3 sonuçtan 1 ile 3 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.731
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 354 + 2722

    Cenab-ı Hakk'ın hesabına ve muhabbet-i Rahman namına muhabbet

    Muhabbetler, Kur'anın irşad ettiği tarzda ve Cenab-ı Hakk'ın hesabına ve muhabbet-i Rahman namına olsalar, o zaman hem dünyada, hem âhirette güzel neticeleri var. Amma dünyada ise leziz taamlara, güzel meyvelere muhabbetin, elemsiz bir nimet ve ayn-ı şükür bir lezzettir.
    Muhabbet: Sevgi, sevme.
    İrşad: Doğru yol gösterme.
    Muhabbet-i Rahman: Sonsuz merhamet sahibi olan Allah(cc) sevgisi.
    Namına: Adına.
    Taam: Yemek.
    Elem: Acı, dert, kaygı.
    Ayn-ı şükür: Şükrün ta kendisi.


    Nefsine muhabbet ise:
    Ona acımak, terbiye etmek, zararlı hevesattan men'etmektir. O vakit nefis sana binmez, seni hevasına esir etmez. Belki sen nefsine binersin. Onu hevaya değil, hüdaya sevkedersin.

    Hevesat: Hevesler, gelip geçici istekler.
    Men': Engel, yasak.
    Heva: Boş istek, gelip geçici heves, zararlı ve günaha iten istek ve özenti.
    Hüda: Doğruluk, doğruyu ve gerçeği görmek.


    Refika-i hayatına muhabbetin,
    madem hüsn-ü sîret ve maden-i şefkat ve hediye-i rahmet olduğuna bina edilmiş. O refikaya samimî muhabbet ve merhamet edersen, o da sana ciddî hürmet ve muhabbet eder. İkiniz ihtiyar oldukça o hal ziyadeleşir, mes'udane hayatını geçirirsin. Yoksa hüsn-ü surete muhabbet nefsanî olsa, o muhabbet çabuk bozulur, hüsn-ü muaşereti de bozar.

    Refika-i hayat: Hayat arkadaşı.
    Hüsn-ü sîret: Ahlak güzelliği.
    Maden-i şefkat: Şefkat madeni(kaynağı).
    Refika: Kadın eş, kadın arkadaş.
    Samimî: Gönülden, içten, candan.
    Ziyadeleşir: Çoğalır.
    Mes'udane: Mutluluk içinde, mutlu olarak.
    Hüsn-ü suret: Yüz ve görünüş güzelliği.
    Nefsanî: Nefsin hoşuna giden, bedenî arzu ve isteklerle ilgili.
    Hüsn-ü muaşeret: İyi münasebetler, karşılıklı iyi ve güzel ilişkiler.


    Peder ve vâlideye karşı muhabbetin,
    Cenab-ı Hak hesabına olduğu için hem bir ibadet, hem de onlar ihtiyarlandıkça hürmet ve muhabbeti ziyadeleştirirsin. En âlî bir his ile, en merdane bir himmet ile onların tûl-ü ömrünü ciddî arzu edip bekalarına dua etmek, tâ onların yüzünden daha ziyade sevab kazanayım diye samimî hürmetle onların elini öpmek, ulvî bir lezzet-i ruhanî almaktır. Yoksa nefsanî, dünya itibariyle olsa, onlar ihtiyar oldukları ve sana bâr olacak bir vaziyete girdikleri zaman; en süflî ve en alçak bir his ile vücudlarını istiskal etmek, sebeb-i hayatın olan o muhterem zâtların mevtlerini arzu etmek gibi vahşi, kederli, ruhanî bir elemdir.

    Ziyade: Fazla, çok.
    Âlî: Büyük, yüksek, yüce.
    Merdane: Erkekçesine, yiğitçesine.
    Tûl-ü ömr: Ömür uzunluğu, uzun yaşama.
    Arzu: İstek.
    Beka: Sonsuzluk, devamlılık.
    Samimî: Gönülden, içten, candan.
    Hürmet: Saygı.
    Bâr: Yük, eziyet, sıkıntı.
    Süflî: Alçak, adi, bayağı.
    İstiskal: Yük görüp hoşlanmama, beğenmeme.
    Sebeb-i hayat: Hayat sebebi, hayata kavuşma sebebi.
    Mevt: Ölüm.
    Ruhanî: Ruha ait.
    Elem: Acı, dert, kaygı.


    Evlâdına muhabbet ise:
    Cenab-ı Hakk'ın senin nezaretine ve terbiyene emanet ettiği sevimli, ünsiyetli o mahluklara muhabbet ise; saadetli bir muhabbet, bir nimettir. Ne musibetleriyle fazla elem çekersin, ne de ölümleriyle me'yusane feryad edersin. Sâbıkan geçtiği gibi; onların Hâlıkları hem Hakîm, hem Rahîm olduğundan, onlar hakkında o mevt bir saadettir dersin. Senin hakkında da, onları sana veren zâtın rahmetini düşünürsün, firak eleminden kurtulursun.

    Ünsiyet: Alışılmışlık, tanışıklık, yakınlık.
    Mahluk: Yaratılmış varlık.
    Me'yusane: Ümitsizce, ümitsiz şekilde.
    Sâbıkan: Bundan önce.
    Hâlık: Yoktan en güzel şekilde yaratan Allah(cc).
    Hakîm: Hikmet sahibi.
    Rahîm: Çok merhametli, çok acıyan, çok şefkatli.
    Firak: Ayrılık, ayrılma.


    Ahbablara muhabbetin ise:
    Madem "Lillah" içindir. O ahbabların firakları, hattâ ölümleri, sohbetinize ve uhuvvetinize mani olmadığı için, o manevî muhabbet ve ruhanî irtibattan istifade edersin. Ve mülâkat lezzeti daimî olur. "Lillah" için olmazsa, bir günlük mülâkat lezzeti, yüz günlük firak elemini netice verir.
    {(Haşiye): Lillah için bir sâniye mülâkat, bir senedir. Dünya için olsa; bir sene, bir sâniyedir.}


    Ahbab: Dost, sevilen kimseler.
    Lillah: Allah(cc) için.
    Firak: Ayrılık, ayrılma.
    Uhuvvet: Kardeşlik.
    İrtibat: Bağlanma, bağ ve ilgi.
    İstifade: Faydalanma, yararlanma.
    Mülâkat: Görüşme, buluşma, kavuşma.
    Elem: Acı, dert, kaygı.

    Said Nursî

    Benzer Konular
    "Adavet galebe çalsa, muhabbet mümâşaata inkılâp eder. Muhabbet galebe çalsa, ad
    "Adavet galebe çalsa, muhabbet mümâşaata inkılâp eder. Muhabbet galebe çalsa, ad Devami...
    Cenâb-ı Hakk'ın varlıklarına yapılan muhabbet iki çeşit olur
    Cenâb-ı Hakk'ın varlıklarına yapılan muhabbet iki çeşit olur Cenâb-ı Hakk'ın varlıklarına yapılan muhabbet iki çeşit olur Günün Risale-i Nur dersi Devami...
    "Hiç bir insanın Cenâb-ı Hakk'a karşı hakk-ı itirazı yoktur ve şekva ve şikayete
    "Hiç bir insanın Cenâb-ı Hakk'a karşı hakk-ı itirazı yoktur ve şekva ve şikayete Devami...
    ?Hâlık-ı Âlem istikbalde o zâtı, nev'-i beşer namına belki mevcudat hesabına bir saad
    ?Hâlık-ı Âlem istikbalde o zâtı, nev'-i beşer namına belki mevcudat hesabına bir saad Devami...
    "Ebedî Cennete bahçesi gibi muhabbet ediyor. Halbuki, muhabbet ettiği mevcudat d
    "Ebedî Cennete bahçesi gibi muhabbet ediyor. Halbuki, muhabbet ettiği mevcudat d "Ebedî Cennete bahçesi gibi muhabbet ediyor. Halbuki, muhabbet ettiği mevcudat durmuyorlar, gidiyorlar. Firaktan daima azap çekiyor. Onun o hadsiz muhabbeti, hadsiz bir mânevî azâba medar oluyor." Bu ifadelerde
    Yazar : Risale Forum

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.731
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 354 + 2722

    Cevap: Cenab-ı Hakk'ın hesabına ve muhabbet-i Rahman namına muhabbet

    Hakiki zevk ve elemsiz lezzet ve kedersiz sevinç ve hayattaki saadet yalnız imandadır ve iman hakikatleri dairesinde bulunur. Risale-i Nur
    Yazar : Risale Forum

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.731
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 354 + 2722

    Cevap: Cenab-ı Hakk'ın hesabına ve muhabbet-i Rahman namına muhabbet

    Hakikî bütün elem dalalette, bütün lezzet imandadır. Sözler
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •