[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
([Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.])

[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

Fil Sûresi 2/4 (4 dakika 11 Saniye)
Uploaded on 28-08-2014 at 04:26 by [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.] - YouTube

Elem yec'al keydehum fi tadlil.İkinci "elem".
Birincisi neydi,"elem tera keyfe fe ale rabbuke bi ashabil fil."
Alışılmış çeviriyle "Rabbin onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?" demek. Tam anlamıyla böyle.
İlk olarak "elem" kelimesine dikkat edelim.Tekrar kullanılmış.
İlk soru "elem"di,ikincisi de elem.
Bu arada bunlar yalnızca iki elem bir üçüncüsü yok.
Ve bunlar sadece iki geniş zaman."tera ve yec'al"
Bunlardan sonra "ersele" var "ceale" var yani dili biraz değişiyor.
Daha önce söylemiştim geniş zaman kullanıldığında devamlılık söz konusu.
Fakat dile bakarsanız,"O onların planını aldı ve boşa çıkardı"
Yani bu Allah'ın yalnızca onlara karşı yaptığı bir şey değil,
Allah'ın dinine karşı tuzak kuran herkese, Allah bunu tekrar tekrar yapacak.
Bu nedenle "Yec'al"in geniş zamanda kullanılmasını haklı çıkarmış olacak.
Burada anlam geçmiş zamanda gelmesine rağmen fiil çekimi geniş zamandır.
Bu birincisi. Daha sonra "cea'le" fiili var,"fea'le" demek yerine.
İlk ayet "keyfe fea'le" demişti. Burada Allah'ı kastederek farklı fiiller kullanılmış.Bunun yararı ne?
"Cea'le" zaten olan birşeyi almak ve onu birşeye dönüştürmek demek.
Kelimenin kendisi gösteriyor ki Allah onların plan yapmasına izin verdi,bütün uygulama işlemlerini bitirmelerine izin verdi.
Aylarca planlar yapıldı,paralar,ordular sağlamlaştırıldı.Eğitimler yapıldı.Yollar emniyet altına alındı.
Herşeyi tamamlamalarına müsaade etti ve en sonunda hepsini çöp haline getirdi.
Dönüştürdü ve biçimini değiştirdi ama en sonunda.
Yani onların planlarını en başta saptırmadı,orduyu toplamalarına paraları bulmalarına engel olabilirdi.
Veya tüm yolu gidemeyebilirlerdi,Ebu Righal ile hiç karşılaşmamış olabilirlerdi hatırlayın ki o Mekke'ye doğru yolu göstermişti.
Eğer Allah isteseydi onunla hiç karşılaşmayabilirlerdi,fakat O onların planın işlediğini düşünmelerini sağladı.
Ama planlarını aldı ve bambaşka birşeye dönüştürdü en sonunda.
Görünüyor ki"elem yec'al"deki cea'le bunu işaret ediyor .
Daha sonra Allah azze ve celle onlarla kendisi oynadı,esasen oynadı.
Ve en sonunda Allah onların iplerini çekti.
Bu arada bu benzerlik size daha önce verildi mi bilmiyorum ilginç bir benzerlik benim öğretmenim bana vermişti.
Birisi isyankar olduğunda Allah'ın yaptığı şeylerden biri, Allah onları serbest bırakıyor.
Ve onlar hiç problemleri yokmuş herşeyden sıvışabileceklerini düşünüyorlar.
Eğer bu vahsi bir köpekle kıyaslanırsa,sana doğru havlıyor kükrüyor ve sen onu bağlıyorsun,bir ayaklık iple.
Ve çok hareket edemiyor. Fakat eğer gerçekten bu köpeğe ceza vermek istiyorsanız,onu açık bir alana alırsınız ve 400 adımlık bir mesafeden bağlarsınız.
Çünkü oraya bağlarsanız ne olacak biliyor musunuz?Özgür olduğunu düşünecek ve hızla koşmaya başlayacak.
Bir ayaklık mesafede ancak ipleri çekiştirecek ancak 400 olduğunda ne olur?
Aniden çekilecek ve boğulacak anlıyor musunuz?Ve bu aci bir ayaklık mesafeden çok daha kötü.
Köpek özgürlüğü yakaladığını düşünür ama bu aslında onun için daha kötüdür.
Allah onların isyanını genişletir,kör kalmalarına izin verir.
Yani Allah onların Mekke'ye giden bütün araçlarını genişletti,çok daha öncesinde yok edebilirdi.
Onların planlarını işletmelerine izin verdi,kendi kendine oynamalarına ve kendi kuyularını kazmalarına da.
Bu ancak onların cezasını daha kötü yapacak.Onlar yalnızca müşrik değiller,Allah'a karşı suç da işliyorlar.
Devam edecek-Bölüm 3

Etiketler:

[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
([Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.])