Artık uyanma zamanı..sana bir zehir içirdiler,altın kadeh içinde "şeytanın çocukları“( ! )
Atan Adem’i nasıl kandırdıysa şeytan, onlarda seni kandırdılar, allayıp, pulladılar, bir anlık gafletinden faydalanıp içirdiler o zehri sana.
O zehir dünya sevgisiydi, makam mevki hırsıydı, şehvetti. Ne zaman ki "Allah(cc)sevgisiyle dolu kalbini bu saçma sevgilerle doldurdun" İşte o an içine "ölüm korkusu" girdi, şeytanın çocukları gibi, sende ölmekten, elde ettiğin bu yalancı dünya zevklerini kaybetmekten korkar oldun. İşte o andan beri sürüyor esaretin.
Nasıl ki atan Adem, cennetten kovulup dünyaya geldikten sonra çile çektiyse, sende çile çekmektesin..

Çünkü suçun büyük

yüksek dağların karı çok,ayazı yaman olur( ! )

senin hata yapma lüksün yoktu

uyarmıştı seni Rabbin şeytana karşı:

"Ey insanlar!Yer yüzünde bulunan helal ve temiz şeylerden yiyin ve sakın şeytanın arkasına düşmeyin !
Çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır. O size daima kötülük ve çirkin işler yapmanızı, Allah hakkında bilmediğiniz şeyler söylemenizi emreder" (Bakara Suresi : 168-169)

Onların oyununa gelmemeliydin çünkü sen "Eşref-i mahlukat" tın
Allah’ın ipine (İslamiyet'e) sımsıkı sarılmalıydın çünkü senin asıl gücün "Nefsinden ve cüz-i iradenden değil" Rabbine olan bağlılığından geliyordu.
Şeytan ve çocukları bunu çok iyi biliyorlardı bu destekten seni mahrum bırakmadan seni yenmeleri imkansızdı. Ne yapıp edip, senin sırtından o "şeref gömleğini" sıyırıp atmalıydılar.
Bunun da en iyi yolu kaleyi İçten fethedip Nefs’i devreye sokmaktı.
Ve öyle yaptılar.
Bunun içinde senin en zayıf yanın "kadın"ı kullandılar.

Ne acıdır ki, cennet’te atan Adem(as)in düştüğü bu tuzağa sen de düştün, cinsel cazibesini sere serpe ortaya döken kadının eliyle sana her türlü günahı rahatlıkla işlettiriyor, sen bu batağa battıkça zavallılığın arttıkça arttı ve sen düşmanlarının maskarası oldun..halbuki uyarmıştı seni Rabbin:
"şeytan onlara yaptıkları işleri güzel gösterip yoldan çıkardı. Oysa bakıp görebilecek durumdaydılar" (Ankebut Suresi : 38)
Halbuki tarihe bir baksan anlayacaksın gerçekleri. Ne zaman amacın "Rabbinin rızasını kazanmak" olmuşsa, o zaman fırtına olup esmiş, sel olup çağlamışsın. Karşında hiç kimse duramamış, çağ açmış, çağ kapatmışsın.

Sen

Allahın dostu, askeriydin çünkü senin istediğin onun istediği,senin başarın onun başarısıydı ve sana öyle güç vermişti ki, düşmanların senin korkundan zırhlara bürünüp çıktılar karşına olmadı, birleştiler, gene yendin onları. Bu kez kaleler yaptılar, çin seddi yaptılar korkundan.
Hiçbir şey seni durduramadı.
Ne zaman ki nefisinin oyuncağı oldun, işte o zaman yalnız kaldın, hızlı bir düşüş başladı.
Çünkü Allah’a değil nefsine güvenmiş,
Allahın rızası için değil, nefsin rızası için yaşamağa başlamıştın.

Efendiyken köle oldun.
Halbuki bu senin fıtratına aykırı, eşyanın tabiatına aykırı,
Çünkü Rabbin seni köle olasın diye değil, efendi olasın diye yarattı.
Tevbe et. Efendimiz (as) diyor ki:

"Tevbe eden o günahı hiç işlememiş gibidir" (İbni mace, Zühd30)
atan Adem(as) duası gibi söyle:
"Dediler :Rabbimiz biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, muhakkak ziyana uğrayanlardan oluruz" (Araf Soresi : 23)

O baş sadece Rabbi’nin huzurunda eğilmeli, secde etmeli,

Düşmanın postallarını öpmek için değil,

O kalp, yalnızca Allah korkusuyla titremeli,

Düşmanın korkusuyla değil.

Yine Rabbi’nin dediği gibi "şeytanın hilesi zayıftır" (Nisa Suresi :76)

Sana, Destan yazmak yaraşır.

Hey yiğit!

Unutma ki,güneşin sıcaklığı nasıl meyveleri olgunlaştırırsa, hamur nasıl kızgın ateşte pişip ekmek olursa, insan da çile ateşinde pişip olgunlaşır yeter ki hatalarını görsün, ondan ders alsın.

Kalk artık...!

Yeter bu zillet, sana şeytanın askerlerinin oyuncağı olmak değil,
"Bedrin aslanları" kudüsü fetheden salahaddin eyyubi İstanbul’u fetheden fatih ve askerleri ve çanakkalede tüm dünya şeytanlarına dur diyebilen "Mehmetcik" olmak yakışır.
Kalk ve doğrul yattığın yerden.
Şeytanın oyunlarına karşı uyanık ol.
"Küfür tek millettir(hadis )diyen peygamberinin(as) sözüne kulak ver,
seni kürt, türk, arap, şii, sünni diye bölmelerine izin verme.

Yeter artık, at üzerinden şu ölü toprağını bu gaflet sana değil, onlara yakışır.
"Nefsim" demeyi bırak, Allah de, "Ben" demeyi bırak "Biz"de. Bak nasıl her şey değişecek göreceksin.

O baş Allahın huzurunda secdeye gittikçe, vakarı artacak ve birdaha hiçbir şeytanın karşısında eğilmeyecek.
"Çünkü hakiki imanı elde eden adam kainata meydan okuyabilir" (Risale-i Nur)

Çıkar at üstündeki o zillet gömleğini,
Al yeniden giy, "şeref gömleğini"
Geçir sırtına.
Bak göreceksin gene fırtına olup esecek, aslanlar gibi kükreyeceksin.
Şeytanlar kaçacak delik arayacak korkudan.

Ama nafile...!

Hepsini tepeleyeceksin

Çünkü onlar "şeytanın askerleri" sen ise "Allah’ın askerisin" ( ! )

Rabbi’nin gücünü tüm dünya’ya böyle göstereceksin.

Meleklerle bir olup yeri göğü "Allah-ü Ekber" sesleriyle inleteceksin!

Yolun açık, gazan mubarek olsun.



alıntıdır..