Cinsel terapistleri zorlayan bir vaka ile karşı karşıyayız. Şimdiden bazı erkek hastalar ‘Adam 78 yaşında hem anasına hem de kızına gücü yetiyor, bende mi bir şey var?’ demeye başladılar bile. Kadınlar haklı olarak çok öfke duyuyorlar. Ancak en acınacak ve utanılacak taraf çocuk istismarı ile karşı karşıya olunma ihtimalidir. Böyle bir cinsel eylemi dindar görünümlü birinin yapması konuyu daha ilginç hale getirdi.
Cinsel şiddet içeren suçların artması, çocuk pornosunun yaygınlaşması, ileri yaşlardaki birçok ruhsal hastalığın temelinde çocukluk dönemlerinde yaşanan istismarların sorumlu olması konuyu daha önemli hale getiriyor.
ABD Başsavcılar Yüksek Kurulunun ‘Pornografik-erotik materyalle cinsel suçlar arasına nedensellik ilişkisi vardır’ kararı uzun süre tartışıldı.
Psikiyatri tarihinde de ilk defa cinsel bağımlılık tanımlandı ve alkol, eroin bağımlılığı gibi bir bağımlılık türü olduğu kabul edilip tedavi edilmesi önerildi. ‘Textbook’ lara giren bu bilgiler toplumun da bilgilendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Carnes ve Colemen ABD toplumunun %3-6 sının seks bağılısı olduğunu bunlarında % 80 inin erkekler olduğunu söylüyorlar.
Seks bağımlılığının üç ana belirtisi var.
1- Cinsellikle ilgili konulara çok zaman harcama,
2- Zararlarını, tehlikelerini ve çıkaracağı sorunları bildiği halde davranışlarından vazgeçmeme,
3- Arzuladığı etkiye ulaşmak için artmış yoğunlukta tekrarlayan cinsel davranışa yönelme ve sıradışı cinsel eylemde bulunma.
Eğer çevremizde hatta ailede bu ölçüte uyan kişi çocuğun birinci derecede yakını bile olabilir. Bu ölçüte uyan kişiler varsa çocuk o kişi ile yalnız kalmamalıdır. Bu durum alkol şişesi ile alkoliği aynı odada yalnız bırakmakla aynı anlama gelir. Çocuklarımıza büyüklerinin cinselliği çağrıştıran davranışlarına hayır demeyi öğretmek çok önemlidir.
İleri yaşta kişinin kişilik yapısına ve sosyal durumuna uymayan ‘Hiperseksüalite’ tarzında bir ilgi ve eylem artışı varsa ayrıca değerlendirilmelidir. Yaşlıdır, zarar gelmez diye bilinen bu kişiler de ‘Frontal Demans’ denilen bir bunama türü olabilir. Çeldiricilere direnç gösteremezler ve arzularını baskılama zorluğu gösterirler. Bu kişiler yaptıklarının yanlış olmadığını savunurlar, hatalarını küçümserler. Komşusunun evini dikizleyen, yakınlarına sarkan yaşlıları acilen incelemek gerekir.
Bunamaya bağlı cinsel davranış bozukluğu gösterenlerin cezai ehliyetleri yoktur ve hacir altına alınmaları gerekebilir. Fakat seks bağımlıları böyle değildir cezai ehliyetleri vardır. Cezalarında indirim bile yapılmamalıdır. Adli Tıp incelemesi olmadan bir kanaate varmak son derece yanlış olur.
İstismar mı hastalık mı?
Kişi temelinde hareket edip yorumlarda bulunmak için yeterli bilgi ve veriye henüz sahip değiliz. Ayrıca bireyin sosyal konumuna ve onuruna dikkat etmemiz gerekir. Diğer taraftan ise benzer olayların tekrar yaşanmaması için sonuçlar da çıkarmak zorundayız.
Birinci önkabul; “Bir azgın teke ile karşıyayız bu kişi en ağır şekilde ibreti âlem için cezalandırılmalıdır.” Bu önkabulü savunanlar o kişinin suçunun henüz sabit olmamasına, eğer temize çıkarsa önyargılı hareket etmiş olacağımıza da cevap vermelidirler.
İkinci önkabul; “Sayın Üzmez büyük bir komploya kurban gitti.” Bu görüşte olanlar hakkındaki kuvvetli delilleri ve maznunun özgeçmişindeki cinsel zaaflarını göz ardı ediyorlar.
Üçüncü bakış; Konuya siyasi anlam yüklemek isteyen fırsatçıların yaklaşımıdır. Konunun gerçek olup olmaması değil bu olaydan nasıl siyasi ve ideolojik çıkarımlar yapılacağına zihin yorarlar. Emek vermeden çıkarını kollayan bu ‘Çakallar’ ı hepimiz biliriz.
Dördüncü bakış; ‘Dindar insan bu hatayı nasıl işler’ diye donup kalanlardır. Bu gurup safi zihinler dindarlığı şekle indirgemişlerdir. Karpuz gibi dışı yeşil içi kırmızı olan ‘Gardrop müslümanları’nı ayırt edemeyecek kadar dış görünüşe inanırlar.
Yalan söylemekten rahatsız olmayan, çok evliliği İslam’ın emri gibi gören, egosunu inançlarının önünde tutan, “Hz. Ali de en iyi ata binerdi” diyerek lüks araba değiştirip duran dindar tipine dikkat edelim. Hz. Peygamberin evliliklerine bakıp, 40 yaşına kadar kendinden 15 yaş büyük Hz, Hatice ile yetinmesini görmeyen bu dar bakışlı tipolojiyi iyi tanıyalım.
Üzmez olgusu gerçek dindarları çok üzdü. Ancak aynı zamanda ‘Ahirzaman Müslüman Tipi’ni irdelemek için bir fırsat oldu.
İnsanlar paranın sahtesini yaptılar ama para da sahte insanları tanımamıza vesile oldu. Aynen bunun gibi (kimse büyük konuşmasın) günümüzde dahi para, şöhret, şehvet sahte müslümanları ayırt etmede iyi bir turnusol kağıtı etkisi yapıyor.
Kadınlar beni tahrik ediyor diye kadınların üzerine baskı kuran, evden çıkarmayan erkek tipinin, nefsine hâkim olmayı ve tahrik olmamayı kendine öğreten erkek tipine dönüşmesi dileğiyle...

nevzat tarhan