Bundan yaklaşık 51 yıl önce Gazze Şeridi’ndeki Şati Mülteci Kampı’nda hayata gözlerini açan Filistinli yönetmen Rashid Masharawi, filmlerinde işgalden bahsetmesinin kaçınılmaz olduğunu söylüyor. Ona göre sinema, hiçbir gücün işgal edemeyeceği ana vatan.Filistinli yönetmen Rashid Masharawi, 4. Malatya Uluslararası Film Festivali’nin konukları arasındaydı. Onur Ödülü takdim edilen yönetmen önceki gün de ‘Leyla’nın Doğum Günü’ adlı filminin özel gösteriminde Malatyalı sinemaseverlerle de buluştu. Gösterimin ardından Masharawi ile yönetmenlik serüveni ve sineması üzerine konuştuk. “Sinema hiçbir gücün işgal edemeyeceği ana vatandır.” diyen yönetmen, önceliğinin sinema olduğunu söylüyor. Masharawi, “Filistinli, mülteci kampında doğmuş çocuk olarak sinemada yer edinemem ancak iyi bir sinemacı olursam mülteci kampındaki küçük Filistinli çocuğa yardım ederim. Hayat tecrübem, bu formülün çalıştığını gösterdi. Ben de 30 yıldır bunu yapıyorum.” diyor. Filmlerinin işgalden bahsetmesinin kaçınılmaz olduğunu belirten Masharawi, ülkesiyle ilgili umudunu koruyor. Kendisine misyon yüklemediğini dile getirse de işgalin biteceğine dair umudu olmazsa sinemayla sanatla uğraşmayacağını aktarıyor.Sinemanın ülkelerindeki İsrail işgalinin dünya kamuoyuna anlatılmasındaki katkısına değinen Masharawi, “1, 2, 5 filmin dünyada hiçbir şeyi değiştireceğini sanmıyorum. 20 yıl boyunca bin filmin çekilmesi bizim sorunlarımızı anlatmada yardımcı olur. İnsanların bilincinin gelişmesini destekler ve çözümü etkiler.” ifadelerini kullanıyor. Diğer insanlar gibi normal bir hayat yaşama düşüncesiyle ülkesini 3 kere terk ettiğini anlatan Masharawi, “Fransa, Hollanda, Tunus’ta yaşadım. Sonra geri döndüm. Arkadaşlarım, ailem, her şeyim orada. Dönme sebebim milliyetçi duygular değildi. Sadece oraya ait olduğum için döndüm.” diye konuşuyor. Mülteci kampındaki imkânsızlıklar sebebiyle genç yaşta önceliklerini belirlediğini aktaran Masharawi, kendini, “Film yönetmeni, Arap, Filistinli ve adalet sorunlarıyla uğraşan biri” diye tanımlıyor. Yönetmene iki yıl önce Viyana’da güzel sanatlar fakültesinde ders vermesi yönünde teklif gelmiş. Masharawi’ye göre bu teklif, insanın istediğinde kendini yetiştirebildiğinin göstergesi. Filistin’de 80 çocuğa sinema eğitimi verdiğini anlatan yönetmen, “80 çocuktan 5’i elle tutulur bir şeyler yapacaklar, tanınacaklar. Bu kendi iradelerinden, isteklerinden doğan bir durum. Ne bana bağlı ne de başkasına.” yorumunu yapıyor. Masharawi, şöyle devam ediyor: “Sinema bana kendi düşüncelerimin, hislerimin ifadesini sağlıyor. Bunun için sinemaya minnettarım. Filmlerimin bir kısmı çeşitli üniversitelerde derslere konu oluyor. İsrail-Filistin çatışmasının dışında sanatsal anlamda ele alıyorlar. Hikâye anlatma açısından bakıyorlar.”

[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]