Müslüman Kadının Çocuk Eğitimi



Şu içinde bulunduğumuz toplum bilinçli ve şuurlu annelere ne kadar da çok ihtiyacımız olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlatıp bizi endişelendirmektedir.


Eğer iyi, güzel ahlâklı bir çocuk yetiştirmek istiyorsak başta anne babanın diyaloğunun çok kuvvetli olması gerekmektedir. Daha sonra ikisinin de çocukları ile diyalogların güzel olup her ikisininde vermek istedikleri eğitim şeklinin aynı olması gerekir.


Anne, dünyalık açısından verimli olacak bir eğitim şekli; baba, ahiret planında verimli olacak bir eğitim şekli vermeye kalkışırsa çocuk arada kalacaktır. Bunun sonucu olarak her ikisinin de istemediği hareketler sağlayacaktır.


Eğer güzel bir eğitim verip İslam'a yararlı evlatlar yetiştirmek istiyorsak, önderlerimizi kendimize rehber edinmemiz gerekir. İşte bunlardan bir tanesi, imanlı, sabırlı, fedakâr bir kadın olan Hansa (r.anha)'dır. Şöyle bir göz atıverelim hayatının kısa bir bölümüne, bizi nasıl da hayretler içinde bırakıyor:

Hansa (r.anha); dört oğlunun da şehitlik haberi kendisine ulaştığında sözü şu olmuştur: “Onların şehitlik rütbesine ulaşmasıyla beni şereflendiren Allah 'a hamd olsun. Ümit ederim ki, bizi rahmetinin (cennetin) ortasında bir araya getirir.”Allahu Ekber! Sabır ve iman doruğuna bakın.

Sanki ben zaten onları İslam için yetiştirdim, şehit vermek için yetiştirdim diyor ve hiç şaşırıp sendelemiyor. Gayet metanetli ve sabırlı. Hemen burada kıyas edemeden geçemiyoruz.


Bizler, İslam için, davamız için onların başına ufak bir sıkıntı gelmesin, bir zeval gelmesin; ama bu halde olmasıyla birlikte imanı ve cenneti de kazansınlar istiyoruz. Onları tamamen dünya aşkıyla yetiştiriyor. Bütün çaba ve gayretlerimizi de bu yönde veriyoruz.
Şimdi okusun da okul bitince kendisi isterse yapar. İkisinin de icmalini öğretmeye kalkışırsak çocuğun kafası karışır.


Okulu bitince öğrensin Kur'an'ı; namazını, sonra kılsın, sonra örtünsün, sonra öğrensin İslamın gereklerini. Hem bunları şimdiden yaparsa arkadaşlarından, öğretmenlerinden dışlanır, horlanır, eziyet görür. Çocuğun psikolojisi bozulur. Bu gibi yanlış düşüncelere hem kendimizi, hem de çocuğumuzu ateşe doğru götürüyoruz.


Gelin hep birlikte sıyrılalım bu yanlış düşüncelerden, uyanalım şu gaflet uykusundan. Hz. Peygamber (sav) vahiy geldiği ve davetle emrolunduğu zaman, uyuyan Hz. Hatice (r.anha) annemizi ayağı ile hafifçe dürtmüş ve “Ya Hatice kalk! Uyku vakti çoktan geçti” buyurmuştur. Evet, zaman uyku ve gaflete dalma zamanı değil, zaman; azimle gayretle çalışma ve azık hazırlama zamanıdır.


Evet Hansa (r.anha) hamd etmişti, çocuklarının şehadet haberini alınca bir an bile tereddüt etmemişti davasından. Bizler ise bırakın evlatlarımızı şehit olacak şekilde eğitip de onları şehit vermeyi, 'ın şu bize verip bizi yücelttiği davamız için çocuklarımızı bahane edip, Allah'ın adını anmak, O'nun dinini öğrenip yaymak için bir adım dahi atamaz olmuşuz.


Aman ha, kışın bu soğuğunda çocuk hastalanır, yazın sıcağında güneş geçer, kalabalıktan rahatsız olur, hastalanır gibi nefsi bahanelerle kendimizi eve tıkayıp soyutlamışız İslam cemaatinden.

İslam için çocuklarımızı şehit vermek şöyle dursun, onların en ufak bir sıkıntı görmesine dahi tahammülümüz yok. İşte bizler de bu şekilde İslam'ın hakim kılınması için dua ediyor ve zafer bekliyoruz. Heyhat ki heyhat.


Rabbim canımızı, malımızı, eşimizi, evladımızı İslam için feda edebilen ve davaya yardım eden hanımlardan eylesin cümlemizi.

Selam ve dua ile.

__________________