Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
Sayfa 4/4 İlkİlk 1234
39 sonuçtan 31 ile 39 arası

  1. #31
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Nereden Yer
    samsun
    Mesajlar Mesajlar
    1.358
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 172 + 8310


    Cevap: Vecize Analizi.Ders ;20 .Dua.

    ÜÇÜNCÜ NÜKTE
    Duâ-i kavlî-i ihtiyarînin makbuliyeti, iki cihetledir: Ya ayn-ı matlubu ile makbul olur; veyahut daha evlâsı verilir.
    Meselâ, birisi kendine bir erkek evlât ister. Cenâb-ı Hak, Hazret-i Meryem gibi bir kız evlâdını veriyor. "Duası kabul olunmadı" denilmez. "Daha evlâ bir surette kabul edildi" denilir. Hem Bazen kendi dünyasının saadeti için dua eder. Duası âhiret için kabul olunur. "Duası reddedildi" denilmez. Belki, "Daha evlâ bir surette kabul edildi" denilir, ve hâkezâ...
    Madem Cenâb-ı Hak Hakîmdir. Biz Ondan isteriz, O da bize cevap verir. Fakat hikmetine göre bizimle muamele eder. Hasta, tabibin hikmetini itham etmemeli. Hasta bal ister; tabib-i hâzık, sıtması için sulfato verir. "Tabip beni dinlemedi" denilmez. Belki âh ü fizârını dinledi, işitti, cevap da verdi, maksudun iyisini yerine getirdi.
    Yazar : Risale Forum

  2. #32
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Nereden Yer
    samsun
    Mesajlar Mesajlar
    1.358
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 172 + 8310


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Vecize Analizi.Ders ;20 .Dua.

    DÖRDÜNCÜ NÜKTE
    Duanın en güzel, en lâtîf, en leziz, en hazır meyvesi, neticesi şudur ki:
    Dua eden adam bilir ki, birisi var ki onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder. Onun kudret eli herşeye yetişir. Bu büyük dünya hanında o yalnız değil; bir Kerîm Zat var, ona bakar, ünsiyet verir. Hem onun hadsiz ihtiyâcâtını yerine getirebilir ve onun hadsiz düşmanlarını def edebilir bir Zâtın huzurunda kendini tasavvur ederek bir ferah, bir inşirah duyup, dünya kadar ağır bir yükü üzerinden atıp -1- der.
    Yazar : Risale Forum

  3. #33
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Nereden Yer
    samsun
    Mesajlar Mesajlar
    1.358
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 172 + 8310


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Vecize Analizi.Ders ;20 .Dua.

    BEŞİNCİ NÜKTE
    Dua ubudiyetin ruhudur ve hâlis bir imanın neticesidir. Çünkü dua eden adam duasıyla gösteriyor ki: "Bütün kâinata hükmeden birisi var ki, en küçük işlerime ıttılâı var ve bilir. En uzak maksudlarımı yapabilir. Benim her halimi görür, sesimi işitir. Öyleyse, bütün mevcudatın bütün seslerini işitiyor ki, benim sesimi de işitiyor. Bütün o şeyleri O yapıyor ki, en küçük işlerimi de Ondan bekliyorum, Ondan istiyorum."
    İşte, duanın verdiği hâlis tevhidin genişliğine ve gösterdiği nur-u imanın halâvet ve sâfiliğine bak,

    -2-
    sırrını anla ve

    -3-
    fermanını dinle.


    denildiği gibi, eğer vermek istemeseydi, istemek vermezdi.

    -4-
    -5-
    Yazar : Risale Forum

  4. #34
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Nereden Yer
    Şark
    Mesajlar Mesajlar
    1.377
    Blog Blog Girişleri
    63
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 249 + 16439


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Vecize Analizi.Ders ;20 .Dua.

    ve Yüce Rabbimiz demez mi yüce Azimüşşan Kitabımzın 94.suresinin 5. ve 6. ayeti kerimelerinde;5- Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır/6-Gerçekten zorlukla beraber bir kolaylık vardır.Rabbim iki cihanımıza da mağfiret, Efendimizi de bize Şefaatçi kılsın İnşallah..
    Yazar : Risale Forum

  5. #35
    tebliğ çevrimdışı Vefasız
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Nereden Yer
    Şark..
    Mesajlar Mesajlar
    2.557
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 459 + 32174


    Cevap: Vecize Analizi.Ders ;20 .Dua.

    Allah (c.c) razı olsun cümlenizden kardeşlerim..Çok güzel izahat ve nasihatler dökülmüş gönüllerden .
    Yazar : Risale Forum
    Biz ise hem insancasina,Hem muslumancasina yaşamak istiyoruz.Bediuzzaman..

  6. #36
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2012
    Nereden Yer
    KASTAMONU
    Mesajlar Mesajlar
    266
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 69 + 2916


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Vecize Analizi.Ders ;20 .Dua.

    Alıntı tebliğ Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Allah (c.c) razı olsun cümlenizden kardeşlerim..Çok güzel izahat ve nasihatler dökülmüş gönüllerden .
    Esselamunaleykum

    Sayın hocam asıl bu fırsatı meydana getirenlerden Allah (cc) razı olsun..
    Yazar : Risale Forum
    BİR MUM DİĞER MUMU TUTUŞTURMAKLA ATEŞİNDEN BİR ŞEY KAYBETMEZ.....
    DUA VE SELAM İLE...

  7. #37
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2012
    Nereden Yer
    KASTAMONU
    Mesajlar Mesajlar
    266
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 69 + 2916


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Vecize Analizi.Ders ;20 .Dua.

    Biz, kısık sesleriz... minâreleri,
    Sen, ezansız bırakma Allah'ım!

    Ya çağır şurda bal yapanlarını;
    Ya kovansız bırakma, Allah'ım!

    Mahyasızdır minâreler... göğü de
    Kehkeşansız bırakma Allah'ım!

    Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
    Müslümansız bırakma, Allah'ım!

    …..
    Kahraman bekleyen yığınlarını,
    Kahramansız bırakma Allah'ım!

    Bilelim hasma karşı koymasını,
    Bizi cansız bırakma Allah'ım!

    Yarının yollarında yılları da,
    Ramazansız bırakma Allah'ım!

    Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü,
    Ya çobansız bırakma Allah'ım!

    Bizi sen sevgisiz,susuz,havasız;
    Ve vatansız bırakma Allah'ım!

    Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
    Müslümansız bırakma Allah'ım!
    Yazar : Risale Forum
    BİR MUM DİĞER MUMU TUTUŞTURMAKLA ATEŞİNDEN BİR ŞEY KAYBETMEZ.....
    DUA VE SELAM İLE...

  8. #38
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2012
    Nereden Yer
    KASTAMONU
    Mesajlar Mesajlar
    266
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 69 + 2916


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Vecize Analizi.Ders ;20 .Dua.

    Dua Mutluluk Kaynağıdır...!



    Yaratıcıdan isteme alışkanlığı, bizi streslerden ve gerginlikten kurtarır.
    Duasızlık, huzursuzluk kaynağıdır.



    Duanın üzerimizdeki duygusal etkilerinin de hayatımız için son derece önemli olduğunu görüyoruz. Dua stresten arındıracak, huzuru besleyecek ve yetenekleri geliştirecektir. ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü, dua ile sağlık ilişkisine dair araştırmalara finansman sağlamaktadır. Duanın sağlık üzerine etkilerine dair çok sayıda bilimsel araştırma yapılmıştır. Burada kısaca, duanın ruhsal huzura etkileri üzerinde duralım:



    Stresten arınma: Huzursuzluğun ve stresin en büyük sebebi duasızlık ve huzurun en etkili yolu duadır. New York Psikiyatri Enstitüsü ile Kolombiya Prespyterian Tıp Merkezi, farklı ülkelerden 40 bin kişi üzerinde bir depresyon araştırması yapmıştır, Araştırmaya göre 1950 sonrasında doğan neslin en büyük hastalığı depresyondur ve bu hastalık zaman ilerledikçe katlanarak artıyor. Hürriyet Gazetesi, söz konusu araştırmanın ortaya çıkardığı depresyon sebeplerini şöyle sıralıyor: 'Tanrıya inanışın zayıflaması, ölümden sonra yaşam inanışının ortadan kalkması, kadınların baskılar nedeniyle kendilerini güzel olmak zorunda hissetmeleri, evlilik ilişkilerinin çatırdaması, zehirli maddelerin gündelik yaşama girmesi...'



    Belirlenen bu sebepler zincirlerle birbirine bağlıdır. Evrenin Sahibine inanmıyorsanız ya da inansanız bile güvenmiyorsanız, ölümden sonraki hayata ya inanmazsınız ya da ölüm sonrasındaki hayat sizi korkutur. Dünyanın sonrası yoksa, dünya değersizlesir.Dünyanın sonrası korkutucu ise, dünya korkunun kapısına döner. 0 zaman insanlar unutmaya çalışırlar; geleceklerini düşünmek istemezler.



    Depresyon, yeryüzünde sevgisiz kalmaktır, ruhu besleyememektir; güvensizliğe, belirsizliğe ve endişeye terk edilmektir. Dua bu ruhsal ıstırabın en etkili ilâcıdır. Dua / yoluyla Evrenin Sahibine ulaşıyorsunuz. Yaratıcınıza dua / ettikçe, bilincinizde Ona daha çok yer veriyorsunuz. Ona daha çok yer verdikçe Onu daha iyi tanıyorsunuz. Daha iyi tanıdıkça, daha çok seviyorsunuz. Daha çok sevdikçe daha çok dayanıyorsunuz; daha çok dayandıkça, daha çok güveniyorsunuz. Yeryüzünde kimse kendini Evrenin Sınırsız Sahibine güvenenden daha güvende hissedemez.



    Dualardan doğan bu müthiş dostluk ve güven sizi Şefkatli Sultan'ın dostlarının dostluklarına kavuşturuyor. Tek bir dost sayesinde milyarlarca dostunuz oluveriyor. Kelebekleri başka türlü, çiçekleri başka biçimde seviyorsunuz artık. Sonra da ölmekten korkmuyorsunuz. Çünkü dünyayı bu denli güzel yaratan Kudretin, ötesini ne denli heyecanlandırın yaratabileceğini hissediyorsunuz.



    Sonsuzluğa göçtüğünüzde, sizi asla yalnız bırakmayacağını, karanlıkta terk etmeyeceğini biliyorsunuz. Dünyada hep Onu andığınız ve hep Onunla olduğunuz için, orada huzuruna çıkmaktan utanmayacağınızın farkındasınız. Gerçek anlamda dua eden ruhlar, acı çekebilir; ama, kahredici ve karamsarlığa boğucu streslere asla girmez.
    Bu İlâhî dostluğu kuramadığınızda kendinizi yapayalnız, kimsesiz ve korumasız hissedersiniz. Aileleri tarafından sevilmeyen çocukların evlerinden nasıl kaçtıklarını ve zihinlerini tinerci sokak çocuklarıyla birlikte nasıl uyuşturduklarını bilirsiniz.
    Ayrıldığınız sevdiklerinizle sizi bir daha kim buluşturabilir? Hasretle ayrılacağınız hayata başka bir evrende sizi / tekrar kim döndürebilir? Karanlıklara kapanan gözlerinizi / kim yeniden ışığa açabilir? Yaratıcının sevgisinden uzaklaşan, kendini sokağa terk edilmiş; boş ve kimsesiz hisse- 1 der; yaşama heyecanı yok olur. Nitekim, Duke Hastahanesinde yapılan bir araştırmada 'Yaratıcının kendilerini sevmediğini düşünen hastaların' iki yıl içerisindeki ölüm oranı, diğerlerine göre yüzde 28 daha yüksek çıkmıştır



    Huzurun beslenmesi: Dua Evrenin Sahibini ve eserlerini sevme yoludur. Yaratıcının paketleyerek size sunduğu bin bir çeşit ikramı sürekli tadarak hayatınızı geçiriyorsunuz. Evrene şu sözlerin penceresinden bakıyorsunuz: 'Bütün yaratılanlar Allah'ın aile fertleri hükmündedir. Allah'a en sevgili olan, Onun yarattıklarına en çok faydası dokunandır.'
    Her canlının ruhsal boyutunda en güzel duaları yapan meleklerle iletişim kurabildiğinizi göreceksiniz. Evrenin tüm unsurları gibi iyilik yolunda çırpındığınızı, sonra da Yaratıcının, size evrendeki bazı emirlerini icra edesiniz diye önemli görevler yüklediğini algılayacaksınız. O zaman öyle bir ışığa dönüşürsünüz ki, küçük büyük her şey size hayranlık duyar. Son Peygamberin (asm) dediği gibi 'İyiliği öğreten insana denizdeki balıklara varıncaya kadar her şey selâm ve iyilik dileklerini gönderirler.'



    Duanın ruhunu algılamak ve dualarımızı bu öze dayanarak yapmak gerekir. Dualarımız kalbimize Sınırsız Şefkat'in gerçek ve canlı sevgisini yerleştiremiyorsa, etkili dua ettiğimiz söylenemez. Biz insanlar, sıradan insanlarla yaptığımız arkadaşlıklardan mutluluk duyuyoruz. Arkadaşlarımızla paylaştığımız değerler çoğaldıkça, onları daha çok seviyoruz. Hele de bizim için fedakârlıkları göze alabilecek, bizi önemseyen bir arkadaşımız olduğunda, çok değerli bir dost yakaladığımızı düşünüyoruz. Peki, dualarımız Evrenin Sınırsız Sahibiyle dostluğumuzu sağlayamıyorsa, onlar nasıl duadır?



    Dünyadaki dostlarımız ölümlüdürler. Gün gelir de dostlarımız bizi unutabilirler. Ne kadar güçlü de olsalar, insanların imkânları sınırlıdır. Ne kadar çırpınsalar da, insanlar ruhumuzdaki boşlukları dolduramazlar. Zamanı geldiğinde, dünyadaki herkes ve her şey bizi terk etmek zorunda kalacak.



    Oysa dua bizi, ölmeyen, unutmayan, kudreti sınırsız, cömertliği engin, kendini sevenleri daha çok seven bir Sultan'la tanıştırıyor. Dua sayesinde Evrenin Sahibinin mesajlarını çözümleyebilirle yeteneğini geliştiriyoruz. Rüzgârın yanınızdan geçerken söylediklerini anlayabilseydiniz, neler hissederdiniz?



    Dua ettiğinizde, sadece Yaratıcının dalında paketleyip göbeğinden bağlayarak ellerinize sunduğu karpuzun veya armudun anlamını çözümlemiyorsunuz. Bulutlar semada toplanıp yağmur emrinin gelmesi için bekleştiğinde, yeryüzünde sevinç tamtamlan koparan susuz bitkilerin çığlıklarını duyar gibi oluyorsunuz Batan güneşin kızıla boyadığı ufukla söyleştiklerini anlayabiliyorsunuz. Kuşların dili ruhlarınıza çözülüveriyor.



    Muhammed Bozdağ / İstemenin Esrarı
    Yazar : Risale Forum
    BİR MUM DİĞER MUMU TUTUŞTURMAKLA ATEŞİNDEN BİR ŞEY KAYBETMEZ.....
    DUA VE SELAM İLE...

  9. #39
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Nereden Yer
    samsun
    Mesajlar Mesajlar
    1.358
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 172 + 8310


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Vecize Analizi.Ders ;20 .Dua.

    Sarhoş’un biri, şarabın tesiriyle kendini kaybedip bir camiye girer ve dua etmeye başlar:
    - Yarabbi! Beni Cennetine koy, bana köşklerini ver, bana kevseri ver, bana hurilerini ver…
    Bu yakarmaları işiten müezzin, sarhoşun yakasından tutarak:
    - Ey akıldan, dinden gafil, senin camide işin ne? Bu sarhoş halinle Allah’tan neleri diliyorsun? Hiç yakışıyor mu?
    Sarhoş bu sözleri işitince başlar ağlamaya ve:
    - Müezzin efendi, müezzin efendi… Ben sarhoşum, yakamdan elini çek, bana ilişme, dokunma bana, incitme beni, kırma kalbimi. Unutma, bilmiyorsan bil. Cenab-ı Hakk’ın rahmetinden lütfundan günahkâr kulları da ümitlenir. Benim sana sözüm yok, ben senden mi istiyorum? Tövbe kapısı her zaman açık değil mi? der.
    Allah Kur’ân’ı Hakîminde “Bana dua ediniz ki duanızı kabul ile isteklerinizi yerine getireyim.” buyuruyor.
    Ne mutlu o günahkâr sarhoşa ki henüz varlığının mânâsını unutmamış ve kendinden günahları sebebiyle geçmemiş. Ne hüzün o yaptığının farkında olmayan müezzine ki Allah’ın evinde olsa dla nerede olduğunun farkında değil ve nasıl davranacağını bilemiyor.
    Gündelik hayat o kadar hızlı ve o kadar yoğun akıyor ki insan olarak bazen belki de çoğu zaman bu yoğun ve stresli akışın içerisinde; neden ve nasıl sorularını sormadan yaşayıp gidiyoruz. Bu gidiş bir yerde nihayete erdiğinde de sorular için çok geç kalmış ve cevapları da bulamamış oluyoruz.
    Dua etmek işte bu yüzden dolayı var olmakla eşdeğerdir. İnsan dua ettiği müddetçe vardır ve varlığının farkındadır. Her şeyi bir sebebe bağlayan Yaratan sebepler halkasında dönüp kaybolmamamız için bize dua etmemizi emrediyor. Hatta öyle ki:
    (Ey Rasulüm!) de ki: Duanız (kulluk ve yalvarmanız) olmasa Rabbim size ne diye değer versin?” buyurarak duayı hayatın merkezine koyuyor.
    Bu bağlamda duaya sarılmak bir nevi Allah’ın ipine sarılmak oluyor.
    Hazret-i Peygamber de güzel sözlerinden birisinde şöyle buyuruyor.
    “Eğer siz günah işlemez olsaydınız, Allâh başka bir kavim halkederdi. Onlar günaha girerlerdi, Allah’a yalvarırlardı, Allah da onları affederdi.” Yani, Yaratan bizden kendisine candan yalvarmamızı, dua ile Kendisine yakınlaşmamızı istiyor, emrediyor.
    Hasılı dua etmek çok önemli fakat nasıl dua edeceğini bilmek de önemli.
    Mevlânâ Mesnevî’sinde “Dua ederken kırık bir gönülle Allah’a el aç. Allah’ın lütuf ve ihsânı, kırık gönle doğru uçar, gelir.” diyor. Bu sözden maksat dua ederken öyle bir bilinçle dua et ki yakarışına cevap verebilecek tek kudretin yöneldiğin makam olduğunu tüm zerrelerin hissetsin demektir. Çünkü dua ediyorsan, yalvarıyorsan, bir şeyler istiyorsan bilmelisin ki rica ettiğin makam senden yukarıdadır.
    ***
    Duanın kabul olunacağını Allah vaat ediyor. O halde dua ederken kesinlikle duamızın kabul olunacağını bilmeliyiz. Dua ettim kabul olunmadı veyahut benim duam kabul olmuyor, gibi kalbi daraltan şeytanın aldatmalarına müsaade etmemeliyiz. Allah mutlaka duaya icabet eder bilmeliyiz.
    Bununla birlikte duayı sadece dudakların kımıldaması saymamalı yukarda işaret ettiğimiz gibi kalbi de duanın içerisine katmalıyız. Kırık bir gönülle, yalvarırcasına yakarmalıyız. Kuru duadan, kelimelerden ziyade gönlü duamıza katmalı gönülden istemeliyiz isteyeceklerimizi.
    Yine Mesnevî’de şöyle geçer.
    Kuru tohumu yere ekmenin manası şudur ki: “Allâh’ım bunun aslını yokluk âleminden sen dünyaya getirdin. Bana yine bundan lazım, bun*dan yine bana lütfet.

    Allâh’ım verdiklerini yedim, tohumu da bir nişane olarak getirdim. Toprağa verdim, bu nimetten yine bana ihsan et.”

    Şu halde, ey bahtlı kişi! Kuru duayı bırak… Ağaç mı istiyorsun, tohum ekmelisin, tohum.
    Tohumun yoksa Allah yine çalışma duası sebebi ile sana öyle bir fi*dan lütfeder ki görenler; “Ne iyi çalışmış da, böyle bir fidana sahip ol*muş.” derler.
    Ektiğin tohum bitmez, mahsul vermezse, ne yaparsın? Allah’a yalvar*maktan, el açıp dua etmekten başka elinden ne gelir?”
    Duanın en güzel tarifidir aslında bu beyitler.
    Çalışmak, kırık bir gönle sahip olmak ve yalvarmak yine yalvarmak.
    Allah bizden sadece kelimeler ile kendisine yönelmemizi değil aynı zamanda kalbimizi ve amellerimizi de duamıza katmamızı istiyor.
    Şu halde duayı:
    Kavlî dua.
    Kalbî dua.
    Amelî dua şeklinde üçe ayırabiliriz.
    Bu üç parçayı bir araya getirdiğimiz takdirde bilmeliyiz ki Allah bize ikramda bulunacak, duamız makbul dualar sınıfına girecek.
    Dua bizim için hiçbir maliyeti olmayan büyük bir hediyedir.
    Dua ile dolu bir hayat temennisi ile…
    M.Aşır Karabacak
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

157, 159, 160, 161, 195, aklı, akıldan, aldıkları, amellerin, beşer, biliniz, bilirsiniz, bilmeliyiz, binaen, bir adam, birlik, bizimle, books, budur, camide, cevap, çok, dadır, dedikleri, denilmez, derece, ders, değilim, dilediğini, dileyen, dinlemedi, dualarda, duruma, düşünüyor, dışında, edenleri, edilmesi, ediyorlar, efes turları, emrini, etmemesi, ettiğimiz, ferah, ganimet, geçmesi, gelmiş, gerekir, gerginlik, getirip, gidiyoruz, gizlidir, güvenme, hakikatine, hararet, hediyedir, herşeye, herşeyin, hilkat, icadı, ihata, iki, ile, ilişkileri, ilişkisi, istediğini, istekleri, istemeye, isteyen, isteğini, istiyorlar, itham, işaret, işlemeyen, işlere, iştiyak, kabul, kaçını, kadınları, kalacak, kardeşlerimiz, kendilerini, kendisinde, konuşmak, korkunun, koruması, kudretine, külliye, kısmı, kısımlarını, lokma, lütuf, lüzumu, mağfiret, mağfiretini, medarı, meselâ, mevcudat, muazzam, muhakkak, muhaldir, mümkü, müş, nasılki, odası, odasında, okumaktan, olduğundan, olmadı, olması, olmaz, ölmeye, olsalar, onlardan, öğreten, psikiyatri, rezil, rububiyeti, sakı, sarılmak, seslendi, sevgisiz, seviyoruz, sevmez, sözlerde, stresi, sürmek, sürü, susuz, sırra, sığı, sığınmak, taberani, tamamıyla, tasavvur, ters, tirmizi, toplansa, tükenmez, ubudiyeti, umum, varlığının, verdiği, verilmiş, veyahut, yapılan, yaratılanlar, yayı, yağmursuzluk, yerden, zerrelerin, zira, şartları, şerifi, şevk, şeye, şeytanı

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222