Hayatın ilk altı yılında şekillenen kişilik, ergenlik döneminde son şeklini alır. Anne-baba özellikle ergenlik döneminde çocuğuyla sağlıklı bir iletişim içinde olmalı. Zira bu dönem bireyin kendi içine daha çok çekildiği, arkadaşlarının daha çok etkisinde kaldığı ve büyüklerinden uzaklaştığı bir dönemdir.Ergenlik döneminde anne-babasıyla vakit geçiren gençler, çevresiyle de sağlıklı iletişim kuruyor. Gençler bu sayede duygusal ihtiyaçlarını da karşılıyor. Anne-babalar tarafından en çok yapılan hata ise aşırı baskı kurmak ya da ‘artık sözümü dinletemiyorum’ diye gençlere sınır koymadan kendi haline bırakmaktır. 13-18 hatta 20 yaş arasındaki gençler; çoğu zaman kendi dünyalarına çekilseler, anne-babaların sorularına kısa ve kaçamak cevaplar verse de ailesini -bilhassa hata yaptıklarında, ders ve ödevler, arkadaş ve öğretmenlerle sorunlar olduğunda- birlikte zaman geçirmek için yanında ister. Gençler de anne-babalarının kendilerine gerçekten ihtiyaçları olduğunu hissettiklerinde daha duyarlıdır. Hastalık gibi özel durumlarda ciddi sorumluluklar alarak anne-babalarını şaşırtırlar. İşte böyle zamanlar kritik olup ergenle ailesinin daha yakın bir iletişim içine girmesini kolaylaştırır. Yine gençler, anne-babalarının mesleği ya da ilgi alanlarına ilgi gösterdiğinde anne-babanın gösterdiği tepki, takdir ve yönlendirme şekli olumluysa ortak bir faaliyet alanı veya konuyla yakınlaşma devam eder. Birçok anne-baba, genç çocuklarıyla ilgili ciddi sorunlarla karşılaştıklarında çocuklarıyla daha fazla beraber olarak, onları daha iyi dinleyip daha fazla zaman ayırarak birçok sorunu önleyebileceklerini ve genellikle daha önemsiz işlerle meşgul olduklarından bunu yapamadıklarını esefle ifade ediyor. Anne-baba bir problem veya gencin hataları, eksiklikleri hakkında konuşmak, nasihat etmek istediklerinde gencin kendiliğinden konuşmak istediği zamandan farklı bir zamanı kollamalıdır. Nasihat kişinin hayatında önemli bir yer tutsa da zaman ve şartlara dikkat edilerek ve etkileyici bir üslupla yapılmalı, kısa ve öz olmalıdır. Bununla beraber bazı durumlarda zamanında tepki verilmelidir. Zira bazı anlar vardır ki; genç, bir davranış hakkında kendisi de kararsızdır. O anda anne-babanın düşüncesine önem verir. Böyle zamanlarda uygun tepki verilmezse istenmeyen davranış tekrarlanarak alışkanlığa dönüşür. Daha sonra tepki işe yaramaz. Bununla beraber anne-babaların her davranışa müdahale etmemeleri ve yanlış davranış durumunda da öfke kontrolünü iyi yapmaları gerekir ki bu hassas dönemde gencin ruhsal yapısını örselemesin. İnsanlarla iletişimin ana esasları olan sakin olma, sözü güzel söyleme, sevgi, şefkat ve hoşgörü ile muamele etmenin çocuklar ve gençlerle iletişimde ana esaslar olduğu unutulmamalıdır.

[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]