Sayfa 1/4 1234 SonSon
39 sonuçtan 1 ile 10 arası

  1. #1

    Bediüzzaman (r.a) Mürşidmiydi, Alimmiydi ? her ikisimiydi?

    ve bihi nesteinu

    Üstad r.a talebeleri yanında ,risale-i nur dersleri verirken, bir alimmiydi ? bir mürşidmiydi ? yoksa her ikiside bir miydi ? diye risale-i nurlara bakınca ne görmekteyiz veya ne anlamaktayız ?

    Benzer Konular
    Bediüzzaman hep hukukun içinde kaldı 25 Mart 2011 / 13:00 Bediüzzaman Said Nursi'nin
    Bediüzzaman hep hukukun içinde kaldı 25 Mart 2011 / 13:00 Bediüzzaman Said Nursi'nin Bediüzzaman hep hukukun içinde kaldı 25 Mart 2011 / 13:00 Bediüzzaman Said Nursi'nin talebesi Salih Özcan: Üstad'ın hayatı sürgün ve hapislerde geçmesine rağmen hep hukukun içinde kaldı. Samet
    Bediüzzaman Haftası'nda bugün 25 Mart 2011 / 15:00 Bediüzzaman'ın vefatının 51. yılı
    Bediüzzaman Haftası'nda bugün 25 Mart 2011 / 15:00 Bediüzzaman'ın vefatının 51. yılı Bediüzzaman Haftası'nda bugün 25 Mart 2011 / 15:00 Bediüzzaman'ın vefatının 51. yılı münasebetiyle yurt genelinde Bediüzzamanla ilgili faaliyetler devam ediyor. Bugün İstanbul, Bursa ve Sincan'da programlar v
    Bediüzzaman'ın müjdeleri çıkmaya başlıyor 23 Mart 2011 / 09:09 Bediüzzaman Said Nursi
    Bediüzzaman'ın müjdeleri çıkmaya başlıyor 23 Mart 2011 / 09:09 Bediüzzaman Said Nursi Bediüzzaman'ın müjdeleri çıkmaya başlıyor 23 Mart 2011 / 09:09 Bediüzzaman Said Nursi'nin talebelerinden Mustafa Sungur konuştu İsmail Tezer'in haberi: Bediüzzaman Said Nursi'nin talebelerind
    Vefatının 51. yılında Bediüzzaman'ı anıyoruz 23 Mart 2011 / 00:31 Bediüzzaman Said Nu
    Vefatının 51. yılında Bediüzzaman'ı anıyoruz 23 Mart 2011 / 00:31 Bediüzzaman Said Nu Vefatının 51. yılında Bediüzzaman'ı anıyoruz 23 Mart 2011 / 00:31 Bediüzzaman Said Nursi'yi vefatının 51. yılında rahmet ve minnetle anıyoruz... Risale Haber-Haber Merkezi Bediüzzaman Said Nu
    Bediüzzaman (r.a) Mürşidmiydi, Alimmiydi her ikisimiydi
    Bediüzzaman (r.a) Mürşidmiydi, Alimmiydi  her ikisimiydi ve bihi nesteinu İkinci Şu'lenin Üçüncü Nuru şudur ki: Kur'an, başka kelâmlarla kabil-i kıyas olamaz. Çünki kelâmın tabakaları, ulviyet ve kuvvet ve hüsn-ü cemal cihetinden dört menbaı var. Biri mütekellim, biri
    Yazar : Risale Forum
    اِهْدِنَاالصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ

    aczmendi reşha

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar Mesajlar
    502
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 129 + 4644

    Cevap: Bediüzzaman (r.a) Mürşidmiydi, Alimmiydi ? her ikisimiydi?

    mehdi söyle çık işin içinden, mehdi dersen bu tür alim, mürşid makamlarına fazla takılmazsın :045:
    Yazar : Risale Forum
    Evet izzet ve azamet ister ki, esbab perdedar-ı dest-i kudret ola aklın nazarında; tevhid ve celal ister ki, esbab ellerini çeksinler tesir-i hakikîden...

  3. #3

    Bediüzzaman (r.a) Mürşidmiydi, Alimmiydi ? her ikisimiydi?

    ve bihi nesteinu

    Bu Kardeşiniz hem elektrikçidir hemde avrupada elektroteknik eğitimi almıştır.. Hiç bir yerde bağlantısı olmayan bir tesisat göremedim, her biri belirli bağlantılar ile ana kaynağa bağlanır ve ordan nur alır..Evinizdeki elektriklere bakın..

    üstad r.a hın verdiği elektirik misaline bakalım ne ders vermiş hemde sözlerde hemde 24. söz gibi bir derste:
    ..Meselâ:
    Nasılki bir saray bulunsa, büyük bir dairesinde büyük bir elektrik lâmbası bulunur. O elektrikten teşa'ub etmiş ve onunla bağlı küçük küçük elektrikler, küçük menzillere taksim edilmiş
    . Şimdi birisi o büyük elektrik lâmbasının düğmesini çevirip ziyayı kapatsa, bütün menziller derin bir karanlık içine ve bir vahşete düşer.

    Ve başka sarayda büyük elektrik lâmbasıyla merbut olmayan küçük elektrik lâmbaları, her menzilde bulunuyor. O saray sahibi büyük elektrik lâmbasının düğmesini çevirerek kapatsa, sair menzillerde ışıklar bulunabilir. Onunla işini görebilir, hırsızlar istifade edemezler.

    İşte ey nefsim! Birinci saray, bir müslümandır. Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm, onun kalbinde o büyük elektrik lâmbasıdır
    . Eğer onu unutsa, el'iyazü billah kalbinden onu çıkarsa, hiçbir peygamberi daha kabul edemez. Belki hiçbir kemalâtın yeri ruhunda kalamaz, hattâ Rabbini de tanımaz.
    Mahiyetindeki bütün menziller ve latifeler, karanlığa düşer ve kalbinde müdhiş bir tahribat ve vahşet oluyor. Acaba bu tahribat ve vahşete mukabil hangi şeyi kazanıp ünsiyet edebilirsin? Hangi menfaati bulup o tahribat zararını onunla tamir edersin?

    Halbuki ecnebiler, o ikinci saraya benzerler ki, Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ın nurunu kalblerinden çıkarsalar da, kendilerince bazı nurlar kalabilir veya kalabilir zannederler. Onlarınmanevî kemalât-ı ahlâkiyelerine medar olacak Hazret-i Musa ve İsa Aleyhimesselâm'a bir nevi imanları ve Hâlıklarına bir çeşit itikadları kalabilir.
    (24-s,öz 5.dal)

    ..O Hâkim-i Zîşan bu kasrı, şu mezkûr maksadlar için bina etmiştir. Şu maksadların husulü ise, iki şeye mütevakkıftır:

    Birisi: Şu gördüğümüz ve nutkunu işittiğimiz üstadın vücududur.
    Çünki o bulunmazsa, bütün maksadlar beyhude olur. Çünki anlaşılmaz bir kitab, muallimsiz olsa; manasız bir kâğıttan ibaret kalır.

    İkincisi: Ahali, o üstadın sözünü kabul edip dinlemesidir. Demek, vücud-u üstad vücud-u kasrın dâîsidir ve ahalinin istimaı, kasrın bekasına sebebdir.
    Öyle ise denilebilir ki: Şu üstad olmasaydı, o Melik-i Zîşan şu kasrı bina etmezdi. Hem yine denilebilir ki: O üstadın talimatını ahali dinlemedikleri vakit, elbette o kasr tebdil ve tahvil edilecek.
    (11.Söz)

    ..Şimdi soruyoruz, varis-i nebi r.a ne demektir,varisler ESERE SADIK KALARAK,KAYNAĞI BOZMADAN TAHRİF ETMEDEN vazifesi EDA EDER, peki varis nedir, ..her yüzyılda bir varisi nebi gelir diye olan rivayetleri nasıl anlayacaz ? velilerin, alimlerin, gizli birer kutub olan nur talebelerinin, benim vekilim, aynım oldu diye hitablara mazhar olanlar, dairemizde ne vazife görmekteler..?
    Yazar : Risale Forum
    اِهْدِنَاالصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ

    aczmendi reşha

  4. #4

    Cevap: Bediüzzaman (r.a) Mürşidmiydi, Alimmiydi ? her ikisimiydi?

    velilerin, alimlerin, gizli birer kutub olan nur talebelerinin, benim vekilim, aynım oldu diye hitablara mazhar olanlar, dairemizde ne vazife görmekteler..?


    Bu cümlede bir yerlere iğne mi var, ben mi yanlış anlıyorum?
    Yazar : Risale Forum






  5. #5

    Cevap: Bediüzzaman (r.a) Mürşidmiydi, Alimmiydi ? her ikisimiydi?

    ve bihi nesteinu

    Risale-i nur mesleğini anlamak noktasından mütaala makamında yazıyoruz..
    Yazar : Risale Forum
    اِهْدِنَاالصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ

    aczmendi reşha

  6. #6

    Cevap: Bediüzzaman (r.a) Mürşidmiydi, Alimmiydi ? her ikisimiydi?

    Konunuza biraz yabancıyım ama naçizane birşeyler eklemek isterim.
    Kardeşimin anlattığı şuna benzermi
    Allah[cc]lafzının zılli olmaz [yansıması]
    ama esma-ül Hüsnanın zılli Efendimiz[sav]nin sadrına yansımıştır.Ondan Ebubekir sıddık[ra]efendimize ondan Salman-ı Farisi[ra]devam edip günümüze değin geliyor.
    yani teşbihte hata olmaz derler.
    Allah-ü-zZülcelal hazretlerinin esmasından hasıl olan nur bir ayna misali olan efendimiz[sav]in göğsüne oradan yansıyan nurda altın silsile takibiyle günümüze ulaşıyor.
    Tanıyabildiğim kadarıyla Bediüzzaman[Rha]hazretleri irşad makamında olduğu için mürşid-i kamil dir gerek islam yaptığı hizmetler gerekse Allah[cc]ın verdiği ilim [ki herkeze nasib olmaz sizler bir sayfasını anlatana kadar saatlerce kan ter içinde kalıyorsunuz]onu alim konumuna getirmiştir.
    Efendimiz[sav]in hadis-i şerifleri mucibince ''alimler peygamberler[as ecmain]in varisidir''hadis-i şerifincede varis tir.Bizlercede böyle bilinir
    selam ve dua ile
    Yazar : Risale Forum

  7. #7

    Cevap: Bediüzzaman (r.a) Mürşidmiydi, Alimmiydi ? her ikisimiydi?

    ve bihi nesteinu

    Bizleri azçok tanıyanlar bilir bir şey demek istedikmi açıkça deriz ve sonuna kadar arkasında dururuz, yeterki doğru olsun, doğruluğunuda kur'an ve sünnet mihenginden alsın yani şer-i ve mesleki emir ve yasaklar ölçüsünde olsun..


    Bu dersin maalesef kasdettiğiniz makam ile ilgisi yok, bir mürşidden, risale-i nur dairesindeki saffı evvel olanlardan fenafilihvanın yaşanabilmesi için gerekli olan mürşidden bahsediyoruz..


    Bunun içinde mesleğin kurucusu olan bediüzzaman r.a alimmiydi, mürşidmiydi, diye kardeşlerimizin ne anlayıp ne tatbik ettiklerini derse açtık, ifadelerimizde bahsettiğiniz hitaba mazhar olacak manalar olmasa gerek, o yazdığımız derslerde risale-i nurdan dı, ONLAR KANUNDUR ADETULLAHTA, ister birileri kabul etsin ister etmesin, kanun değişmez, zira sünnetullahtır..

    şimdi sizden ricamız kendi anlamanız ile her dersin hududlarını çizmeyi bırakıp müsaade etmeniz olur..


    Burda şer-i ve mesleki esaslar dışına çıkılmadığı müddetce yazmak serbest olsa gerek, zira formun adı RİSALEFORMU, eger sadece BİR GURUBA HİZMET için açtı iseniz burayı ismini değiştirip.........CEMAATİ, VEYA .................GURUBU , gibi bir ifade ile belirtirseniz, bizlerde ,has ve hususi olan dairelere girip yazmayız şimdiye kadarda o tür yerlere yazmamışız..


    şidi dersimizi tekrar yazıyoruz ve silinmemesini rica ediyoruz görevli kardeşimizden..!!

    evet heppimiz üzüm yeriz fakat, Bizler ÜZÜMÜ SAPI İLE TANIYORUZ NE YAPALIM..!!
    Allah üzüm salkımlarını kuru üzüm çubuğuna takarak yaratıyor..!!


    .....................................
    ve bihi nesteinu

    Bu Kardeşiniz hem elektrikçidir hemde avrupada elektroteknik eğitimi almıştır..

    Hiç bir yerde bağlantısı olmayan bir tesisat göremedim, her biri belirli bağlantılar ile ana kaynağa bağlanır ve ordan nur alır..Evinizdeki elektrik le ışık saöan lambalara bakın..

    Yani evinizi aydınlatan lambaların açıktan görünmesede, KENDİ KENDİNE NURLANIYOR GÖRÜNSEDE,O LAMBALAR NUR VERMEDEN EVVEL TESİSATLAR İLE HATLAR İLE BİR ANA MENBAA KADAR BAĞLAR İLE BALIDIR, velevki siz görmesenizde, görünmemesi yok doluğuna delil değilde, sanatkarın sanatını nasıl icra ettiğine delil olur..

    üstad r.a hın verdiği elektirik misaline bakalım ne ders vermiş hemde sözlerde hemde 24. söz gibi bir derste:
    ..Meselâ:
    Nasılki bir saray bulunsa, büyük bir dairesinde büyük bir elektrik lâmbası bulunur. O elektrikten teşa'ub etmiş ve onunla bağlı küçük küçük elektrikler, küçük menzillere taksim edilmiş. Şimdi birisi o büyük elektrik lâmbasının düğmesini çevirip ziyayı kapatsa, bütün menziller derin bir karanlık içine ve bir vahşete düşer.

    Ve başka sarayda büyük elektrik lâmbasıyla merbut olmayan küçük elektrik lâmbaları, her menzilde bulunuyor. O saray sahibi büyük elektrik lâmbasının düğmesini çevirerek kapatsa, sair menzillerde ışıklar bulunabilir. Onunla işini görebilir, hırsızlar istifade edemezler.

    İşte ey nefsim! Birinci saray, bir müslümandır. Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm, onun kalbinde o büyük elektrik lâmbasıdır. Eğer onu unutsa, el'iyazü billah kalbinden onu çıkarsa, hiçbir peygamberi daha kabul edemez. Belki hiçbir kemalâtın yeri ruhunda kalamaz, hattâ Rabbini de tanımaz.
    Mahiyetindeki bütün menziller ve latifeler, karanlığa düşer ve kalbinde müdhiş bir tahribat ve vahşet oluyor. Acaba bu tahribat ve vahşete mukabil hangi şeyi kazanıp ünsiyet edebilirsin? Hangi menfaati bulup o tahribat zararını onunla tamir edersin?

    Halbuki ecnebiler, o ikinci saraya benzerler ki, Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ın nurunu kalblerinden çıkarsalar da, kendilerince bazı nurlar kalabilir veya kalabilir zannederler. Onlarınmanevî kemalât-ı ahlâkiyelerine medar olacak Hazret-i Musa ve İsa Aleyhimesselâm'a bir nevi imanları ve Hâlıklarına bir çeşit itikadları kalabilir.
    (24-s,öz 5.dal)

    ..O Hâkim-i Zîşan bu kasrı, şu mezkûr maksadlar için bina etmiştir. Şu maksadların husulü ise, iki şeye mütevakkıftır:

    Birisi:Şu gördüğümüz ve nutkunu işittiğimiz üstadın vücududur. Çünki o bulunmazsa, bütün maksadlar beyhude olur. Çünki anlaşılmaz bir kitab, muallimsiz olsa; manasız bir kâğıttan ibaret kalır.

    İkincisi: Ahali, o üstadın sözünü kabul edip dinlemesidir. Demek, vücud-u üstad vücud-u kasrın dâîsidir ve ahalinin istimaı, kasrın bekasına sebebdir. Öyle ise denilebilir ki: Şu üstad olmasaydı, o Melik-i Zîşan şu kasrı bina etmezdi. Hem yine denilebilir ki: O üstadın talimatını ahali dinlemedikleri vakit, elbette o kasr tebdil ve tahvil edilecek.
    (11.Söz)

    ..Şimdi soruyoruz,
    varis-i nebi r.a ne demektir ?
    varisler ESERE SADIK KALARAK,KAYNAĞI BOZMADAN TAHRİF ETMEDEN vazifesi EDA EDER, peki varis nedir ? ..
    her yüzyılda bir varisi nebi gelir diye olan rivayetleri nasıl anlayacaz ?
    velilerin, alimlerin, gizli birer kutub olan nur talebelerinin, benim vekilim, aynım oldu diye hitablara mazhar olanlar, dairemizde ne vazife görmekteler..?
    Yazar : Risale Forum
    اِهْدِنَاالصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ

    aczmendi reşha

  8. #8
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesajlar Mesajlar
    9
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 54 + 322

    Cevap: Bediüzzaman (r.a) Mürşidmiydi, Alimmiydi ? her ikisimiydi?

    Evet bu asrın ehemmiyetli ve manevî ve ilmî bir mürşidi olan Risalet-ün Nur'un heyet-i mecmuası, sair şahsî büyük mürşidler gibi kendine muvafık ve hakikat-ı ilmiyesine münasib, birkaç nevide ve bilhâssa hakaik-i imaniyenin izharında, intişarında azîm kerametleri olduğu gibi; üç keramet-i zahiresi bulunan Mu'cizat-ı Ahmediye (A.S.M.), Onuncu Söz, Yirmidokuzuncu Söz ve Âyet-ül Kübra gibi çok risaleleri dahi herbiri kendine mahsus kerametleri
    bulunduğunu çok emareler ve vakıalar bana kat'î kanaat vermiş. Hattâ sekeratta bulunan talebelerine imanını kurtarmak için mürşid gibi yetiştiğine müteaddid vakıalar şübhe bırakmıyor.
    Sikke-i Tasdik-i Gaybi ( 188 )

    Yazar : Risale Forum

  9. #9
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesajlar Mesajlar
    9
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 54 + 322

    Cevap: Bediüzzaman (r.a) Mürşidmiydi, Alimmiydi ? her ikisimiydi?

    Eğer mesleğimiz şeyhlik olsa idi, makam bir olurdu veyahut mahdud makamlar bulunurdu. O makama müteaddid istidadlar namzed olurdu. Gıbtakârane bir hodgâmlık olabilirdi. Fakat mesleğimiz uhuvvettir. Kardeş kardeşe peder olamaz, mürşid vaziyetini takınamaz. Uhuvvetteki makam geniştir. Gıbtakârane müzahameye medar olamaz. Olsa olsa, kardeş kardeşe muavin ve zahîr olur; hizmetini tekmil eder...(Lem'alar 166)
    Hizmet Rehberi ( 34 )





    Reşha ağabey evvela neden Bediüzzaman ın zat ı adına sordunuz bu soruyu anlayamadım.. Mükerrer defa zaman şahıs zamanı değildir derken neden byle bir soru? Selametle İbrahim kardeşiniz : )
    Yazar : Risale Forum

  10. #10
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar Mesajlar
    106
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 77 + 1080

    Cevap: Bediüzzaman (r.a) Mürşidmiydi, Alimmiydi ? her ikisimiydi?

    Alıntı Oflaz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Eğer mesleğimiz şeyhlik olsa idi, makam bir olurdu veyahut mahdud makamlar bulunurdu. O makama müteaddid istidadlar namzed olurdu. Gıbtakârane bir hodgâmlık olabilirdi. Fakat mesleğimiz uhuvvettir. Kardeş kardeşe peder olamaz, mürşid vaziyetini takınamaz. Uhuvvetteki makam geniştir. Gıbtakârane müzahameye medar olamaz. Olsa olsa, kardeş kardeşe muavin ve zahîr olur; hizmetini tekmil eder...(Lem'alar 166)
    Hizmet Rehberi ( 34 )





    Reşha ağabey evvela neden Bediüzzaman ın zat ı adına sordunuz bu soruyu anlayamadım.. Mükerrer defa zaman şahıs zamanı değildir derken neden byle bir soru? Selametle İbrahim kardeşiniz : )
    Selamun Aleykum ibrahim kardeş üstad zaman tarikat zamanı değil cemaat zamanı derken üstad kendini hariç tutmuş başkalarını değil.
    Yazar : Risale Forum

Sayfa 1/4 1234 SonSon

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •