[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
([Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.])

[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

Nelere İmrenmeli ve Nasıl Zikretmeli? (39 dakika 01 Saniye)
Uploaded on 15-03-2013 at 11:03 by [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.] - YouTube

Nelere İmrenmeli ve Nasıl Zikretmeli?

14 Ocak 2013.

Çay Faslından Hakikat Damlaları: Nelere İmrenmeli?!.

-Cenâb-ı Hak,

?????????? ??????? ????????? ???????? ????? ???????? ????? ???????

"Gerçek hükümdar olan Allah, yücedir. Sana O'nun vahyi tamamlanmazdan önce Kur'an'ı (okumakta) acele etme ve 'Rabbim, benim ilmimi artır' de." buyuruyor. Aslında biz de bu talebi dile getirmeliyiz; şu kadar var ki, neyin ilim olup olmadığına dikkat etmeliyiz. (00:40)

-Yunus Emre'nin "İlim ilim bilmektir / İlim kendin bilmektir / Sen kendini bilmezsin / Bu nice okumaktır!" sözleriyle ifade ettiği gibi, gerçek ilim, insanın, kendi mahiyetini dikkatle okuyup Zât-ı Ulûhiyetin kâinat kitabındaki eserlerine de nazar ederek belli bir müktesebat sahibi olması ve hatta ondan da öte marifette derinleşmesi demektir. (02:51)


-Nakledildiğine göre; Müslümanlar ile Hindular arasındaki çatışmaların kızıştığı günlerde, Hindu çocuklardan biri de hayatını kaybeder. Çocuğun babası, Müslümanlardan bir çocuk öldürerek intikam almak için yemin eder. Bunu haber alan Gandi, adamı çağırır ve ona niçin masum bir çocuğu öldürmek istediğini sorar. Hindu adam, "Onlar benim yavrumu öldürdüler, ben de onlardan bir çocuk öldürerek öcümü alacağım" der. Gandi'nin mukabelesi düşündürücüdür; der ki, "Birini öldürmen, senin ölmüş çocuğunu geri getirebilir mi? İlle de çocuğunun yerini doldurmak istiyorsan, onlardan bir çocuğu evlâtlık edin, onu kendi öz oğlun gibi bağrına bas ve güzelce yetiştir." (06:22)

-Allah Teâlâ insana imrenme hissi de vermiştir ama insan onu geriye beş on şey döndürebileceği istikamette kullanmalıdır; imrenme gücünü, yazlığı kışlığı, yatı katı, yalısı köşkü... ile dünyaya değil takvaya, zühde, insanî inceliklere tevcih etmelidir. (09:00)

-Endülüs'ü fethettiği gün hazine dairesine girip altınları, mücevherleri görünce kendi kendine "Tarık, dün bir köleydin. Bugün muzaffer bir komutansın. Yarın ne olacağını da ancak Allah bilir. Şımarma..." diyen ve sonra gurura, çalıma girmemek için yatağını kraliyet dairesine değil ahıra serdiren Tarık b. Ziyad'ın tevazuu ve ruh zaferi imrenilecek bir fazilettir. (11:00)

-Kanuni Sultan Süleyman'ın 46 senelik bir saltanatı vardır. Bu zat yarım asırlık bir zamanda meseleyi dorukta tutmuş, dünya devletlerine "eyaletim", "vilâyetim" nazarıyla bakmıştır. Fakat, ihtişamın zirvesinde olduğu bir dönemde zaferle neticelenen bir seferden dönerken, "Nefsime biraz gurur geldi." demiş ve yatağının izbede serilmesini istemiştir ki, işte asıl büyüklük ve imrenilecek yiğitlik buradadır. (14:00)

-Koca Yavuz Sultan Selim, bir yandan bütün bâtıl cereyanların yayılmasını önlerken, diğer yandan da Mercidabık ve Ridaniye zaferleri gibi yüzümüzü ak eden başarılarıyla ve şahs-ı mânevî-i Ahmediye'yi (aleyhissalatü vesselâm) temsil keyfiyetiyle ülkeyi hilâfetin merkezi hâline getirmiştir. İşte böyle bir sefer dönüşünde Üsküdar'a kadar gelmiş; İstanbul halkının şehrayinler tertip ederek coşkuyla kendisini karşılayacaklarını duyunca, "Lalam! Böyle bir şey uygun düşmez; biz ne yaptık ki! En iyisi biz geceyi Üsküdar'da geçirelim de halk uyurken sessizce Topkapı'ya geçeriz." demiştir. İşte bu da imrenilesi bir yüksek karakterin ifadesidir. (14:52)

-İnsan, Allah rızasına imrenmeli.. Hazreti Şah-ı Geylânî'nin haline imrenmeli.. İmam Şazilî'nin haline imrenmeli.. Ebu Hanife hazretlerinin hatimle kıldığı namazlara imrenmeli.. tavır ve davranışlarında İslam'ı milimi milimine yaşamaya imrenmeli.. en kâmil ve eksiksiz imana, İslama, ihsan, ihlasa ve bunlarda derinleşmeye imrenmeli!.. (16:30)

Soru: Eserlerde, "Zikreden adamın, feyz-i İlâhîyi celb eden muhtelif lâtifeleri vardır. Bir kısmı, kalb ve aklın şuuruna bağlıdır. Bir kısmı da şuursuz, yani şuurlara tâbi değildir. Binaenaleyh, gaflet ile yapılan zikirler dahi feyizden hâli değildir." deniliyor. Bu tespitten hareketle, latifelerin ilahî feyizlerden tam istifade edip yeterince beslenebilmeleri hangi vesilelere bağlıdır? (18:37)

Etiketler:

[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
([Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.])