Kur’ân’a Bakışlar, Prof. Dr. Suat Yıldırım’ın yaklaşık otuz yıla yayılan ve farklı mecralarda yayımlanan makalelerini bir araya getiriyor. Üç cilde tamamlanması düşünülen kitap serisi için bir bakıma ‘Suat Yıldırım külliyatı’ da denilebilir.



AHMET DOĞRU
Kur’ân’a Bakışlar, Prof. Dr. Suat Yıldırım’ın yaklaşık otuz yıla yayılan ve farklı mecralarda yayımlanan makalelerini bir araya getiriyor. Üç cilde tamamlanması düşünülen kitap serisi için bir bakıma ‘Suat Yıldırım külliyatı’ da denilebilir. KUR’ÂN’A BAKIŞLAR-1, PROF. DR. SUAT YILDIRIM, IŞIK AKADEMİ YAYINLARI, 475 SAYFA, 15.20 TL

"İkinci kişiye geçen her sır ifşa olmuştur, kâğıda geçmeyen her ilim zayi olmuştur.” derler. Bu sözün ikinci kısmına kâğıda geçen ilimleri tedvin etmeyi, kütüphane raflarında yer alacak şekilde derleyip toplamayı da ekleyebilirsiniz. Adları maziden bugüne kalan ilim erbabını çoğu zaman ya kendilerinin iki kapak arasında topladıklarıyla ya da yetiştirdikleri talebelerin onlardan naklen kitaplaştırdıklarıyla biliyoruz. Zamanın akışında nelerin üzerinin örtüldüğü ise ancak gayb hazinesinin sahibince malumdur. Prof. Dr. Suat Yıldırım’ın Kur’ân’a Bakışlar adıyla yayımlanmaya başlayan kitap serisi, bir ilim adamının farklı yerlerde yayımlanmış makalelerinin külliyat halinde toplanması açısından hem güzel hem de örnek bir çalışma.
Suat Yıldırım Hoca, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden 1964 yılında mezun olmuş. Tefsir konusunda ihtisas yapan Hoca’nın Erzurum’dan Bağdat’a, Ankara’dan Paris’e, Medine’den İstan-bul’a, Sakarya’dan Malezya’ya üniversitelerde araştırmalar ve hocalıkla geçen akademik hayatı aşağı yukarı yarım asırlık. 2008 yılında resmen emekli olsa da ilimden emekliye ayrılmak mümkün değil. İlim yolunda geçen yılların kağıt üzerindeki hasılası ise telif ve tercüme olarak 20 kitap, 200 kadar ilmî inceleme, makale, tebliğ ve ansiklopedi maddesi.
30 YILIN BİRİKİMİ
Kur’ân’a Bakışlar, Suat Yıldırım’ın yaklaşık otuz yıla yayılan makalelerini bir araya getiriyor. Önce Yeni Ümit dergisinde yayımlanan makalelelerin toplanması için yola çıkılmış. Daha sonra farklı yerlerde bulunan yazıların da kitaba dâhil edilmesine karar verilmiş. Sonuçta üç cilt halinde yayımlanması planlanan “Kur’ân’a Bakışlar” serisi meydana gelmiş. Işık Akademi Yayınları’ndan çıkan kitabın arka kapağına, yayınevinin bu derlemeyi önemsediği notu düşülmüş.
Birinci cildi okurla buluşan Kur’ân’a Bakışlar, Kur’an ikliminde nefeslenmekle birlikte farklı konulardaki yazılardan oluşuyor. Kitap hazırlanırken yazılar, şu yedi ana başlık altında toplanmış:
1- Kur’an ilimleri ve tefsir usûlüne dair makaleler…
2- Tefsire dair yazılar, Kur’an-ı Kerim’in üslup özellikleri, Kur’an mealleri, Risale-i Nur külliyatının Kur’ân tefsirindeki yeri…
3- Kur’an-ı Hakim ve fennî keşifler, bazı müfessirlerimizin tefsir ilmindeki yerleri.
4- İbadetlere dair yazılar.
5- Kur’an-ı Kerim’in ehl-i Kitaba bakışı.
6- Oryantalistlerin çalışmaları hakkında değerlendirmeler.
7- Müteferrik konular.
Kur’ân’a Bakışlar’ın ilk cildi tefsir usûlü ve Kur’an ilimleriyle alâkalı yazılara ayrılmış. Kitap, Suat Yıldırım’ın kırk yıl kadar önce Ali Tantavî’den çevirdiği “İşte Kitap!” başlıklı yazıyla açılıyor. Yıldırım, dipnotta kitabın maksadına uygun düştüğü için tercümenin yeniden yayımlandığıni belirtmiş. “Bugün insanlığın elinde, çeşitli dil ve yazılarla, yirmi milyondan fazla kitap bulunmaktadır. Bana ‘Bunlardan hangisi daha üstün, daha tam, daha güzel ve daha şümullüdür?’ diye sorulsaydı ‘Kur’an’dır’ derdim.” cümlesiyle başlayan yazıda Tantavî, neden bu cevabı vereceğini izah ediyor, Kur’an’ı ashab gibi okuyamadığımıza hayıflanıyor.
Prof. Dr. Suat Yıldırım, “Kur’ân Beşer Sözü Olamaz” başlıklı bildirisinde ise kitab-ı kerimimizi şöyle anlatıyor: “Bugün bir milyardan fazla insan tarafından yüceliği kabul edilen Kur’an, bu İslam ümmetinin güneşidir. İslam medeniyetinin ve birçok İslamî ilimlerin bânisi O’dur. Sadece muayyen bir iki sahada değil; inanç, düşünce, ibadet, ahlâk, hukuk, içtimaiyat, eğitim, öğretim, irşad gibi birçok sahada insanlığı yüceltmiş ve bunu on dört asır boyunca defalarca tekrarlamıştır. Kur’an’a bir Müslüman gibi inanmayan pek çok gayrimüslim, yakından tanımakla, onun güçlü ifadesini, edebî değerini, muhtevasının ve prensiplerinin üstünlüğünü dile getiren övgülerde bulunmuşlardır. Ne var ki gayrimüslimler O’nun Allah tarafından vahyedildiği gerçeğini mesele edinmez, şu veya bu sebeple buna inanmazlar.”
Suat Yıldırım, şahsen tanıyanların ‘ulema-i amilînden’ gördükleri bir ilim ehli. Hilim ve tevazuu şahsiyetinin en bariz özelliklerinden. Kitabın önsözünde de okura bu vasfıyla hitap ediyor ve diyor ki: “Yazdıklarımda iddialı olamam. Tevazu ilim ehli için bir meziyet değil, bir mahkûmiyettir. Zira o, yaptığı işin eksik olabileceğini en iyi takdir etme durumundadır. Bu külliyata verdiğim isim, ister istemez mütevazı oldu. Bu makalelerde çeşitli meselelere dair Kur’an-ı Hakîm’in verdiği saf bakışlar olduğunu öne sürmem doğru olmayacağı için benim bakışlarım ve anlayışlarım olduğunu belirtmek üzere Kur’ân’a Bakışlar adını uygun buldum.”
“Manendi şecer nâbit olur sâbit olanlar/ Her kangı işin ehli isen anda devam et/ Noksanını bil ya bir işe başlama evvel/ Ya başladığın kârı pezîrâ-yi hitâm et.” Kur’ân’a Bakışlar, mesleğinde sabit bir ilim adamının semerelerini derliyor. Bu açıdan yazarının ilmî çizgisini de görünür kılıyor.