Hadis İmamları




Günümüzde, Hz. Peygamber’in sözlerini toplayıp nesilden nesile aktaran hadis imamları sıkça eleştiriliyor. 1200 yıl öncesinin imkansızlıkları içinde bunca söz nasıl bir araya getirilir, kendi ifadelerini ya da düşüncelerini katmadan o kitaplar nasıl yazılır anlaşılamıyor.

Hadis toplayan ve nakleden o büyük zatların nasıl birer peygamber aşığı oldukları, O’nun bir sözü için nelerden vazgeçebilecekleri ve nasıl bir edeb anlayışına sahip oldukları bilinmedikçe, anlaşılmaları mümkün değil elbette.

Ebu Abdullah Muhammed el-BUHARİ (Rh.A.)

Buhara’da doğmuş, 810-870 yılları arasında yaşamıştır.

10 yaşında iken hadis dinlemeye başladı. Zehebi “Buhari tahsilini tamamlayıp telif ve hadis rivayetine başladığında henüz yüzünde tüy bitmemişti.” diyor.

Muhammed İbnu Ebi Hatim şunu anlatır: “Buhari çocuktu, beraber hadis derslerine devam ediyorduk. Biz dinlediğimiz hadisleri muntazaman yazıyorduk, fakat o yazmıyor, sadece dinliyordu. Biz bir ara: ‘Sen niye yazmıyor, vaktini aylak geçiriyorsun?’ diye çıkışmaya başladık. Israr edince ‘çıkarın yazdıklarınızı’ dedi. O hepsini ezberden okuyuverdi. Biz defterden takip ettik, hiç eksiği yoktu.”

Bir ara Buhara Valisi İmam Buhari’ye elçi göndererek “kitaplarını alarak saraya gelmesini, kendisine ve çocuklarına özel ders vermesini” ister. Buhari “ilmin kimsenin ayağına gitmeyeceği, talep edenin kendisinin gelmesi gerektiği” cevabını verir. Vali elçisini ikinci sefer gönderip “çocuklarına, hiç olmazsa başkasının katılmadığı dersler vermesini” talep eder. İmam Buhari “ben dersime bazılarını alıp, bazılarını almamazlık edemem.” der. Bunun sonucunda Vali Buhari Hazretlerine husumet duyar ve Buhara’dan çıkmaya zorlar. Buhari orayı terk ederek Hartenk’e taşınır ve orada vefat eder.

Kitabı Sahih adını taşır. Onaltı yılda altıyüzbin rivayetten seçerek hazırlanmıştır. Kitabı hakkında şöyle der: “Sahih hadislerden kitaba koymadıklarım, yazdıklarımdan çoktur.”

Ebu’l Huseyn MÜSLİM el-Kuşeyri (Rh.A.)

817-875 yılları arasında yaşadı. Doğum yeri olan Nişabur’da vefat etti.

Yaşadığı devrin en ileri gelen hadis alimlerinden oldu. Bunda Buhari, Ahmed İbnu Hanbel, İshak İbnu Rahuye gibi büyük muhaddislere talebe olmasının payı büyük.

Çok sayıda kitap yazmış olmakla birlikte, en çok tanınan eseri Sahih’dir. Müslim, Sahih’ini bizzat işiterek aldığı 300 bin hadisten seçtiğini ifade ediyor. Kitabı 7275 hadisten oluşturulmuş. “Kendimce sahih olan her hadisi bu kitaba yazmadım. Yalnız sıhhatinde icma olanları yazdım.” demiştir.

EBU DAVUD Süleyman es-Sicistani (Rh.A.)

817’de Sicistan’da doğdu. Basra’da yaşadı ve 888 yılında vefat etti. Irak, Hicaz, Mısır gibi bir çok ilim merkezine seyahatler yaptı. Hadis aldığı hocalarının sayısı 300’ü bulur.

Dedesinin Sıffin Savaşı’nda Hz. Ali (R.A.) saflarında şehid olduğu bildirilmiştir.

Hadisleri, metinleriyle, senetleriyle çok iyi bilirdi. O’un bu ilimdeki yüksek derecesini ifade için Muhammed İbnu İshak “Hz. Davud’a demir yumuşatıldığı gibi Ebu Davud’a da hadis yumuşatılmıştır.” der.

Eseri Sünen’i, 500 bin rivayeti inceleyerek yazdı.

Ebu İsa Muhammed et-TİRMİZİ (Rh.A.)

Orta Asya şehirlerinden Tirmiz’de doğdu. 822-892 yılları arasında yaşadı.

Bir çok hocanın yanı sıra Buhari ve Müslim’den de ders aldı. Ancak hocalığını yapan Buhari “Benim senden istifadem, senin benden istifadenden fazla” demiştir.

Tirmizi yalnızca hadis toplamakla kalmamış, hadis ilminin gelişmesine de katkıda bulunmuştur. Onun zamanına kadar sahih ve zayıf olarak ikiye ayrılan hadislere “Hasen” kavramı da eklenmiştir.

Hafızası çok güçlü olan İmam Tirmizi, ömrünün sonlarına doğru gözlerini kaybetti. Bunun ahiret korkusuyla çok ağlamaktan ileri geldiği belirtilir.

Tirmizi’nin en ünlü eseri “Sünen” de denilen es-Sahih’dir.

Ebu Abdurrahman Ahmed en-NESAİ (Rh.A.)

Horasan’lıdır. 827-915 yılları arasında yaşadı. Mekke’de vefat etti.

Hadis tahsili için Kuteybe İbnu Said’in yanına gittiğinde 15 yaşındaydı.

İbnu Hacer, Nesai’nin faziletlerini anlatırken savaşlara iştirak etmekten geri kalmadığını, sultanların meclisinden kaçtığını bu davranışının da şehit olmasına yol açtığını ifade eder.

Uzun süre Mısır’da ikamet eden Nesai, 302 yılında Şam’a taşındığında Emevilerin baskısıyla karşılaşır. Kendisinden, Hz. Muaviye’nin (R.A.) Hz. Ali’den (R.A.) üstün olduğuna dair rivayette bulunmasını isterler. O ise, bunun mümkün olmadığını söyleyince saldırıya maruz kalır. Buradan, hırpalanmış ve sakatlanmış olarak Mekke’ye hareket eder. Mekke’ye varır varmaz darbelerin tesiriyle vefat eder.

Sünen’i en güvenilir hadis kaynaklarından biridir.

İmam MALİK B. ENES (Rh.A.)

Medine’lidir. 712-795 yılları arasında yaşamıştır.

Maliki mezhebinin kurucusu da olan İmam Malik’in, bizzat kendi elleriyle yüzbin hadis yazdığı teyid edilir. İlim için Medine’den dışarı çıkmadığı, ilim aldığı dokuzyüzden fazla hocanın birkaçı dışında hepsinin Medine’li olduğu anlatılır.

Onyedi yaşında iken ders vermeye başlamıştır. Kapısına hadis ve fıkıh almak için gelenler, sultan kapısına dünyalık için gidenler kadar çoktu.

Rasulullah’ın (A.S.) nasıl yediğine dair rivayet yok diye, kavun yemeyi terk edecek kadar Sünnet’e bağlı idi. Hadis’e olan hürmetinin büyüklüğüne örnek olarak şu olay anlatılır: Ders anlatırken İmam’ı akrep sokar. Dersi kesmemek için sonuna kadar tahammül eder, bu esnada rengi sararır, kıvranır fakat sözünü kesmez.

Kitabının adı Muvatta’dır. Rivayet ettiği yüzbin rivayetten seçtikleriyle kırk yılda hazırlamıştır.



Semerkand Dergisi