Göktürk Kitabesi

Eski bir Tapınak yazıtında şöyle der:

"Gürültü ve patırtının ortasında sükunetle dolaş, sessizliğin için­de huzur bulunduğunu unutma.

Başka türlü davranmak açıkça gerek­medikçe herkesle dost olmaya çalış. Sana bir kötülük yapıldığında ve­rebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun. Bağışla ve unut. Ama kimse­ye teslim olma. İçten ol; telaşsız, kısa ve açık-seçik konuş. Başkalarına da kulak ver. Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları. Çünkü dünyada herkesin bir öyküsü vardır.

Yalnız planlarının değil; başarılarının da tadını çıkarmaya çalış. İşinle ne kadar küçük olursa olsun, ilgilen; hayattaki dayanağın odur. Seveceğin bir iş seçersen, yaşamında bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın. İşini öyle seveceksin ki başarıların bedenini ve yüreğini güç­lendirirken, verdiklerinle de yepyeni hayatlar başlatmış olacaksın.

Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol. Sevmediğin zaman sever gibi yapma. Çevrene önerilerde bulun ama hükmetme. İnsanı yar­gılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz. Ve unutma ki insanlığın yüz­yıllardır öğrendikleri; sonsuz uzunlukta bir kumsaldaki tek bir kum ta­neciğinden daha fazla değildir.

Aşka burun kıvırma sakın; o, çöl ortasındaki yemyeşil bir bah­çedir, O bahçeye layık bir bahçıvan olmak için her bitkinin sürekli ba­kıma ihtiyacı olduğunu unutma.

Kaybetmeyi ahlaksız bir kazanca tercih et. İlkinin acısı bir an, ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer. Bazı idealler o kadar değer­lidir ki o yolda mağlup olman bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakaca­ğın en büyük miras, dürüstlüktür.

Yılların geçmesine Öfkelenme; gençliğe yakışan şeyleri gülüm­seyerek teslim et geçmişe. Yapamayacağın şeylerin yapabileceklerini engellemesine izin verme.

Rüzgarın yönünü değiştirmediğin zaman yelkenlerini rüzgara göre ayarla. Çünkü dünya, karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi lima­na getirip getirmediğinle ilgilenir. Ara sıra isyana yönelecek olsan da hatırla ki evreni yargılamak imkansızdır. Onun için kavgalarını sürdü­rürken bile kendi kendinle barış içinde ol.

Hatırlar mısın doğduğun zamanları: Sen ağlarken herkes sevinç­le gülüşüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde, sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, sevecen, erdemli ol. Önünde sonunda bü­tün servetin sensin. Görmeye çalış ki bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen dünya, yine de insanoğlunun biricik güzel mekanıdır."

X.SENnUSİÖ.IX.YY