Bağışla




Zamansız esen bir rüzgarla savur

Buluştur Dihye’nin sevdalısına

Taşı Hira’nın gizemine bir taşla beni.

Yanmak bir tutam aydınlıksa hazırım

Kavur baştan sona kadar

Hicret yollarında

Ayla, güneşle beni.

Avuçlarımda kalbimi taşıyorum

Bu sürgün yurdunun Şanlı Sürgünü’ne kavuştur

Hayalle düşle beni

Gariplik coğrafyasının erleriyle ağlıyorum evinde

Pervanen olmalıyım geceler boyu

Döndür, hiç durmayacak dönüşle beni.

İçimde sevda ormanlarının filizleri patlıyor

İçimde Ömer duyguları

Bütün baharla, yazla, kışla beni

Bir ses, bir sayha, bir damla

Bir yudum su olmak istiyorum

Yağdır susuzlara

Salkım saçak, bağışla beni.

Dudaklarımda en gür sedası yalvarmanın

Hücrelerim lebbeyk haykırışlarıyla ayaklanıyor…

Yakma

Yakma nar-ı cahimdeki yanışla beni.

Başım açık olarak geldim

Ayaklarım çıplak

Utanç elbiselerimle geldim

Dağlar kadar günahlarımla geldim…

Ya Rahman, ya Rahim

Affet ne olur,

Ne olur bağışla beni…




Mustafa Hatipler Semerkand Dergisi | Kasım 1999 |