3 sonuçtan 1 ile 3 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden Yer
    kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    1.367
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 333 + 25798


    Exclamation Babadan kızına veda busesi

    Hani bulmacalar vardır ya hafta sonu gazete eklerinde : “İki resim arasındaki farkı bulun!”
    Hafta sonu da okuyabileceğiniz yazımı iki resim eşliğinde sunuyorum.
    Biri, beyin ölümünün gerçekleştiği söylenen kızına veda busesi kondurmaya çalışan mahzun bir babanın canlı fotoğrafı.
    Diğeri, az önce beyin ölümü gerçekleştiği için organları bağışlanmış bir kız çocuğu bedeninden-biz doktorların mekanik deyimiyle kadavradan- “doku parçaları” almak için bekleyen soğukkanlı sağlık görevlileri.
    İki fotoğraf arasında bir benzerlik yok ki farklarını bulasınız.
    İki fotoğraf da aynı mekanda ve ihtimal aynı günde çekildi.
    Fotoğrafın altına, “Babadan kızına veda busesi” yazılmış. Fotoğrafa haksızlık bu. Çok yükleniyorlar renklere, ışığa ve biçimlere. Fotoğraf nasıl anlatsın ki vedayı! Renklerin haddine mi düşmüş bir buseyi resmetmek!
    Hıh!
    ***
    Bir veda… Hem de babadan kızına… Hem de kızını dünyada bir daha göremeyeceğini bile bile… Hem de babanın da kızının da razı olmadığı bir veda… Hiç beklemedikleri, öncesini hesap edemedikleri, hiç hazırlanamadıkları…
    Bir veda… Tek taraflı… Biri güle güle diyor ama diğeri suskun…
    Bir buse… Babadan kızına… Babanın dudağı sımsıca, kızın yüzü soluk ve soğuk. Babanın gözleri kızının yüzünde geziniyor, kızının gözleri babasına dönmüyor bile. Küçük de olsa bir işmar, bir kıpırtı, bir göz kaçırma yok.

    Bir buse… Canlı dudaktan cansız yanağa. Babanın hayallerinde, rüyalarında koşuyor, gülüyor, coşuyor kızı… Babaya dair bir hayalin teselli edici bir kıvılcımı bile değmiyor babanın yüreğine.
    Veda… Biri özlediği/özleyeceği hissedilsin istiyor, diğeri ‘özleyeceğim’ bile diyemiyor. Biri dünya dolusu bir hasreti gökyüzü yapıp kızının gözlerine dökmek istiyor, diğeri solunum cihazının kişiliksiz nefesleri arasında yüzünü bile dönmüyor/dönemiyor.
    **
    İki beden görünüyor fotoğrafta… Biri yaşça büyük, hayatta ve ayakta. Diğeri çok küçük… Çocuk. Yaşıyor sanılıyor ama yaşamayacağına dair rapor veriliyor. “Organları kendisine yaramayacak…” deniyor. Nefes aldırıp verdiren cihazları bağlamaya değmeyecek kadar gözden çıkarılmış… Kalp atışı monitörler için bile kayda değer değil.
    Fotoğraftan bize yansıyan bunlar.
    Yansımayacaklar da var fotoğraftan. Ne kadar sık bakarsak bakalım varlığını somutlaştıramayacağız. Ne kadar çok çoğaltırsak çoğaltalım bir kez olsun var edemeyeceğimiz…
    Işıkla görülebilir şeyler değil o yansımayanlar; üzerine ışık değmeyecek kadar uçarı, renklere ve biçimlere dökülmeyecek kadar ötelerde…
    Bir bakıştan sonra unutacağımız kadar gelip geçici.
    Bir hatırlamadan sonra kenara bırakacağımız, dert edinmeyeceğimiz kadar kararsız.
    Ama var…
    Var ama..
    ***
    Kelimeler anlamlara dar gelir çoğu zaman.
    Tasvirler gerçeğin özgür çırpınışlarını kafesler, hapseder.
    Bir deniz köpüğü taklidi yapabilmek için önce deniz olmalı önce değil mi insan?
    Denizin hakkını vermeden köpüğün hakkını kim verebilmiş?
    Deniz olmayı göze almak gerek bir köpük olarak göze girmek için…
    Denizce mavi.
    Denizce derin.
    Denizce bol.
    Denizce kıyıları olmak gerek; upuzun.
    Denizce serin durmak gerek bir anda eriyiveren köpük olabilmek için.
    Deniz olmak gerek var yok arası titrek ve elde avuçta kalmayası uçarı bir köpük taklidi yapmak için bile.
    Olamazsın ki…
    Olsan bile en fazla taklit edersin, en fazla köpüğünü taklit edebilirsin.
    ***
    Ellerinde kutularla bekleyen adamlar yoğun bakım cihazlarına bağlı o bedenin sakladığı ruha baba değiller. Az sonra parçalarını alacakları bedene üflenen o ruh, elleri kutulu adamların kızı olarak üflenmiş değil. Gövdesinden kaçıp giden o ruh, o nefha, o nefes, kutulu adamları hiç kız tebessümü göndermedi ki… Bir kız tebessümünü “görebilmek” için o kıza baba olmak gerek… Olmak gerek ama, olmak
    Fotoğrafın birinde baba-kız olmuş iki beden var. Diğerinde ise babaların kızları görünmüyor; adamlar kızlarının babaları olarak duruyor değil. “Baba-kız” olmak kelimelerin taşıyabileceği bir şey değil. Karı-koca olmak da öyle. Dost olmak da. Sevilen-seven olmak da öyle… Kelimeler köpük taklidi yapabilir sadece. Deniz olmak başka, bambaşka… Az sonra bölüştürülecek o bedene “kızım” diye bakan biri olmaktır deniz olmak.
    ***
    Deniz olmak o mahzun veda busesini konduran adama düştü bu defa. O adam da, ellerinde kutularla bekleyen adamlardan biri, ellerinde kutularla bekleyen adamların fotoğrafını seyreden adamlardan biri, ellerinde kutularla bekleyen adamların fotoğrafları üzerine yazı yazan/okuyan adamlardan olabilirdi şimdi. Tıpkı benim gibi. Tıpkı senin gibi.
    O adam da biliyor ki o parçalanacak beden değil kızı. Kızı, o yüzü resmeden et ve kemikten daha ötesi, daha fazlası.
    Birini kızı olmak bir takdirdir, bir ruh üflemelik ayrıcalıktır. Bir defalığınadır, tekrarı yoktur, eşi benzeri üretilemez.
    Kızımız olmak denen o sırlı ve biricik, özel ve tanıdık nefes üflenmiştir, üflenmektedir her an kızlarımıza. Üflenmiştir ve üflenmektedir her an ‘baba olmaklık’ da bedenlerimize.
    O fotoğrafa bakınca asla göremeyeceğimiz, şeffaf ama her şeyden daha kalıcı ve sahici o nefesi, o nefhayı, o fotoğrafın içinde olunca görebiliyoruz ancak. Deniz olunca yani. Deniz olmak da bir kereliğine.. Son kez olduğunda anlaşılıyor, hakkı veriliyor ancak. Son buseden önce anlamak neredeyse imkansız. Belki son buse de yetmeyecek.
    ***
    Bulmacayı birlikte çözelim:
    O fotoğrafın içindeyiz şu an.
    Yüzünün solacağını bile bile öpüyoruz kızlarımızı.
    Yüzümüzün soğuyacağını bekleyerek öpüyor kızlarımız biz babalarını/annelerini.
    Et ve kemik dağılıyor, ten ve beden pörsüyor.
    O kudsi nefha, o Rabbani üfleme hep yeni kalıyor, yineleniyor.
    O nefha, o fotoğrafların içine sahici bir deniz olarak yerleştiriyor bizi.
    Deniz gibi derin. Denizce mavi. Denizce sahici.
    Yoksa, dolduracak tek şeyleri soğuk kutular olan adamların fotoğrafında yer alırız.
    Yoksa, anlamlarını bir kutuyu dolduracak bedenleriyle tamamlamayacak adamlar olarak kalıveririz.
    ***
    İki fotoğraf arasına fark koymak için…
    …varlığını ev, ofis, araba kutularını doldurmaktan fazlasıyla anlamlandır, nefeslendir.
    Önemsendiğini, pek önemsenmeyen gönlünden ve ruhundan bil…
    İşte burada kızınlasın, oğlunlasın, babasın, annesin..
    Bir nefhalık bir fırsatın, bir nefeslik özel ve biricik deneyimin ortasındasın.
    Veda etmeye değer, veda edilmeye değer kılınmışsın.
    Ruh: ağır bildiğin her şeyin tartıcısı.
    Ruh: değerli bildiğin her varlığın mayası, aslı.
    Ruh: Yaratan’ın nefesi.. Ne O’nun kendisi, ne O’ndan ayrı anlaşılası.
    Sorulmayası…

    SENAİ DEMİRCİ

    Benzer Konular
    Tiryakilik anne babadan geçiyor
    Tiryakilik anne babadan geçiyor Tiryakilik anne babadan geçiyor ebeveynin sigara kullanmasının gencin sigara kullanma riskini iki kat artırdığına dikkat çekiyorlar. Devamı İçin Tıklayınız.
    Atatürk'ün manevi kızına son veda
    Atatürk'ün manevi kızına son veda günü Sakarya'nın Akyazı İlçesi'nde geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi kızı Ülkü Adatepe, son yolculuğuna uğurlandı. De
    Soyadı sadece babadan geçmeyecek
    Soyadı sadece babadan geçmeyecek Anayasa Mahkemesi, Soyadı Kanunu'nun, evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuğun babasının seçtiği veya seçeceği adı alacağına ilişkin hükmünü iptal etti. Devami...
    Anne Ve Babadan Biri
    Anne Ve Babadan Biri Anne ve babadan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına erişecek olursa, onlara sakın"Öf' bile deme, onla
    Otçu Babadan Kuran dersleri
    Otçu Babadan Kuran dersleri İstanbul Gaziosmanpaşa'da, gençleri uyuşturucuya alıştıran Nazif Kamil Örde adlı bir kişi yakalandı. Uğur Dündar yönetimindeki Arena ekibi, kendisini 'otçu baba' olar
    Yazar : Risale Forum
    Tahmin ederim, şimdi küre-i arzda Risâle-i Nur şakirdlerinden -kalben ve ruhen ve fikren- daha az sıkıntı çeken yoktur.
    Çünki kalb ve ruh ve akılları îman-ı tahkikî nurlarıyla sıkıntı çekmezler;
    maddî zahmetler ise, Risâle-i Nur dersiyle hem geçici, hem sevablı, hem ehemmiyetsiz, hem hizmet-i îmaniyenin başka bir mecrada inkişafına vesile olmasını bilerek şükür ve sabırla karşılıyorlar.
    İman-ı tahkikî dünyada dahi medar-ı saadettir diye halleriyle isbat ediyorlar.

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Nereden Yer
    küre_i arz
    Mesajlar Mesajlar
    306
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 90 + 6120


    Cevap: Babadan kızına veda busesi

    bir kaç saat önce arkadaşımın birisi öbürüne dedi ki senin baban yaşıyor mu? o da evet dedi, o zaman neden ağlıyorsun!... sustum kaldım onları dinlerken, diyecek bir kelime yoktu zaten.Henüz vaktimiz varken, şayet hâlâ hayattalarsa annelerimizin babalarımızın kıymetini bilelim inşallah..
    Yazar : Risale Forum
    Müritlerinden biri “Efendim namazda iken nasıl olmak gerekir?”
    şeklinde bir soru sorması üzerine,
    Mevlana: “Namazda iken namazda olmak gerekir”diye cevap vermiştir...

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden Yer
    kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    1.367
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 333 + 25798


    Cevap: Babadan kızına veda busesi

    ahh kardeşim en büyük eksiklerimizden biride bu değilmi zaten
    elimizdekilerin kıymetini anca kaybettikten sonra anlıyoruz...
    Rabbim bu hataya düşürmesin inşaAllah...
    Yazar : Risale Forum
    Tahmin ederim, şimdi küre-i arzda Risâle-i Nur şakirdlerinden -kalben ve ruhen ve fikren- daha az sıkıntı çeken yoktur.
    Çünki kalb ve ruh ve akılları îman-ı tahkikî nurlarıyla sıkıntı çekmezler;
    maddî zahmetler ise, Risâle-i Nur dersiyle hem geçici, hem sevablı, hem ehemmiyetsiz, hem hizmet-i îmaniyenin başka bir mecrada inkişafına vesile olmasını bilerek şükür ve sabırla karşılıyorlar.
    İman-ı tahkikî dünyada dahi medar-ı saadettir diye halleriyle isbat ediyorlar.

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222