BEDİÜZZAMAN(R.A) MARİFETULLAH EHLİNDEN MİYDİ? VELAYETİ KÜBRA MAKAMI İLE MARİFETULLAH AYRI KAVRAMLAR MIDIRLAR?
Marifet, ilim ve tefekkür neticesinde kalpte hasıl olan Allah’ı bilme nurudur. Said Nursi hazretlerinin tefekkür ve ilimde ne kadar derin ve keskin bir mevkide olduğu eserlerinden anlaşılıyor. Bu yüzden Said Nursi hazretlerinin Marifetullah’ta asrın temsilcisi ve müceddidi olduğu bütün ehli ilim ve ehli velayetçe malum ve mukadderdir. Bediüzzaman lakabını da ehli ilim, üstada vermiştir.

Bu hususta en önemli delil Risale-i Nurlardır. Risale-i Nurlar istidadı olan birisini on beş hafta meşguliyet ile alim yapabileceği gibi kalbi müsait olan birisini de kırk dakikada velayet makamına çıkarabileceğini üstat ilan ve ispat ediyor. Risale-i Nurların bu zamanda milyonlarca Müslümanların imanının kurtulmasına vesile olması ve halen de giderek dünyaya yayılması ve çok gayri Müslim’in hidayetine vesile olması nurların ne denli marifet ve velayette üstün bir makama sahip olduğunu akla gösterir.

Velayet-i Kübra makamı özel ve hususi bir makamdır. Marifetullah ise genel ve umumi bir tabirdir. Velayet-i suğra makamında olan bir velide de marifet manası vardır. Çok büyük makamlarda olan sahabelerde de marifet manası vardır.Ama Marifetullah’ın çekirdekten ağaca kadar çok mertebe ve makamları vardır.Küçük bir velinin kalbinde ki marifet nuru ile bir sahabenin kalbindeki marifet nuru aynı derecede değildir. Bu yüzden velayeti Kübra ile Marifetullah kavramlarını aynı görmek yanlış olur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale-i Nur Editör