Osmanlı medreselerinde asırlarca ders kitabı olarak okutulmuş olan Kâdı Beydâvî’nin “Envâru’t - Tenzîl” isimli tefsiri Doç. Dr. Şadi Eren tarafından tercüme edildi. Selsebil yayınları tarafından baskısı yapılan bu tefsir kısa bir süre içinde ilim erbabından büyük ilgi görmüştür. Bu tefsirin kıymetine bir delil olarak geçmişimize baktığımızda "Kadı Beydavi Tefsiri"nin münazaralı bir şekilde tedrisini ifade etmek üzere 28 Nisan 1759 tarihinden başlayarak, her sene Osmanlı padişahının huzurunda sayısı muayyen, ilim ve takvasıyla tanınmış zatlardan müteşekkil olmak üzere sarayda tertip edilen ilmi mecliste okutulduğunu görmekteyiz. (1)

Kadı Beydavi Tefsiri üzerine 250’den fazla şerh ve haşiyeler yazılmıştır. Bu haşiyeler içinde en faydalı olan ve kolay anlaşılanı, büyük âlim Muhammed bin Mustafa Şeyhzade haşiyesidir. Bu haşiyenin başında “hidayet yolunun imamı allame Kadı Beydavinin şanının ulviyyetini âlimler söz birliğiyle bildirdiler” deniyor. Ayrıca Keşfüz zünun isimli eser Kadı Beydavinin "Envar-üt tenzil" tefsirini anlatırken diyor ki: “Bu tefsirin şânı, çok büyüktür. Anlatmaya lüzum yoktur. Yazarı allame imam-ı Kadı Beydavi, her ilimde mahir ve mütebahhir idi. Onun yazılarına, itiraz eden, ilimdeki yüksek derecesine varamayan ve sözlerinin inceliğini anlayamayan kimsedir. Onun ilimdeki kemalini, ehl-i sünnet âlimleri söz birliği ile bildirmişler, makamının yüksekliğini teslim etmişlerdir. Onun sözlerinin manasını ancak keskin görüşlü olan anlayabilir.” (2)

Biz de bu yazımızda bu tercümede ilk anda dikkatimizi çeken hususları aktarmaya çalışacağız.

—Eser 4 cilt olarak tercüme edilmiştir. Bu birinci baskısı 442 ders olarak kısımlara ayrılmıştır.


—Eseri tercüme eden Doç. Dr. Şadi Eren Arap Dili Edebiyatı ve tefsir alanında oldukça yüksek bir yetkinliğe sahip bir ilim adamı olmakla beraber yakinen tanıyanların “müttaki ve fazilet sahibi” bir şahsiyet olarak nitelediği bir hocamızdır. Bununla birlikte Doç. Dr. Şadi Eren’in Risale-i Nur Külliyatına olan yüksek vukufiyeti ile asrın imamı Bediüzzaman Hazretlerinin eserlerinin yol göstericiliği altında çalışmalar yapıyor olması başlı başına bir güven kaynağıdır.


—Istılâhtaki
anlamı ile tercüme; bir kelâmın manâsını, diğer bir lisanda dengi bir tabirle aynen ifâde etmektir. Bu tanım çerçevesinde Beydavi tercümesine bakan ilim erbabı tercümenin oldukça başarılı olduğunu ifade etmiştir. Nitekim Beydavi tercümesi asıl metinde açıkça ifade edilen yerleri aynı açıklıkta ifade etmede ve açıkça beyan edilmediği halde lâfzen işaret edilen anlamları aynı incelikle göstermede oldukça başarılı olduğu görülmektedir.

—Ayetleri meallendirmede Kur’ân’da geçen bütün tahkik edatlarına elden geldiği kadar dikkat edildiği dikkati çeken bir başka husustur.

—Doç. Dr. Şadi Bey ayetlere meal verirken ve dipnotlar ile konulara farklı bakış açısı kazandırırken kâinâttaki eserlerin fiillerle, fiillerin isimlerle, isimlerin sıfatlarla, sıfatların şuunâtla, şuunâtın da zâtla olan ilişkisini göz önünde tutmuş olduğu dikkatimizi çekmiştir.

—“Arş” gibi insan idrakinin anlamakta aciz kalacağı terimleri zorlama teviller veya indi mülahazalar ile açıklamaya çalışmayıp kısa işaretler ile konuya ışık tutmuştur.

—Eserin lisan husûsiyetlerini “tefsirin tercümesi”, “meâl metni” ve “dipnotlar” olmak üzere üç kısma ayırarak tahlîl ettiğimizde şunları görmekteyiz:
Ayet meâllerinin genç neslimiz düşünülerek açık ve anlaşılır bir Türkçe ile kaleme alındığı ve yaldızlı ifadeler yerine mananın vurgulandığı şekliyle meallendirilmeye çalışıldığı görülmektedir.
—Şadi Bey, çalışması hakkında dikkat çeken şu bilgileri de vermektedir : “Meâl olarak “cümle meâl” sistemi geliştirdik ve uyguladık. Bilindiği gibi, tek kelimeden meydana gelen (Rahman, 64) ayeti olduğu gibi, bir sayfalık müdayene ayeti de vardır (Bakara, 282). Biz bu çalışmamızda, ayet meallerini cümlelere bölmeyi tercih ettik. Mesela (Bakara, 255). ayet olan ayete’l- kürsî on ayrı cümleden meydana gelmiştir. Zihnin bu on cümleyi hatırda tutması elbette kolay değildir. Ama cümleler halinde muhatap olunduğunda daha kalıcı olmaktadır. Son yıllarda ülkemizde “kelime meâl” sistemi bazı meâllerle yaygınlaşmıştır. Bu sistem, Kur’an kelimelerinin anlamını öğrenmede faydalı olmakla beraber, manayı bir bütün olarak kavramada problemlere yol açmaktadır. Çünkü zihin mevcut kapasitesini tam kullanamamakta, çatallanmakta, öyle ki bu durum konuşmasına bile yansıyabilmektedir. Bu açıdan, cümle olarak ayete muhatap olup, cümle içinde kelimeleri görmek ve anlamak çok daha faydalı olacaktır. Nitekim eğitimde de “tümden gelim” metodu daha ön plana çıkmaktadır.”

—Kitabın genel yayın yönetmeni Bülent Kaya Beyefendinin bu tercümeyi yayına hazırlarken “ticaret ve kar merkezli” mantık yerine titiz bir hizmet anlayışı ile meseleyi ele almış olması da takdirle karşıladığımız ayrı bir husustur.

Sonuç:


Tüm müslümanlara faydalı olacağı aşikâr olan bu güzel tefsirin başarılı tercüme çalışmasından ötürü Doç. Dr. Şadi Eren Bey’i tebrik ediyor, başka eserleri de bizlere kazandırmasını bekliyoruz.


Dipnotlar :

1-http://www.yeniumit.com.tr/konular.php?sayi_id=4&konu_id=494&yumit=bolum2


2-http://www.mehmetalidemirbas.com/detay_alfabetik.asp?Aid=3482




ZAFER KARLI