihad ve delile dayanarak varmış oldukları görüş birliği
    ifadetü’l- meram: maksadın ifadesi, söylenmesi ihtisasca: uzmanlık bakımından
    iktidar: güç, kuvvet irad etmek: sunmak, söylemek
    itibar: hususiyet, bakımından karîha: zihin gücü, akıldan çıkan fikirler
    keşf: açığa çıkarma maddiyat: maddî şeyler
    mazhar olmak: erişmek, nail olmak mehâsin: güzellikler, iyilikler
    mekânca: yer bakımından meslek: ilimde tutulan yol
    meşrep: hareket tarzı, metot muhakkıkîn-i ulema: gerçekleri delilleriyle araştırıp inceleyen ve bilen âlimler
    mütehassıs olmak: ihtisas sahibi olmak, uzmanlaşmak nazar-ı dikkat: dikkatlice bakış
    nev-i beşer: insanlar, insanlık türü nevi: çeşit, tür
    nutuk: konuşma sahib-i ihtisas: uzmanlık sahibi
    taassup: aşırı derecede bağlılık tahkikat: doğruluğu hakkında araştırma çalışmaları
    tanzim: düzenleme, düzene koyma tasdik: doğrulama, kabul etme
    tecellî etmek: belirmek, görünmek, yansımak tefsir: Kur’ân-ı Kerimi mânâ bakımından açıklayan, yorumlayan kitap, eser
    tetkikat: araştırmalar, incelemeler umumî: genel
    vâkıf: bir şeye hâkim olacak derecede bilgi sahibi olan ıttırad: tertip ve düzen içinde olma
    şümûl: kapsam

    Benzer Konular
    Meram Hobi Bahçeleri'ne kavuştu
    Meram Hobi Bahçeleri'ne kavuştu Meram Belediyesi tarafından Karahüyük Mahallesi'nde yaklaşık 91 bin metrekarelik alanda yapılan hobi bahçeleri düzenlenen törenle hizmete açıldı. Devami...
    Meram'da kentsel dönüşüm başarıyla sürüyor
    Meram'da kentsel dönüşüm başarıyla sürüyor Konya Devami...
    Meram'dan kardeşine sağlık merkezi
    Meram'dan kardeşine sağlık merkezi Meram Belediyesi, kardeş şehir ilişkileri kapsamında Bosna Hersek'in Hadzici ilçesine sağlık merkezi yaptırıyor. Yaklaşık 550 bin TL'ye mal olacak tesis bu yıl içinde hizmete girecek. Devami...
    Meram Belediyesi en baÅ
    Meram Belediyesi en baÅ ORC araÅ Devami...
    Meram Belediyesi en baÅ
    Meram Belediyesi en baÅ ORC araÅ Devami...
    Yazar : Risale Forum

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    12.060
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 210278

    Cevap: İfadetü’l-Meram - Sayfa: 24


    umumî bir emniyeti ve cumhur-u nâsın itimadını kazanmak üzere millete karşı bir kefalet-i zımniye husule gelsin ve icma-ı millet, hücceti elde edebilsin.

    Evet, Kur’ân-ı Azîmüşşanın müfessiri, yüksek bir deha sahibi ve nâfiz bir içtihada malik ve bir velâyet-i kâmileyi haiz bir zât olmalıdır. Bilhassa bu zamanlarda, bu şartlar ancak yüksek ve azîm bir heyetin tesanüdüyle ve o heyetin telâhuk-u efkârından ve ruhlarının tenasübüyle birbirine yardım etmesinden ve hürriyet-i fikirlerinden ve taassuplarından âzâde olarak tam ihlâslarından doğan dâhi bir şahs-ı mânevîde bulunur. İşte, Kur’ân’ı ancak böyle bir şahs-ı mânevî tefsir edebilir.

    Çünkü “Cüzde bulunmayan, küllde bulunur” kaidesine binaen, her fertte bulunmayan bu gibi şartlar, heyette bulunur. Böyle bir heyetin zuhurunu çoktan beri bekliyorken, hiss-i kablelvuku kabilinden olarak, memleketi yıkıp yakacak büyük bir zelzelenin arefesinde bulunduğumuz zihne geldi. HAŞİYE-1

    “Birşey tamamıyla elde edilemediği takdirde o şeyi tamamıyla terketmek caiz değildir” kaidesine binaen, acz ve kusurumla beraber, Kur’ân’ın bazı hakikatleriyle, nazmındaki i’câzına dair bazı işaretleri tek başıma kaydetmeye başladım. Fakat, Birinci Harb-i Umumînin patlamasıyla Erzurum’un, Pasinler’in dağ ve


    Not
    Haşiye-1 Evet, Van’da Horhor medresemizin damında esnâ-yı derste büyük bir zelzelenin gelmekte olduğunu söyledi. Hakikaten söylediği gibi, az bir zaman sonra Harb-i Umumî başladı.
    (Hamza, Mehmed Şefik, Mehmed Mihri).


    Birinci Harb-i Umumî: I. Dünya Savaşı Erzurum: (bk. bilgiler)
    Hamza: (bk. bilgiler – Müküslü Hamza) Harb-i Umumî: I. Dünya Savaşı
    Horhor medresesi: (bk. bilgiler) Kur’ân-ı Azîmüşşan: şan ve şerefi büyük olan Kur’ân
    Mehmed Mihri: (bk. bilgiler) Mehmed Şefik: (bk. bilgiler – Şefik Arvasî)
    Pasinler: (bk. bilgiler) Van: (bk. bilgiler)
    acz: acizlik, güçsüzlük arefe: dinî bayramların bir gün öncesi anlamındaki bu kelime mecaz olarak “az önce” mânâsında kullanılmıştır
    azîm: büyük bilhassa: özellikle
    binaen: -dayanarak caiz: sakıncasız, doğru
    cumhur-u nas: halkın çoğunluğu, halk kitlesi cüz: bölüm, parça
    dehâ: olağanüstü zeka ve akıl sahibi kimse emniyet: güven
    esnâ-yı ders: ders esnasında hakikat: asıl, gerçek, doğru
    hakikaten: gerçekten haşiye: dipnot, açıklayıcı not
    heyet: kurul hiss-i kablelvuku: bir şeyi olmadan önce hissetme duygusu
    husule gelmek: meydana gelmek hâiz: sahip, elde etmiş
    hüccet: delil hürriyet-i fikir: düşünce özgürlüğü
    icma-ı millet: milletin görüş birliğine varması ihlâs: sadece Allah rızasını gözetme; samimiyet
    itimad: güven içtihad: dinen kesin olarak belirtilmeyen konularda Kur’ân ve hadisten hükümler çıkarma
    i’câz: mu’cize oluş; bir benzerini yapma konusunda başkalarını âciz bırakan olağanüstülük kabil: gibi, tür
    kaide: kural, düstur, prensip kefalet-i zımniye: dolaylı olarak kefil olma, gizli güvence
    küll: bütün, genel mâlik: sahip
    müfessir: Kur’ân-ı Kerimi mânâ bakımından tefsir eden, yorumlayan âlim kimse nazm: tertip, diziliş, düzen; Kur'ân-ı Kerîmin Allahü taâlâ tarafından dizilen mübârek sözleri, ifadeleri
    nâfiz: nüfuz sahibi, etkin, hükmü geçen taassup: aşırılık; önyargıdan doğan körü körüne bağlılık ve aşırılık
    tefsir: Kur’ân-ı Kerimi mânâ bakımından açıklayan, yorumlayan kitap, eser telâhuk-u efkâr: fikirlerin birikimi
    tenasüp: uygunluk tesanüd: dayanışma
    umumî: genel velâyet-i kâmile: mükemmel velilik; kulluk noktasında mânevî mertebeleri aşarak Allah’ın yakınlığını ve dostluğunu elde etme mükemmelliği
    zelzele: deprem manasındaki bu kelimeyle Birinci Dünya Savaşı kast edilmiştir zuhur: ortaya çıkma
    âzâde olma: kurtulma, hür ve serbest olma şahs-ı mânevî: tüzel kişilik; bir topluluktan meydana gelen mânevî kişilik, topluluk

    Yazar : Risale Forum

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    12.060
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 210278

    Cevap: İfadetü’l-Meram - Sayfa: 25


    derelerine düştük. O kıyametlerde, o dağ ve tepelerde fırsat buldukça, kalbime gelenleri, birbirine uymayan ibarelerle, o dehşetli ve muhtelif hallerde yazıyordum. O zamanlarda, o gibi yerlerde müracaat edilecek tefsirlerin, kitapların bulunması mümkün olmadığından, yazdıklarım, yalnız sünuhat-ı kalbiyemden ibaret kaldı. Şu sünuhatım eğer tefsirlere muvafık ise, nurun alâ nur; şayet muhalif cihetleri varsa, benim kusurlarıma atfedilebilir.

    Evet, tashihe muhtaç yerleri vardır; fakat hatt-ı harpte, büyük bir ihlâsla, şehidler arasında yazılıp giydirilen o yırtık ibarelerin tebdiline (şehidlerin kan ve elbiselerinin tebdiline cevaz verilmediği gibi) cevaz veremedim ve kalbim razı olmadı. Şimdi de razı değildir; çünkü o zamandaki ihlâs ve hulûsu şimdi bulamıyorum. HAŞİYE-1


    Maahâzâ, kaleme aldığım şu İşârâtü’l-İ’câz adlı eserimi, hakikî bir tefsir niyetiyle yapmadım. Ancak ulema-i İslâmdan ehl-i tahkikin takdirlerine mazhar olduğu takdirde, uzak bir istikbalde yapılacak yüksek bir tefsire bir örnek ve bir me’haz olmak üzere, o zamanların insanlarına bir yadigâr maksadıyla yaptım.




    Not
    Haşiye-1 Yeni Said, Risale-i Nur’daki hakikî ihlâsla yine o ihlâsı buldu. Yeni Said, aynı ihlâsla baktı, tashih yerini bulamadı. Demek sünuhat-ı Kur’âniye olduğundan, i’câz-ı Kur’âniye, onu yanlışlardan himaye etmiş.
    (Nur talebeleri)


    Yeni Said: (bk. bilgiler – Bediüzzaman Said Nursî) atfetmek: bağlamak, göndermek
    cevaz verme: izin verme, müsaade etme cihet: şekil, yön
    ehl-i tahkik: hakikatleri delilleriyle bilen araştırmacı âlimler hakikî: doğru, gerçek
    hatt-ı harb: savaş bölgesi, cephe haşiye: dipnot, açıklayıcı not
    himaye etmek: korumak hulûs: samimiyet
    ibare: bir metinde bulunan ifade, söz ihlâs: sadece Allah rızasını gözetme; samimiyet
    istikbal: gelecek i’câz-ı Kur’âniye: Kur’ân’ın, benzerini yapmaktan başkalarını âciz bırakan olağanüstülüğü, mu’cize oluşu
    maahaza: bununla beraber, bununla birlikte mazhar olma: ulaşma, erişme
    me’haz: kaynak muhalif: aykırı, zıt
    muhtelif: çeşitli, farklı muvafık: uygun
    nurun âlâ nur: nur üstüne nur, güzelden de güzel, iyiden de iyi sünuhat: kalbe doğan mânâ ve hakikatler
    sünuhat-ı Kur’âniye: Kur’ân’ın nuruyla kalbe gelen mânâlar, hakikatler sünûhat-ı kalbiye: kalbe gelen mânâlar, hakikatler
    takdir: beğeni tashih: düzeltme
    tebdil: değiştirme tefsir: Kur’ân-ı Kerimi mânâ bakımından açıklayan, yorumlayan kitap, eser
    ulema-i İslâm: İslâm âlimleri yadigâr: hediye, armağan

    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •