Sayfa 2/2 İlkİlk 12
16 sonuçtan 11 ile 16 arası

  1. #11
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Mesajlar Mesajlar
    4
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 37 + 22


    Cevap: Üstadın zehirlenmesi

    ben bu konularda yetersizim daha yeni Risale-i Nurları yeni okumaya başlamış tanışmış biriyim yaşamımda buraya kadar materyalist yaşam tarzı ağır basan bir yaşam sürdüm o yüzden kusura bakmayın bazı şeyleri anlayamıyorum fakat hayattan örnekler gelince anlayabiliyorum ALLAH razı olsun
    Yazar : Risale Forum

  2. #12
    tebliğ çevrimdışı Vefasız
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Nereden Yer
    Şark..
    Mesajlar Mesajlar
    2.557
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 460 + 32174


    Cevap: Üstadın zehirlenmesi

    Alıntı süleymanx Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    yanlış anlamayalımda üstadı biraz ilahlahtırmak olmuyor mu
    Haşa bin kere haşa;

    Hiç bir müslüman böylesi bir düşünceye girmez..Allah muhafaza böylesi bir düşünce insanı şirke götürür..İslam bir bütün ve emredilen bütün İlahi emirlere kul gücü nisbetince itaat eder;

    Bahsettiğiniz soru ;

    Tamamen ecel ve kader işidir..Buda Cenabı Allah'ın mutlak iradesidir..Kainatta ki tüm mahlukata belli bir ömür verilmiştir..Kadere iman'da imanımızın mührüdür ;Üstad hz'leride Allah'ın (c.c) öncellikle Abd'diydi (kuluydu)elbetteki vakti saati gelince vefat edecekti;Aslında neden zehirlendiğinde ölmedi diyeceğimize daha ilginç ve güzel olan yanına bakmak daha ibret vericidir derim ve o zehirlendiği vakit çok ızdırap çektiğinde dahi bir rekat namazını kaçırmamış ve kılmışlardır..bu kısmna bakıp ibret almak daha faydalıdır kanımca..
    Allah Mümît'tir; Eceli Takdir Eden, Ölümü Yaratan Allah’tır

    Allah’ın 99 esmâü’l-hüsnâsından biri, “el-Mümît”tir. El-Mümît, canlı mahlukların ölümünü yaratan anlamına gelir. Hayatı nasıl Allah veriyorsa, ölümü de yine O yaratmaktadır. "O (öyle Yüce Allah) ki, hanginizin daha güzel amel işleyeceğini sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak gâliptir, çok bağışlayıcıdır." (67/Mülk, 2)

    Ölümü de dirilmeyi de Allah (c.c) yaratır (67/Mülk 2). Her insan eceliyle ölür, hiç kimse ölüme müdâhale edemez. Ancak Allah’ın yazmış olduğu ecele göre ölür (3/Al-i İmran, 145).

    ve her insan ölümüne sebeb bir vesilede tayin edilmiştir..sebebler sadece ecelin bir anahtarıdır diye düşünelim;

    selametle..

    Yazar : Risale Forum
    Biz ise hem insancasina,Hem muslumancasina yaşamak istiyoruz.Bediuzzaman..

  3. #13
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar Mesajlar
    1.733
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 611 + 50253


    Cevap: Üstadın zehirlenmesi

    Alıntı süleymanx Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    ben bu konularda yetersizim daha yeni Risale-i Nurları yeni okumaya başlamış tanışmış biriyim yaşamımda buraya kadar materyalist yaşam tarzı ağır basan bir yaşam sürdüm o yüzden kusura bakmayın bazı şeyleri anlayamıyorum fakat hayattan örnekler gelince anlayabiliyorum ALLAH razı olsun
    İnsan bilmediğine düşman olur
    asılsız ithamlarda bulunan insanlar emin olun bilmeyen insanlardır
    bilen, zaten haddini bilir, böyle ithamlarda bulunmaz
    kulaktan duyma bilgilerle kafanızı karıştırmayın kardeş
    önyargılardan, şüphelerden kurtulmak için okumanız lazım
    okudukça, anladıkça, sorularınıza cevap bulacaksınız inşaAllah
    çünkü bazen öyle şeyler oluyorki
    duyunca şaşırıyoruz bu nasıl olur diyoruz
    aslını, gerekçesini öğrenince hak veriyoruz..
    Rabbim cc Risale-i Nur'ları okuyup anlamakla müşerref kılsın cümle alemi amin
    Yazar : Risale Forum
    Duâ ve tevekkül meyelân-ı hayra büyük bir kuvvet verdiği gibi,
    istiğfar ve tevbe dahi meyelân-ı şerri keser, tecavüzâtını kırar
    -SÖZLER-


  4. #14
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesajlar Mesajlar
    3
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 41 + 16


    Cevap: Üstadın zehirlenmesi

    Üstad Hazretleri, Denizli Hapishanesi'nde iken herne şekilde olursa olsun Bediüzzamanın yok edilmesi emri geliyor. Hapishanemüdürü zehirli bir iğne yaptıralım, bu suretle ölüp gitsin diye bir planhazırlıyor. Dikkat çekmesin diye herkese aşı yapılacağını, mahkûmlar arasındayayıyor. Zehirli iğneyi yapacak o bedbaht insan, Üstadın kalp hizasındanşırıngayı bastırıyor. Ama şırıngadan çıkan zehir dışarı fışkırıyor. Az birzehir içeri giriyor. Bunu gören iğneci, Üstada ; Kusura bakmayın size karşı birhata işliyorduk; diyor. Üstad da, Biliyorum oğlum, beni öldürmek istiyorsunuz.Ama Allahın öldürmediğini öldüremezsiniz; diyor. Üstad komaya giriyor. Üstadartık vefat ediyor diye o hapisteki 40-50 ağabey etrafında toplanıp ağlaşırken,o anda orada hapiste yatan İslâm Köylü Hafız Ali ağabey kenara çekilerek ağlayaağlaya, "Yâ Rabbi, onu alacaksan, onun yerine beni al. Eğer o ölecekse,onun yerine ben öleyim" diye dua ediyor. Cenab-ı Hak duasını kabul ediyor,biraz sonra hastalanıyor. Revire kaldırıyorlar. Orada şehid oluyor. Cenab-ı HakÜstada şifa veriyor. Üstad Hazretleri, Hafız Alinin son mektubunun altına kendiel yazısıyla benim bedelime şehid olan Hâfız Ali diyor.
    Yazar : Risale Forum

  5. #15
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesajlar Mesajlar
    3
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 41 + 16


    Cevap: Üstadın zehirlenmesi

    Hasan Feyzi Yüreğil
    "Canım sana kurban olacak"
    Hasan Feyzi Nur'un ateşine pervaneler gibi atmıştı kendini. Eski zamanlarda birbirinin yerine hastalanan ve vefat eden yüksek fedakârlar gibi, o da Rabbinden, Üstadına bedel ölmeyi diliyor. Bir şiirinde bu niyazını şöyle dile getiriyordu:
    "Bam-ı feyzinden ırak olmayı asla çekemem
    Dahi nezrin bu ki canım sana kurban olacak."
    (Ey gönüllerin sultanı Bediüzzaman, senin feyizli, bereketli kapından, dergâhından, eşiğinden uzak olmaya, ayrı kalmaya aslada yanamam.
    "Benim adağım, dileğim ve arzum, canımın sana kurban olmasıdır. Ben senin uğrunda kendimi feda ediyorum. Sana gelecek belalar bana gelsin. Sana hayatımı adak olarak takdim ediyorum.)
    Gerçekten Hasan Feyzi Efendinin bu niyazını, bu samimi ve kalbî arzusunu Cenab-ı Hak kabul etmişti.
    Bu manzumeyi yazdıktan kısa bir zaman sonra l3 Kasım l946 senesinin Çarşamba günü Cenab-ı Hakkın rahmetine intikal etti.

    "Üstadına bedel şehit oldu" Nur Risalelerinde bir çok mektupları, şiirleri ve takrizleri bulunmaktadır. Bu vefat hâdisesiyle alâkalı olarak Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri bir mektubunda şunları ifade etmektedir:
    "Nur hakkında parlak fıkralarında, bu biçarekardeşine kendini kurban etmeye söz verdiğinden ve Nur vazifesini acele yapmasıyla istirahat âlemine gitti.
    "Merhum Hasan Feyzi kardeşimiz, aynen şehid merhum Hâfız Ali misillü, bir mektubunda dediği gibi 'Dahi nezrim bu ki, canım sana kurban olacak!' dediğini tasdiken Üstad'ına bedel, şehid kardeşi büyük Hafız Alinin yanına gitmiş. Bu zat-ı zülcenaheyn, ehl-i kalb ve gayet yüksek bir ehl-i ilim ve hakikat, otuz sene muallimlik perdesi altında imana hizmet etmiş ve on seneden beri Risale-i Nuru elde edip, gizli perde altında çalışmış. Sonra daiki sene zarfında doğrudan doğruya Risale-i Nur'un yüksek hikmetlerini ve kemâlatını çekinmeyerek ruh-u caniyle herkese ilan etmiştir."
    Yazar : Risale Forum

  6. #16
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesajlar Mesajlar
    3
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 41 + 16


    Cevap: Üstadın zehirlenmesi

    Pek çok alâkadar olduğum ve Risale-i Nur'un gayet ehemmiyetli bir merkezi ve az zamanda, pek çok Nur işini gören Denizli Hüsrev'i ve gayet ciddî ve sadık rüfekaları, hususan hâkim-i âdil ve Muharrem ve Hâfız Mustafa vesairenin namına bayram tebrikiyle, Hasan Feyzi'nin şiddetli ve tehlikeli hastalığını beyan eden bir mektubu, çok ehemmiyetli bir kardeşimiz olan Muharrem'den aldım. Kanaat-ı kat'iyyem geldi ki; Hasan Feyzi, aynen şehid Hâfız Ali (R.H.) gibi, benim musibetimin kısm-ı a'zamını kendine alıp manevî bir fedakârlık eylemiş. Hâfız Ali benim bedelime birkaç emare ile berzaha gittiği gibi, bu Hasan Feyzi de aynı hastalığım zamanında, aynı vakitte, aynı müddette, aynı tarzda, aynı sıkıntılı dışarıya çıkmamakta tevafuku, kuvvetli bir emaredir ki; bana çok acıyan ve şefkat eden o kardeşimiz, manen hastalığımı kısmen kendine aldı. Bu dört cihetle tevafuk içinde yalnız bir fark var. Benimki zehirden, tesemmümden; onunki soğuktan gelmiştir. Elbette Hastalar Risalesi bizim bedelimize onu teselli edip, iyadet-ül mariz gibi keyfini sormuş ve hastalıktaki büyük sevablar ve sıkıntılarını sürura kalbetmiş. Cenab-ı Hak şifa-i âcil ihsan eylesin, âmîn!
    Emirdağ Lahikası-1 ( 184 )
    Yazar : Risale Forum

Sayfa 2/2 İlkİlk 12

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222