2 sonuçtan 1 ile 2 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2008
    Nereden Yer
    Kocaeli
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 463 + 31300


    Bediüzzaman'ın Talebeleriyle Latifeleri ve Hoşgörüsü

    "Turnam" türküsü

    Mehmet Gürırmak kendi ifade ve üslûbuyla "Turnam" türküsü meselesini şöyle anlatmaktadır.

    "Üstad, 'Muhammed, yavrum, bir nat-ı şerif söyler misin?' dedi.

    "Söylerim efendim' dedim. Yahu! Birçok destan, naat biliyorum. Geliyor da aklıma, Turnam türküsü geliyor, başka birşey gelmiyor. O kadar araştırıyorum, imkân yok. Koca evliyanın yanında Turnam türküsünden başka birşey gelmiyor. Ben Turnam türküsüne başladım.

    "Bir beyit bitince, 'Fesübhanallah Muhammed, sen ne yapıyorsun? Bu, avam kısmının türküsü' dedi.

    "Ne olursa olsun Efendim, neyse cezam çekeceğim, bunu illâ çağıracağım' dedim.

    "Fesübhanallah' dedi. Boyuna "Fesübhanallah' çekiyor. Bir taraftan korkuyorum, öfkelenirse diye. Ama sesim de inadına daha fazla çıkıyor, dağ, taş inliyor. O devamlı "Fesübhanallah' çekiyor. 'Hiç böyle başıma gelmedi' diyor. Nihayet bitti. Ben hâlâ korkuyorum.

    "Bir an sonra gülümseyerek, 'Muhammed, bana hakkını helal et' dedi.

    "Ben de 'Hay hay, ne hakkı bu? Yerden göğe helâl olsun' dedim.

    "Üstad, 'Öyle bir ilham geldi ki, sakın çocuğa dokunma, biz ona nat-ı şerif sevabı yazıyoruz; ne çağırırsa çağırsın dendi, beni şaşırttın sen' dedi.

    "Hayret ediyorum. Bilerek değil, elimde olmadan, o kadar nat-ı şerif bildiğim halde "Turnam' türküsünden başka aklıma gelmiyordu.


    İşlek”


    “Üstadımız, Barla civarında fazla merkep kullandığı için, ‘Bunlara eşek demeyin, hayvana hakaret oluyor. İşlek deyin, çünkü bunlar çok çalışkan hayvanlardır’ derdi.

    Bayram Yüksel


    "Nine ihtiyardır"

    Bahar günü arabayla kır gezintisi yaparken otlayan koyunların, kuzuların yanından geçerken. Üstad, "Ceylân, sana bir koyun alacağım, bir de nine alacağım. Nine koyunu sağar, sen de sütünü içersin" deyince, Ceylân "Nine ihtiyardır, bu işleri yapamaz Üstadım" diye cevap vermiş

    Barla'nın Çam dağlarında yabani ve iri bir sivrisinek Ceylân'ın eline konmuş emerken, Çalışkan elindeki makasla sineğin ayağını kesmek istemiş, Üstad ise "Keçeli ne yapıyorsun?" deyince Ceylân Çalışkan, "Kısas yapıyorum Üstadım" demiş. Üstad ise "O seni hacamat yapıyor" diye mukabele etmiş.



    "Zekeriya'nın dolmuşu

    "Bir gün babasının yazdığı hasret ve şikâyet mektupları üzerine Zekeriya Kitapçı, Abdullah Yeğin'e hitaben Emirdağ'a, Üstada gelmesi için mektup yazmış.

    Bunun üzerine Yeğin Urfa'dan kalkıp, Emirdağ'a, Üstadın yanına gelmiş. Üstad hiddet edip, böyle durup dururken niçin geldiğini sorarak hiddet etmiş. Zekeriya Kitapçı'nın mektubu üzerine bu işin olduğunu anlayan Ceylân Çalışkan, zekâsından fışkıran cevabını hemen vermiş: "Zekeriya'nın dolmuşuna binmiş. Üstadım."


    Benzer Konular
    Bediüzzaman ve nur talebeleriyle, paralel yapı (fetö) arasındaki derin farklar
    Bediüzzaman ve nur talebeleriyle, paralel yapı (fetö) arasındaki derin farklar Devami...
    Ruh diğer latifeleri de kapsadığı halde neden ayrıca yazılmış? Sadece; ruh, letaif-i
    Ruh diğer latifeleri de kapsadığı halde neden ayrıca yazılmış? Sadece; ruh, letaif-i Devami...
    Üstadın Talebeleriyle Küresel Kriz hakkında
    Üstadın Talebeleriyle Küresel Kriz hakkında ÜSTADIN TALEBELERİYLE KRİZİ KONUŞTUK Üstadın talebeleri Mustafa SUNGUR,Abdullah YEĞİN ve Mehmet FIRINCI ile krizi konuştuk. MUSTAFA SUNGUR: Çare İktisat
    Hz. Peygamber'in Latifeleri
    Hz. Peygamber'in Latifeleri Peygamber (sas) latife yaparken belli ölçülere riayet ederdi. Şaka bile olsa sadece doğruyu söylerdi. Asla alay ederek şakalaşmazdı. Uzun soluklu bir çalışmanın sonucu o
    Yazar : Risale Forum
    إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّـا إِلَيْهِ رَاجِعونَ


  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2008
    Nereden Yer
    Kocaeli
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 463 + 31300


    Cevap: Bediüzzaman'ın Talebeleriyle Latifeleri ve Hoşgörüsü

    Bu olayı Abdullah Yeğin Ağabey,Oflu bir hocadan naklen anlatıyor:

    Bediüzzaman Hazretleri,İstanbuldan doğuya doğru yaptığı deniz seyahati sırasında Of limanına da uğrar.Bu arada bir Medresenin müderrisi Üstada adını sorar.O da şöyle zarif bir beyt ile ismini bildirir.

    'Kes,''müderris'' ayağın,hem ''mûid''in başını
    Koy ayağın baş yerine,tâ bilesin adımı.

    Bu beytin açıklaması ise şöyledir:

    '' Müderris kelimesinin ayağı olan,müder kısmı ile,mûid kelimesinin başındaki mû harfini kes.Sonra,müderris kelimesinden arta kalan sin harfini baş tarafa al.

    Mûid kelimesinin başındaki mu yerine koy,benim ismim meydana çıkar.Yani,Said.''

    Belâgat,yâni,mukteza-yı hâle mutabakat,Üstadımızın şîârıdır.
    Yazar : Risale Forum
    إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّـا إِلَيْهِ رَاجِعونَ


Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222