View RSS Feed

ASHAB-I BEDR

Peygamberlerin Sıfatları

Bu Girişi Değerlendir
Yazan , 30-07-2011 at 14:49 (764 Hit)
Alıntı ASHAB-I BEDR Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


SÖYLEDİKLERİ O’NU TASDİK ETMEKTEDİR

O, doğuştan Hz. Muhammed Mustafa (sav) idi. O’nun için, peygamberliğinden sonra da ne dediyse herkes gönülden inandı ve tasdik etti. Evet, topyekün cihan O’na:

“Doğru söylüyorsun ya Resûlallah”, diye tasdike koştu. Değil sadece insanlar, mu’cizeler diliyle, herbir nev’i kendi adına temsilci gönderdi. Âdetâ O’na biat etti.

Burada bir parantez açıp şunları söylemekte fayda mülahaza ediyorum:

Kur’ân’ın ve Efendimiz’in nurlu beyanları, Cenâb-ı Hakk’ın zât, sıfat ve esması arasındaki münasebete riayet keyfiyetiyle öyle bir üstün dereceye sahiptir ki, ne felsefecilerin akıl yoluyla, ne evliyânın kalb ayağıyla, ne de asfiyânın ruh buuduyla o seviyede bir anlayış ve beyâna ulaşmaları mümkün olmamıştır ve olmayacaktır da.

Ancak, bu müterakkî ruhların, melekleşmeye doğru tırmanışlerı, neticede hep şunu göstermiş ve göstereciktir ki, onlar gidecek, gidecek ve gittikleri yerin sonunda hep Kur’ân’ın ve Allah Resûlü’nün beyânlarının doğruluk ve hakkâniyetini anlayacak.. Resûlullah’ın söylediklerini keşif ve müşahede ile zevk edeceklerdir.

Evet, bugün O’nun, ulûhiyete ait söylediği bütün sözler, o mevzunun ehilleri tarafından da tasdik görmekte ve birer esas olarak kabul edilmektedir. Hatta ulûhiyete, haşr u neşir ve kadere dair incelerden ince öyle mes’elelerden söz etmiştir ki, -hem de mevzûlar arası muvazeneyi koruyarak- değil öncekiler ve sonrakilerin akıllarının ermesi; O’nun aydınlık beyânlarını “yok” farzettiğimiz takdirde, bu hususlarda bir tek kelime söylemeleri mümkün olmayacaktır.

Hz. Ömer (ra) anlatıyor: “Bir gün Allah Resûlü sabah namazından sonra minbere çıktı. Konuştu, konuştu, konuştu... Öğle ezanı okundu namazı kıldırıp tekrar çıktı ve ikindi oluncaya kadar konuştu. İkindi namazını eda ettikten sonra konuşmaya başladı, konuşması akşama kadar sürdü. Neler konuştu, neler anlattı?

Hepsini ihata zor ama, o güne kadar söylenmeyen her mes’eleye temas etmişti denebilir.

Evet, ilk hilkattan başlamış, varlığın bağrına ilk hilkat tohumunun atılışını anlatmış, kâinatın teşekkülünden, insanın yaratılmasına kadar bütün yaratılışa ait devreleri bir bir sıralamış.. ve daha sonra da kıyâmete kadar insanların başına gelecek hâdiseleri teker teker nakletmişti.

Evet, mazinin derinliklerine dalmış ve Hz. Âdem’e kadar bütün enbiyâyı hem de şemâili ile anlatmış, istikbâle nazarını çevirip mahşere, cennet ve cehenneme kadar her şeyi göz önüne sermişti.

Halbuki O, ne bir kitap okumuş ne birinin ders halkasına katılmıştı. Öyleyse bütün bunları nasıl bilebilirdi? Evet, O’na bütün bunları öğreten biri vardı; O da, hiç şüphesiz, her şeyi bilen Hz. Allah’tı...

O’nun, arştan ferşe, oradan yerin derinliklerine kadar anlattığı bütün mes’eleleri O’na Mütekellim-i Ezelî’si öğretiyordu. Bunların başka şekilde öğrenilemeyeceği bugünün insanları tarafından da tasdik edilmektedir ki, bu da Allah Resulü’nün sıdkına ayrı bir delildir.

Evet O, peygamberlerden bahsediyor.. onların tarifini yapıyor; yüz hatlarıyla onları tablolaştırıyor ve o günün Ehl-i Kitabı, bütün bunların hiçbirine itiraz etmeden hepsini kabul edip: “Evet, kitaplarımızda, onları bahsettiğiniz şekliyle buluyoruz” diyorlardı83.

Tevrat, İncil veya başka bir kitap okumamış bir insanın, oralarda zikredilen veya edilmeyen keyfiyetleriyle bütün kendinden evvel gelmiş-geçmiş peygamberleri hem de böyle tafsilatıyla anlatması ve bu işi bilenlerin de onu tasdik etmeleri, Allah Resûlü’nün sıdkına ve da’vasında doğruluğuna şahit ve delil değil midir!?

Bir parantez içinde arzetmeye çalıştığımız bu hususların takdimi, benim takatımın çok üzerindedir. Esasen hâli hâlime denk okuyucunun durumu da bundan daha farklı olmasa gerek. Bu gibi mes’eleleri anlayıp anlatabilmek için, insanın onları tasdik edebilecek seviyeyi kazanması gerektir.

Ancak biz, bu seviyeleri ihraz ettiğine inandığımız şahısların sözlerine itimaden diyoruz ki, mertebe mertebe yükseliş kaydeden yüzbinlerce evliyâ, asfiyâ ve kafasını ilimle aydınlatan filozof ve bilgelerin, Efendimiz’e ait beyânlarını gördükçe, sürekli o mevzûnun zirvesinde, O’na ait beyânın bulunduğunu kabul etmeleri, O’nun sıdk ve doğruluğunun ayrı bir buudunu teşkil etmektedir.

Evet, en seçkin insanların bu tasdikleri de göstermektedir ki, O, hiçbir sözünde hilâf-ı vâki konuşmamıştır. Zaten O’nun konuştukları kendinden değildir ki..

O, hep ilâhî mesajlarla konuşmuş, vahyin tercümanlığını yapmış, onun için de bütün zamanların ve mekanların Söz Sultanı olmuştur...

Bizim, burada daha çok üzerinde duracağımız husus, ondört asır evvel O’nun geleceğe ait söylediği bazı hâdiselerin vakti gelince aynen zuhur etmesinin, O’nun sıdk ve doğruluğuna birer delil olması yönüdür.

Ancak mevzuya girmeden önce, bir mes’elenin açıklanmasında fayda mülahaza ediyoruz ki, o da “gayb” ile alâkalı değişik mütâlaâlardır. Evet, bu mes’ele de dikkatle takip edilmesi gereken ince mes’elelerdendir.


Sonsuz Nur -I M.Fethullah Gülen

Submit "Peygamberlerin Sıfatları" to Facebook Submit "Peygamberlerin Sıfatları" to Google Submit "Peygamberlerin Sıfatları" to Yahoo Submit "Peygamberlerin Sıfatları" to Twitter Submit "Peygamberlerin Sıfatları" to Blogger Submit "Peygamberlerin Sıfatları" to friendfeed

Etiketler: Hiçbiri Etiketleri Düzenle
Facebook ile paylasmak icin tiklayiniz  Google ile paylasmak icin tiklayiniz Yahoo ile paylasmak icin tiklayiniz twitter ile paylasmak icin tiklayiniz
Kategori
Makalaler

Yorumlar


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222