[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

bir hint masalına göre, kedi korkusundan devamlı endişe içinde yaşayan bir fare vardır.büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür. fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kezde köpekten korkmaya başlar.büyücü onu bu kez bir kaplana dönüştürür.kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya başlar.büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok.onu eski haline döndürür.
ve der ki, sen cesaretsiz ve korkak birisin. sende sadece bir farenin yüreği var.o yüzden ben sana yardım edemem.



shakspeare, bu konuda şöyle diyor:

* insanların çoğu sevmekten korkuyor, kaybetmekten korktuğu için.
* düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
* konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktığu için.
* yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.
* unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi birşey vermediği için.
* ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.



hevazin muharebesinde, İslam ordusu huneyn geçitine geldiğinde düşman okçularının hucumuna uğramıştı.İslam askerlerinin bu ani saldırıdan korunmak üzere siper aradıkları bir sırada, Peygamber efendimiz (s.a.s) sarsılmaz bir kaya gibi metanet göstermiş, savaş alanından bir adım bile gerilememiştir.katırını düşmana doğru sürerek İslam askerlerine " nereye kaçıyorsunuz, ben ALLAH'ın Rasulu'yum, Abdülmuttalib oğlu Abdullah oğlu Muhammed'im " diyerek ordusunu toparlamış ve zafere ulaşmayı başarmıştır. nitekim bir görgü tanığı şöyle diyor." şahadet ederim ki hz.Peygamber (s.a.s) bir adım bile gerilemedi.savaş vahşi bir yangın gibi yayıldığı zaman, hepimiz Rasul-i Ekrem (s.a.s) 'in çevresine sığındık.onun yanında durmak en büyük cesaret sayılıyordu."

İbn Sa'd