2 sonuçtan 1 ile 2 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    İSTANBUL
    Mesajlar Mesajlar
    744
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 216 + 13798


    "Kaz Kafalı" Olmak Suç Mu?


    “Kaz kafalı” olmak suç mu?

    Hayvanlar âlemindeki yardımlaşma, dayanışma ve işbirliği öylesine gelişmiştir ki biz insanları hayrette bırakmaktadır. Bazen farkına varmadan küçümsediğimiz hayvanlar, toplum yaşamının bütün gereklerini yerine getirmektedirler. Hayvanlar bu halleriyle birlikte yaşamanın bir gereği olan yardımlaşma ve işbirliğini yerine getiremeyen biz insanlara bir örnek teşkil etmekte.

    Birisine kızdığımızda alay etmek için onu hemen “kaz kafalı” veya “kuş beyinli” olmakla suçlar, bu sözlerimizle o insanın aklının kıt olduğunu ima eder, anlayışsız, yeteneksiz olduğunu anlatmaya çalışırız.
    Hâlbuki hakaret amaçlı olarak benzetme yaptığımız kaz ve kuşların marifet ve yeteneklerini bilseydik bu tabirleri kullanmaktan utanırdık. Küçümsediğimiz kazlar ve kuşlar, yardımlaşma ve toplu olarak yaşamada öyle örnekler sergilerler ki günümüz insanı bile bu yardımlaşma ve toplum yaşamının gerekliliklerini yerine getirememektedir.

    Kazlar hiç de “kaz kafalı” değildir
    Kazlar sonbahar geldiğinde toplu olarak daha sıcak bölgelere göç ederler. İşte bu göç esnasında kazlar sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın en güzel örneklerini verirler. Eğer göç mevsiminde gökyüzüne bakıp kazları görürseniz sürünün “V” şeklinde bir düzen içerisinde uçtuklarını fark edebilirsiniz. Bilim insanları kazların niçin bu şekilde uçtuklarını merak edip araştırdıklarında çok ilginç sonuçlara ulaşmışlar.
    “V” şeklinde uçmaları sonucunda her kaz kanat çırpması sonucu arkadaki kuşu kaldıran bir hava akımı meydana getirir. Böylece kaz grubu kanat çırpmaları sonucu ortaya çıkan hava akımını kullanarak uçuş mesafelerini yüzde 70 oranında uzatırlar. Yani tek başlarına gidecekleri yolu, bu şekilde uçarak yardımlaşma sonucu neredeyse iki misline çıkarırlar. Kazlar adeta bu halleriyle insanlara “Tek başınıza yapamayacağınız işleri yardımlaşarak yapabilirsiniz” mesajı vermektedirler.
    Kazların marifeti sadece bu kadar değil. Grubun başında giden kaz, oluşan hava akımından faydalanamadığı için yorulur. İşte burada “kaz kafalı” diye dalga geçtiğimiz kazlar “kaz kafalı” olmanın hiç de küçümsenecek bir şey olmadığını ispatlarcasına bir uygulama yaparlar. Grubun başında giden ve yorulan kaz en arkaya geçer, bir sonraki kaz lider durumuna geçer. Bu sistem tüm uçuş boyunca devridaim ettirilerek her kaz grubun her noktasında yer almış olur. Yani bir kere lider olan kaz, “İlla ben lider olacağım, koltuğu kimseye bırakmam” diye diretmemekte, yeri geldiğinde liderlik koltuğunu başka bir kaza bırakmaktadır. Bir makama ölümüne sarılan insanların kazların bu hallerinden alacağı dersler olduğu gün gibi aşikârdır.
    Yapılan araştırma ve incelemelerde hiçbir kazın grubu terk ederek tek başına uçtuğu görülmemiştir. Çünkü bu durumda ayrılan kaz diğer kazların oluşturduğu hava akımından mahrum kalmaktadır.
    Kazlardaki yardımlaşma ve dayanışma gruptaki bir kaz hastalandığında da hemen devreye girer. Gruptaki bir kaz herhangi bir sebeple uçamayacak duruma geldiğinde iki kaz, hasta kaza yardım etmek üzere sürüden ayrılır. Hastalanan veya yaralanan kaz iyileşinceye veya ölünceye kadar diğer iki kaz tarafından himaye edilir, bakımı ve yiyecek takviyesi yapılır. Hasta kaz iyileştiğinde ise o sırada geçmekte olan başka bir kaz sürüsüne katılarak göçlerini tamamlarlar. Hiçbir kaz grubu bu şekilde kendilerine katılmak isteyen üç kazı dışlamaz, gruba kabul eder.

    Yardımlaşmanın kuşçası
    Kuşlar âleminde yardımlaşmanın en güzel örneklerinden birisini kaya kırlangıçları sergilemekte. Kaya kırlangıçları koloniler halinde yaşar. Bir kolonide yaklaşık olarak 10 bin kırlangıç bulunur. Kaya kırlangıçları toplu yaşamın gerektirdiği yardımlaşmayı en mükemmel şekilde yerine getirir. Yapılan araştırmalar sonucu kaya kırlangıçlarının yiyecek bulduklarında sadece kendilerini düşünmeyerek yiyeceğin bulunduğu yeri kolonide yaşayan diğer kuşlara haber verdikleri ortaya çıkmıştır. Yiyecek bulmakta zorlanan kuşlar, bu konuda ustalaşmış arkadaşları sayesinde hayatlarını devam ettirmektedir. Araştırmalar sonucu kaya kırlangıçlarının vakitlerinin yaklaşık yüzde 40’ını buldukları yiyecek kaynaklarını arkadaşlarına bildirmekle geçirdikleri belirlenmiş.

    Sıra sıra, en arkaya
    Sürüler halinde topluca hareket eden Afrika Kuşları’nın temel besin kaynağını üzerlerine kondukları ağaçların dallarında bulunan meyveler oluşturur. Dallardaki meyveleri yemek basit gibi görünse de aslında oldukça zordur. Çünkü meyveler dalların en uç bölümünde yer aldığından ancak meyvelere en yakın konumda olan kuşlar bu meyvelere uzanabilecek, sürünün geri kalanları aç kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır.
    İşte burada Afrika Kuşları, müthiş bir yardımlaşma içerisine girerek sürünün tamamının beslenmesini sağlamaktadır. Kuşlar, büyük bir düzen içerisinde ağacın dallarına tek tek konarak yan yana sıra halinde dizilirler. Sıra meyvelerin yenmesine geldiğinde devreye müthiş bir yardımlaşma organizasyonu girmektedir. En uçtaki kuş aldığı meyveyi kendisi yemeyerek bir arkadaki kuşa vermekte, ikinci kuş üçüncüye ve hakeza meyve en sondaki kuşa kadar ulaştırılmaktadır. Böylece kolonide bulunan tüm kuşlar kavga etmeden ve yiyecekler zayi edilmeden beslenmiş olur. Eğer Afrika Kuşları’nın aralarında böyle bir yardımlaşma sistemi olmasaydı, binlerce kuştan oluşan sürü, hep birden meyve bulunan dala hücum edecek, çıkan kargaşa sonucu meyveler zayi olacaktı.
    Afrika Kuşları’nın yardımlaşmadaki marifetleri bu kadarla sınırlı değil. Dallardaki meyveler tüm sürüyü besleyecek kadar yeterli değildir. Yukarıda anlatılan sisteme göre ilk baştaki dağıtıcı kuş, meyveleri devamlı bir arkaya verdiğine göre aç mı kalacaktır? Buna cevabımız “Hayır” olacaktır. Bir ağaçta en başta olan dağıtıcı kuş, bir sonraki ağaçta en sona, bir önceki ağaçta en sonda olan kuş en başa geçmektedir. Böylece adil bir şekilde beslenme zinciri tamamlanmaktadır.
    Burada ilginç olan bir diğer nokta, birbirine son derece benzeyen kuşların birbirini ayırt etme yetenekleridir. Topluluğu oluşturan bütün kuşların birbirlerine çok fazla benzemesine rağmen, bu hayvanlar beslenmeleri esnasında, aralarından hangilerinin yeterince beslenip beslenmediğini bilebilmekte ve bir sonraki seferde bu kuşlara öncelik tanımaktadırlar.

    İnsanlar kazlar kadar olamıyor
    Günümüz insanı sosyal yaşam ve yardımlaşmada “kaz kafalı” bile olamıyor. Modern şehir hayatı içerisinde acaba kaç kişi aynı apartmanda yaşadığı insanları tanıyor? Kaç kişi bir araya gelerek birbirlerinin imkân ve enerjilerinden istifade edebiliyor? Acaba kaçımız komşunuz hastalandığında yardımına koşuyor, iyileşinceye kadar başında bekliyoruz? Kaç kişi zorda kalan komşusuna yardım etmek için elinden geleni yapıyor.
    Kuşların beslenmede dikkat ettikleri adil dağılım ve yardımlaşmayı hangimiz uyguluyoruz acaba? Doymak bilmeyen benliği ile sürekli kendi kesemizi doldurmakla meşgul olan biz insanlar, diğer insanların açlıklarını düşünmemekteyiz. Avrupa ve Amerika’da obezite (aşırı şişmanlık) bir sorun olarak ortaya çıkarken, Afrika’daki insanlar bir dilim ekmeğe, bir damla suya muhtaç olarak hayata gözlerini kapamaktadırlar.
    Görünen o ki biz insanların kazlardan ve kuşlardan sosyal yaşam ve yardımlaşma konusunda alacağımız çok dersler var. Hâlâ “kaz kafalı” ve “kuş beyinli” ifadelerini hakaret amaçlı kullanmayı düşünüyor musunuz?

    Benzer Konular
    "Bir zerreye hakikî rab olmak için, bütün yıldızlara sahip olmak lâzım gelir.&qu
    "Bir zerreye hakikî rab olmak için, bütün yıldızlara sahip olmak lâzım gelir.&qu Devami...
    Allah'ı bilmeye niye "İlmullah" yani "ilim" denmiyor da "Mar
    Allah'ı bilmeye niye "İlmullah" yani "ilim" denmiyor da "Mar Devami...
    "Bu makama perde indi." "Yazmaya izin verilmedi." "Başka zam
    "Bu makama perde indi." "Yazmaya izin verilmedi." "Başka zam "Bu makama perde indi." "Yazmaya izin verilmedi." "Başka zamana tehir edildi." gibi ifadelere Nurlarda rastlıyoruz. Acaba konunun devamı daha sonra mı yazılacak, Üstad hayatta olmadığına gör
    İsLam "TesLim ALmak" DeğiL "TesLim OLmak"tır..!
    İsLam "TesLim ALmak" DeğiL "TesLim OLmak"tır..! Galiba Necip Fazıl'a aitti şu sözler: "Önümüzde bir buz dağı vardı. Hohlaya hohlaya nefesimizle erittik. Fakat şimdi de çamurdan geçilmiyor." İşte tam böylesi bir durum şimdi yaşadığımız. Din alanında on yıllar
    "Kaz Kafalı" Olmak Suç Mu?
    "Kaz Kafalı" Olmak Suç Mu? “Kaz kafalı” olmak suç mu? Hayvanlar âlemindeki yardımlaşma, dayanışma ve işbirliği öylesine gelişmiştir ki biz insanları hayrette bırakmaktadır.
    Yazar : Risale Forum
    “Kaçan bir gol kadar üzülmedik değil mi?
    Ölürken çocuklar o güzel Afrika'da.” İbrahim Tenekeci


  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar Mesajlar
    439
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 92 + 2982


    Cevap: "Kaz Kafalı" Olmak Suç Mu?

    hayır kesinlikle düşünmüyorum...
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222