2 sonuçtan 1 ile 2 arası

  1. #1

    Thumbs up Üstadın Ceylan Abiye Tavsiyeleri

    1-İktisada tam riayet et.
    2-Nazar-ı dikkati kendine celbetme.Hevesatına uyma
    3-Herkese açılma.”
    Avam-ı nas’ın imanı kurtarma vazifesini şefkatkarane yükleneceğiz. Risale-i nur’la ilgili ilgili her şeye sahip çıkacağız. Bu dava benim,sözleri ben yazdım anlayışına sahip çıkacağız. Bu dava benim;sözleri ben yazdım anlayışına sahip olacağız.
    Hizmet-i nuriyeyi hayatımızın birinci vazifesi bileceğiz.
    Risale-i Nur vazife-i fıtratım.
    Risale-i Nur gaye-i hilkatim.
    Risale-i Nur sebebi saadetim.
    Bir nur talebesini makam-ı sıddıkiyete götüren iki yol vardır:
    1-Sadakat
    2-Fedakarlık
    İhlas kelimelerin ruhu manevisidir. İhlas olmadığı zaman,kelimeler eğitim mermisi gibi hedefi bulsa da tesir etmez. İhlas olmayınca attığın fikir mermileri hedefi bulamaz.
    Bir nur talebesinin manevi dengesi onun hizmetidir. Ne nisbette hizmet edersek,o nisbette dengedeyiz demektir.
    Allah bizi dava-yı Kuraniye’de büyütsün,yürütsün,çürütsün.Amin
    Bizim hizmetimizde ihtilafların çok önemli nedenlerinden birisi de DENKLİKTİR.
    Aynı seviyedeki kardeşler arasında ihtilaflar olabilir. Bu durumda ikisinden birisinin fedakarlık yapıp diğerine inkiyad etmesi lazımdır. Böyle yapan bir nur talebesini melekler bile alkışlar.
    Mesele-i Risale-i Nur’daki hakikatları ezberlemek olmak değildir;mesele o hakikatları yaşayabilmektir.
    Diş merhemi göze sürülmez.Bir söz dermandır ama kimisine iyi gelir,kimisine kötü gelir. Hakikaları yerli yerinde kullanmalıyız.
    Risale-i Nur’da merhaleler vardır. Bunlar:
    1-Şevk devresi:Ruhun hakikatları kapmasıyla olur.
    2-Muhabbet devresi:Risale-i Nur kalpte mekan tutar. Bu devrede tehlike yoktur. Evinde tavuk pişer,fakat o medresede çorbaya koşar.
    3-Sebat Devresi:Tehlikeli olan devredir. Ülfetle kırılarak zuhur eder. Enaniyet ve süfli arzular çok olur. Bu devre sebat etmekle geçirilmelidir. Gaye en az zayiatla bu devreyi atlatmaktır. İrtibat azalır,ictimai meseleler aklını kurcalar. Sebat günahlardan çekinmek,ve Risale-i Nurun kutsiyetine inançla olur.
    4-Sadakat Devri:En son merhaledir. Arabistan’da Kutbu Azamda çıksa ona ittiba etmez. Risale-i Nura koşar.
    5-Sıddıkiyet Makamı:Niyet ve nazar ile olur.
    Hizmette başarılı olmak için:
    Anlatılan hakikatın muhatabın kalbine yerleştirilmesinin iki sebebi vardır.
    1. Sebeb-i zahiri,2. Sebeb-i manevi.
    Sebebi zahirinin bazı şartları vardır:
    1.Fiziki yapı:Tebliğin süreten müesirine tesir eden faktörlerden birisi simanın güzelliği(Saç sakal birbirine karışmış olmama.)
    2.Libas:Giyiniştir. Bir insan bir muhitte giyinişiyle karşılanır. Fikirleriyle ağırlanır. Üstadımız onun için kıravat takın demiş.

    3.Yaş
    4.Şahsiyet
    5.Fiziki yapı,endam

    6.Lisan hakimiyeti. Müdellel konuşmak,terkip kabiliyeti,cümle kurma,mantıki ilmi konuşmak,beliğ fasığ konuşmak. Bunun içinde ilim şattır.
    Sebebi manevi (Hakiki)Sebepleri şöyledir:
    1.İHLAS:İvazsız sırf rıza-i ilahi için konuşmak.
    2.FENA:Hakikatta fena olmak. Nefsini ıslah edemeyen,başkasını ıslah edemez. Önce





    nefsini öldürki,nefisleri öldüresin. Anlattın anlattın tesir etmedi,diyeceksin ki ihlassız anlatmışım. Manen kirliyim.

    3.SALAHAT:Takva sahibi oldukça sözüm müessiriyeti artar. Fakat takva azaldıkça lafızlar kalpten çıkmaz,ıslatsa ıslatsa dili ıslatır. Kalpten gelmez. Onun için manevi hayatın temizliği tahir olması şattır.
    Nefsi emmare yavaş yavaş,aldata aldata kendine uyduruyor.Elli sene evvelki dede kabirden çıkıp şimdikileri görse kafir der. Bu insanlar bu hale nasıl geldi?
    ....yavaş,yavaş.
    Anlamak iki çeşittir:1.İbareyi anlamak,2.Hakikatını anlamak. Uhuvvet risalesini okuduğu halde dövüşen insan ibareyi anlamıştır. Hakikatını anlamamıştır. Çünkü hakikatını anlayan insan kardeşiyle dövüşmez.
    Kardeşin seni tahkir ettiği halde sen ona muhabbet gösterebiliyorsan;işte o zaman sırr-ı uhuvvet tezahür eder.
    Bütün peygamberlerin,kutupların,evliyaların yolu ihlas yoludur.
    Bir tezgahtar,dükkana gelen müşteriye iltifat ediyor. Gururu,enaniyeti terk ediyor..
    Dünyevi işlerde bu gerekiyorsa,uhrevi işlerde çok daha fazlası lazımdır.
    Risale-i Nurun yolu sırrı ihlastır.,kulluktur. Bu hakikatları en başta iç dünyamızı mamur etmek etmek için kullanacağız.
    Az değiliz. Az olduğumuza üzülmeyeceğiz. Çünkü kainat kuruldu kurulalı bu böyledir.
    Cemadat fazla,nebatat az;nebatat fazla,hayvanat az;hayvanat fazla,insanlar az;kafirler fazla,müslimler az;amiler fazla,veliler az;veliler fazla;veliler fazla,asfiyalar az;asfiyalar fazla,enbiyalar az....
    Üstad lahikaların satırları ile sadık nur talebelerinin vasıflarını çiziyor.(modelini)İşte o modele kavuşamayan,maksada vasıl olamaz.
    Her nur talebesine manevi müzaheret vardır. İlk intikal devresine de manen hep müzaharet vardır. Tutuşma devresinden sonra,şevk derecesine giriyor. 30 yaşına doğru o müzaharet kesiliyor. Artık kendi ceht ve gayretiyle ilerliyor. Müzaheret devam ederken kendimizi iyi yetiştirmemiz elzemdir.
    Bu kutsî hizmette durmak,düşmek demektir. Durmadan,yılmadan hizmet ,daima hizmet...
    Fedainin feda edemeyeceği hiçbir şeyi yoktur.
    Üstad”Biz muhabbet fedaileriyiz”diyor.
    Öyle ise muhabbet için feda edemeyeceğimiz hiçbir şeyimiz olmamalı.(Şerefimiz,Haysiyetimiz,Enaniyetimiz,vs,. ...)

    Lillah içi muhabbete nefsin menfaatin hiçbir faydası yoktur. Karşılık beklenmez.
    Hizmet ALLAH rızası içindir,o ruh yok ise,hizmette yoktur.
    Risale-i Nur’a köle gibi makamsız hizmet eden,manevi makamatın en müntehası olan Sıddıkiyete vasıl olur. Bu ise tam mahviyetle olur.
    Niye biz Risale-i Nurun sarhoşu olamıyoruz?Çünkü içmiyoruz.
    Sarhoş sıhhati pahasına alkolik oluyor.
    Biz de NURKOLİK olmalıyız,Nuru içip içip sızmalıyız. Neticede ebedi bir sıhhat ve saadet kazanacağız.

    Risale-i NUR hizmeti hem cihaddır,hem ubudiyettir. Bu ikisini de beraber götürmemiz lazımdır.

    Alıntı...

    Benzer Konular
    CEYLÂN (Ceylân Çalışkan)
    CEYLÂN (Ceylân Çalışkan) Abdülkâdir Ceylân Çalışkan 1929 yılında, Emirdağ’da dünyaya geldi. Babası, Üstad Bediüzzaman’ın “Çalışkanlar Hanedanı” olarak yâdettiği ailenin bir üyesi olan Mehmed Çalışkan idi. 1944’ün
    Hüseyin abiye...
    Hüseyin abiye... afv!!.. kaçıncı ah ediş bu ebedi nedamet.. sen afv edene dek!! zehirden yüzük hançerden nakış ruhuma şulesi düştü
    Arif abi ve abdullahhulug abiye
    Arif abi ve abdullahhulug abiye 8936601372067880963&ei
    Hüsran Abiye armagan
    Hüsran Abiye armagan acaba nidir nidir? :p
    Yazar : Risale Forum


  2. #2

    Cevap: Üstadın Ceylan Abiye Tavsiyeleri

    güncelleme...
    Yazar : Risale Forum


Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •