3 sonuçtan 1 ile 3 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar Mesajlar
    2.183
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 555 + 42526


    Post Nur talebeleri Cennet ehlidir

    Kardeşlerim,

    bugünlerde biri Risaletü’n-Nur talebelerine,

    diğeri bana ait iki mesele ihtar edildi.

    Ehemmiyetine binaen yazıyorum.


    BİRİNCİ MESELE:
    Birinci Şuada iki üç âyetin işârâtında,
    Risaletü’n-Nur’un sadık talebeleri imanla kabre gideceklerine ve ehl-i Cennet olacaklarına dair kudsî bir müjde ve kuvvetli bir beşaret bulunduğu gösterilmiştir.
    Fakat bu pek büyük meseleye ve çok kıymettar işarete tam kuvvet verecek bir delil ister diye beklerdim, çoktan beri muntazırdım. Lillâhilhamd,
    iki emâre birden kalbime geldi:

    Birinci emare: İman-ı tahkikî ilmelyakînden hakkalyakîne yakınlaştıkça daha selb edilmeyeceğine ehl-i keşif ve tahkik hükmetmişler ve demişler ki: “Sekerat vaktinde şeytan vesvesesiyle ancak akla şüpheler verip tereddüde düşürebilir.” Bu nevi iman-ı tahkikî ise yalnız akılda durmuyor. Belki hem kalbe, hem ruha, hem sırra, hem öyle letâife sirayet ediyor, kökleşiyor ki, şeytanın eli o yerlere yetişemiyor. Öylelerin imanı zevalden mahfuz kalıyor.”

    Bu iman-ı tahkikînin vusulüne vesile olan bir yolu, velâyet-i kâmile ile keşif ve şuhud ile hakikate yetişmektir. Bu yol ehass-ı havassa mahsustur, iman-ı şuhûdîdir.

    İkinci yol, iman-ı bilgayb cihetinde, sırr-ı vahyin feyziyle, burhanî ve Kur’ânî bir tarzda, akıl ve kalbin imtizacıyla, hakkalyakîn derecesinde bir kuvvetle zaruret ve bedâhet derecesine gelen bir ilmelyakînle hakaik-i imaniyeyi tasdik etmektir.

    Bu ikinci yol, Risaletü’n-Nur’un esası, mayası, temeli, ruhu, hakikati olduğunu has talebeleri görüyorlar. Başkalar dahi insafla baksa, Risaletü’n-Nur hakaik i imaniyeye muhalif olan yolları gayr-ı mümkin ve muhal ve mümteni derecesinde gösterdiğini görecekler.

    İkinci emare: Risaletü’n-Nur’un sadık şakirtleri, hüsn-ü âkıbetlerine ve iman-ı kâmil kazanmalarına o derece kesretli ve makbul ve samimî dualar oluyor ki, o duaların içinde hiçbiri kabul olmamasına akıl imkân veremiyor.

    Ezcümle: Risaletü’n-Nur’un bir hâdimi ve birtek şakirdi, yirmi dört saatte, Risaletü’n-Nur talebelerinin hüsn-ü âkıbetlerine ve saadet-i ebediyeye mazhar olmalarına yüz defa Risaletü’n-Nur talebelerine ettiği duaları içinde hiç olmazsa yirmi otuz defa selâmet-i imanlarına ve hususî hüsn-ü âkıbetlerine ve imanla kabre girmelerine, aynı duayı, en ziyade kabule medar olan şerait içinde ediyor.

    Hem Risaletü’n-Nur’un talebeleri bu zamanda her cihetten ziyade hücuma mâruz olan iman hususunda, birbirine selâmet-i iman hakkındaki samimî, mâsum lisanlarıyla dualarının yekûnu öyle bir kuvvettedir ki, rahmet ve hikmet onun reddine müsaade etmezler. Faraza, mecmuu itibarıyla reddedilse, tek bir tane onların içinde kabul olunsa, yine her biri selâmet-i imanla kabre gireceğine kâfi geliyor. Çünkü herbir dua umuma bakar.

    İKİNCİ MESELE: Yirmi sene evvel tab edilen Sünuhat risalesinde, hakikatli bir rüyada, âlem-i İslâmın mukadderatını meşveret eden ruhanî bir meclis tarafından bu asrın hesabına Eski Said’den sordukları suale karşı verdiği cevabın bir parçası şimdilik tezahür etmiştir.

    O zaman, o manevî meclis demiş ki: “Bu Alman mağlûbiyetiyle neticelenen bu harpte Osmanlı Devletinin mağlubiyetinin hikmeti nedir?”

    Cevaben Eski Said demiş ki:
    “Eğer galip olsaydık, medeniyet hatırı için çok mukaddesatı feda edecektik. Nasıl ki yedi sene sonra edildi. Ve medeniyet namıyla âlem-i İslâm, hususan Haremeyn-i Şerifeyn gibi mevâki-i mübarekeye, Anadolu’da tatbik edilen rejim kolaylıkla, cebren teşmil ve tatbik edilecekti.
    İnâyet-i İlâhiyeyle onların muhafazası için kader mağlûbiyetimize fetva verdi.”

    Aynen bu cevaptan yirmi sene sonra, yine gecede, “Bîtaraf kalıp, giden mülkünü geri almakla beraber, Mısır ve Hind’i de kurtararak, bizimle ittihada getirmek, siyaset-i âlemce en büyük muzafferiyet kazanmak varken, şüpheli, dağdağalı, fâidesiz bir düşmana (İngiliz) taraftarlık göstermekle muzaaf bir surette ve zararlı bir yolu tercih etmek, böyle zeki, belki dâhi insanların nazarında saklı kalmasının hikmeti nedir?” diye sual benden oldu.

    Gelen cevap, manevî cânipten geldi. Bana denildi ki: “Sen, yirmi sene evvel mânevî suale verdiğin cevap, senin bu sualine aynı cevaptır. Yani, eğer galip tarafı iltizam edilseydi, yine mimsiz medeniyet namına galibâne mümanaat görmeyecek bir tarzda, bu rejimi âlem-i İslâma, mevaki-i mübarekeye teşmil ve tatbik edilecekti. Üç yüz elli milyon İslâmın selâmeti için bu zahir yanlışı görmediler, kör gibi hareket ettiler.” (Kastamonu Lahikası, 13. Mektup)
    Bediüzzaman Said Nursi
    LÜGAT:
    Bedâhet : Açıklık, Aşikâr Olma
    Beşaret : Müjdeleme
    Burhanî : Kuvvetli Ve Sarsılmaz Delilleri Olan
    Cihet : Yön
    Ehass-I Havas : Üst Tabaka, Aydın Kesim
    Ehl-İ Cennet : Cennet Ehli, Cennetlik
    Ehl-İ Keşif Ve Tahkik : Mâneviyat Âlemlerinde İman Hakikatlerini Gözleme Yeteneğine Sahip Olanlar Ve Hakikatleri Araştırıp Delilleriyle Bilen Âlimler
    Emâre : Belirti, İşâret
    Feyz : Bereket, Nimet
    Gayr-I Mümkin : Mümkün Olmayan
    Hakaik-İ İmaniye : İmân Hakikatleri
    Hakikat : Gerçek, Doğru
    Hakkalyakîn : Bizzat Yaşayarak Elde Edilen Kesin Bilgi
    Hüsn-Ü Âkıbet : Güzel Sonuç, İyi Netice
    İlmelyakîn : İlme Ve Sağlam Delillere Dayanarak, Şüpheye Yer Bırakmayacak Şekilde Kesin Bilme
    İman-I Bilgayb : Gabya, Görünmeyen Hakikatlere İman
    İman-I Kâmil : Tam Ve Mükemmel İman
    İman-I Şuhûdî : Gözle Görürcesine İman Etme
    İman-I Tahkikî : Sağlam, Sarsılmaz Bir İman
    İmtizac : Birleşme, Kaynaşma
    İşârât : İşaretler, Belirtiler
    Kesretli : Çok
    Keşif : Kalb Gözüyle Görme, Mânevî Âlemlere Ait Bazı Olayları Ve Hakikatleri Görme
    Kıymettar : Kıymetli, Değerli
    Kudsî : Her Türlü Kusur Ve Noksandan Uzak, Kutsal
    Kur’ânî : Kur’ân’a Ait, Kur’ân’dan Alınan
    Letâif : Lâtifeler, Duygular
    Lillâhilhamd : Allah’a Hamd Olsun Ki
    Mahfuz : Muhafaza Edilmiş, Korunmuş
    Makbul : Kabul Görmüş
    Muhal : İmkânsız, Olmayacak Şey
    Muhalif : Aykırı, Zıt
    Muntazır : Bekleyen, Hazır
    Mümteni : İmkânsız
    Nevi : Tür, Çeşit
    Risaletü’n-Nur : Risale-İ Nur’un Diğer Bir Adı
    Sadık : Doğru Sözlü, Dürüst
    Sekerat : Can Çekişme Anı
    Selb Edilme : Kaldırılma
    Sırr-I Vahy : İlâhî Vahyin Sırrı, Hakikati
    Sirayet : Bulaşma, Yayılma
    Şakirt : Talebe, Öğrenci
    Şuhud : İlâhî Ve Gizli Sırları Allah’ın İzni İle Görme
    Tasdik : Doğrulama, Kabul Etme
    Tereddüt : Şüphe
    Velâyet-İ Kâmile : Kâmil Velilik, Olgunluğa Ermiş Velilik
    Vesvese : Şüphe, Kuruntu
    Vusul : Kavuşma, Erişme
    Zaruret : Zorunluluk, Gereklilik
    Zeval : Geçip Gitme, Sona Erme
    Âlem-İ İslâm : İslâm Dünyası
    Bîtaraf : Tarafsız
    Cebren : Zorla, Baskıyla
    Cihet : Yön, Taraf
    Evvel : Önce
    Ezcümle : Bu Cümleden, Meselâ
    Faraza : Varsayalım Ki
    Hâdim : Hizmetçi
    Hakikat : Gerçek, Doğru
    Haremeyn-İ Şerifeyn : Kutsal Olan İki Yer
    Harp : Savaş
    Hikmet : İlâhî Gaye Ve Fayda
    Hususan : Bilhassa, Özellikle
    Hususî : Özel
    Hüsn-Ü Âkıbet : Güzel Sonuç, İmanlı Bir Şekilde Ölme
    İnâyet-İ İlâhiye : Allah’ın İnâyeti, Yardımı
    İttihad : Birleşme
    Kader : Allah’ın Meydana Gelecek Hâdiseleri Olmadan Önce Bilmesi, Takdir Etmesi, Plânlaması
    Kaderin Fetva Vermesi : Cüz’î İradeyle Şer Ve Kötülüğün Tercih Edilmesine Karşılık Allah’ın Kullarına Şer Neticeleri Takdir Etmesi
    Kâfi : Yeterli
    Lisan : Dil
    Mazhar : Nail Olma, Erişme
    Mecmu : Toplam, Bütün
    Medar : Sebep, Vesile
    Meşveret : Bir İşin Çözümü İçin Toplanan Bir Meclisin Birbirlerine Danışıp Görüşmeleri
    Mevâki-İ Mübareke : Mübarek Mevkiler, Yerler
    Muhafaza : Koruma
    Mukadderat : Allah Tarafından Takdir Olunmuş İleride Meydana Gelecek Haller Ve Olaylar
    Mukaddesât : Mukaddes Olan Şeyler, Kutsal Değerler
    Muzafferiyet : Galibiyet, Üstünlük
    Nam : Ad
    Rahmet : İlâhî Şefkat Ve Merhamet
    Risaletü’n-Nur : Risale-İ Nur’un Diğer Bir Adı
    Ruhanî : Ruh Âlemine Ait
    Saadet-İ Ebediye : Sonu Olmayan, Sonsuz Mutluluk
    Selâmet-İ İman : İman Selâmeti, Sağlamlığı
    Siyaset-İ Âlem : Dünya Siyaseti
    Sünuhat Risalesi : Kalbe Doğan Mânâ Ve Hakikatler Anlamına Gelen Üstad Bediüzzaman’ın Bir Eseri
    Şakird : Talebe, Öğrenci
    Şerait : Şartlar
    Tab Edilen : Basılan
    Tatbik Etmek : Uygulamak
    Teşmil : İçine Alma, Kaplama
    Tezahür Etme : Belirme, Görünme, Ortaya Çıkma
    Umum : Bütün
    Yekûn : Bütün, Toplam
    Ziyade : Çok, Fazla
    Kaynak Risale Haber

    Benzer Konular
    "Cennet ibadetlerin karşılığı değildir, cennet imanın armağanıdır" mealinde
    "Cennet ibadetlerin karşılığı değildir, cennet imanın armağanıdır" mealinde "Cennet ibadetlerin karşılığı değildir, cennet imanın armağanıdır" mealinde bir hadis-i şerif var mıdır? Eğer varsa bu sahih bir hadis midir? Devami...
    Cennet....
    Cennet.... Cennet… Cehennem üzerine kurulmuş sırat ile geçilen gizemli hayat. Hz. Adem’in yasak ağacın meyvesinden yediği için dünyaya gönderildiği adres
    Cennet
    Cennet Ağaçlı bahçe; yeşillikleri bol bostan; sık dal ve yaprakları ile yeri gölgelendiren hurmalık ve bağlık. Peygamberlerin davetine uyarak iman edip, dünya ve ahirete ait işleri, kulluk vazifelerini elden geldiği kadar gü
    Cennet ve cennet nimetleri üzerine....
    Cennet ve cennet nimetleri üzerine.... Mükemmeliyetin ve güzelliğin her türlüsüne meyilli ve en yüksek derecesini aşk derecesinde arzulayan insan için, Kur’ân-ı Kerim’de Cennet nimetleri açısından detaylı bilgiler verilmiş ve onun da ötesinde Alla
    Cennet
    Cennet وَبَشِّرِ الَّذينَ امَنُوا وَعَمِل
    Yazar : Risale Forum


  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Nereden Yer
    KASTAMONU İSLAMİ HARP CİHAD MÜCADELE TEŞKİLATI KARARGAHINDAN....
    Mesajlar Mesajlar
    4.088
    Blog Blog Girişleri
    734
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 306 + 10696


    Cevap: Nur talebeleri Cennet ehlidir

    çok süper paylaşım ama diyorlarki pcden risale okumanın yararı etkisi az oluyormuş gerçekten risaleyi kitaptan okuyunca daha yararlı oluyormuş...selametle....
    Yazar : Risale Forum
    [ img ]http://img25.imageshack.us/img25/184...lhareketli.gif[ img ]
    "Nurlar karanlıkları boğana dek bu davamız sürecek"TİR.İnsan zulmeder kader adalet eder.

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Nereden Yer
    KASTAMONU İSLAMİ HARP CİHAD MÜCADELE TEŞKİLATI KARARGAHINDAN....
    Mesajlar Mesajlar
    4.088
    Blog Blog Girişleri
    734
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 306 + 10696


    Cevap: Nur talebeleri Cennet ehlidir

    ölümüne nurcuyuz...
    Yazar : Risale Forum
    [ img ]http://img25.imageshack.us/img25/184...lhareketli.gif[ img ]
    "Nurlar karanlıkları boğana dek bu davamız sürecek"TİR.İnsan zulmeder kader adalet eder.

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222