Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

Sayfa 1/2 12 SonSon
12 sonuçtan 1 ile 10 arası

  1. #1
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.236
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 814 + 40608


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Vefayla kal can!

    Ayrılıklar geceye benzer. Bütün yarınlar da sabaha can!

    Geceye az kaldı. Ayrılık, gelini götürmeye gelen düğün alayı gibi kapımızda. Kimler ayrılmadı ki canından.

    Ayrılığı, cennetten ayrıL.n Hz. Adem'e sor. Tufan'da oğlunu dalgaların pençesinde bırakan Hz. Nuh’a, Yusuf'u için inleyen Hz. Yakub’a, içindeki ejderle boğuşan Züleyha'ya, yüreğinin sesini susturmak için bileğiyle dağları oyan Ferhad'a, Şems için kavrulan Mevlâna'ya, binlerce evlâdını gurbete gönderen Anadolu'ya, en çok da Resulü'nü Medine'ye gönderen o kutsal diyâra, hasılı gidenin ardından bakıp kalanlara, ocak gibi yananlara sor.

    Geride kalan, hep inleyendir ana misali, can!

    Giden hep yârdır, ‘can’dan ‘can’dır. Her şeyi alıp götüren de ‘o’dur, götürdüklerinin iki mislini geride bırakan da...

    Giderken arkada bıraktıklarına son bir kere bakıp da öyle gitmeli insan. Yaşadıklarını, paylaştıklarını gönül heybesine yerleştirmeli.

    Paylaşılan andır, zamandır, dönüşü olmayandır. PaylaşıLan hayattır can!
    Vefâlı olmalı insan. Vefânın dersini Kur'andan; âlemlerin muallimi, Gönüllerin Sultanı'ndan, O'nun nurlu ashâbından almalı.

    Olmalı insan, önce kul olmalı. Olmadan evvel ölmeli, ölmeden önce olmayı tamamlamalı. Nasıl mı olmalı? Hak dostları gibi vefâ kahramanı olmalı. “Vi O söylüyorsa doğrudur. Ben O'nun verâların verâsından haberler getirdiğine inanıyorum.” diyen, sadakat ve vefâdan bir lâhza ayrılmayan Hz. Ebubekir gibi olmalı.

    Allah Resulü’ne; “Kendisinden meleklerin bile hayâ etmekte olduğu bir kimseden ben hayâ etmeyeyim mi?” sözlerini dedirten, an-be-an bütün mahlûkâta edebiyle vefâlı olan Hz. Osman gibi olmalı.

    Vurulduğunda yarasının ağırlığıyla baygın yatan, “Eğer daha ölmediyse, onu namazdan başka bir şeyle ayıltamazsınız.” sözlerinden sonra namaza çağrıldığında küheylanlar gibi “Namaz vakti mi?” diyerek yaralı bedeniyle kan revan içinde şahlanan, namaza vefâlı Hz. Ömer gibi olmalı.

    “Perde-i gayb açılsa, yine de yakînim azalmaz.” diyerek, vefâsını kâinata haykıran, evliyâlar babası, yiğitlerin şâhı Hz. Ali gibi olmalı.

    Vefâ, sadece ‘has’ların vasfıdır can! Nisyan -unutmak- ise ‘ham’ların... Bedene tutsak olmuş hoyratların nasibi yoktur vefâdan. Gönlümüzün kitabında; “Bize bir defa selâm vereni kıyamete kadar unutmayız.” düstûru kayıtlıdır. Biz dersimizi; “Kabrimize gelip, bir defa Fatiha okuyanlar kıyamete kadar bizimdir. İmânlarını kurtarmadan ölmesinler, ömürleri boyunca fakirlik görmesinler.” diye dua eden, hâlâ büyük bir vefayla Üsküdar'da dostlarını ağırlayan Aziz Mahmut Hüdâyî’den almışız. Nice vefâ kahramanının mânevî huzûrunda hürmetle, edeple selâma durmuşuz.

    Dostlarını daima vefâ ile hatırla can! Arayan sen ol, bulan sen; tanıyan sen ol, kucaklayan yine sen. Kula vefâsı olmayanın Hakk'a vefâsı olmaz. Git ki, vefanın ter ü tâze hüküm sürdüğü yeni bir hayata başla... Haydi daha fazla durma karşımda. Kurşun gibi bir anda al, ellerini benden. Su gibi aksın ellerin ellerimden.

    Yüreğini yüreğimde, gözlerini gözlerimde bırak da git. Beklemeden, bir kelime bile etmeden git. Canımı canımdan kopar da git.

    Giderken son bir defa Hakk'ın selâmını esirgeme benden. Arkada kalanın gözü yaşlı olur, yüreği yufka, gönlü ince. Ben, içimdeki korla, bağrımdaki volkanla, öylece dağ gibi arkanda kalayım. Yapayalnız hecelerde kaybolan ben olayım. Sen sağlam adımlarla yarınlara yürürken, yıkıL.n ben olayım.

    Gülen sen ol, ağlayan ben. Yeşeren sen ol, sulayan ben. Bana saplansın paslı mızrakların ucu, sana dokunmasın. En çılgın isyanlarını, savaşlarını, sırlarını gittiğin diyarlara götürme. Kötüye dair ne varsa benim yanımda kalsın.

    Benim avuçlarıma bırak. Ben onları dua dua ak kanatlı kuş gibi göklere uçurayım. Benim payıma; ilâhî dergahtan, ayrılık sahillerinde anıların gönüllü bekçisi olmak düştü. Hak'tan gelene razıyım.

    Sen geçmişi bana bırak can!

    Vefa nedir, bilir misin? Vefâ arkanda bıraktığını, giderken yaktığını yabana atmamandır. Vefâ; dostluğun asaletine, bir dua sonrası verilen sözlere, hayallere ihanet katmamandır. Vefâ; ötelerin sonsuz mükafatı karşısında, cehennemi hafife almaman, ulvi güzellikleri dünyaya satmamandır.

    Şimdi ayrılık vakti can! Gecenin en karanlık vakti. Vaktin Yaratıcısı, az sonra geceden gündüzü doğuracak. Vakit gitme vakti, bizden aldıklarını gitmesi gereken yerlere iletme vakti...

    Al can! Bu heybe senin. Sol yanımdan bir parça kopardım senin için; tâ özümden, tâ közümden...

    Birazdan sabah olacak; yağmur yağacak... Ardından gökkuşağı, sonra güneş... Sıcacık, apaydın, pırıl pırıl... Hep böyle oldu, tarihte hep karanlık yenilgiye teslim oldu, güneş kazandı.

    “Birazdan son melodi çalacak,
    Yıldıza, Ay’a ve İbrahim'in Rabbi'ne kasem ederim ki,
    Birazdan bulutların ardından Güneş doğacak...”

    Güneş bütün gecelerden güçlüdür can! Çünkü güneş vefalıdır, gizlemez sevgisini.

    Vefâlıdır; en çok o getirir kâinata sevgilinin sesini, neşvesini. Yırtıp atar karanlığın kasvetli perdesini... En vefâlı delildir o sevgili adına...

    Uğurlar olsun can!

    Beni kışta bırakıp yeni bir diyara gittiğinde baharı bekleyeceksin. Baharı beklemek ne güzeldir, baharda toprağı parçalayan kır çiçeklerini gözlemek...

    Ben de seni bir ayrılık sonrası baharı gözlerken kucağıma almıştım. Küçücük ellerinle toprağın bağrını parçaladığında karşılamıştım. Ve senin için ne çok savaşmıştım seninle.

    Sen benim kır çiçeğimsin can, sen benim aşk çiçeğim. Sen benim yüreğimsin.

    Vasiyetim olsun sana. Bir gün öldüğümde, kabrimi mutlaka ziyarete gel. Ama yalvarırım yalnız gelme. Baharda derlediğin yüzlerce kır çiçeğiyle gel. Ve başucumda onlara sevgiyi anlat, dostluğu, vefâyı, hakîki ‘Dost’a vefâlı olmayı anlat.

    Çünkü ben kır çiçeklerinin sesinden uzak kalmaya dayanamam. Çünkü ben bir an bile tomurcuklarımdan ayrılamam. Sonra el ele tutuşup yanıbaşımda eskiden birlikte yaptığımız gibi, ince bir ezgiyle seslenin bütün insanlara. “Sevda nedir bilir misin?” diyerek, sevdayı söyleyin.

    “Demet demet sevgi ellerinde
    Billur billur yaş gözlerinde
    Sevdan ebedî, yüreğinde,
    Olmadan olmaz, bu iş olmaz
    Sonra bütün bir âlemi Yunus'ça,
    Sevmeden olmaz, bu iş olmaz.”

    Mısralarıyla sevgisiz bu işin olmayacağını anlatın .

    Hep ama hep vefâlı ol. Emanete sahip çık, atana vefâlı ol. İdealine sarıl, evlâda vefâlı ol. Ömrü hakkıyla yaşa, hayata vefâlı ol. Düşmanlıkları unut, dostuna vefâlı ol. Öfkeyi, kini unut, ruhuna vefalı ol...

    Bunları unutursan; zaman maddî mânevî bütün yaralarının, dertlerinin yok olmasına vesile olur. Eğer unutmazsan, zamanla bunlar seni yok eder. Unutkanlıklar karşısında kimseyi suçlama. Sen ‘unutma’ tuzağına düşüp, unutmaman gerekenleri unutma. Unutulmaması gereken güzellikler karşısında arslan kesil kendi içinde. Âsi bir kartal gibi yırt karanlıkların çirkin yüzünü, meydan oku karanlıklara. Çılgın bir küheylan gibi vefâyla meydan oku fırtınalara...

    “Yarasaların gözleri kamaşacak diye, Güneş doğmaktan vazgeçmez.”

    En büyük vefâ, Hakk'a götürecek fırsatları yakalamaktır. Bulduğun her fırsatı zamanında değerlendirmektir. Sakın ha! Fırsatları kaçırıp da, Kâlû Belâ'ya vefâsız olma! “Fırsatlar bulutlar gibidir, gelir ve geçer.” Sakın ha! Fırsatları kaçırıp da, kaybetme bedbahtlığıyla yok olma.

    Vasiyetim olsun:

    Vefayla kal can!


    alinti

    Benzer Konular
    vefayla kal can
    vefayla kal can Vefayla Kal Can Ayrılıklar geceye benzer. Bütün yarınlar da sabaha can! Geceye az kaldı. Ayrılık, gelini götürmeye gelen düğün alayı gibi kapımızda. Kimler ayrılmadı ki canından. Ayrılığı, cennetten ayrılan Hz. A
    Yazar : Risale Forum
    Konu ABDULLAH tarafından (11-11-2012 Saat 23:21 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    memluk çevrimdışı Hatim Sorumlusu
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nereden Yer
    biryerde sabit kalmıyorumki her yerden
    Mesajlar Mesajlar
    6.192
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 1449 + 115882


    Cevap: Vefayla kal can!

    En büyük vefâ, Hakk'a götürecek fırsatları yakalamaktır. Bulduğun her fırsatı zamanında değerlendirmektir. Sakın ha! Fırsatları kaçırıp da, Kâlû Belâ'ya vefâsız olma! “Fırsatlar bulutlar gibidir, gelir ve geçer.” Sakın ha! Fırsatları kaçırıp da, kaybetme bedbahtlığıyla yok olma.

    Allah razı olsun kardeşim çok güzel bir yazı ,
    inş vefayla kalanlanlardan oluruz:030:
    Yazar : Risale Forum
    İnsanın Cenab-ı Haktan hiçbir hakkı talep etmeye hakkı yoktur.
    Bilâkis dâima şükretmeye medyundur. Çünkü, mülk Onundur, insan Onun memluküdür.
    Eğer Mâlik-i Mülke memlûk isen, Onun mülkü senindir, gör.

    Bizi düşmanın attığı taş değil
    Dostun attığı gül yaralar


  3. #3
    memluk çevrimdışı Hatim Sorumlusu
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nereden Yer
    biryerde sabit kalmıyorumki her yerden
    Mesajlar Mesajlar
    6.192
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 1449 + 115882


    Cevap: Vefayla kal can!

    Alıntı ABDULLAH Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Ayrılıklar geceye benzer. Bütün yarınlar da sabaha can!

    Geceye az kaldı. Ayrılık, gelini götürmeye gelen düğün alayı gibi kapımızda. Kimler ayrılmadı ki canından.

    Ayrılığı, cennetten ayrıL.n Hz. Adem'e sor. Tufan'da oğlunu dalgaların pençesinde bırakan Hz. Nuh’a, Yusuf'u için inleyen Hz. Yakub’a, içindeki ejderle boğuşan Züleyha'ya, yüreğinin sesini susturmak için bileğiyle dağları oyan Ferhad'a, Şems için kavrulan Mevlâna'ya, binlerce evlâdını gurbete gönderen Anadolu'ya, en çok da Resulü'nü Medine'ye gönderen o kutsal diyâra, hasılı gidenin ardından bakıp kalanlara, ocak gibi yananlara sor.

    Geride kalan, hep inleyendir ana misali, can!

    Giden hep yârdır, ‘can’dan ‘can’dır. Her şeyi alıp götüren de ‘o’dur, götürdüklerinin iki mislini geride bırakan da...

    Giderken arkada bıraktıklarına son bir kere bakıp da öyle gitmeli insan. Yaşadıklarını, paylaştıklarını gönül heybesine yerleştirmeli.

    Paylaşılan andır, zamandır, dönüşü olmayandır. PaylaşıLan hayattır can!
    Vefâlı olmalı insan. Vefânın dersini Kur'andan; âlemlerin muallimi, Gönüllerin Sultanı'ndan, O'nun nurlu ashâbından almalı.

    Olmalı insan, önce kul olmalı. Olmadan evvel ölmeli, ölmeden önce olmayı tamamlamalı. Nasıl mı olmalı? Hak dostları gibi vefâ kahramanı olmalı. “Vi O söylüyorsa doğrudur. Ben O'nun verâların verâsından haberler getirdiğine inanıyorum.” diyen, sadakat ve vefâdan bir lâhza ayrılmayan Hz. Ebubekir gibi olmalı.

    Allah Resulü’ne; “Kendisinden meleklerin bile hayâ etmekte olduğu bir kimseden ben hayâ etmeyeyim mi?” sözlerini dedirten, an-be-an bütün mahlûkâta edebiyle vefâlı olan Hz. Osman gibi olmalı.

    Vurulduğunda yarasının ağırlığıyla baygın yatan, “Eğer daha ölmediyse, onu namazdan başka bir şeyle ayıltamazsınız.” sözlerinden sonra namaza çağrıldığında küheylanlar gibi “Namaz vakti mi?” diyerek yaralı bedeniyle kan revan içinde şahlanan, namaza vefâlı Hz. Ömer gibi olmalı.

    “Perde-i gayb açılsa, yine de yakînim azalmaz.” diyerek, vefâsını kâinata haykıran, evliyâlar babası, yiğitlerin şâhı Hz. Ali gibi olmalı.

    Vefâ, sadece ‘has’ların vasfıdır can! Nisyan -unutmak- ise ‘ham’ların... Bedene tutsak olmuş hoyratların nasibi yoktur vefâdan. Gönlümüzün kitabında; “Bize bir defa selâm vereni kıyamete kadar unutmayız.” düstûru kayıtlıdır. Biz dersimizi; “Kabrimize gelip, bir defa Fatiha okuyanlar kıyamete kadar bizimdir. İmânlarını kurtarmadan ölmesinler, ömürleri boyunca fakirlik görmesinler.” diye dua eden, hâlâ büyük bir vefayla Üsküdar'da dostlarını ağırlayan Aziz Mahmut Hüdâyî’den almışız. Nice vefâ kahramanının mânevî huzûrunda hürmetle, edeple selâma durmuşuz.

    Dostlarını daima vefâ ile hatırla can! Arayan sen ol, bulan sen; tanıyan sen ol, kucaklayan yine sen. Kula vefâsı olmayanın Hakk'a vefâsı olmaz. Git ki, vefanın ter ü tâze hüküm sürdüğü yeni bir hayata başla... Haydi daha fazla durma karşımda. Kurşun gibi bir anda al, ellerini benden. Su gibi aksın ellerin ellerimden.

    Yüreğini yüreğimde, gözlerini gözlerimde bırak da git. Beklemeden, bir kelime bile etmeden git. Canımı canımdan kopar da git.

    Giderken son bir defa Hakk'ın selâmını esirgeme benden. Arkada kalanın gözü yaşlı olur, yüreği yufka, gönlü ince. Ben, içimdeki korla, bağrımdaki volkanla, öylece dağ gibi arkanda kalayım. Yapayalnız hecelerde kaybolan ben olayım. Sen sağlam adımlarla yarınlara yürürken, yıkıL.n ben olayım.

    Gülen sen ol, ağlayan ben. Yeşeren sen ol, sulayan ben. Bana saplansın paslı mızrakların ucu, sana dokunmasın. En çılgın isyanlarını, savaşlarını, sırlarını gittiğin diyarlara götürme. Kötüye dair ne varsa benim yanımda kalsın.

    Benim avuçlarıma bırak. Ben onları dua dua ak kanatlı kuş gibi göklere uçurayım. Benim payıma; ilâhî dergahtan, ayrılık sahillerinde anıların gönüllü bekçisi olmak düştü. Hak'tan gelene razıyım.

    Sen geçmişi bana bırak can!

    Vefa nedir, bilir misin? Vefâ arkanda bıraktığını, giderken yaktığını yabana atmamandır. Vefâ; dostluğun asaletine, bir dua sonrası verilen sözlere, hayallere ihanet katmamandır. Vefâ; ötelerin sonsuz mükafatı karşısında, cehennemi hafife almaman, ulvi güzellikleri dünyaya satmamandır.

    Şimdi ayrılık vakti can! Gecenin en karanlık vakti. Vaktin Yaratıcısı, az sonra geceden gündüzü doğuracak. Vakit gitme vakti, bizden aldıklarını gitmesi gereken yerlere iletme vakti...

    Al can! Bu heybe senin. Sol yanımdan bir parça kopardım senin için; tâ özümden, tâ közümden...

    Birazdan sabah olacak; yağmur yağacak... Ardından gökkuşağı, sonra güneş... Sıcacık, apaydın, pırıl pırıl... Hep böyle oldu, tarihte hep karanlık yenilgiye teslim oldu, güneş kazandı.

    “Birazdan son melodi çalacak,
    Yıldıza, Ay’a ve İbrahim'in Rabbi'ne kasem ederim ki,
    Birazdan bulutların ardından Güneş doğacak...”

    Güneş bütün gecelerden güçlüdür can! Çünkü güneş vefalıdır, gizlemez sevgisini.

    Vefâlıdır; en çok o getirir kâinata sevgilinin sesini, neşvesini. Yırtıp atar karanlığın kasvetli perdesini... En vefâlı delildir o sevgili adına...

    Uğurlar olsun can!

    Beni kışta bırakıp yeni bir diyara gittiğinde baharı bekleyeceksin. Baharı beklemek ne güzeldir, baharda toprağı parçalayan kır çiçeklerini gözlemek...

    Ben de seni bir ayrılık sonrası baharı gözlerken kucağıma almıştım. Küçücük ellerinle toprağın bağrını parçaladığında karşılamıştım. Ve senin için ne çok savaşmıştım seninle.

    Sen benim kır çiçeğimsin can, sen benim aşk çiçeğim. Sen benim yüreğimsin.

    Vasiyetim olsun sana. Bir gün öldüğümde, kabrimi mutlaka ziyarete gel. Ama yalvarırım yalnız gelme. Baharda derlediğin yüzlerce kır çiçeğiyle gel. Ve başucumda onlara sevgiyi anlat, dostluğu, vefâyı, hakîki ‘Dost’a vefâlı olmayı anlat.

    Çünkü ben kır çiçeklerinin sesinden uzak kalmaya dayanamam. Çünkü ben bir an bile tomurcuklarımdan ayrılamam. Sonra el ele tutuşup yanıbaşımda eskiden birlikte yaptığımız gibi, ince bir ezgiyle seslenin bütün insanlara. “Sevda nedir bilir misin?” diyerek, sevdayı söyleyin.

    “Demet demet sevgi ellerinde
    Billur billur yaş gözlerinde
    Sevdan ebedî, yüreğinde,
    Olmadan olmaz, bu iş olmaz
    Sonra bütün bir âlemi Yunus'ça,
    Sevmeden olmaz, bu iş olmaz.”

    Mısralarıyla sevgisiz bu işin olmayacağını anlatın .

    Hep ama hep vefâlı ol. Emanete sahip çık, atana vefâlı ol. İdealine sarıl, evlâda vefâlı ol. Ömrü hakkıyla yaşa, hayata vefâlı ol. Düşmanlıkları unut, dostuna vefâlı ol. Öfkeyi, kini unut, ruhuna vefalı ol...

    Bunları unutursan; zaman maddî mânevî bütün yaralarının, dertlerinin yok olmasına vesile olur. Eğer unutmazsan, zamanla bunlar seni yok eder. Unutkanlıklar karşısında kimseyi suçlama. Sen ‘unutma’ tuzağına düşüp, unutmaman gerekenleri unutma. Unutulmaması gereken güzellikler karşısında arslan kesil kendi içinde. Âsi bir kartal gibi yırt karanlıkların çirkin yüzünü, meydan oku karanlıklara. Çılgın bir küheylan gibi vefâyla meydan oku fırtınalara...

    “Yarasaların gözleri kamaşacak diye, Güneş doğmaktan vazgeçmez.”

    En büyük vefâ, Hakk'a götürecek fırsatları yakalamaktır. Bulduğun her fırsatı zamanında değerlendirmektir. Sakın ha! Fırsatları kaçırıp da, Kâlû Belâ'ya vefâsız olma! “Fırsatlar bulutlar gibidir, gelir ve geçer.” Sakın ha! Fırsatları kaçırıp da, kaybetme bedbahtlığıyla yok olma.

    Vasiyetim olsun:

    Vefayla kal can!

    alinti
    ha bu arada (ç)aldım bu güzel yazıyı.....
    Yazar : Risale Forum
    İnsanın Cenab-ı Haktan hiçbir hakkı talep etmeye hakkı yoktur.
    Bilâkis dâima şükretmeye medyundur. Çünkü, mülk Onundur, insan Onun memluküdür.
    Eğer Mâlik-i Mülke memlûk isen, Onun mülkü senindir, gör.

    Bizi düşmanın attığı taş değil
    Dostun attığı gül yaralar


  4. #4
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.236
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 814 + 40608


    Cevap: Vefayla kal can!

    Alıntı memluk Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    En büyük vefâ, Hakk'a götürecek fırsatları yakalamaktır. Bulduğun her fırsatı zamanında değerlendirmektir. Sakın ha! Fırsatları kaçırıp da, Kâlû Belâ'ya vefâsız olma! “Fırsatlar bulutlar gibidir, gelir ve geçer.” Sakın ha! Fırsatları kaçırıp da, kaybetme bedbahtlığıyla yok olma.

    Allah razı olsun kardeşim çok güzel bir yazı ,
    inş vefayla kalanlanlardan oluruz
    Rabbim sizlerdende razi ve memnun olsun kardesler okuyan gözlerinize saglik...
    Yazar : Risale Forum

  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jun 2010
    Mesajlar Mesajlar
    608
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 181 + 11988


    Cevap: Vefayla kal can!

    Yüreğini yüreğimde, gözlerini gözlerimde bırak da git. Beklemeden, bir kelime bile etmeden git. Canımı canımdan kopar da git.

    Giderken son bir defa Hakk'ın selâmını esirgeme benden. Arkada kalanın gözü yaşlı olur, yüreği yufka, gönlü ince. Ben, içimdeki korla, bağrımdaki volkanla, öylece dağ gibi arkanda kalayım. Yapayalnız hecelerde kaybolan ben olayım. Sen sağlam adımlarla yarınlara yürürken, yıkıL.n ben olayım.


    Gülen sen ol, ağlayan ben. Yeşeren sen ol, sulayan ben. Bana saplansın paslı mızrakların ucu, sana dokunmasın. En çılgın isyanlarını, savaşlarını, sırlarını gittiğin diyarlara götürme. Kötüye dair ne varsa benim yanımda kalsın.

    Benim avuçlarıma bırak. Ben onları dua dua ak kanatlı kuş gibi göklere uçurayım. Benim payıma; ilâhî dergahtan, ayrılık sahillerinde anıların gönüllü bekçisi olmak düştü. Hak'tan gelene razıyım.

    Sen geçmişi bana bırak can


    Güzelmişş..çok sevse de teslimiyet..ondan gelene razı olmak....maşallah..
    Yazar : Risale Forum
    «Adem-i rü'yet, adem-i vücuda delâlet etmez.»
    «Görünmemek, olmamağa hüccet olamaz.»


    ..29.söz..

  6. #6
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    1.128
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 319 + 23722


    Cevap: Vefayla kal can!

    paylaşımı yapan kardeşim yazının her bir satırı birbirinden güzel en çok beğendiğim bölümden alıntı yapayım dedim ama ayıramadım Allah razı olsun ....
    Yazar : Risale Forum

    Uzakta olmak ayrılığa neden olmadığı gibi, aynı yerde olmak da birlikteliğe yetmez.Bizim yolumuz gönül yoludur .Gönül de mekan istemez...

  7. #7
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Nereden Yer
    Rûy-i Zemin..
    Mesajlar Mesajlar
    1.336
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 367 + 27568


    Cevap: Vefayla kal can!

    Giden hep yârdır, ‘can’dan ‘can’dır. Her şeyi alıp götüren de ‘o’dur, götürdüklerinin iki mislini geride bırakan da...

    Giderken arkada bıraktıklarına son bir kere bakıp da öyle gitmeli insan. Yaşadıklarını, paylaştıklarını gönül heybesine yerleştirmeli.


    Paylaşılan andır, zamandır, dönüşü olmayandır. PaylaşıLan hayattır can!
    Vefâlı olmalı insan. Vefânın dersini Kur'andan; âlemlerin muallimi, Gönüllerin Sultanı'ndan, O'nun nurlu ashâbından almalı.

    Olmalı insan, önce kul olmalı. Olmadan evvel ölmeli, ölmeden önce olmayı tamamlamalı.

    Her bir satiri birbirinden güzel paylasim icin tesekkürler kardes selam ve dua ile
    Yazar : Risale Forum
    Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın. ve keza, bu fani dünyadan da çıkacaksın. öyleyse, aziz olarak çıkmaya çalış. vücudunu mucidine feda et. mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.
    mesnevi-i nuriye

  8. #8
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Nereden Yer
    İsTaNBuL
    Mesajlar Mesajlar
    1.339
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 307 + 21628


    Cevap: Vefayla kal can!

    Alıntı delailin-nur Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    paylaşımı yapan kardeşim yazının her bir satırı birbirinden güzel en çok beğendiğim bölümden alıntı yapayım dedim ama ayıramadım Allah razı olsun ....
    Hangisini ayırcaksın ki hepsi çok güzel yahu
    İlk defa forumda uzun bir yazıyı her satırından haz alarak okudum herhal.
    Yazar : Risale Forum

  9. #9
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.236
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 814 + 40608


    Cevap: Vefayla kal can!

    Alıntı _vatan_ Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Hangisini ayırcaksın ki hepsi çok güzel yahu
    İlk defa forumda uzun bir yazıyı her satırından haz alarak okudum herhal.
    Allah razi olsun kardesim okuyan gözlerinize saglik..
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  10. #10
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 524 + 37882


    Cevap: Vefayla kal can!

    Giden hep yârdır, ‘can’dan ‘can’dır. Her şeyi alıp götüren de ‘o’dur, götürdüklerinin iki mislini geride bırakan da...
    Yazar : Risale Forum
    S-Herşeyden evvel bize lâzım olan nedir?
    C-
    Doğruluk.

    S-Daha.
    C-
    Yalan söylememek.

    S-Sonra.
    C-
    Sıdk,sadakat,ihlâs,sebat,tesanüddür.

    NOT : Anlamını bilmediğiniz kelimelerin üzerine çift Tıklayınız..

Sayfa 1/2 12 SonSon

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222