Türkiye'nin en önemli sanayi şehirlerinden biri olan Gaziantep'te, üretime engelli vatandaşlar da katkıda bulunuyor. Türkiye Sakatlar Derneği Gaziantep Şubesi bünyesindeki Engelsiz İstihdam Merkezi'nde, dikiş makineleri siparişleri yetiştirmek için durmadan çalışıyor. Çalışanların kimisi mefruşat kursunda çeyiz hazırlıyor, kimisi de merkezin başka bir biriminde faydalı olmak için gayret gösteriyor. Hepsinin ortak noktası fiziken olmasa da ruhen ayakta kalmayı başarabilmiş olmaları. 1 yaşında çocuk felcine yakalanan engelli Filiz Sevinç'in "Birçok engelsiz insandan daha sağlam olduğumuzu buraya geldikten sonra gördüm. Allah, yeter ki düşünce engeli vermesin." diyor. Şehitkâmil Belediyesi'nin Türkiye Sakatlar Derneği Gaziantep Şubesi'ne tahsis ettiği binada, gerek Gaziantep Valiliği gerekse Büyükşehir Belediyesi'ne ait projeler, engelli vatandaşların elinde yükseliyor. Türkiye Sakatlar Derneği Gaziantep Şube Başkanı Hulusi Kalender, engellilerin üretememe sorununa ciddi manada çözüm bulduklarını ifade ediyor. Şimdiye kadar 3 bine yakın aileyle görüşüp 600 engelliyi iş sahibi yaptıklarını belirten Kalender, şunları anlatıyor: "Biz engelli vatandaşlarımızın hem üretime katılması hem de evlerine ekmek götürebilmeleri için yaptığımız işe yerleştirme çalışmalarında bazı veriler de elde ettik. Bunun akabinde, iş yerinde çalışma ortamı bulamayan engellilerin üretime katılması için çalışma yaptık. Mesela, 9 yıldan bu yana mefruşat atölyemiz var. 3 yıldır da Gaziantep SODES Projesi ile 'Engelsiz Atölye'yi kurduk. Burada önemli olan engellinin evinden çıkarılması. 9 yıldan bu yana yüzlerce engelli taşıdık. Şehrin engelliyle iç içe yaşamasına katkı sağladık."HİKAYELER FARKLI, HAYALLER AYNI Melek Tekatlı, doğuştan engelli. Engelsiz İstihdam Merkezi'ndeki mefruşat kursuna katılıyor. 18 yaşındaki Melek, tekerlekli sandalyesi ile durmak bilmiyor. Hem dışarıdan okulunu bitirmeye çalışıyor, hem de yeni bir el sanatı öğrenmenin mutluluğunu yaşıyor. Tekatlı, "Burada benim gibi engelli olanları görünce evde içine kapanık kızdan eser kalmadı. Burayı görünce her şeyi unuttum. Şimdi çok mutluyum." diye konuşuyor. Bir yaşında çocuk felci geçiren Filiz Sevinç de ilkokulu koltuk değnekleriyle bitirmiş. 8 yıldır da kursun müdavimi. Sevinç değişimini şöyle özetliyor: "Engellilerin birçok şeyi başarabileceğini öğrendim. Birçok konuda sağlam insanlardan daha iyi olduğumuzu gördüm. Allah yeter ki düşünce engeli vermesin." Mehmet Bozkurt ise yıllarca engelinden dolayı kapı dışarı edildiğini anlatıyor. Şimdi ise dikiş makinesinin başında harıl harıl çalışıyor. Hatta boş zamanlarında atıcılık ve basketbol ile de ilgilendiğini söylüyor. Bozkurt da engeli bulunmayanların hallerinden şikayet etmemesini istiyor. 14 yaşından sonra kas hastalığına yakalanan Mehmet Duran Tatar da bir kamu emeklisi. Engelli olmayı kendisine sorun etmediğini söylüyor ve psikolojik olarak nasıl rahatladığını anlatıyor: "Kendimi çok iyi hissediyorum. 3 senedir de sedef hastasıydım, 1 ayda iyileştim. Burası bana gerçekten çok iyi geldi. Engelli hiçbir arkadaşımız kendilerini hayattan tecrit etmesin." CİHAN

[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]