4 sonuçtan 1 ile 4 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    2.400
    Blog Blog Girişleri
    16
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 558 + 40829


    Ney’in türk tasavvuf düşüncesi’ndeki yeri

    Türklerin İslâmlaşma süreci X. yüzyılda başlamıştı.
    İslâmiyet ile birlikte zaten toplumda var olan mistik düşünce ve anlayış İslâmî bir kimliğe bürünerek, Türk tasavvuf anlayışının temellerini oluşturdu.
    Hoca Ahmet Yesevî, Hacı Bektâş-ı Velî ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî bu anlayışın Türk toplum hayatına yerleşmesini sağlamışlardı.
    Türklerin İslâmiyetten önceki dinleri olan Şamanizm, Animizm ve Totemizmde de mûsikînin çok önemli rolü vardı. Bu dinlerin tümünde törenler müzik eşliğinde yapılırdı. Örneğin çoğunlukla hâkim olan Şamanizmde kam, baksı veya şaman denilen din adamları ellerinde kopuz ile dolaşır, dînî mesajlarını mûsikî yardımıyla iletirlerdi. İslâmiyette de mûsikîye karşı bir cephe mevcut değildir. İslâm Peygâmberi Hz.Muhammed, Kuran’ ın güzel sesle ve kâideye müstenîd âhenkle okunmasını öğütlemiştir. Tecvîd ve Kıraat işte bu rağbetin sonucunda doğmuştur ve mûsikî ile yakın ilişkileri vardır[1].
    Türklerin dînî hayatlarında mûsikî her zaman yer almıştır. Özellikle tekke hayatında, âyin ve diğer dînî törenlerde (cem, zikir, deverân vs.) mûsikînin rolü büyükse de bir çok tarîkatın törenlerinde telli çalgıların yer almasına cevâz verilmemiştir. Ancak hemen hemen bütün tarîkatlerin törenlerinde bendir ile birlikte ney yer almıştır.
    Bilhassa Mevlevîlikte neyin önemi çok büyüktür. Hz. Mevlânâ Mesnevî’ sine şu sözlerle başlamıştır:
    “ Bişnev ez ney çün hikâyet mî küned
    Ez cüdâyîhâ şikâyet mî küned
    Gez neyistân tâ merâ bübrîde end
    Ez nefîrem merd ü zen nâlîde end
    Sîne hâhem şerha şerha ez firâk
    Tâ begûyem şerh-i derd-i iştiyâk ”[2]
    “ Dinle neyden, zirâ o bir şeyler anlatmada
    Ayrılıklardan şikâyet etmededir.
    Ney der ki: Beni kamışlıktan kopardıklarından beri,
    İniltim kadın - erkek herkesi ağlattı.
    Ayrılık bağrımı delik deşik eylesin,
    Tâ ki aşk derdini anlatabileyim.”

    Hz. Mevlânâ’ ya göre mûsikî Allah’ ın lisânıdır. Yüce yaratıcı Bezm-i Elest’ te ruhlara mûsikî ile seslenmiştir. Bu sebepten hangi milletten, hangi dilden olurlarsa olsunlar, insanlar mûsikî ile aynı duyguları paylaşabilirler. Hiçbir sanat insan rûhuna mûsikî kadar doğrudan doğruya ve içinden kavrayacak şekilde nüfûz edemez. Mûsikî, son derece değerli bir mânevî temizlenme, ferahlama ve yücelme vâsıtasıdır. Rûhu kir ve paslardan temizlediği gibi, ona batmış olan dikenleri de ayıklayarak tedâvi eder. Mûsikî ile temizlenmeyen rûh yükselemez, aksine yerdeki bayağı ihtiraslara bulaşarak kirlenir ve körelir. Gerçek mûsikî insana hayvânî hisleri hatırlatmak şöyle dursun, ona “sonsuz varlık” ı hissettirir, sezdirir. Bu sezgiyle onu O’ na yaklaştırır ve nihâyet ulaştırır. Bunda en etkili ses ise ney sadâsıdır.



    Hz. Mevlânâ’ nın felsefesinde ney, “insan-ı kâmil” in (yani bir takım merhalelerden geçerek olgunlaşmış insanın) sembolüdür ve aşk derdini anlatmadadır. Benzi sararmış, içi boşalmış, bağrı dağlanarak delikler açılmış, ancak Yüce Yaratıcı’ nın üflediği nefesle hayat bulan, tıpkı insan gibi geldiği yere özlem duyan ve delik deşik olmuş sînesinden çıkan feryâd ve iniltileri ile insanlara sırlar fısıldayan bir dosttur. Bu sebeple ney, mevlevîlerce kutsanmış ve “ nây-ı şerîf ” diye anılmıştır.


    “ Ney hadîs-i râh-ı pür hûn mîküned

    Kıssahâ-yı ışk-ı Mecnûn mîküned [3]”
    “ Ney, kanla dolu bir yoldan bahsetmede,
    Mecnûn’un aşkından hikâyeler anlatmadadır.”

    “ Âteş-i ışkest ke’ender ney fütâd


    Cûşiş-i ışkest ke’ender mey fütâd ”[4]


    “ Aşk âteşi ki neyin içine düşmüştür,


    Aşk coşkunluğu ki meyin içine düşmüştür.”


    “ Hem çü ney zehrî vü tiryâkî ki dîd


    Hem çü ney demsâz ü müştâkî ki dîd ”[5]


    “ Ney gibi hem zehir, hem panzehir,


    Ney gibi hem hemdem, hem müştâkı kim gördü? ”



    1] Sadeddin Nüzhet Ergun, Türk Musikisi Antolojisi, İstanbul 1942, Cilt 1, Sayfa 8.


    [2] Amil Çelebioğlu, Mesnevi-i Şerif Manzum Nahifi Tercümesi, İstanbul 1967, Cilt 1, Sayfa 1-3.


    [3] Fuat Yöndemli, Mevlevilikte Sema Eğitimi, Ankara 1997, Sayfa 33-34.


    [4] Fuat Yöndemli, Mevlevilikte Sema Eğitimi, Ankara 1997, Sayfa 33-34.


    [5] Fuat Yöndemli, Mevlevilikte Sema Eğitimi, Ankara 1997, Sayfa 33-34.


    BİBLİYOGRAFYA


    AÇIN, Cafer: Enstrüman Bilimi (Organoloji), İstanbul 1994, Yenidoğan Basımevi Ltd. Şti.


    AKINCI, Laika Karabey: Garplı Gözüyle Türk Musikisi, İstanbul 1963, Sıralar Matbaası, Doğan Güneş Yayınları, No: 12.


    BERTUĞ, Selami: Sazlarımız - Ney, Ahenk Mecmuası, İstanbul 15 Ekim 1963 Tarihli Sayı.


    ÇELEBİOĞLU, Amil: Mesnevi-i Şerif Manzum Nahifi Tercümesi, İstanbul 1967. Sönmez Neşriyat AŞ Yayınları, Umumi Neşriyat No: 14.


    ÇEVİKOĞLU, Timuçin: Mevlevi Ayinleri ve Ney adlı Görüntülü Belgesel Metni, Konya 1993. (Yayınlanmadı)


    ÇEVİKOĞLU, Timuçin: Türk Musikisinin Geleneksel Ahenk Sistemi, Konya 1997, Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı Yüksek Lisans Semineri.


    ERGUN, Sadettin Nüzhet: Türk Musikisi Antolojisi Dini Eserler, İstanbul 1942, Rıza Koşkun Matbaası, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınlarından.


    ERGUNER, Süleyman: Ney-Metot, İstanbul 1986, Yaşar Matbaası ve Günlük Ticaret Tesisleri.


    ÖZTUNA, Yılmaz: Büyük Türk Musikisi Ansiklopedisi, Ankara 1990, Başbakanlık Basımevi, Kültür Bakanlığı Yayınları No: 1163.


    POLATÖZ, Ahmet: Sazlarımız -Ney Adlı Makale, Adana 1985, Adana Musiki Derneği Konser Kitapçığı.


    TURA, Yalçın: Türk Musikisinin Mes’eleleri, İstanbul 1988, Kent Basımevi, Pan Yayıncılık, No: 7.


    YÖNDEMLİ, Fuat: Mevlevilikte Sema Eğitimi, Ankara 1997, Gün Ofset, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Kültür Merkezi Yayını No: 138.

    Benzer Konular
    1. Bölüm 2. Fasıl - Hz. Peygamber’in Zu’l-Cevşen Dababî’yi İslâm
    1. Bölüm 2. Fasıl - Hz. Peygamber’in Zu’l-Cevşen Dababî’yi İslâm Hz. Peygamber’in Zu’l-Cevşen Dababî’yi İslâm’a Davet Etmesi - Zu’l-Cevşen şöyle anlatıyor: Rasûl-ü Ekrem, Bedir savaşından geldikten sonra ona el-Karha isimli kısrağın yavrusu olan bi
    1. Bölüm 2. Fasıl - Hz. Peygamber’in İmran’ın Babası Husayn (r.a.)’
    1. Bölüm 2. Fasıl - Hz. Peygamber’in İmran’ın Babası Husayn (r.a.)’ Hz. Peygamber’in İmran’ın Babası Husayn (r.a.)’ı İslâm’a Davet Etmesi - Kureyşliler çok tazim ettikleri, büyük bir kimse saydıkları Husayn’a geldiler ve “Bizim için
    1. Bölüm 1. Fasıl - Hz. Peygamber’in Hayber Savaşı’nda Hz Ali’ye Ha
    1. Bölüm 1. Fasıl - Hz. Peygamber’in Hayber Savaşı’nda Hz Ali’ye Ha Hz. Peygamber’in Hayber Savaşı’nda Hz Ali’ye Halkı İslâm’a Davet Emri - Allah’ın Rasûlü, Hayber gününde “Andolsun, ben şu bayrağı yarın bir kişiye vereceğim ki Allah o
    Kur’an’da “Ahsenü’l-Halıkın, Erhamü’r-Rahimin” gi
    Kur’an’da “Ahsenü’l-Halıkın, Erhamü’r-Rahimin” gi Sözler, Sayfa 564 Kur'an da ''Ahsenü'l -Halıkın,Erhamür-Rahimin''gibi kelimeler,başka halıklar ve rahimler bulunduğuna işaret eder mi? Üçüncü Maksad Umum ehl-i dalâletin vekili, ikinci suâline Hâşiye karşı, katî
    Risale-i Nur’un Kur’ân Tefsirindeki Yeri
    Risale-i Nur’un Kur’ân Tefsirindeki Yeri Bedîüzzaman milletin fikrî seviyesizliklerle sürüm sürüm yaşadığı ve içtimâî dertlerin birer buhran hâlini aldığı, her tarafta İslâmî ve millî değerlerin enkaz enkaz üstüne yıkılıp gittiği ifritten bir dönemin, düşünen,
    Yazar : Risale Forum
    "Seni Yaradan Rabbi'nin Adıyla OKU"

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Nereden Yer
    daha çözemedim:)
    Mesajlar Mesajlar
    308
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 74 + 2274


    Cevap: Ney’in türk tasavvuf düşüncesi’ndeki yeri

    “ Ney gibi hem zehir, hem panzehir,

    Ney gibi hem hemdem, hem müştâkı kim gördü? ”


    eyvallah...
    Yazar : Risale Forum
    imza? onu da boşver :P

    sonunda dost üye olduk :028:

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2008
    Nereden Yer
    Kocaeli
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 466 + 31300


    Cevap: Ney’in türk tasavvuf düşüncesi’ndeki yeri

    Allah razi olsun Merih abi.


    Ayrica cok ilginctir ki ney kamisi de tipki insan gibi 9 ayda meydana gelir ve sazliktan koparilir.. Bebegin ana vücudundan kopmasi gibi.. Insan bogazinda sesi saglayan 9 bogum vardir, ney de 9 bogumdan meydana gelir, bu yüzden karakter olarak insan sesine en yakin enstrümandir.. Neydeki deliklerin sayisi (9) insan vücuduna esittir..
    Yazar : Risale Forum
    إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّـا إِلَيْهِ رَاجِعونَ


  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Mesajlar Mesajlar
    115
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 56 + 1344


    Cevap: Ney’in türk tasavvuf düşüncesi’ndeki yeri

    Ruhu bu kadar güzel dinlendiren bir başka musiki varmı ki..
    Yazar : Risale Forum
    Bir varmış...Bir yokmuş...

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222