İslam’da Uğursuzluk Yoktur!
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ey îmân edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın!..” (Hucurât, 12)
Rasûlullah (sav) buyurdular:
“En güzeli, hayra yormadır. Uğursuzluk, hiçbir müslümanı teşebbüsünden vazgeçirmesin. Herhangi biriniz hoşlanmadığı bir şey gördüğü zaman şöyle desin: Allah’ım! İyilikleri sadece sen verirsin; kötülükleri yalnız sen giderirsin. Günahtan kaçacak güç, ibadet edecek kuvvet ancak senin yardımınla kazanılabilir.” (Ebû Dâvûd, Tıb, 24/3919)
Rasûlullah (sav), insanların bazı şeylere uğursuzluk atfetmesini yasaklamış, bütün her şeye iyi ve müsbet bir nazarla bakmayı esas kılmıştır. Hz. Enes’ten rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sav) bir gün:
“−Uğursuzluk yoktur. Ben, hayra yormayı tercih ederim” buyurmuştu. Sahâbîler:
“–Hayra yorma (tefe’ül) nedir?” dediler. Efendimiz (sav):
Güzel ve olumlu sözdür” buyurdu. (Buhârî, Tıb, 19; Müslim, Selâm, 102)
Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)
el-Bedî’: Bütün varlıkları, eşi ve örneği olmaksızın, sanatkârane bir şekilde yaratan, misilsiz, hayret verici âlemler icat eden, hiçbir benzeri olmayan şeyler ortaya koyan demektir.
Kısa Günün Kârı
Dikkatli olmakla birlikte insanlara ve hâdiselere iyi gözle bakmak, kişiye büyük bir rahatlık sağlar.
Lügatçe
zan: Sanı; sanma durumu.
teşebbüs:
Girişim, girişme.