Vay benim...





Vay benim âlem yıkan feryâd u figânıma,
Vay devâsız derdime, tükenmez hicrânıma!

Kuzgun inmiş yurduma, yıkılmış kehkeşânım,
Vay benim darmadağın edilmiş bostânıma!

Mâsivânın peşinde kaybolup gitti cânım,
Vay beni mahveyleyen vefâsız canânıma!..

Bir kuru yaprak gibi savrulan ömrüme vay!
Vay benim yâr eliyle bozulmuş kervânıma!..

Cehl ile kaldım garip, ne ilmim, taatım var,
Vay benim yel eserken tutuşmuş ormanıma!..

Tûl-i emel peşinde tükendi gitti hayat,
Vay benim boşa geçmiş devrime, devrânıma...

Yüreğimi avcuma alıp da gezemedim,
Vay benim nisyânıma, hem kibr u isyânıma!


Tiril tiril titreyen bir yavru kuş gibiyim,
Bunca gam nasıl sığmış bir lokmacık cânıma?


Nice bir derman kılam, vay nice yardım edem
Şu dili lâl kesilmiş bülbül-i nâlânıma?..

Acep Havz-ı Kevserden bir bâde içer miyim?
Bilmem yüzüm olur mu bakmaya mizânıma?!..

Ahmedim, bir günahkâr kuluyum Rahmânımın,
Bağışlar mı cânımı verseydim sultânıma?..