Hastanede tedavisi devam etmekte olan Eyüp Ekmekçi Ağabey yazdığı "Sadeleştirme Dalaletine Atıf" mektubunda bakın nelere dikkat çekiyor;

Dinsizlik bütün kuvvetiyle Risale-i Nur ile uğraşıyor. Düşman nereye ateş eder? Karşı hedefe.


Ehl-i iman görünenlerin içinde onlara yandaş, yardımcı var mı? Dünya imtihan dünyası…

Risale-i Nur’u asliyetinden ayırmaya çalışanlar onların yandaşları ve mücadelede arkadaşlarıdır. Bilse bilmese bu böyledir.


Aklın yolu bir. Fakat ol akıl, akıl ola! Cehennem sırf kafirleri, münafıkları değil, ahmakları da gözlüyor.

İmanla gitmek; en yüksek nisbeti olan has dairede bile yüzde yüz değil, yüzde seksen-seksen beş, bir dışı on-yirmi, bir dışı daha yüzde bir-iki. Ehl-i iman görünenler bunlar… Kafir, münafık zaten baştan kara.Herkes aklını başına alsın.


Zübeyir Gündüzalp Ağabeyden bir nakil: İslamiyet Peygamberimizin şahs-ı manevisi, nurculuk bu zamandaki varis-i peygamberi olarak Üstadımızın şahs-ı manevisi.

Herkes o sahib-i zamana (Azeri tabiriyle) mektubatta buyrulduğu gibi, ya talebe, ya kardeş, ya dost olarak girer.

Herkes -istinası yok- o ölçekle kıymet alıyor, necat buluyor. Başka ne şahıs, ne şahs-ı manevi, ne cemaat var.

Ahirzamanda gelip, o zatı tanımayan cahiliyet ölümü ile ölür diye rivayet var.


Üstadımız hakkında “Haşirde müstakil bir ümmet olarak ba’s edilecektir.” buyrulmuş. Haşirde bir cemaat bir sahs-ı manevi olarak ba’s edilecek varsa çıksın meydana! Hodri meydan!


O meşum süfyani tahribata teşebbüs eden komite ahirzaman fitnesinin en dehşetlisine masadak olmaktan titreyip istiğfar etmeliler.

Şualar’da, müdafaada: Bu zamanda siyasete girenlerden hiç kimse istiklaliyetini ve ihlasını muhafaza edemez. Hakim cereyanlardan biri onun harekatını kendi hesabına alır, buyuruluyor. Maalesef bunu görüyoruz.


Ya Hu! Kim bu dehşetli zamanda bir cemaatı arkasına alıp da selametle götürüp muvaffak olacak. O bu zaman için hususi ba’s edilen Hazret-i Bediüzzaman’a mahsustur.


Eyüb ve Arkadaşları/İzmir