Sayfa 3/4 İlkİlk 1234 SonSon
38 sonuçtan 21 ile 30 arası

  1. #21
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Nereden Yer
    KÜTAHYA
    Mesajlar Mesajlar
    1.670
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 528 + 43679


    Cevap: Fetullah Gülen Hoca Efendi'nin Risale-i Nurla Nasıl Tanıştı?

    Alıntı Fezapilotu Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    1-) Zübeyir Gündüzalp Ağabey ve M.Emin Birinci Ağabey :

    Hocaefendinin 1995’te Moral FM ve Nesil matbaalarını ziyaretinde M. Emin Birinci abi: “Ne kadar biz uyduk o ayrı konu. Zübeyir Ağabey; “Hizmetle alakalı meselelerde Fethullah Hocaefendi kardaşımla istişare edin. Onun fikirleri musibtir.” demişti deyince, Hocaefendi: “Estağfurullah! Zübeyir ağabey iltifat etmiş” dedi. (1)



    1-) Zübeyir Gündüzalp Ağabey ve M.Emin Birinci Ağabey :

    Hocaefendinin 1995’te Moral FM ve Nesil matbaalarını ziyaretinde M. Emin Birinci abi: “Ne kadar biz uyduk o ayrı konu. Zübeyir Ağabey; “Hizmetle alakalı meselelerde Fethullah Hocaefendi kardaşımla istişare edin. Onun fikirleri musibtir.” demişti deyince, Hocaefendi: “Estağfurullah! Zübeyir ağabey iltifat etmiş” dedi. (1)


    2-) Mustafa Sungur Abi:
    'Nasılki her peygamber ve Alim Zat Allah'ın bir ismine mazhar ise, aynen onun gibi Fethullah Gülen Hocaefendi de:' Mesih'in sahip olduğu nefese sahiptir' Mustafa Sungur Abiye göre, her Alim Allah'ın bazı isimlerinin ve bazı peygamberlerin sahip olduğu özellikleri, mizaclarında tecellileriyle daha fazla nümayiş ettirir. Mesela Üstad Hazretleri, Allah'ın 'Rahman', 'Rahim', 'Sabr' isimleriyle müsemmaydı. Peygamberimizin kopyasıydı. Alimler peygamberimizin varisidir derler ya, tam bir varisti. Hocaefendi ise, peygamberler içinde diriltici ruh üfleyen, dertlere derman olan sıfatlarıyla en fazla Hz. İsa'ya, Mesih'e benziyordu. (2)

    (Bahse konu 'Mesih'e benzeme, sıfat itibari ile kast edilmiştir. Dünya'nın dört bir yanında açılan Eğitim Müesseselerinin hızlı inkişaf etmesi, Hz.İsa (AS) mın ölüleri diriltmesi gibi manevi bir Dirilişe vurgu yapılmıştır.)


    3-) Mehmet Kırkıncı Hocaefendi:

    Hilkaten dürüst, halim, iffetli bir genç idi. Müşfik ve merhametli idi. Her nutku bir belagat ve fesahat şaheseriydi. Hocaefendi, bizden bin adım ileri attı. Hariçteki hizmetleri ile de milletimizin dışarıdaki itibarını artırdı. Bediüzzaman Hazretleri'nin 'Size kat'iyyen ve çok emarelerle ve kat'i kanaatimle beyan ediyorum ki, gelecek yakın bir zamanda, bu vatan, bu millet ve bu memleketteki hükümet, alem-i İslam'a ve dünyaya karşı gayet şiddetle Risale-i Nur gibi eserlere muhtaç olacak, mevcudiyetini, haysiyetini, şerefini mefahir-i tarihiyesini onun ibraziyle gösterecektir' sözüne masadak oldu.......Yüzlerce ve binlerce gencin fazilet ve irfanına vesile olmuştur. Bu ağır vazife, genç yaşta saçlarının ağarmasına sebep olmuştur.' (3)

    4-) Abdullah Yeğin Abi:

    'Hocaefendi mektep açmış, dersane açmış, kolej açmış. Orada da mümkün mertebe kendi anlayışları, kabiliyetleri ve güçlerinin yettiği kadar Risale-i Nur’u, birşeyleri öğretmeye çalışıyorlar. Herkesin gayesi neticede imana hizmet olduğu için hepsinin gayesi birdir. Ben hepsi dinsizliğin karşısında bir yumruktur diyorum'(4)

    5-) Cahit Erdoğan Ağabey:

    'Rahmetli Cahid Erdoğan bey Bediüzzaman’ın sağlığında sesini kaydetmek için teybini de ziyarette yanında götürmüş, fakat Üstad izin vermemiş ve Cahid ağabeye: “Bu teyb ilerde büyük hizmet edecek” buyurmuş. Daha sonraları bu teyb Fethullah Gülen hocaefendinin vaaz ve sohbetlerini ilk kaydeden ve bizlere intikalini sağlayan Cahid Ağabeyin vesilesi ile aynı teyp olmuş, Üstadın ihbarını da tasdik etmiş.' (5)

    6-) Bayram Yüksel Ağabey
    'Cenaze namazının bizzat Hocaefendi tarafından kıldırılmasını vasiyet etmiştir ' (6)
    kardaşım üstadın talebeleri anlayamaz bu nizamülmülk çok daha iyi biliyor anlıyor
    Yazar : Risale Forum
    Allahü teâlâ, bazı kimseleri, insanların ihtiyaçlarını gidermek için yaratmıştır. İnsanlar, ihtiyaçları için onlara başvururlar. İşte bunlar, kabir azabından emindirler...(taberani):037:

  2. #22
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Nereden Yer
    KÜTAHYA
    Mesajlar Mesajlar
    1.670
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 528 + 43679


    Cevap: Fetullah Gülen Hoca Efendi'nin Risale-i Nurla Nasıl Tanıştı?

    Üstadımızın talebeleri sarraftır..Cevherin kıymetini bilir onlar. Hocaefendi hakkında dedikleri bunun ispatı. Şimdi bu güldestesi ile sizi başbaşa bırakalım. Eğer alakanıza mazhar olursa, hocamızın o güzide ağabeylerimiz hakkındaki görüşlerine de başka bir çalışmada yer vermek istiyoruz. Tevfik Allah’tan…

    1.Mehmed Kırkıncı Hocaefendi; Aksiyon’da ki röportajında: “Üstadın bir ifadesi var, “Kimin himmeti milleti ise o tek başına bir millettir.” Hayali konuşmuyoruz ki, yaptığı ortada. Bizden yüz adım önde gidiyor. Allah payidar etsin. Uzun ömürler versin. Hamiyeti yüksek, hamiyetperver, vatanperver, şefkatli bir insan.
    Birçok meziyeti Cenabı Hak onda derc etmiş”(1)diyor hocamız hakkında. Hocaefendiye yazdığı bir mektupta “Bu kudsi hizmetinizi değil ki biz, felekler ve feleklerdeki melekler dahi tebrik ediyor.”(2) diyen Kırkıncı Hoca, Gönül Damlaları adlı eserinde ise Hocaefendi için; “Letafetli bir lebib ve fesahatli bir edip”(3)tâbirini kullanmaktadır. Hocaefendiye gönderdiği ve 1997 Ramazan bayramında Zaman gazetesinde “Her ehl-i hamiyeti ağlatan zulüm” adıyla yayınlanan bir mektuplarında Kırkıncı Hocaefendi şöyle demektedir; “Sizi iki cihanda bahtiyar etmeye vesile olacak kutsi hizmetinizde Cenab-ı Hakkın size yüz binlerce sadık mücahitleri hayrul halef olarak bahşetmesi en büyük tesellimizdir.” Ve şöyle devam eder: “Muhterem efendim, sizin saffet ve masumiyet içerisinde geçirdiğiniz hayatın sayfa ve yaprakları gayet açık ve parlaktır. Katiyyen bu gibi hadiseler mir’at-ı kalbinize toz konduramaz ve hizmetinizi gölgeleyemez. Zira bu gayretinizi bütün Anadolu ve âlem-i İslam, hatta cevv-ü sema ve fezayı âlem alkışlıyor, belki kâinat dahi memnun, mesrur oluyor.”(4) Artı Haber adlı dergide bir soru üzerine şöyle diyor: “Fethullah Hoca çok muhterem bir zattır. On sene benim yanımda kaldı. Devletin yapması gerekenleri yapıyor. Okullar açtı, çocuklar orada Türkçe öğreniyorlar, Müslüman oluyorlar. Onu baş tacı etmek lazım. Zaten ben onun çocukluğunu bilirim, müşfik, devletine bağlı. Hatta milliyetçilik namına benden biraz daha ileriydi.(5)”

    Hocaefendiye Nurlardan ilk bahseden Mehmed Kırkıncı hoca olmuştur. Hocaefendi Rotterdam sohbetinde ondan bahsederken şöyle der: “Bana Risale-i Nur’u tanıtan da o oldu. Abimizdi, hamimizdi. Hâlâ da hâlisane hizmet eder -kendisi nasıl düşünürse düşünsün- ama düşüncesi oydu: Ellerini dizlerine vurur; “Hocaefendi akıbetimden çok endişe ediyorum” derdi.


    Kırkıncı hocamız, Aksiyon dergisinin kendisiyle yaptığı röportajda Hocaefendi ile alakalı şunları söylüyor: "1956'da tanıştık, 1966 yılına kadar beraber iman ve Kur'an'a ait hakikatleri okuduk. Bu süre içinde aramızda tatlı bir uhuvvet ve muhabbet teessüs etmişti. Onunla birlikte geçirdiğimiz zamanları tahattur ettikçe kendimi firdevsi bir saadet içerisinde hissediyorum.


    Hocaefendi, gençliğinde ilim ve hikmetin feyyaz bir aşığı idi. Hilkaten dürüst, halim, iffetli bir genç idi. Müşfik ve merhametli idi. Her nutku bir belagat ve fesahat şaheseriydi. Hocaefendi, bizden bin adım ileri attı. Hariçteki hizmetleri ile de milletimizin dışarıdaki itibarını artırdı. Bediüzzaman Hazretleri'nin 'Size kat'iyyen ve çok emarelerle ve kati kanaatimle beyan ediyorum ki, gelecek yakın bir zamanda, bu vatan, bu millet ve bu memleketteki hükümet, âlem-i İslam’a ve dünyaya karsı gayet şiddetle Risale-i Nur gibi eserlere muhtaç olacak, mevcudiyetini, haysiyetini, şerefini mefahir-i tarihiyesini onun ibraziyle gösterecektir' sözüne masadak oldu."

    "Bazen cumaları müftü efendiden izin alarak herhangi bir camide vaaz ederdi Hocaefendi. Sabahtan öğleye kadar risaleden bazı yerleri ezberler, kürsüye çıkar, kekelemeden konuşurdu. Bak ben kekeliyorum ama onda kekeleme yok. İşte onları ezberleye ezberleye kendine bir hal geldi. Öyle bir hafızası var ki, 1966'ya kadar beraber bulunduğumuz her şey hafızasında. Onun vaaz ve nasihatleri en duygusuz insanı bile heyecana getirip ağlatır.

    Dünya zevkleri onu hiçbir zaman aldatmadı. İbadetine düşkündü, geceleri teheccüd namazını kılar ve secdeye kapanarak bu millet için dua ederdi. Dalalet ve sefahat girdabına düşen, dini ve milli seciyelerini kaybeden gençlerimiz için ağlar ve necatları için halisane niyaz ederdi. İslamiyet’in neşir ve tebliğini farz telakki eder ve bunu ifaya çalışırdı. Bu çalışmasında da muvaffak oldu.


    Onun en bariz meziyetlerinden birisi de vatan ve milletini çok sevmesi idi. Kendisi için değil milleti için yaşar ve düşünürdü. O nedenle, onun hizmetlerini çekemeyenler, ona karşı olanlar memleketin, milletin dostu değil. Kendisine yapılan saldırılara rağmen azim ve sebatla, sabır ve tahammülle taviz vermeden davasını takip etti. Bir gün adaletin zulme, hakkın batıla galebe edeceğine inanıyordu. Fikir ve irfanla ve neşriyatla insaniyete hizmet etmeyi gaye edinmişti. Hoşgörü sahibi idi. Muhaliflerine bile kat’iyyen düşman nazarı ile bakmazdı. Hakikate muhalif hiçbir menfi harekette bulunmamıştır. Yüzlerce ve binlerce gencin fazilet ve irfanına vesile olmuştur. Bu ağır vazife, genç yaşta saçlarının ağarmasına sebep olmuştur."(6)


    Kırkıncı Hoca, “Hayatım- Hatıralarım” adlı anı eserinde risalelerin Hocaefendi üzerindeki etkisine şöyle değiniyor; “Feyz kaynağı olan Risale-i Nurları tahkik ve tetkik ettikten sonra Hocaefendi yepyeni bir hususiyet kazanmış oldu. Risale-i Nur’daki cevherler onun ruhunu alevlendiren bir mürşid-i azam oldu. Risale-i Nur’un rahle-i tedrisinde istidatlarını yoğurdu. Onun düsturlarını kendisine meslek ittihaz etti. Hocaefendi o cevherleri aşk mayası ile yoğurarak gençlerimize verme bahtiyarlığına erişti. Şimdi ise hizmeti bütün dünyanın gözlerini kamaştıracak bir hal aldı. Çağımızda iman ve İslam aksiyonunun müstesna temsilcilerinden biri oldu.”(7)


    Kırkıncı Hocaefendi şunları da ifade etmekte: Yıllar sonra annesinin vefatı üzerine Osman Hoca ve Ahmet Şahin’le birlikte taziye için gittik. Üç-dört saat yanında kaldık. Çok güzel sohbetler oldu. Birkaç gün önce bir rüya görmüştüm. Rüyada geniş bir bina, ucu bucağı görünmüyor, zemini de halı gibi döşenmiş. Hoca efendi birden yanımda durdu ve binayı bana anlatmaya başladı.


    Dedim: “Buraya gelmeden önce böyle bir rüya gördüm. Tabiri nedir?”


    Dedi: “Estağfurullah, siz daha iyi bilirsiniz.”


    Ben de “Sizin hizmetinizden çok gelişeceğine işarettir” dedim.


    Hocaefendi: “Bu sizin hizmetiniz , sizin , sizin...”diye ağlamaya başladı.

    İzmir’de hapisteyken Nazım Gökçek, Necmettin Bey ziyaretine gideceğiz. Gitmeden öncede bir rüya gördüm. Rüyada Cebrail, elinde bir masa saati. Bana “Al bunu Fethullah Hocaya ver.” Ziyaretine gittiğimizde bu rüyayı anlattım. “Hocam, bunu işittikten sonra 10 sene hapiste kalsam hiç aldırmam” dedi.Yüz yetmiş ülkede okul yapmak ne demek?Cebrail’in rüyadaki saati bu işte...


    Ben, “Cenabı-ı Hak, Bediüzzaman’ı kendisini anlatmak için yaratmış, Fethullah Hocayı da hizmet için yaratmış.” diyorum. Benim inancım bu...(8)


    Kırkıncı Hocanın hizmetlere dair gördüğü iki rüyasını Hocaefendi bir sohbetinde şöyle anlatıyor: “Benim öteden beri hep kendisine saygı duyduğum bir zat. 5–10 yaş benden ilerde olmasının yanı başında aynı zamanda 5–10 sene evvel de Hazret-i Bediüzzaman’ın dünyasına erken uyanmış olması itibarıyla benim saygı hisleri, saygı duygularıma bir o kadar daha saygı ilave ettiren bir insandır. İki sene evveldi, bu müesseselere gelmişti. Bana iki enfes şey anlattı. Bunlardan bir tanesi şuydu: Gözyaşlarıyla, 60 yaşındaki insan hıçkıra hıçkıra anlattı. Az belki ayrı gibi görülebilirdi. Ben görmem de, o da görmez, başkaları görebilirdi. Şafii-Hanefi ayrılığı, Şafii-Maliki ayrılığı içinde biraz da metotta, usulde değişik yollarla aynı hedefe varma ayrılığı gibi bir şey. “Etturuku ilallah bi adedi enfasi halaik” Allah’a giden yollar mahlûkatın solukları sayısınca. İşte bundan nasiplilik içinde mini bir farklılık, bir ayrılık. Tabii bunu neye söylüyorsun. Çünkü “Sizin hizmetiniz” deyip de, başarıları ifade ederken böyle bir insanın o başarıları gözyaşlarıyla ifade etmesi çok manidardır. Dedi ki; “Bu müesseseleri gördüm. Her birisi dünyayı idare edecek büyük saraylar gibi geldi. O saraylarda beni gezdirdiler. Bir yere gelince o saraylarla alakalı insanları, görünce, anladım ki meğer dünyayı idare eden o saraylar bu hizmet ve bu hizmetin arkasındaki insanlarmış” dedi. Ve hıçkıra hıçkıra ağladı. Ve sonra arkasından ayrı bir şey anlattı: “Gördüm ki yine” dedi. “Anadolu seller içinde, seylâplar içinde. O seller binaları önüne katıp bir kütük gibi sürükleyip götürüyor. Ve herkes endişe telaş içinde. O esnada ümitlerin ayakta kalması düşünülemez. Herkes sarsık, belki her vicdanda yeis yaşanıyor. Fakat o esnada nereden çıktığı belli olmadan birden Bediüzzaman belirdi. O selin içinde, sizin yurtlarınızı, pansiyonlarınızı, evlerinizi, kaya gibi kucaklıyor, selin önüne koyuyor ve bir baraj yapıyor. GAP barajı gibi bir baraj yapıyor. Derken sular çekildi. Zararlı olma durumu inkitaa uğradı. Ve faydalı bir baraj haline geldi. Anadolu da seylâpların erozyonundan kurtuldu.” Bunlar iki sene evvel derin duygularla, coşkun heyecanlarla anlatıldı.”


    2. M. Sungur, Abdullah Yeğin, Hüsnü Bayram, Bayram Yüksel ağabeylerin imzası bulunan bir yazıdan; “Evrensel bir ufuk turuna doğru gelişen bu hizmet-i külliyede muhterem Hocaefendi kardeşimizin de ilahi lütuf ve mevhibenin bir tecellisi olarak büyük hisse ve nasibi varolduğu açıkça ortada ve herkesçe müsellemdir. Hatta şu hususu ehemmiyetle tebarüz ettirmek isteriz ki; Kendisi, Hizmet-i Kur’aniye ve İslamiye noktasında bu kadar geniş imkâna -maddeten ve manen- sahip olmasına rağmen sırf ahenk-i umumiyi muhafaza ve şirket-i maneviye hukukuna riayeti şiar edindiğinden bizatihi Risalelerin neşrine girmemiş, hakikatte bir vücud-u maneviyenin azaları kabul ettiği Nur kardeşlerinin neşir hizmetlerini kendi hizmeti telakki edip, kamyonlarla Nur Risalelerinin sevkiyle, nurların her tarafta neşriyle, dolayısıyla genç nesillerin imdadına koşmuş ve hazret-i Üstad zamanından beri devam ede gelen hizmetlerin devamını teyit ve takviyede bulunmuştur. Ve ayrıca geniş dairelere müteveccih Türkiye’de ve hariç memleketlerde ihyasına vesile olduğu maarif hizmetleri, neşriyat sahaları ise, bütün ehl-i iman tarafından kemal-i takdirle karşılanmaktadır.”(9)


    2-Zübeyir Gündüzalp:Cemal Uşşak bey anlattı; “Hocaefendinin 1995’te Moral FM ve Nesil matbaalarını ziyaretinde M. Emin Birinci ağabey: “Ne kadar biz uyduk o ayrı konu. Zübeyir ağabey; “Hizmetle alakalı meselelerde Fethullah Hocaefendi kardaşımla istişare edin. Onun fikirleri musibtir.’ demişti deyince, Hocaefendi: “Estağfirullah! Zübeyir ağabey iltifat etmiş” dedi.


    Hocaefendi Edirne’de vazifeli iken İstanbul’da Zübeyr ağabeyi ziyarete gelirmiş. Şöyle anlatıyor: “Zübeyr abi çok ciddi, sevgisini dışarıya vurmazdı. Yanına gider gelirdim. Bir iki defa da bana nasihat etmişti. Ben çok müstağniyim, param yok, gider cami penceresinde yatarım. Param varsa, gider otelde yatarım. Sonra üstü kapalı bana “kardeşim” dedi “Üstad, Hastalar Risalesinde “gençlik ve sıhhat önemli iki gaflet unsurudur” diyor. Dersane çok önemlidir.” Sonra öğreniyorum ki, Kırkıncı Hocaya da diyor: “Geldiğinde dershanede kalsın.”


    Mehmed Kırkıncı Hocaefendi 22. 10. 2003 tarihinde Erzurum’da Kümbet medresesinde bu konuda bize şunları söylemişti: “Zübeyir abi bana dedi ki “Hocaefendiye söyle, İstanbul’a gelip geçerken bana misafir olsun.” Hocayı o kadar sevmişti ki… Onun da (Hocaefendinin) ağabeylere saygısı öyle ki… Bambaşka bir şey canım.”


    Cemal Uşşak Bey anlatıyor: “Bir gün Bekir ağabeyin Kığılı Pasajındaki yazıhanesindeydik. Arka odada Zübeyir ağabey de, diğer ağabeyler de vardı. Birisi İzmir’den bir haber getirmiş; “Fethullah hoca Kestanepazarından ayrıldı” demişti. Zübeyir ağabey bunu duyunca dizleri üzerinde doğruldu ve şöyle dedi: “Fethullah Hocaefendi kardeşim fevkalade isabet etmiştir. İnşallah bundan sonra Nur’un izzetine münasip bir tarzda hizmetine devam edecek.”(10)


    3-Sungur ağabey: Rahmi Erdem beyin hazırladığı “Beyaz Gölgeler” adlı eserde Sungur ağabey Hocaefendi hakkında şöyle demekte: “Rahmi bey kardeş, bu zaman da hakikat-i Kur’aniye’de saf tutan kardeşlerimizin manevi hüviyetini bendeniz ihatadan acizim. Bilhassa Fethullah Efendi hakkında fikir ve kanaatimi rica ettiniz. Daha önce de “o zatlarla arkadaş olmak, kardeş ve beraber olmak hepimiz için birer mazhariyettir. Bir lütf-u ilahidir. Böyle masum ve yıldız misal zatlarla daima iftihar ederiz. Onlar bizim şeref tacımız” demiştim. Fethullah Hocaefendi, deruhte ettiği hizmet-i Kur’aniye ve İmaniyesi, bir ve beraberlik içinde bulundukları kardeşleri ve arkadaşlarıyla âlemşümul bir hizmeti kucaklayan, gençliğin ve nesillerin imdadına maarifi ilahi ile koşan âli himmet ve kerimüssıfat bir mübarek zattır. Hz.Üstadımız, Kastamonu Lahikasında bir mübarek talebesi için “kalemi gibi kalbi de harikadır.” dediği bu manaya, Hocaefendi ve mübarek kardeşleri de mazhar ve masadak olduğunu gösteriyorlar. Onlar ahirzamanda âlemi ışıklandıracak bu nur-u Kur’anın mübarek, halis hameleleri olarak takdir ve tebrike sezadırlar. Hepimiz ve hep beraber bu nur-u Kur’an ağacının etrafında Rahmet-i ilahiye ile bulunmak nimetine mazhar olmuşuz. Malumunuz böyle hayatlarını İslamiyet’e, milletin saadet ve selametine halisane ve fedakarane bir surette adayanlar o hulus ve vüsat içinde çalışanlar; nihayette Hakkın keremi ile bir millet olarak ebediyet ve beka bulacaklardır inşallah. Belki onlar bunu da gaye yapmadan yalnız rıza-i ilahinin hudutsuz fezasında yol almak emelindedirler. Bu öyle bir nimet ve lütuftur ki Allah onu dilediğine verir.” (11)


    Cemal Uşak beyefendi 1996 Eylül ayında bir trafik kazası geçiren Sungur ağabeyi hastanede ziyaretinde, Sungur ağabeyin: “Şimdilerde Hocaefendi ve hizmetine birçokları müspet bakıyorlar. Keşke 20 sene önce de böyle bakabilselerdi, ne iyi olurdu.” dediğini nakletmişti. Yine Cemal beyin nakline göre; “1972’li yıllarda Hocaefendiye izafeten; “Hocaefendiye Hazret-i İsa (AS) diyorlar” diye bazı kimseler serişte ederek Hocaefendiyi suçluyorlar, itham ediyorlar ve camiadan dışlamaya çalışıyorlardı. O yıllarda Sungur ağabey de Mehmed Feyzi ağabeye gidip; “Hocaefendi hakkında bazıları böyle söylüyor. Ne diyorsunuz?”diye soruyor. Mehmed Feyzi ağabey de tebessüm ederek: “Kardeşim olur böyle haller. Bana da söylüyorlar. Etrafımdakiler beni de öyle gördüklerini söylüyorlar. Bunun bir fitne yönü, fesat yönü veya zararlı bir yönü yoktur. Velayet makamlarında tıpkı makam-ı Hızır gibi her bir peygamberin makamı vardır. Makam-ı İsa da vardır. Bir takım zatlar ya İsa meşrep olurlar. Veya makam-ı İsa’ya çıkarlar. O zatları sevenler de, kendi kalp ayinelerinde o zatı ayn-ı İsa gibi görür. Bu, o zatın ya makam-ı İsa’da olduğuna delalet eder. Veya o zatın İsa meşrep olduğuna delalet eder.” diyor.


    Kıymetli yazar Cüneyd Suavi Bey 2–11–2001 tarihinde Adapazarı’nda görüştüğümüzde Sungur ağabeyin bir mecliste Hocaefendi için: “Kardeşim, büyük evliyadır” dediğini nakletmişti.


    4-Tahiri Mutlu: Cüneyd Suavi bey, merhum Tahiri ağabeyle Hocaefendi arasındaki münasebeti şöyle anlatmıştı: “Tahiri ağabey vefatında Hizmet vakfı mütevellisindeki yerine Hocaefendiyi vekil bırakmıştı. Hocam, Tahiri ağabey tarafından müthiş seviliyordu.


    Hocaefendi bir sohbetinde Tahiri ağabeyin kendisine verdiği bir hediyeden bahsediyor: “Yazdığı şeylerden Mesnevi-i Nuriye de vardı, bana hatıra vermişti. 80 ihtilalinde birisi benim evimden almış, onları çatıya koymuş, yağmurda çürüdüler, tamir edilir mi diye çok uğraştım, hatıra kendi el yazısı, fakat maalesef.”


    5-Hulusi Yahyagil: Üstadın talebelerinden Salih Özcan beyin nakline göre Hulusi ağabey merhum Hocaefendi için:"Bu gence dikkat edin, ilerde istikbal vaat ediyor” demiş. Hocaefendi 1983’de Elazığ’da Hulusi Yahyagil ağabeyi ziyaret ettiğinde Hulusi ağabey Üstadın İktisat risalesinde bahsettiği kerametli baldan bir kaşık teberrüken hocamıza vermiş. Hocaefendi bunu şöyle anlatıyor: “Albay Hulusi Bey'e uğradım 83’de. Yani Üstad vefat ettikten tam 23 sene sonra. Hulusi Abi merhum yine bana bir yemek kaşığı bal verdi, o baldan. Bitmemiş daha


    Hocaefendi bir sohbetinde Hulusi ağabeyle alakalı bir hatırasını şöyle anlatıyor: “Hulusi abinin oğlu vefat etmişti. Biz taziye için orda bulunuyorduk. Bize güzel şeyler anlattı. Ve "Bütün menba-ı varidat benim için bir yönüyle o işin prizması olan Hz. Bediüzzaman’dır. Yani Kur'an nur ışıkları içinde akar gelir ona. Ve bizde ondan aldık onu. Sünnet akar gelir biz ondan aldık." Böyle anlattı.”


    6- Bayram Yüksel: 1997’de dar-ı bekaya irtihal eden Bayram ağabeyin teveccühü hakkında Hocaefendi şöyle diyor: “Bayram abi enfes şeyler anlattı bana. “Tamamen bu neşri size devredelim” dedi. Bunlar hep Allah'ın lütfu…”


    7- Bekir Berk: İslam Davasının meşhur avukatı merhum Bekir Berk bey ile Hocaefendinin karşılıklı büyük sevgi ve saygıları vardı. Burada buna kısa bir hatıra ile değinelim. Muhammed Nur Sungur beyefendi anlatıyor:1986’da Fethullah Hoca hacca gelmişti. O zaman evimiz vardı,ticaretle uğraşıyorduk. Hac dönüşü Cidde’de hocayı misafir ettik. Tabii o sırada hergün Bekir Berk ağabey gelip gitti.Aralarında karşılıklı olarak müthiş bir muhabbet ve hürmet vardı. Sohbetleri oluyor, eski hatıralarını yâd ediyorlardı. Bir gün Bekir Ağabey ayrılırken Hocaefendinin onun ardından; “Hey kafesteki koca aslan” dediğini hiç unutamam.(12)


    8-Ahmed Feyzi Kul: Merhum Cahid Erdoğan anlatıyor: Rahmetli Ahmet Feyzi Kul abi, pek vaiz beğenmezdi. Kendisine ne Tahir Hoca’yı ne de Yaşar Hoca’yı dinletmem mümkün olmadı. Zaten kendisi de alim bir zattı. Hocaefendi’nin İzmir'e gelişinin tahminen üçüncü haftasıydı. Ben vaaza giderken yolda Ahmet Feyzi abi ile karşılaştım. Nereye gittiğimi sorunca vaaza gittiğimi söyledim. “Beraber gidelim” dedim, kabul etmedi. Israr ettim. Beni çok sevindirdi. Çok fazla ısrar edince teklifimi kabul edip geldi. Vaaz bitti, Cuma namazı kılındı, cemaat boşalmaya başladı. Ben de malzemeleri toparlıyorum. Baktım, Hocaefendi oturuyor, Ahmet Feyzi abi de birkaç saf arkada oturuyor. Hocaefendi yerinden doğrulunca o da ayağa fırladı ve koşup Hocaefendi’yle musafaha ettiler. Aralarında neler konuştular bilmiyorum; fakat bildiğim bir şey varsa Ahmet Feyzi abinin bu vaaza gelişinden gayet memnun olmasıydı. Çünkü biraz sonra yanıma gelip, "Sen haklıymışsın, bu diğerlerine benzemiyor" demişti. Bu cümleyi vaaza gelmeden evvel ben ona söylemiştim ve şimdi o da aynı kanaati benimle paylaşmış oluyordu..(13)


    8-Abdülkadir Badıllı: “Bu makamda hak adına ve bitarafane bir muvazene ile şöyle diyebilirim ki; Fethullah hocanın vasıtasıyla iman ve hidayete ermiş, İslamiyet nuruyla ahlâklarını düzeltmiş binlerle insan vardır. Bunun yanında hocanın şahsî kemalatı, tevazu’u, edep ve ubudiyeti de çok yüksek mertebelerdedir. Bu hakikat muvacehesinde Fethullah Hoca, en az bin Muşlu Molla kadar İslâma hizmet etmiş, eserleri de meydandadır, her ne ise..”(14)


    9-Abdullah Yeğin Ağabey: Abdullah Yeğin, Fethullah Gülen Hocaefendi ile eskiden tanışmaktadır: “Üstad’ın talebeleri Hizmet Vakfı’nın mütevelli heyetine aza oldular. Tahiri Ağabey vefatına yakın bir zamanda ‘ben mütevelli heyetini bırakıyorum. Fethullah Hoca var, ben yerime onu tayin edeceğim.’ dedi. Vakfın tüzüğüne göre üç kişi tayin edilir, mütevelli heyeti de onlardan birini seçerdi. Tahiri Ağabey istifa edince Fethullah Hoca seçildi. Eskiden de tanırdım ben Fethullah Hoca’yı. Hatta ziyaretine gittik Edirne’de, İzmir’de… Ben Adana’da iken yanımıza gelmişliği vardı. Epey bir zamandır görüşmedik fakat onun da gayesi İslamiyet’tir, başka bir şey değil.”(15)


    KAYNAKLAR


    1-Aksiyon Sayı–37


    2-Gönül Damlaları:231-Mehmed Kırkıncı-Timaş Yayınları


    3-Gönül Damlaları-sf:201


    4-Gönül Damlaları:231–232


    5-Artı Haber – sayı 1, sf.19


    6- Aksiyon-Sayı:412


    7-Hayatım- Hatıralarım-sf:96- Zafer Yayınları- İst-2004


    8- Nur’un Büyük Kumandanı-İhsan Atasoy-s:118-119-Nesil Yayınları-İst-2006


    9-Özel dosyamızda mevcuttur.


    10- Nur’un Büyük Kumandanı-İhsan Atasoy-s:379-380-Nesil Yayınları-İst-2006


    11-Beyaz Gölgeler-sf:204–205-Timaş Yayınları


    12-Hayatını Davasına Adayan Adam- İhsan Atasoy-s:227-228-Nesil Yayınları-İst-2006

    13-http://tr.fgulen.com/a.page/basindan/dosyalar/a14934.html

    14-http://www.ittihad.com.tr/ifhamname.htm


    15- Aksiyon-Sayı:588


    16- Hocaefendinin muhtelif sohbetleri
    risale forumdan alıntı...
    Yazar : Risale Forum
    Allahü teâlâ, bazı kimseleri, insanların ihtiyaçlarını gidermek için yaratmıştır. İnsanlar, ihtiyaçları için onlara başvururlar. İşte bunlar, kabir azabından emindirler...(taberani):037:

  3. #23
    FaKiR çevrimdışı Meşveret Bşk.
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Nereden Yer
    .......................
    Mesajlar Mesajlar
    7.754
    Blog Blog Girişleri
    4
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 1601 + 126010


    Cevap: Fetullah Gülen Hoca Efendi'nin Risale-i Nurla Nasıl Tanıştı?

    Alıntı ARİF Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    kardaşım üstadın talebeleri anlayamaz bu nizamülmülk çok daha iyi biliyor anlıyor
    yok agabey, nizamulmulk kardesimiz her defasinda kendini kendini Risale_i nurlara feda ettigini acikca beyan ettigi icin , belki ustadin talebelerinin soylediklerinden habersiz diye dusundum ve eklemek istedim.
    Yoksa Kendini Kuran hizmetine feda eden biri bu tur iftiralarla ugrasmaz, bu kadar dar görüslu, dar düsünceli olamaz .
    Yazar : Risale Forum

  4. #24
    Tevhid_Nur Guest


    Cevap: Fetullah Gülen Hoca Efendi'nin Risale-i Nurla Nasıl Tanıştı?

    Şu asrın insanları şahsiyetçilik hastalığıyla müptela olmuş.Şahıslara saldır-şahısları koru.Kurana dine imana saldırı olduğunda kimse aynı gösteremiyor.

    R.Nurun Birinci Talebesi Hacı İbrahim Hulusi Yahyagil (r.a) ağabeyin derslerinden çokça feyizlenmiş bir hoca ağabeyimiz ders dinlemeye gelen cemaatine her zaman şahısları övmek ve yermekten uzak durunuz diye telkinde bulunur ve buraya gelen sadece müslüman olarak gelsin şucu bucu olarak gelmesin burda Kur'an dersi yapılıyor söz Kuran,Sünnet İcma Ve Kıyastandır buna uymayanı kabul etmeyelim eğer bir yanlışım varsa beni uyarın. diyordu.

    Evet düstür bu olmalı Hakkı(Kuran,Sünnet İcma-i Ümmet Ve KıYASI Fukaha esaslarına dayanan) sözleri kabul etmeliyiz.Üstad Kendi sözlerini bile mihenge( üstad hzleri ehl-i sünnet vel cemaat'ten olduğu için mihengten maksad Kur'an,Sünnet,İcma-i Ümmet ve Kıyası fukahadan ibaret olan esaslara) vurmayı emrederken biz nasıl olurda başkalarının sözlerini mihenge vurmayız?.....

    Şahısları eleştirmek veya övmek bize fayda sağlamaz eleştirmemiz gereken yapılan yanlış işler/düşünceler/inançlardır......

    İslam camiada malesef muhalefet hazımsızlığı var.Şahısları eleştirmekte bu hazımsızlığı iyice körüklemektedir..........

    Fakat yapılan yanlış işleri/düşünceleri ve yanlış inançları eleştirmek gerekldir.(Tabi Eleştiri Kur'an,Sünnet,İcma-i Ümmet ve Kıyası fukahaya dayanmalıdır.)

    Evet arkadaşlar ben kendi nefsime diyorum: şucu,bucu olarak değil sade ve sadece müslüman olarak Kur'an'nın dersini onun birinci tefsiri hadis ve sünneti dinle ehl-i sünnet vel cemaatin dört mezheb imamlarına ve iki akide imamlarının bütün ehl-i sünnet vel cemaat alimlerinin icma ve kıyaslarını esas al ki selameti bulasın.bu sözleri doğru bulan varsa o da kendi nefsine söyleyebilir.(Bu sözlerden cemaatlere karşı olduğum gibi bir sonuç çıkarmayınız.)

    Bu sözlerle kimseyi hedef almıyorum veya kimseyide kınamıyorum isteyen istifade edebilir.Yanlışlar benden doğrular ehl-i hakkın mehazlarındandır.


    Selam ve Dua İle
    Yazar : Risale Forum

  5. #25
    nizamülmülk çevrimdışı Banlı Kullanıcı
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Nereden Yer
    k.maraş
    Mesajlar Mesajlar
    107
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 0 + 680


    Cevap: Fetullah Gülen Hoca Efendi'nin Risale-i Nurla Nasıl Tanıştı?

    evvela izdivaç teklifi meşrudur biline. biz gayrı meşru bir işle meşgul olmuyoruz filozof bey. saniyen siz öyle bilmeye devam ettiğiniz müddetçede maalesef veesefa yazık bu nurlardan istifadenizin üstadımzıın ve daire sahiplerinin rızasına muvafık olacağı kanaatinde değilim. ne ise haktan hayırlısı.

    mahşerde görüşmek üzere allaha emanet olunuz. fazla söz etmek sizinde ifade ettiğiniz gibi luzumsuz olur. zira vazifemiz tebliğdir kabul ettirmek değildir.

    filozof kardeşim aklımızı başımıza almak nurları üstadımız ve talebeleri gibi tatbik etmekle olur. daha şeairi islamiyeyi idrak edemeyenlere yazıklar olsun derim.

    nizamülmülkü sanii maraşi
    Yazar : Risale Forum

  6. #26
    nizamülmülk çevrimdışı Banlı Kullanıcı
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Nereden Yer
    k.maraş
    Mesajlar Mesajlar
    107
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 0 + 680


    Cevap: Fetullah Gülen Hoca Efendi'nin Risale-i Nurla Nasıl Tanıştı?

    aynı zamanda kuzum yehudi salamonların kullandığı bir hitap şeklidir efendi deseniz muvafık olur.
    Yazar : Risale Forum

  7. #27
    nizamülmülk çevrimdışı Banlı Kullanıcı
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Nereden Yer
    k.maraş
    Mesajlar Mesajlar
    107
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 0 + 680


    Cevap: Fetullah Gülen Hoca Efendi'nin Risale-i Nurla Nasıl Tanıştı?

    şemsi şitaya iltifatı umeraya aldanma...
    iltifat tekebbür yetinde istimal edilmemekle beraber ölçü değildir. ölçü SÜNNETİ SENİYEDİR.şeairi islamiye.KAVANİNİ ŞERİATI GARRA VE DESATİRİ SÜNNETİ SENİYE ESASDIR.


    nizamülmülkü sani
    Yazar : Risale Forum

  8. #28
    nizamülmülk çevrimdışı Banlı Kullanıcı
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Nereden Yer
    k.maraş
    Mesajlar Mesajlar
    107
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 0 + 680


    Cevap: Fetullah Gülen Hoca Efendi'nin Risale-i Nurla Nasıl Tanıştı?

    siz evvela SÜNNETİ SENİYENİN VE KAVAİDİ ŞERİATI GARRANIN TAHSİLİNİ GÖRMELİSİNİZ. VE TATBİK ETMELİSİNİZ. nurlarda nur nazar ve hakikat sırları vardır. sadece mesaili ilmiye değllerdir. risaletünnurlar,

    mesaili kalbiye, mesaili ruhiye, mesaili akliye, mesaili haliye vesaire sair letaiflerin hem maddi hem manevi letaif ordusunun istikamete tevfiki hareketi sahabe misal.

    kur'an o gösterdiği hakaiki .... serlevhalı mevzuuya halaveten kısa kesiyorum.

    nizamülmülkü sani
    Yazar : Risale Forum

  9. #29
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.833
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2594 + 209298


    Cevap: Fetullah Gülen Hoca Efendi'nin Risale-i Nurla Nasıl Tanıştı?

    evvela izdivaç teklifi meşrudur biline. biz gayrı meşru bir işle meşgul olmuyoruz filozof bey. saniyen siz öyle bilmeye devam ettiğiniz müddetçede maalesef veesefa yazık bu nurlardan istifadenizin üstadımzıın ve daire sahiplerinin rızasına muvafık olacağı kanaatinde değilim. ne ise haktan hayırlısı.

    Buradakilerin nurlardan istifade etmesi sizin kanaat ölçülerinizle belirlenmedi bugüne kadar ve bundan sonra da belirlenmeyecektir. Madem her fırsatta Üstad'ın talebeleri gibi sözler kullanıyorsunuz, o zaman onların hocaefendi hakkında söylediklerini de dikkate alınız.

    mahşerde görüşmek üzere allaha emanet olunuz. fazla söz etmek sizinde ifade ettiğiniz gibi luzumsuz olur. zira vazifemiz tebliğdir kabul ettirmek değildir.

    Siz de Allah'a emanet olun. Fakat bu söz bana tebliğ konusundaki samimiyetiniz hakkında olumlu bir izlenim vermedi. Tebliğden maksadınız Hocaefendinin öyle veya böyle -sizce malum olduğunu iddia ettiğiniz- icraatlarını paylaşmaktan mı ibarettir? Bunu kabul ettirememek durumunda cepheyi terketmek midir? Nerede namaz, nerede oruç, nerede islamiyet? Bunlar tebliğ konusunun dışında da sadece Hocaefendi mi bu tebliğ konusuna dahil? Lütfen samimiyetinizi bir gözden geçirin. Buraya gelip bu tür iddialarda bulunanların sayısı bi hayli var zaten, siz de o guruba dahil olmak için parçalamayın kendinizi. Burdaki insanlar iddiaların karşılığını araştırıp bulabilecek kadar zekiler.


    filozof kardeşim aklımızı başımıza almak nurları üstadımız ve talebeleri gibi tatbik etmekle olur. daha şeairi islamiyeyi idrak edemeyenlere yazıklar olsun derim.

    Aklen ve vicdanen bu tür iddialarınıza ihtimal vermiyorum. Türkiye de yüzbinlerce insan, -belkide milyonlarca- yahudi işbirlikçisinin -haşa ve haşa, (sırf bu tür iddiaların çokluğundan dolayı böyle yazmış bulunuyorum.) peşinden gidecekler ve yahudiler gibi fırsatçı bir toplum bu potansiyeli kullanmayacak kadar aptal olacak ve bu kadar -yüzbinlerce, milyonlarca insandan bahsediyorum.- insanda her ne hikmetse hepsi de mübareklik havası içinde hayatlarını sergileyecekler, vatana ve millete hiç bir zorluk çıkartmayacaklar, gecelerini gündüze katıp imani birşeyler anlatabiliyim diyerek hiç durmadan uğraşacaklar. Afedersiniz kocaman bir OHA diyorum başka da bişey demek gelmiyor aklıma. Böyle bir hizmeti kafir bile yapsa ehli insaf takdir ve tebrik eder. Hiç mi vicdanınız yok. Ki bu insanlar bu işleri islamiyet adı altında icra ediyorlar.

    Anlayışınıza binaen kısa kesiyorum.

    Selametle....

    HuSeYni-i Sondan Birinci...
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  10. #30
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Nereden Yer
    DeNiZlİ
    Mesajlar Mesajlar
    4.263
    Blog Blog Girişleri
    2
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 1046 + 85130


    Cevap: Fetullah Gülen Hoca Efendi'nin Risale-i Nurla Nasıl Tanıştı?

    kısa kestiğiniz iyi olmuş..hatta iyiki kısa kestiniz dicem ama neyse...

    sevgili kardeşim neden bu enerjinizi ve bitmek tükenmek bilmeyen kelime hazinenizi İslam düşmanlarıyla uğraşmak için harcamıyorsunuz?

    dini için bişeyler yapan yapmaya çalışan insanların üzerine boşaltıyorsunuz bütün öfkenizi? yazık olmuyor mu ? öfkenizi bile hayırlı bi yönde kullanabilrdiniz oysaki!

    eleştirmek ayrı ona kimse bişey diyemez.ama bu yapılanlar eleştirmeninde ötesinde...bir insan kendini ne sanabilirde başka bi insanın imanını ölçer duruma gelir anlayamıyorum?


    neyse siz kısa kestiniz madem bende kısa kesiyim...

    mahşerde görüşmekten bahsediyorsunuz...mahşere kalsın...

    mümkünse cevap vermeyin... daha fazla uzatmayalım ve yer işgal etmesin gereksiz yere...
    Yazar : Risale Forum
    "Kuşluk vaktine andolsun,
    Karanlığı çöktüğü vakit geceye andolsun ki,
    Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da...

    Muhakkak ki ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır"
    {Duha 1-4}

Sayfa 3/4 İlkİlk 1234 SonSon

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 2 kullanıcı var. (0 üye ve 2 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222