Essebebü ke’l fâil” (sebep olan yapan gibidir) prensibi hayatın her ânında bizi takip etmektedir İyi ya da kötü yaptığımız şeylerle etrafımızı ister istemez etkilerken bilmediğimiz sevaplar, ya da günahlara vesile olabiliyoruz Eğer bir aile reisi, ya da öğretmensek yaptığımız, öğrettiğimiz her güzel şey bizim amel defterimize sevaplar olarak geliyor Ama ya tersine sebep oluyorsak? Çok tehlikeli durumdayız demektir Ebû Hüreyre’nin (ra) rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Efendimiz (sas) şöyle buyuruyor:

“İnsanları doğru yola çağıran kimseye, kendisine uyanların sevabı gibi sevap verilir Ona uyanların sevaplarından da hiçbir şey eksilmez Başkalarını sapıklığa çağıran kimseye de, kendisine uyanların günahı gibi günah verilir Ona uyanların günahlarından da hiçbir şey eksilmez” (Müslim, İlim 16)

Allahu Teâla (cc), Efendimiz’i (sas) “üsvetün hasenetün” şeklinde tavsif etmiştir Bu, “Hz Muhammed’de (sas) en güzel, en yüce sıfatlar- nitelikler vardır En güzel örnek odur!” demektir Kur’an ve Efendimiz, insanlığı hayra ve iki cihan saadetine çağırır Bu ikisinin dışındaki tüm yollar ise bütün süslerine ve şatafatlarına rağmen insanlığı karanlıklara ve sonu belirsiz yollara çağırmaktadır

ÇAĞIR VE YARDIM ET

“ Rabb’inin yoluna çağırmaya devam et” (Kasas: 28/87)

“Rabb’inin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır” (Nahl: 16/125)

“ İyi ve güzel olan şeylerde ve yolunuzu Allah’ın kitabıyla bulmada yardımlaşın” (Maide: 5/2)

“İçinizde iyi ve yararlı olana davet eden doğru olanı emreden bir topluluk çıksın” (Al-i İmran: 3/104)


Hayatınızın hangi yöne aktığına şöyle bir bakın Efendimiz’in (sas) müjdelediği o iyiliklere doğru gidiyor muyum? diye bir sorgulayın...