Bir gece vaktiydi Evimden dışarı çıktım Bir adamcağızın elinde fenerle dolaştığını gördüm:

Bu gece karanlığında ne arıyorsun? diye sordum
Adam:

''İnsan''
arıyorum diye cevap verdi
Ona dedim ki:

Yazık! Boşuna yoruluyorsun Ben yurdumu terk ettim de yine onu bulamadım Git evine Yat, rahatına bak Nafile arıyorsun, onu hiçbir yerde bulamıyacaksın!
Adamcağız acı acı baktı:

Bulamıyacağımı ben de biliyorum Ama yine de aramaktan zevk alıyorum!
Bu çırpınış, varlıkların en şereflisi olan kamil insanın aranışıdır Ve arayışlar, böyle
bir çırpınış haline dönüştüğü an, arananın bulunacağı andır

Aksi halde, yani çırpınıştan uzak kalan bilgi ve arayıştan hiçbir semere alınamaz

Aşk, çırpınışla başlar
Hayat okyanusunu aşıp vuslata erebilmek, hep bu aşk ve vecd çırpınışlarının feyizli ve bereketli zemininde gerçekleşir
Çırpınmayan tembel ve paslı yürekler, sinede yük olduğu gibi, hayat okyanusunun girdaplarında da bir yük haline gelirler Neticede boğularak helak olurlar
Cenab-ı Hak, cümlemizi kamil insanların sır ve hikmet dolu ilahi sedasına kulak veren ve Hak yolunda bir ney misali, aşk ve vecd içinde vuslat iştiyakıyla yanarak vasıl-ı ilallah olan bahtiyarlardan eylesin!

Amin!

alıntı....