KUR’AN HİZMETKÂRI OLARAK BEDİÜZZAMAN’IN YANINDA KALMAYA BAŞLAR


Mustafa Sungur, 1954 senesinde Isparta’da, şimdi müze olan evde çok sevdiği Üstad’ının, Bediüzzaman’ın yanında Kur’an hizmetkârı olarak kalmaya başlar. Bediüzzaman hazretlerinin en yakın, en sadık hizmetkâr ve talebelerinden birisi olmuştur.




SUNGUR! SEN GÖRECEKSİN, BU HİZMETİN MEYVESİNİ SEN GÖRECEKSİN


Üstad Bediüzzaman, Sungur Ağabeye: “Sungur! Hayatım, hayatınla devam edecek” demiş ve onu “mutlak vekil” olarak tarif etmiştir. Ve şu müjdeyi vermiştir: “Sungur! Sen göreceksin, bu hizmetin meyvesini sen göreceksin, kabrime gelip bana okuyacaksın...” Bu sözleri kendisinden ve kader arkadaşı Bayram Yüksel ağabeyden defalarca dinledim.




Sungur Ağabey denince aklıma şunlar geliyor:


Risale-i Nur’a muazzam vukufiyet…
Meslek-meşrep hususunda menba, Hz. Üstad’a ve nurlara bu cihetle ayinedarlık...
Kimsenin tahammül edemeyeceği yoğunlukta seyahatler...
Türkiye ve dünyadaki hizmet merkezleriyle bizatihi alâka...




MUSTAFA SUNGUR AĞABEYDEN BİR HATIRA


1954 senesinde Ceylan, Zübeyir ağabey ve ben; üçümüz Üstad’ımızla beraber Barla’ya gittik. Bayram ağabeyi (Isparta’da) nöbetçi bıraktık. Üç-dört ay kaldık Barla’da...


Bir gün Üstad Hazretleri bir şeyler söyledi, ‘gelmeyin’ der gibi bir şeyler ama tam anlayamadık. Zübeyir Ağabey o mezarlıktan yukarı çıktı; ben de gideyim dedim ve tâ yukarıda buluştuk Hz. Üstad’la. Üstad dedi ki: “Siz geldiniz, ben eski zamanlarla buluşacaktım, benim hayalim kuvvetli olduğu için 10 seneye yakın kaldığım Barla’da o günkü âleme gidecektim. Benim Barla hayatım, hayatımın en lezzetli, en saadetli günleridir” dedi.


Hâlbuki risalelerde: “Barla’daki işkenceli hayatım...” diyor Üstad’ımız. Demek ki bir cihetten bakınca en mes’ud günleri… Malum ekser Risale-i Nur hakikatleri oradan ilan edilmiş. Orada yazıldı ya... İşte o hatıralar, kâinatı temaşa en mes’ud hatıraları. Zahir nazarda da, daima nazar ve takip altında... Ona Üstad “en işkenceli hayatım” diyor.


Siz de bize bazen diyorsunuz, “Sungur Ağabey, hayatı hep hapiste geçmiş” falan… Bir cihette doğru, ama bir cihette en sürurlu hayatımız Üstad’la kaldığımız günlerdi. Hapis hayatı hayatımızın en saadetli, maddî manevî bayramlarımızdandı elhamdülillah...”




Kaynak: [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]