Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

Sayfa 1/166 123451151101 ... SonSon
1657 sonuçtan 1 ile 10 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Nereden Yer
    Kayseri
    Mesajlar Mesajlar
    1.977
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 154 + 3744


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Thumbs up Mustafa CİLASUN Şiirleri

    Buruk bir sızıydı gizlediğim
    Kimseye aşikâr etmeden nefeslendiğim, hüzündü elemim
    Neyleyim ki onun ıstırabıyla avareyim, vardığım her mekânda biçareyim
    Ne bir söz söylerim, ne nefesimin hicranını ayan eğlerim, sitemim sadece demim


    Ne derdi bilirim, ne de illeti
    Kader bu ya yazan zaten yegâne kudretin mümtaz sahibi
    An onun, can onun, damarlarımda dolaşan kandır korkum, sabırda umudum
    Lakin çok yoruldum, uykuya mecalsiz daldım düşlerimde hep sayıkladım kaldım


    Ne vakit ayağa şöyle kalsam
    Rasgelelikten azat olarak, meşkin kudretiyle bir ayılsam
    Önüme, arkama baksam, hesabın hikmetini yudumlasam kansam, uyumasam
    Senden kalan silinmeyen ne varsa, hıçkırıklara dalarak mütemadiyen öyle ansam


    Artık zor geliyor yutkunmak
    Bu ahval üzere söyle, nasıldı sürurun ikliminde yaşamak
    Ve her şeyi unutmak, vefa duygusundan sıyrılarak bıçkınlık yaşamak ne ağır
    Hasrettiğin ülfetin, fevkalade zarif suhuletin, edebi maharetini düşündükçe anarım


    Nem kaldı, varlığım fedaydı
    Gençlikti işte ahvalim o vakit hiç anlaşılmadı, neye yaradı
    Ne hissiyat kaldı, ne hakkıyla tefekkürün farkı ardı, yalnızlığım hicrana aktı
    Seyrine amade olduğum vagonlar, otoyolda savrulanlar, pencereden sarkan canlar


    Artık mektup yazamıyorum
    Her denediğimde yeise kapılarak yırtıp atıyorum, ağlıyorum
    Kokladığım yazıların, hazzıyla geçen onca yıllara rağmen direndiğim o farkın
    Hala içimi titretir, nefesimi keser, gözlerimi kaçırdığım insanlar, halime öyle güler


    Evet, göçme vaktim yakındır
    Aldığım her nefeste sürurun bir başkadır, kar yağdıkça aklaşır
    Sineme nakşettiğin her an ve zikrettiğin geçmiş zaman hala yanımda, sancıyla
    Kahretmek neye yarar, bahtın badiresinde bilmem ki ne hikmetler var, sen sus yar



    Mustafa CİLASUN

    Benzer Konular
    Portre şiirleri
    Portre şiirleri Portre şiirleri Devami...
    Güzel şiirleri
    Güzel şiirleri Güzel şiirleri Devami...
    Can Muhammed Mustafa - Mustafa Demirci (Sufi Mehter)
    Can Muhammed Mustafa - Mustafa Demirci (Sufi Mehter)
    Muhsin Yazıcıoğlu şiirleri...
    Muhsin Yazıcıoğlu şiirleri...
    istanbul şiirleri
    istanbul şiirleri Canım İstanbul ... Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar; Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar. İçimde tüten birşey; hava, renk, ed
    Yazar : Risale Forum
    Aşk; halin demidir!

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Nereden Yer
    Kayseri
    Mesajlar Mesajlar
    1.977
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 154 + 3744


    Sus söyleme, hüznü nefeslenme!

    Yıllar bir anda geçip gitmişti
    Ne bir ser hasretti ve ne de bir sırra hakkıyla eriştirdi
    Verilmiş sözleri güftelerdi, vefanın muhayyilesinde ne bariz bir nazardı
    Şimdi ne haz kaldı, ne niyazın şevki vardı, ruhum hicrana kanarak aşkla kıvrandı


    Şimdi söylenmek neye yarar
    Ne har kalmış ve ne de sinede açan bahar, hazan var
    Kalbim sancılarıyla ağıt yakar, gözlerim fersiz bakar, ne ses çıkar, ne ar
    Yoruldum artık, sinemin dirliğinde suskunluk alık alık, zihnim karışık, yürek yanık


    Vaktin her anı, kuşanmış aşkı
    Gönlümde ne bir sevda kaldı, ne de aşk fark yaşattı
    Bahtım için biçilmiş yazgı afaktı, sabır içimde hardı, çile ummana aktı
    Ne bir dert kaldı, yaşamak artık anılarda kaldı, hasret niye vardı, aşk sineyi kuşattı


    Aynı dili konuşmak yetmiyor
    Duyguların müşterekliği bulunmayınca sızı başlıyor
    Susmak bazen işe yarıyor, hüznü yudumlamak manalaşıyor, hal kalmıyor
    Gözler dalıp gidiyor, ufuk hicranla kavilleşiyor, bir ah çekmek dahi kanaate yetiyor


    Hiç gülmüyorsun diyorlar
    Neler çektiğimi bilmiyorlar, ram olduğumu görmüyorlar
    Ne hasredilen sevdayı biliyorlar ve ne de hakkıyla anlamayı yeğliyorlar
    Akıl bu ya gülüp geçiyorlar, kinaye ederek nasihat ediyorlar, aşkı nefeslenmiyorlar


    Ne kadar gülemesem de
    Tavsiye ettikleri çareleri duydukça, gizliyorum yüzümü
    Ne medyumlar varmış meğerki kurşun döktürmek kaldı şimdi, acımak işti
    Çaresiz sustum, gözlerinin içine bakarak hüznü nefeslendim, haliyle halden geçtim


    Anlatılmıyor işte, ne hikmetse
    Çilenin en bakir çiçekleri açıyor bu efkârlı sinemde, gülmesem de
    Dert benimse, veren belliyse, sabrı terennüm etmek edep ister haliyle ve şevkle
    Her ne kadar ömür böyle sancılara abat olarak geçse de, mavera var sine-i demimde



    Mustafa CİLASUN
    Yazar : Risale Forum
    Aşk; halin demidir!

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Nereden Yer
    Kayseri
    Mesajlar Mesajlar
    1.977
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 154 + 3744


    Ülfetin ne ar her nefesinde hasret kokar!

    Daldım hülyalar iklimine yine
    Aldığım her nefes kalbim için acizliğime bahaneyse
    Sinem serdettiğim her katrede makûstur eleme, dilim bigane, zihnim avare
    Gıptayı nazar ettiğim solan yaprağın hüznüyle, çıktım şöyle bir hicran seyrine


    Neyleyim ki yol ediyor divane
    Temaşa ettiğim her ibret, idrakim için süruru sahife
    Hevesim sudur ettikçe, gönlüme hüzün çöküyor yine, sessizliğim bu halime
    Bahtım için ruhumu neler beklemekteyse, ram olayım o açılan meftunum çileye


    Gün açarken, bülbül şakıyor
    Gecenin haşmeti ruhuma bilmem ki neleri aktarıyor
    Haşyet kalbimi titretiyor, vicdanım hesabın derdiyle yüreğimi ağlatıyor
    Uzandığım ufuklar umudu, mahzun başağın timsaliyle kalbime aşkı bırakıyor


    Sevda dağlıyorsa aşk nurdur
    Kul sine-i dirliğinde ihlâsa erişiyorsa nar sürurdur
    Tevazuu için kar her manasıyla ibretamiz kefendir, edeptir, muhabbettir
    Sadakat edebi nispette kaidedir, feda olabildiğin ölçüde izanın vuslata tabiidir


    Kabir hissiyatımda aşkı demdir
    Zevk ise bilincim ile nispettir, kültür idrake tabiidir
    Nefes rasgele tevdi edilen bir hüccet değildir, aşk için ziyadedir, kul içindir
    İradeyi seçim mizan için en ibretli gerekçedir, aşk tensellikten arî izzette aittir


    Arif, ruhun ve kalbin bahtıdır
    Dervişlik, azimetin ve takvanın sadrında ahenktir
    Kul olabilmek, gülü dikeniyle terennüm ederek nefeslenmek nefsi merhaledir
    Gönlü ihata eden har, müddeti nefeste aşikâr olan ar, insan için vuslat ne bahar


    Suyun sükûnetin aşk edeptir
    Karın letafetinde ruhuma sudur eden sevda nardır
    Dil ihsandır, kelime anlamdır, kalbim sahibine iltica ettikçe gam bühtandır
    Yaşamak bu anlam içinde farkı farkıyla aklayan sanatı, ahirim için koklamaktır



    Mustafa CİLASUN
    Yazar : Risale Forum
    Aşk; halin demidir!

  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Nereden Yer
    Kayseri
    Mesajlar Mesajlar
    1.977
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 154 + 3744


    Bir ümit sun ne olur kalbin ab’ına!

    Açmayın sine-i efkârımın örtüsünü
    Küllenen melalimin sancıya türap olan hicran öyküsünü
    Dinlemeyin kalbimin hazin nağmesini, ruhumu bizar bırakan hançerini
    Titreyen şu hali acizliğimde avareleşen hislerini, dinmeyen nidamdan göz paremi


    Umut, vuslat için aşkı sultandır
    Yeis içinde nefeslenmek, sine için fevkalade bir zayiattır
    İnşirah kalp için ihsandır, kul için ihlâs niye farktır, aşk feda için aktır
    Yakan hicran, buğulayan her an, mavera yolculuğunda aşkı coşkuyla hale koyan


    Ruhumun mateminde hasret ar
    Lakin korkular içinde nefes almak, yüreğimi çok dağlar
    Vaat edilen hazlar, merakı önceleyen soluklar cennete girmek için ağlar
    Müddeti nefes için andığım, yüreğimin haresinde hüzünle baktığım farklılığım acı


    Yanan ocağın umuduna kanan
    Issız köşelerde avareliğin sefilliğinde merakı yudumlayan
    Kanayan sinenin hali efkârını hiç anlamadan yaşayan ve haykıran can
    Kudretin payesini, nefesin acizliğini, ömür için vaat edilen suali bilmeyince ağlar


    Sefilliğim aklıma düştükçe kar yağar
    Lal olan dilimin bizarlığı sineme akarak yüreğimi dağlar
    Ne andığım o korkutan nar ve ne de idrakine vasıl olamadığım her bahar
    Umutlarım için bekleyen filizlerde bir aşkı sevda var, kim hali fakirliğime yanar


    Seslenmeyin derin bir uykuyla irkileyim
    Düşlerin serencamında hülyaların şevkiyle hasrete ereyim
    Nefesim oldukça hazanı neyleyim, temaşa ettiğim nispette aşkla göçeyim
    Ah halimin derinliğine nüfus eden hazin kederim, kabrim için ölümle bedelleşirim


    Nefsimi bekleyen haşyetli bahanelerim
    Ne söylesem hakikat için kalbimin sahifelerinde eğleşirim
    İnayet için hamiyeti kimden dilerim, ah görgüsüz melalim seninle neylerim
    Mizan için niyaz ederim, kalbimin sahibine iltica ederek umudu aşkla yâd ederim


    Mustafa CİLASUN
    Yazar : Risale Forum
    Aşk; halin demidir!

  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Nereden Yer
    Kayseri
    Mesajlar Mesajlar
    1.977
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 154 + 3744


    Gönlüm burukken ne söylerim!




    Ağlıyorum sessizliğin ikliminde
    Ruhumu davet eden esrarın mahzun sahifesine
    Dilimin duçar olduğu edebin suhuletindeki naif masumiyete
    Nefesime refakat eden, yarım asırlık kelime mazime, ibretin fevkiyle idrakime


    Ne vakit bir yel nüfus etse halime
    İçimin anbean titrediği melalimle seyre salarım
    Öyle bir hakli sine-i hicranım vahalara uzanıp uyur kalırım
    Aşk için ağlarım, yangınlığın hasretiyle ruhuma artık bu vakitte ne anlatırım


    Erciyesin yamaçlarına bakarım
    Ağustos sıcağında dahi erimeyen karı ülfetle anarım
    Sevdanın pervazlarındaki aczi yetime boyun büker ağlarım
    Yanarım, hali perişanlığıma, kuruyan pınarlara ve solgunlaşan hazin hazana


    Bir damla suya hasreti yaşayana
    Aşka bigane kalarak ve mahrum olarak nefesi bırakana
    Yüreğimi dağlayan hicrana, umudun süruruyla sabahlatan korkuya
    Akşamdan arta kalan her ne varsa, feda olsun ömrün özlemindeki efkârlı aşka


    Nefesin feyzini ve aşkın hüznünü
    Üflenen neyde barizleşen vecdi temaşa ettikçe göçüyorum
    Ruhuma aşina olan her ne varsa, çıktığım ufkun kanatlarında anıyorum
    Sine-i efkârımla demlediğim hüznü bırakıyorum, hicranın perdelerini açıyorum


    Tutunduğum ne varsa, aşk narsa
    Cennet için nefes almak ne kadar muğlâksa, rıza sevdada
    Feda olmak, ihlâsa ram olarak tefekkürün zindeliğinde yaşamak ardır
    Vuslat bu manada ruhuma anlam kazandıran hardır, yoksa kalbim hicrandadır


    Lalelerin ülfeti, gülün mefkûresi
    İrademe gem olan zafiyetlerin bahaneler içinde ki zulmeti
    İnayet için vaat edilen ve hikmetinde gizlenen sabrın erdemli güzelliğini
    Bekleyen tertemiz kefeni, mizan için tevdi edilen letafeti hesap ettikçe ağlıyorum



    Mustafa CİLASUN
    Yazar : Risale Forum
    Aşk; halin demidir!

  6. #6
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Nereden Yer
    Kayseri
    Mesajlar Mesajlar
    1.977
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 154 + 3744


    Vurdu yine gönlümü şu mahzun hazan!

    Bin kızıl çöl çöktü yine gönlüme, akşamdan beri
    Ülfetin naifliğine alıp götürüyor o sazın aşkı teli
    Serdedilen güftenin zarafeti, mısraların aşkın seli
    Değmesin göğsüme artık hüznün kuşatan esenliği


    Neyleyim ki garibim yine gönül hanemde hasretim
    Özlemin bahtından esen nidaların sükûnunda erim
    Hali fakirliğime çaresiz boyun bükerim, ah inleyim
    Duyulsun artık, şu sinemi dağlayan elemde nefesim


    Ne bekleyen narın korkusu ve ne de yolculuk argını
    Yüreğimi dağlayan hasretin kuşattığı o aşkı hicranı
    Ram olduğum hazanın o sessiz şarkısı akan gözyaşı
    Deva sunmuyor baharım kutlu umudu, aşkı muştusu


    Yine gönlüm virane, geceler haşyetiyle aşkı merdane
    Ruhum amadedir mizan içinde bekleyen her haşyete
    Sine-i solgunluğum geçit vermiyor sevda meşalesine
    Ne söyleyim artık zırha bürünen ses vermeyen o yâre


    Durgun suların anlattığı ve misali hakikatte kadere
    Yazgımın hasrettiği her sahifesinde yaşattığı kedere
    Muhtacım kalbimin hicranında buutlaşan her nefese
    Mahkûm olduğum elemli esarete, hasretim kutlu sese


    Ne kaldı artık ömrü baharımda hazan hüzünle akar
    Sessiz çığlığım yıllardır sinemi acılarıyla çok dağlar
    Çekildiğim ıssız sokaklarda yüreğimi hicranla yakar
    Ne anam ağlar, kalbim suhuletin bağrında aşk yaşar


    Yalnızlığıma refakat ediyor hissiyatımla o mısralar
    Kuytu köşemde nicedir bekleyen, solgundur umutlar
    Kabir için kaldı artık alınan sessiz hüzünlü soluklar
    Yüreğimi buğulayan yaşadığım o korkular ve ağıtlar


    Mustafa CİLASUN
    Yazar : Risale Forum
    Aşk; halin demidir!

  7. #7
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Nereden Yer
    Kayseri
    Mesajlar Mesajlar
    1.977
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 154 + 3744


    Bilmem niye çok görüyorsun sine-i esini!

    Bazen alıp ummana götüren
    Nefesin feryadını gizleyip ifşa etmeden gözyaşı döktüren
    Yalnızlığın pervazlarında umut içinde dilenen, gönlün efkârını dile getiren
    Hicranın letafetine erdirip çaresiz boyun büktüren, hali bizarlığımı fark ettirmeyen


    Biga’n olduğum esrarı hüzün
    Figan ettiren her müşkülü ülfetin firakıyla yanar ağlarım
    Dağların yamaçlarında, hazanın bahtında sabahlayarak niye sancı yaşarım
    Çaresiz susarım, bu sızının ilzamını ummana bırakır, hecenin diliyle kime yanarım


    Gönül ya sözün özünde aşk ar
    Ne virane yürek sevda harıyla yanar ve ne de hevese kanar
    Tefekkürün meşkiyle neyi anar, ruhun sancısı hali sarar, hangi esrarın şevki kar
    Her ne varsa hakikatin serencamında ihtişamlı bir bahar, öte aşk için nar umut var


    Firakın aşkıyla firkat yanar
    Dağlayan hangi nağme varsa, hüzün içinde sinede başlar
    Yağan kar, esen rüzgâr, zemherinin hicranında sayıklamalar niye dağlar ey yar
    Yıllara sâri sakladığım umutlarım sinemi okşar, avareliğim kimin kadri için bizar


    Bilmem niyedir çok görüyorsun
    Ne dile geleni okuyor ve ne de hicranın sesini anlıyorsun
    Bu halin, fakirliğe müptela melalin, yanan kalbin aşkına yaban kalıp kaçıyorsun
    Bilmem ki niye yapıyorsun, bahtın dilinden anlamadan bahanelere kanıp akıyorsun



    Akan suyun nefesinde ne var
    Hissiyat canın iradesi için müşkülü melal, aşk hak için ar
    Niye gönül yanar, dil kelamın kadriyle sevdaya dalar, umut için hangi vakit har
    An yüreğimin sahifesinde ne ibretli nazar, vakti sadakat için aşk kalbime niye akar



    Mustafa CİLASUN
    Yazar : Risale Forum
    Aşk; halin demidir!

  8. #8
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Nereden Yer
    Kayseri
    Mesajlar Mesajlar
    1.977
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 154 + 3744


    Figanınla gülüyor, eleme göçüyorsun!





    Ne kalbin latifliğine malikim
    Ne hasretin bağrında nida eden bir sefilim, söyle kimim
    Kal’i anlamayan, hale yaban olan bu avareliğim kimin eseri söyle dinlerim
    Ne söylerim, bahtım için ayandır ahvalim, derdi nefeslenir, çileyi bade-i içerim


    Ne seyrine muhtaç olduğum ar
    Ne ruhumdan medet uman ibretli nazar, ey yar kim anlar
    Sessizliğin letafetindeki idrakim dalgaların insicamında haşyete öyle akar
    Hazan vakti, zemheri şahitti, müddeti nefes ki kalbe refakat etti, hal çekildi gitti


    Hicranın demindedir sine-i hal
    Hüzün, ruhumu kuşatıyor ey sessizliğin ülfetindeki yar
    Kar her demde halime yağar, sağanak umuda kanar, ne vakit açacak bahar
    Ne sözün kıdemi, ne sazın alıp götüren fevki, sazendenin hicran içinde zehrettiği


    Niye çok görüyorsun bir söyle
    Nefesin azizliğinde ikamet eğleyerek bir telaşa meyletme
    Ne ten, ne zevki âdem ve ne de edepten nasipsiz olan insani âlem halimde dem
    Tefekkür niye erdem, nasip kim için sabrı kıdem, sırrın kâtibi kim için aşkı kalem



    Ne yazılsa, dil sükûtla aklaşsa
    Pek latif olan ülfetli kalbin firak için hasrete şöyle kansa
    Anlamını kaybeden her ne varsa, şayet hakikatten uzaksa, o vakit kalp anlasa
    Dil sussa, hal unutsa, narın haşyeti kuşatsa, bu manada yaşamak bir umutsa anla


    Çekilmek, nefesi dürüp göçmek
    Mukadder olan zamanı beklemek, esinin rahlesinde ölmek
    Edebin her halini nefeslenerek yürümek, düşünmek muhayyile içinde yüzleşmek
    Ne vakit vaki olacaksa, mısraların dili halinde anlaşılmayınca, yazmak sızlatınca



    Mustafa CİLASUN
    Yazar : Risale Forum
    Aşk; halin demidir!

  9. #9
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Nereden Yer
    Kayseri
    Mesajlar Mesajlar
    1.977
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 154 + 3744


    Ben ağlayım, bahtın için kime yanayım!





    Bir dert ki umman için kifayetmiş
    Mecnunun ıstırabını kim anlar, hakkıyla sancı yaşar yanarmış
    Virane olmak, hali hazan içinde solmak, düşen yaprağın melalinde okunmak
    Ne yaraymış, hicranın katresine banmış, ne kadar nida etse de duyulmayan aşkmış


    Hakikat bilmem kim için farkmış
    Gönlün inşirahı, yüreğin yangınlığı hal iklimini kuşatan harmış
    Nar aşksa, ar haksa ve edep mutlaksa, hissiyatın ilzamı nasip için muratmış
    Anlatamadığım, dilin sızısıyla dağlandığım, sine-i efkârımı sakladığım sevda armış


    Ne yazılan nameler nede güfteler
    Ayan olmayan elemli kaderler, sinelerin serencamında ne demler
    Mızrabın hıçkırığında, rüzgârın uğultusunda, mahzunun bağrından sancılar
    Ne umudun, niyetin hasadındaki korkunun, solgunluğa duçar olan sabrın hesabı var


    Bir devlet ki nefese bedel değer
    Şayet insana yaraşan, kul olmaya ramak kalan umdeler solmuşsa
    Mefkûre denen uhdeler tükenmişse, idealler zevk için maslahat olmuşsa acıdır
    Niye gençlik erdemin, faziletin, edebin, ülfetin, firkatin, öte sancısından arî olurlar


    Tensellik için bahane uydururlar
    Aldatmaktan, hissiyatı karatmaktan, kalbin sesini anlamamaktan
    Naifliğin, zarafetin farkına vakıf olmadan yaşamaktan ve gülü kopartmaktan
    Âdem, adam olmadıkça, insan beşerlikten kurtulmadıkça, kul ki ihlâsa kanmadıkça


    Her ne yazılsa sadakat olmayınca
    Vuslatın hesabı yapılarak yaşanmayınca aklım olsa da acım başka
    Ne konuştuğum nefeslerin ve hatta viranelikte yaşayan mahzun kişilerin hülyası
    Hasretine matlup olduğu ütopyası, dünyevilik adına serdettiği ahkâmı kalbi anlasa


    Sen ağlama, ben ağlarım korkma
    Bir nesil ki yozlaştırılıp yeksana tabii olunca, aldatmak bir yarışsa
    Kul utanmayınca, insan hilkatini unutunca, yaşamak varlık namına sunulunca
    Korkmak bana yaraşır, ağlamak kalbim için ardır, sinem için öte bir sevdayı-ı aşktır



    Mustafa CİLASUN
    Yazar : Risale Forum
    Aşk; halin demidir!

  10. #10
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Nereden Yer
    Kayseri
    Mesajlar Mesajlar
    1.977
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 154 + 3744


    Cevap: Mustafa CİLASUN Şiirleri

    Çaresiz sustum söyleyemedim!




    Evet çaresiz gizledim serdetmedim
    Ruhumu okşayan sinemi kuşatan hicranı nefeslere ayan etmedim
    Bir anlamda çaresizdim hissiyatımın esiniyle meşk ederek serinledim geçtim
    Yıllara sâri hüzünle bahtıma boyun büktüm sabrı nefeslendim öteyi terennüm ettim


    Bilemezdin esin verdin veda ettin
    Nerden bilecektin bahşettiğin asudeliği elbette bilemezdin naiftin
    Gözlerini gizledikçe edebi önceleyince beklenmeyen ilham sinemi ihata ettikçe
    Susuyordum bütün dikkatimle esinin ihtişamını dinliyordum sürura niye akıyordum


    Yüreğin acizliğine hak veriyordum
    Yalnızlığın sessizliğinde yol alırken sükût ederken karşıma çıktın
    Fevkalade zarif ve bir o kadarda naif halinizle özür dileyerek sual etmiştin
    Nedense hayli şaşkınlık içindeydim beklemediğim duyguların sökünüyle karşılaştım


    Edebi derinliğiniz ve içtenliğiniz
    Kalbimi bizar ediyordu halimi alıp hasretin bağrında serinletiyordu
    Kelimelerin gücünü nefesin kutsiyetini meramın insicamını seninle keşfettim
    İnşirahın o titreten ihtişamıyla nazarın manaya mukadder hazzıyla karşılaşmıştım


    Ruhumun hicranını fark ettim
    Kalbinizin ülfetini hamiyetperver letafetini nezaketi nefeslendim
    Ne söylemişsem ne kadar meramı hasretmişsem kifayetsizdir itiraf ediyorum
    Hal dilinden pek anlayamadığımı kal için sarfı nazar ettiğimi latifliğinizle anladım


    Sanki ayılmıştım başkalaştım
    Vaktin ne çabuk geçtiğini hiç fark etmedim ziyadesiyle sevinmiştim
    Sinemde uhde olarak kalan ne kadar sızım varsa maksat duyguyu yaşamaksa
    Her ne kadar aynı lisan konuşuluyor olsa da feragat ve feda olmak maksatta yoksa


    Yaşamanın efkârıyla hayatta
    Her neye vasıl olmak şartsızsa iradi olmak azimet olsa da farkıyla
    Nefesin latifliğini nazarın ibretamiz yüceliğini halin hüznünü sürura erdirmektir
    Kal için niyetin hal için sadakatin edep için nezaketin kaygısıyla yaşamak farktır


    Mustafa CİLASUN
    Yazar : Risale Forum
    Aşk; halin demidir!

Sayfa 1/166 123451151101 ... SonSon

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

102, 103, 104, 105, 106, 108, 111, 112, 113, 115, 117, 118, 119, 120, 121, 124, 125, 126, 127, 128, 130, 131, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 151, 152, 153, 154, 155, 157, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 171, 172, 173, 174, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 187, 189, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 2004, 201, 2014, 2017, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 227, 271, 327, 427, 440, 527, 592, 600, 627, 727, 827, 927, aaa, abiler, ablalar, açacak, acil, acizane, adaletli, adalettir, adıyla, ahenk, ahmaklı, ahseni, aklı, aklımızla, akti, akıldan, akıllara, akılını, alaca, alanında, aldatan, aldatmak, aldatmaz, aldıkları, âlemleri, alınmış, amelin, amin, andan, anlamıyorum, anlayamıyorum, anlayan, anlaşılmıyor, anlaşılı, aracı, araf, arkadaşı, arpa, arınmış, arz, asi, askerlik, aslı, asırlara, atan, atmak, atmasın, avam, aya, ayetten, aynen, ayrımı, azamı, azarlama, azlığı, ağlayarak, ağzı, aşk-ı vuslat, bahanedir, bakmalı, bakmıyor, bakıyorum, barışı, basar, baskı, baskısı, bayrak, bağlamış, bağışlar, bağışıklık, başarının, başkasını, başlattılar, başlayan, başıboş, başındaki, bedeldir, bekçisi, belirleyen, beraberlik, bertaraf, beslemek, beter, bezirgan, beşer, bildim, bilenlere, bilesin, bilinen, biliniz, bilinmez, bilirsiniz, billahi, bilmede, bilmeliyiz, bilmesi, binaen, binaenaleyh, bindir, bir adam, biranda, birçok, birdir, birebir, birlik, bitkisel, bitmeyen, bitti, bizimle, bizleri, bombalar, bozan, bozulması, boğulmak, boşa, budur, bühtan, bulamaz, bülbülü, buldum, bulunmak, buna, bundan, bütünleş, bütünlüğü, bırakmıyor, bıraktığı, çalışıyor, çalışıyorlar, camiası, camiler, çaresizim, cazibesinden, çağırıyor, cebinde, çekerdi, çekerse, çekilmeli, çekiyor, çekmez, celilini, çerçevesi, cesaret, cihanı, çinde, çünki, çıkış, çınar, çıplak, dadır, daha, damarı, darda, darı, dayanıyor, dağlar, dedikleri, dediler, defaten, delalet, delildir, demdir, demeye, derece, deri, devayı, deyince, değildi, değilim, değiştirmek, dikkatle, dile, dilemek, dileyen, dinimi, dininde, dinlemedi, direniş, dirilsin, divanı, diyarın, diyarında, diyebilirim, diyordum, diyoruz, diz, diş, dökmek, doktora, doymak, doğruları, doğuma, dünyadan, duruma, duyan, duymamak, düğü, düğümü, düşüncelerle, düşünmeliyim, düşünüyor, düşünüyorum, dış, dışında, eceli, edeceğiniz, edendir, edenleri, edepli, edilemeyen, edilirse, edin, edinirse, edipler, ediyorlar, ediyorsun, efendim, efes turları, efkar, ekimi, ekseninde, eksenli, elenmek, elimizden, eliyle, ellerinde, elmeli, elzemdir, emanetin, eminle, emrini, emsal, enam, enteresan, eriyen, erozyonu, ertelemeyi, esenlik, esrarlı, etmekteyiz, etmeme, etmemesi, etmemiz, etmişsin, etsek, etsem, ettiklerini, ettiren, ettirir, ettirsin, ettiysen, ettiğimiz, evden, evilik, evladı, eyleme, eğilir, eşsiz, fakirler, faktörler, farklar, fazilet, faziletler, fecr, fecrin, fedakarlığı, felak, felakete, ferah, feraseti, fikirleri, fikrini, firdevs, foto, frenk, fussilet, fırsatçıları, fırsatları, galebe, gamsızlığı, garibim, gayret, gazabı, gecelerin, geçirmiş, geçiş, geçmesi, gelmiyor, gelmiş, gemide, gerçeğini, gerekiyor, gerilmiş, getirip, gezi, gideceğini, gidip, gidiyorsunuz, gidiyoruz, girdim, gitmez, gitmiş, gitti, gizlidir, göndermiş, göreceksin, görmesin, görmeye, görmeyi, görmezse, görüyorum, görüşleri, gösteriş, gülene, günahtan, gününüz, güvenin, güvenli, güvenme, güzelliği, hadislerden, hak, hakikatine, hakikatten, hakikattı, hakkaniyeti, haktan, halet, halka, halketmiş, hallere, hallerini, hangisine, hapis, harap, hararet, harbi, hastalıktan, hatalarla, hatası, havas, hayalleri, hayattı, hayatım, hayrette, hazinedir, hazretlerini, hazırlıklar, hazırlığı, herşeye, herşeyin, heves, hevesi, hezeyan, hidayetin, hiddetle, hilkat, hissediyorum, hissettim, hitaben, hitabet, hizmete, hücum, hükümet, huylu, hırsları, ibarettir, iblise, ibrettir, içimize, içindeyim, idrakin, ihanet, ihata, ihlastı, ihtirasları, ihyası, ikincisi, ilerlerken, ilham, ilimle, ilimlerde, ilimlerle, ilimsiz, ilişkisi, ilkokul, imdat, imran, imtihandı, inananlar, inancı, indirilir, inhisar, iniyor, inkilabı, inna, insanlığı, intihara, isen, istedin, istekleri, istemeye, isteğini, isyana, itham, itibat, itidal, işaret, işgal, işkence, işlere, iştir, iştiyak, jpg, kabin, kabre, kabrimi, kabrin, kabristan, kafaya, kahrı, kainatta, kalacak, kalası, kalbimde, kalbinin, kaldıracak, kalmamalı, kalmamış, kalmasını, kalpteki, kalsı, kapanmak, kapansam, kapılmak, kapında, karakol, kardeşi, kardeşleri, kardeşlerimiz, kardeşlerimizi, karışması, katledilen, kavga, kavramı, kavuşmuş, kaygılarından, kayseri, kayısı, kazancı, kağı, kebiri, kederi, kemalin, kemik, kendilerini, kesilmiş, kesiş, kesmeyi, kesretli, kesti, keyf, kimsede, kinaye, kitabını, konuşmak, konuşsun, korkudan, korkunun, koruması, koyan, koyup, koşulsuz, koşuş, kudretine, kulak, kullar, kurar, kurtarıcı, kılman, kınamak, kırılmadan, kırılmaya, kısmı, kıssalar, kısı, kısımlarını, kıymetini, lam, lan, laneti, libası, lisanı, lütuf, lüzumu, mahalli, mahlukat, mahremiyeti, mahşere, makamından, mama, maraz, mazlumlar, mağfiret, mağfiretini, mağlup, mecbur, medarı, media, medrese, melaike, menbaı, meramı, merhametin, mesajın, mesel, meselede, meselelere, meselesine, meseleyi, mevcut, mevsimler, mevsimlerin, meydanı, meyletmek, mezarlık, mihengine, milleti, misliyle, mizanıyla, modu, muazzam, muhabbete, muhabbettir, muhakkak, muhtacı, muhterem, mukaddestir, mükellefi, mükellefiyet, mükerrem, mümkü, münazaraya, müphem, müslümana, mustafa, müttefik, müş, nail, naki, nas, nasib, nature, nağmesi, nedenleri, nefer, nefret, neyin, nezâket, nezaketi, nihayet, niyetle, nüfuz, nüksetti, nurdur, nurullah, nutku, odası, ödü, okumaktan, okuyorum, okuyunca, olacaklardı, olan, olana, olduk, olduğuna, olduğundan, olgun, olmadı, olmadığı, olmaktan, olmamak, olmayanı, olmayı, ölmeye, olmu, olsalar, olsun, olu, onlardan, onsuz, onuru, oralarda, örfi, orga, ötelemek, ötelere, oyunlar, özellikle, öğrendim, öğrenmeyi, öğreten, öğretmenin, pakistan, parçalayan, parkı, payidar, paylaşmak, paylaşıyorum, pembe, planı, pusula, pınarı, rabbinin, rabbı, rahatla, rahatı, rehbersiz, revaç, rezil, rfan, ricası, risalesinde, rüyalar, rüyam, saadetine, sabahı, sabır, sabırda, sabırı, sahibi, sahibidir, sahibine, sahnesi, sahte, sahurun, sakı, sali, samimiyettir, sancıları, sanmak, sardı, sarih, sarılmak, savrulan, sayan, sayılan, script, seçim, sekiz, sekte, selma, semai, seniye, sera, sermaye, servet, servis, seslendi, seslenir, sev, severiz, sevgisiz, seviyesi, sevmeyen, sevmez, sevsin, show, sihri, sisi, sivilce, siyasal, sizde, sizdeki, sizlere, sofrasından, sohbete, sohbetin, sohbette, sor, söylemez, söylemiş, söyleyerek, söylüyorum, suçludur, sultana, süre, süren, sürgünde, surlar, sürmek, sürü, sürüklüyor, susuz, süzülen, sıhhat, sıraları, sırdı, sırra, sığı, sığınmak, tahrip, takdirde, takibi, taksim, takvasını, takvaya, takvim, tanımayan, tanımayanlar, tanıyor, tasavvur, taviz, tavsiyelerini, tavır, taşları, tecavüz, tedirgin, tefrikaya, telefonlar, teli, tema, terakki, teranesi, terki, ters, teslimiyete, tevhit, tevili, teyze, ticarette, titremeleri, titreyiş, tokat, toplamak, topluma, tüccarlığı, tükenmez, tutar, tutma, tutmaz, ufkunu, ufuk, ülke, uluhiyeti, umma, umum, unutması, unutulmayacak, üstü, uyanmalı, uyanı, uykular, uykunu, uyum, uzak, üzermiyim, üzülmesin, üzülmeyin, vade, varlığının, varmıdır, vazgeç, vazifeli, vazifemi, verdiği, verildi, verilmiş, vermenin, vermişler, vesayet, vesveseler, veyahut, vicdanında, vurmak, warning, yakmaya, yakınlarımda, yalnizlik, yalnızlıkta, yandex, yanlışlar, yanmak, yapacaktı, yapanlar, yapması, yapılırsa, yapıyorlar, yaradan, yaradanı, yarası, yaratanı, yaratılanlar, yardımcı, yardımı, yarım, yarışı, yatmaktan, yayı, yazdığı, yazmalı, yazılan, yazılırken, yağıyor, yaşadığı, yaşamada, yaşanmaz, yaşanıyor, yaşlılara, yaşıyoruz, yepyeni, yerden, yitik, yokluğunda, yolcusu, yolcusun, yolcuyum, yönelelim, yorgunluk, yükleri, yurduna, yüreğime, yürüyüş, yüzleri, yüzleşmek, yıkıyor, yıldızlara, yıldızları, yılların, ışık, ışıkları, zahmet, zakir, zamanla, zamanları, zarif, zeminde, zerrelerin, zikirle, zira, zulmet, zulmü, şahsen, şahsiyet, şartları, şayet, şaşkınlığı, şehr, şerifi, şevk, şevkte, şeye, şifası, şirke, şirkle, şöhret, şükrettim, şükürle

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222