2 sonuçtan 1 ile 2 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Feb 2012
    Mesajlar Mesajlar
    1.605
    Blog Blog Girişleri
    44
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 262 + 16732


    Post Bir Sonbahar zamanı





    TATLI hüznün insanın içini ve dışını sardığı bir zamandır.

    Tam da bu zaman.

    Bir adı “âhir zaman”,

    Bir adı son zaman,

    Bir adı ihtiyarlık zamanı,

    Bir adı ikindi vakti,

    Bir adı da sonbahar…

    Hepsinin çıkış kapısı aynı.

    Her hüzün ve gamın bir sevinç ve mutluluğa dönüştüğü zamanlar...

    Ve bunu en ideal anlamda Bediüzzaman söylemiş:

    “O vakit hem güz mevsim-i hazinanesini ve ihtiyarlık hâlet-i mahzunanesini ve âhirzaman mevsim-i elîmânesini andırır ve hatırlatır;

    hem yevmî işlerin neticelenmesi zamanı, hem o günde mazhar olduğu sıhhat ve selâmet ve hayırlı hizmet gibi niam-ı İlâhiyenin bir yekûnu teşkil ettiği zamanı,

    hem o koca güneşin ufule meyletmesi işaretiyle insan misafir bir memur ve her şey geçici, bîkarar olduğunu ilân etmek zamanıdır.”


    Bir anlamda sonun başlangıcıdır sonbahar yaprakları…

    Her bahardan sonra bir yazı, her sonbahardan sonra bir kışı yaşayarak geldi insanlık.

    Yaprakların haşin tahribatı,

    Lodos rüzgârlarının dehşet fırtınaları,

    Kanatsız kalan ağaçların garip halleri…

    Hep insanı farklı duygulara götürür.

    “Bir bahar akşamı rastladım size” mısralarından alın,

    “Ömrümüzün son demi” hüznüne,

    “Artık nasıl geçersen geç” avareliğine varıncaya kadar.

    Hayatın bin bir acı ve çapraşık halleri arasında bocalayan insanlık…

    Bunlardan ayrı olarak her şeye boş verip, ince işlere kafa yormayan bedbaht topluluk…

    Yakılan ve yıkılan değerlere aldırmadan geçen fani hayatlar…

    Merhametsiz simalar…

    Sonbaharın verdiği ve beyinleri zonklatan şeylerin farkında olmayanlar…

    İşte her şey o sonbahardan sonra ufule meyletti.

    Tıpkı İbrahim Aleyhisselâmın “Lâ uhubbi’l-âfilîn” nidaları gibi.

    Kaybolanlar ve geri dönüşü olmayanları sevmeyenler gibi.

    Sonbahar yaprakları bir çok şeyi sesli veya sessiz dillendirir.

    Onun seslerine kulak verirken anlarız bunları...

    “Boşvermişim boşvermişim boşvermişim dünyaya

    Ağlamak istemiyorsan sen de boşver dünyaya”

    diyenlerin afakî tavırlarından değiliz.

    “Gel gidelim dosta gönül” diyenlerin yolundan…

    “Muhabbet şu kâinatın bir sebeb-i vücududur”
    diyenlerin yolundan…

    Hissiz, duygusuz insanların katı ve gaddar hallerinden iğreniriz.

    Nice bitkin ve ümidini yitirenlere ümit oluruz.

    Bir sonbahar zamanı…

    Asr-ı Saadet’e gideriz.

    Veda tepelerine…

    Hira Mağarasındaki o ilk hitaba…

    Beytullah’ta tavaf ederiz.

    Serinlemek için Medine yollarına düşeriz…

    Bedir kuyularına,

    Uhud’daki okçuların gafletlerine…

    Cennet-i Baki’de ruhlara Fatihalar okuruz.

    Mescid-i Nebevî’deki doyumsuz o güzel kokuyu ciğerlerimize kadar çekeriz.

    Bu haller hep bir sonbahar mevsiminde yaşandı.

    Bu firak hislerini en çok yeşillerle iç içe olanlar daha çok anladı.

    Bozkırlarda hayat hallerini yaşayanlar fazla hislenmediler.

    Günde yüz elli bine yakın insan’ın ebedî âleme kanat açması ile öğrendik sonbaharı…

    Aklımızı başımıza aldık.

    Her namaz vaktini bir son zaman olarak bildik.

    Zira İki Cihan Serveri (asm):

    “Kıldığınız namazlarınızı son namaz olarak kılınız” demişti…

    Ve bir an gelecek işte o son namazı kılarak ebedî vatanımıza ulaşacağız.

    Yoksa mevsimler bir kıvam üzerinde gider mi idi hiç?

    Hepsi bir müziğin nağmeleri gibidir.

    Zira zaman işte son zamandı.

    Savrulan her yaprak gibi, nereye gideceği belli olmayan kırık dallar gibi…

    Sonbahar…

    Sen bize hâl dilin ile bunları söyledin.

    Alacağımız dersleri aldık.

    Her şeyin geçici ve bîkarar olduğunu,

    Bütün daimî güzelliklerin ebedî âlemde olduğunu…

    Ve son müceddidi andık.

    “Sizlere hitap ediyorum” demişti.

    “Şu muâsırlarım, varsın beni dinlemesinler... Zira ben biliyorum ki, şu kitabın mesâili hakikat olarak sizde tahakkuk edecektir” diye haykırıyordu.

    En gaddar çehrelere meydan okuyordu.

    Kara simalı ve zifiri düşünceli insanların tehdit ve tahditlerine beş para vermemişti.

    O da son zamanın sultanı idi.

    Yani son zamanın sonbaharı…

    Ne onca hadiseler onu yıldırdı,

    Ne de olayların vicdansızlığı…

    Ve başardı.

    Binlerce insanı ebedî saadetin yolcusu yaptı.

    Her sonbahar yaprağı o zaman taze bir bahara inkılâp etti.

    Bir sonbaharı yaşıyoruz.

    Ümitsizliğin dünyamıza kıl kadar tesiri olmadan…

    Şahs-ı manevînin ferdiyet, kutbiyet ve gavsiyetini hissederek.

    Bu birlikteliğin zaman ve mekâna sığmayan atmosferi ile.

    Yıkmadan, dökmeden, aldırmadan, yıkılmadan...

    Yoksa mevsimlerin gelip geçmesi, bizi yolumuzdan alıkoyamaz.

    Bir sonbahar zamanı işte böyle yaşandı.

    Hadiselerin mahkûmu olmadan,

    Mağlûp olmadan,

    Dim dik ayakta durarak…



    RAŞİT YÜCEL

    Benzer Konular
    "Bu zaman ehl-i hakikat için, şahsiyet ve enaniyet zamanı değil. Zaman, cemaat z
    "Bu zaman ehl-i hakikat için, şahsiyet ve enaniyet zamanı değil. Zaman, cemaat z Devami...
    Zaman cemaat zamanı, aşiret zamanı değil
    Zaman cemaat zamanı, aşiret zamanı değil Dine hizmet amacıyla teşekkül etmiş yapılar zamanla hem bir iktidar ilişkisinin odağı haline gelmişlerdi Devami...
    "Artık tarikat zamanı değildir. İmanı kurtarma zamanı mıdır.?
    "Artık tarikat zamanı değildir. İmanı kurtarma zamanı mıdır.? Bir cemaat: "Artık tarikat zamanı değildir. İmanı kurtarma zamanıdır." diyerek tarikat ve tasavvufa karşı çıkıyor. Neler söylersiniz? - Bu sözün söylendiği zamanki dünya şartları son derece önemlidir. Bu söz X
    Zaman Cimrilik Zamanı Değil; Zaman Fedakarlık Zamanı!
    Zaman Cimrilik Zamanı Değil; Zaman Fedakarlık Zamanı! Îsar İnsanın, başkalarını kendisine tercih etmesi mânâsına gelen isar, toplumun menfaat ve çıkarlarını şahsî çıkarlardan önce tutmaktır. Susuz kalmış birkaç damla suyunu paylaşıyor Müslüman kardeşiyle, aç ve bir lok
    Yazar : Risale Forum
    İnsanlar içinde kurtulması en ümitli olan, kendisinin akıbeti hakkında en çok korkandır.

    Süfyan-ı Sevrî

  2. #2
    tebliğ çevrimdışı Vefasız
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Nereden Yer
    Şark..
    Mesajlar Mesajlar
    2.557
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 459 + 32174


    Cevap: Bir Sonbahar zamanı

    Severim Hazan mevsimini !!

    Güzel bir paylaşım Allah cc.Razı olsun kardeş..satırları okumakta aynen kendisi gibi huzur veriyor..
    Yazar : Risale Forum
    Biz ise hem insancasina,Hem muslumancasina yaşamak istiyoruz.Bediuzzaman..

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222