Dolaştığınız her yerde bir kör kuyuolabilir!

Köylününeşeği köyün civarında otlarken, kör bir kuyuya düşmüş. Kuyunun ağzını tahta ilekapatıp, üstünü toprakla örtmüşler, üstünde otlar bitmiş. Zamanla tahtalarçürümüş olmalı ki eşek, kuyunun üstünde büyüyen otları yemek için üzerineçıktığında kuyunun ağzı göçmüş eşek de kendini kuyunun dibinde bulmuş. Zavallıeşek yaralanmış, sızılar içinde kalmış, çırpınıp anırmış ama sesini kimseyeduyuramamış. Sahibi eşeğini aramaya çıkmış. Birde ne görsün, eşeği kör kuyunundibinde, yaralanmış, melül mahzun bekliyor. Eşeğini bu durumda gören adam,üzülmüş, sızlanmış, yalnız başına bir şey yapamayacağını anlayınca, yardım içinköylüye haber vermiş. Köylüler yola çıkmış, kuyunun bulunduğu yere gelmişler.

Kuyunun başında toplanıp eşeği kurtarma çareleriüretmeye çalışmışlar. Fakat bir türlü çıkaramamışlar. Her teklif çaresizliklesonuçlanmış. Sonunda; madem eşeği buradan çıkaramadık, kuyuyu topraklakapatalım ki bundan sonra başkaları zarar görmesin, demişler. Kuyuya toprak atmayabaşlamışlar. Atılan toprak eşeğin sırtına düştükçe eşek silkinmiş. Eşeğinayakları altında biriken toprak eşeği yukarı çıkarmış. Böylece eşeğinkurtulduğunu görünce hep birlikte sevinip mutlu olmuşlar. En çok sevinen deeşeğin sahibi olmuş.

Bu hikâyeden hakikate dönecek olursak; herkes, herzaman nefsinin açtığı menfaat kuyularına düşebilir.Bundan ve benzeri zorluklardan kurtulmanın çaresi, tövbe-istiğfar edip Allah’ateslimiyetten geçer. Selamette kalmanın yolu helal dairede bulunup, haramdaireye girmeden yaşamaktır. Her niyet ve eylemi önce helal-haram ölçülerinevurup sonra hayata geçirmeye çalışmak en güvenli yoldur. Allah ve Resulü’nünbildirdiklerinin tamamı hayat kurtarıcı prensiplerdir. Hayat, ciddi veprensipli yaşanmalıdır.
Nefis öyle düşman ki; eşi vebenzeri yok,
Eğri doyurur onu, doğruyakarnı pek tok.
Söylesen doğru bir söz dinlergibi davranır.
Sevdiğini vermezsen,etrafında kıvranır.

Hiç bir değer tanımaz, kurban eder yoluna,
Zulmeder sahibine, dostça girer koluna.
İnsanlar hep sakınmış, onun kötülüğünden,
Çözemezsin işini, attığı kör düğümden

Batılı hakgösterir, düşme sakın peşine,
Avukattır kendine, akıl ermezişine!..
Doğruya düşmandır o, eğrihoşuna gider,
Bir dinlesen sözünü, senidoğrudan eder!..

.Açlıktır terbiyesi, dayanamaz pek ona!..
Karnı doyduğu zaman, giriyor dondan dona.
Şerlerinden kaçmışlar, büyükler hep sakınmış,
İnzivaya çekilip, pencereden bakınmış.

Nefsi için dünyayı satanıunuttun mu?
Onun peşinden gidip,zokayı da yuttun mu?
Susar durursun artık dutyutmuş bülbül gibi,
Çırpınma çıkamazsın indiğin kuyu dibi. (D.G.)

İnsanın kendine verdiği zararı dışarıdan hiç kimse veremez.İnsanın yararı ve zararı önce ve bizzat direk kendisinedir. Daha sonra daire,daire dışa doğru genişler. Kendine söz dinletemeyen başkasına söz dinletemez.Sürekli kendimizi pozitif yönden etkilemeliyiz. Üzerimize bir kötülükgeldiğinde, kendimizi hakikatle şoklamalıyız. Titremeliyiz, silkinerek, onu üzerimizdenuzaklaştırmalıyız. İyi işleri yapmak ve başarmak; kafa, kalem, kitap üçlüsünebağlıdır. Kim bunu yeteri kadar kullanırsa başarılı olacaktır.
17.03. 2014
DurmuşGöktekin