Türkiye Fahri Konsoloslar Birliği Başkanı ve Ürdün Fahri Konsolosu işadamı Ömer Kaplan’ın en büyük hobisi dağcılık. Öyle ki yoğun iş temposundan fırsat buldukça dağlara tırmanıyor. Süphan ve Ağrı dağlarında zirve yapan Kaplan, yüksek dağlara gitmeden önce bölgelerdeki tepelerin yürüyüş yollarında antrenman yaptıklarını anlatıyor.‘Tırmanmadığım yer kalmadı’ ifadesi olsa olsa bir dağcı veya sporcunun ağzından çıkmıştır diye düşünürüz. Ne var ki dağları karış karış gezen sözünü ettiğimiz kişi; Türkiye Fahri Konsoloslar Birliği Başkanı ve Ürdün Fahri Konsolosu işadamı Ömer Kaplan. En büyük hobisi dağcılık olan Kaplan, Ağrı, Süphan, Demirkazık, Artos, Kaçkar, Kemerli Kaçkar ve Altıparmak gibi dağlarda zirve yapmış bir isim. Yaklaşık 15 yıldır amatör dağcılık yaptığını söyleyen Kaplan, bu tutkusunun çocukluk dönemlerinde başladığını dile getiriyor. O dönemlerde kayak da yaptığına dikkat çeken Kaplan, “1970’li yıllarda tırmanışlara, askerlik ve terör olaylarından dolayı biraz ara verdim. Daha sonra iş hayatı ve sivil toplum kuruluşları yöneticiliği sebebiyle askıya aldım. Yürüyüşe tekrar dönüş yapmaya karar verince Balçova’dan başladım dağlara yürümeye. Radar, Gaziemir, Seferihisar ve Güzelbahçe hattında her yeri yürüyerek geçtim. Bölgedeki her yeri avucumun içi gibi bilirim.” ifadelerini kullanıyor.Aynı zamanda Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) meclis üyesi olan 57 yaşındaki işadamı Ömer Kaplan, tırmanmanın kendisini mutlu ettiğini kaydediyor. Yoğun iş temposundan fırsat buldukça tırmanan Kaplan, her yıl iki zirve yapıyor. Ağrı, Süphan, Kaçkarlar gibi yüksek dağlara gitmeden önce bölgelerdeki küçük dağların yürüyüş yollarında antrenman yaptıklarını anlatan Kaplan, “Nif, Dumanlı ve Mahmut dağları bizim antrenman yerimiz. Buralarda hazırlandıktan sonra yüksek tırmanışlara gidiyoruz.” diyor. Bir dağcılık kulübüne üye olduğunu da kaydederek, “Özel ekibimiz var, beş altı kişilik gruplarla çıkıyoruz. Aliağa’dan Karaburun’a, Kemalpaşa’dan Ödemiş’e kadar Ege Bölgesi’nin dağlarını karış karış biliyorum. Bölgede tırmanmadığım dağ kalmadı.” şeklinde konuşuyor. Bir dağa tırmanmanın zamanının, yüksekliğe göre değiştiğini dile getiren Kaplan, “Mesela Süphan, iki günlük turdur. Bulunduğunuz yerde kamp yapar kalırsınız, sabah kalkar yürüyüşe başlarsınız. Zirve yapar dönersiniz, toparlanır inersiniz ama Ağrı, iki ayrı kamp yeri olduğu için dört günlük bir tırmanıştır. Tabii Türkiye’nin en yüksek dağı.” diyor.DAĞIN TEPESİNDE MUHSİN YAZICIOĞLU’NA DUAÖmer Kaplan, unutamadığı bir anısını da şöyle anlatıyor: “Süphan Dağı’na tırmandığımız zaman 2009 yılıydı. Muhsin Yazıcıoğlu’nun rahmetli olduğu dönemlere rastlamıştı. Öğle sıralarında zirve yaptık. Bizim hocamız, ‘Muhsin Bey’e de buradan bir dua okuyalım.’ dedi. Duaları okuduk. Duanın ardından yağmuru, doluyu, karı ve güneşi bir saat içinde gördük.” Dağlara tırmanmanın sağlık açısından da çok faydalı olduğunu ifade eden Ömer Kaplan, bunun iş hayatını da olumlu etkilediğinden söz ediyor. Ona göre daha rahat çalışmayı, güçlüklere göğüs germesini öğreniyorsunuz dağcılıkta.

[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]