6 sonuçtan 1 ile 6 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jan 2012
    Mesajlar Mesajlar
    16
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 38 + 268


    Şahitlerin Dilinden

    ZÜBEYİR GÜNDÜZALP

    Hayatı İslâmın dert ve çilesi ile geçmiş bir alp eren...


    Nice nice büyük zatlar vardır ki; bunların, vefat edip de, dünyaya veda ettikten sonra kıymetleri bilinir.

    Hasretle, takdirlerle anılırlar.

    Bu büyükler yeraltına düşen çekirdekler gibidirler, ölümden sonra çiçek açarlar, yaprak açarlar,koku ve meyve vermeğe başlarlar.

    Bu bilinmez zatların, hayatları sanki ölümlerinden sonra başlar.1971'de işte böyle bir zatı kaybetmiştik. İstanbul Fatih Camii'nde on bini aşmış insanın kıldığı cenaze namazından sonra eller ve başlar üzerinde Eyüb Sultan Kabristanı'na kadar götürülüp, buraya defnedilmişti.Bu müstesna Kur'ân talebesi Ermenekli Mehmed Ziver Gündüzalp'ti.

    Üstad Bediüzzaman, Ziver, yani süs mânâsındaki ismi, büyük sahabilerden Zübeyir b. Avvam


    Hazretlerinin mukaddes ve mübarek ismiyle değiştirmişti.

    Mehmed Zübeyir Gündüzalp, gündüzler gibi aydınlık bir alp erendi.

    Mehmed Zübeyir Gündüzalp; bahadır bir İslâm fedâisiidi, ateşîn bakışlı, gür bıyıklı, Kafkas Kartalı İmam Şamil'in ruh ve edâsı ile dolu idi.

    Zaten neseben de, kendileri Kafkasyalıydı. İstiklâl Harbinin acı günlerinden sonraki Mütareke günlerinde Ermenek'te dünyaya gelen bu büyük insan 1971 yılının 2 Nisan Cuma günü vefat ederek aramızdan ebediyetlere intikal etmişti.

    Cuma günü olan vefat hadiseleri, Aleyhissalatü Vesselam Efendimizin şu meâldeki hadislerini hatırlatır bana:

    "Cuma günü veya gecesi ölen kimse, kabir azabından korunur."

    Bu İslâm kahramanı, Ermenek yaylasında dünyaya teşrif etmişti. Bu yayladan Malazgirt'e, Niğbolu'ya,Mohaç'a gider gibi; Konya, Akşehir, İslahiye ve Urfa'yagitmiş, buraların dostluk iklimlerinde yaşamış, dahasonraları Isparta'nın güller dünyasında, Emirdağ'ının nur dünyasında hayatlar sürmüştü.

    Üstadımızın âhirete teşrifinden sonra Urfa'da kalmıştı. 27 Mayıs'tan sonra mecburen çıkarıldığı Urfa'dan Ankara'ya gitmiş, bilahare son on yılını İstanbul'da geçirmişti.

    Yavuz bakışlı, çelik iradeli, kumandan edalı bu aziz zat, hayatının baharında bütün varlığıyla, bütün benliği ile Kur'ân'ın hizmetine koşmuştu.

    Nur yolunun dertlisi ve kara sevdalısı olmuştu.





    Benzer Konular
    Hz. Ali'nin (a.s) Dilinden Yol Azığı
    Hz. Ali'nin (a.s) Dilinden Yol Azığı Dünyaya gelişin asıl felsefesi ebedi yurt olan ahret için hazırlık yapmaktır. Ahiret yurdu ancak dünyada yapılacak güzel işler ve salih amellerle kazanılabilir. İnsanoğlunun önünde sarp yollar, tehlikeli geçitler,
    Bir Kapının Dilinden...
    Bir Kapının Dilinden... Bir Kapının Dilinden Ali UYSAL • En çok açılan kapılardandım. Sofrasında yetimler barındıran, sorusu olanların, sıkıntısı olanların, sohbet etmek isteyenlerin, Kur’an öğrenenlerin geldiği ve sofray
    Peygamberimiz'in dilinden mi'rac...
    Peygamberimiz'in dilinden mi'rac... PEYGAMBERİMİZ'İN DİLİNDEN Mİ'RAC Esselâmü aleyküm ve rahmetullàhi ve berekâtühû!.. Allah'ın üzerimizde lütfu çok, nimetleri sonsuz, nimetlerine şükrederiz, hamd ü senâlar olsun... Elimize imkânlar bahşetti, Avrup
    Hz mevlananın dilinden dua
    Hz mevlananın dilinden dua Hz Mevalnanın dilinden dua... Ya Rabbi! Bizim halimize bakarak muamele etme. Kendi ikram ve ihsanına göre bize muamele eyle. Ya Rabbi! Kerem ve lütfunla hidayet ettiğin kalbi tekrar delalete sapkınlığa meylettirme
    Bediüzzaman'ın dilinden
    Bediüzzaman'ın dilinden Nasıl bir zerre camdan, bir katre sudan, bir havuzdan, denizden, kamerden seyyarelere kadar güneşin cilveleri var. Herbirisi kabiliyetine göre güneşin aksini, misalini tutuyor ve haddini biliyor. Bir katre su, kendi kabi
    Yazar : Risale Forum
    Güneş varken mumların ışığı altına girmeye ihtiyaç yok...

    Mektubat


  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jan 2012
    Mesajlar Mesajlar
    16
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 38 + 268


    Cevap: Şahitlerin Dilinden

    1964'ün sonbaharında Eskişehir'de muhterem Abdülvahid Tabakçı'nın nur kokan hanesinde tanımıştım bu azizi.

    Lütufkâr alâkalarıyla üç gün misafiri olmakla
    şerefyâb olmuştum.Açık alnı yılların izini taşıyan alın çizgileri ve yanlardan dökülmüş saçları.

    Ciddiyet ve vakar dolu bir sima, gülmeyen fakat gülümseyen bir çehre.

    Tane tane, sert ve yol gösteren kelimeler ve
    konuşmalar.

    İslâmın yüce tarihindeki meseleleri, nurlardaki bahislerle birleştirilerek anlaştılar.
    Yazar : Risale Forum
    Güneş varken mumların ışığı altına girmeye ihtiyaç yok...

    Mektubat


  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jan 2012
    Mesajlar Mesajlar
    16
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 38 + 268


    Cevap: Şahitlerin Dilinden

    İslâm'ın dertlisi...

    Feregat ve fedakârlığın doruk noktasını ifade eden, şu mısraları müteaddit defalar, iri harflerle bana yazdırarak,odasına bir levha halinde asmıştı:

    Muarradır, feza-yı feyzimiz şeyn-i temennadan

    Bize dad-ı ezeldir, zîrden, bâlâdan istiğna

    Çekildik, neşve-i ümitten, tûl-u emellerden

    Öyle mecnunuz ki; ettik vuslat-ı leyladan istiğna."
    Yazar : Risale Forum
    Güneş varken mumların ışığı altına girmeye ihtiyaç yok...

    Mektubat


  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jan 2012
    Mesajlar Mesajlar
    16
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 38 + 268


    Cevap: Şahitlerin Dilinden

    Kara Sevda...

    Kendisini tedavi etmek isteyen doktorlara:

    Ben Risale-i Nur'larla insanların ve İslâmların imanını
    kurtarmaları için gece-gündüz çalışma diye bir kara sevda hastalığına tutulmuştum.

    Sizin tıbbiyenizde,
    doktorluğunuzda 'kara sevda' hastalığının ilacı ve tedavisi var mıdır?" diye sorular yöneltiyordu.

    Uzun, ince, tığ gibi ve gerilmiş yay gibi bir vücut.

    Her zaman, ayakta ve yatakta üzerindeki elbiseleri, her
    an sefere hazır akıncı fedâilerin ruh halinde bir fedâi.

    Daima düşünen, nurların tefekkür dünyasında yaşayan bir bahadır...


    Yazar : Risale Forum
    Güneş varken mumların ışığı altına girmeye ihtiyaç yok...

    Mektubat


  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jan 2012
    Mesajlar Mesajlar
    16
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 38 + 268


    Cevap: Şahitlerin Dilinden

    Düşman karşısında, İslâm askerlerinin önünde kılıç


    sallayan, Osmanlı paşaları gibi, cevvaliyet ve hareket dolu.


    Bahtsız insanların, Kur'an talebelerini sanki birer adi


    suçlu gibi çamurlu ayaklarıyla, evlerindeki tertemiz


    halıların üzerlerinde dolaşarak alıp gittikleri günlerde,


    Selimler'in, Sinanlar'ın edası içinde, İstanbul'daki


    Fatih-Yavuz Selim durakları arasında, kaldırımlarda bir


    yürüyüşü vardı ki...

    Bazı görülen, yaşanan ve tadılan


    durumlarını, ne anlatmak ne de yazmak mümkün değildir!


    Yazar : Risale Forum
    Güneş varken mumların ışığı altına girmeye ihtiyaç yok...

    Mektubat


  6. #6
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jan 2012
    Mesajlar Mesajlar
    16
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 38 + 268


    Cevap: Şahitlerin Dilinden

    Üstadın Hizmetinde...

    Gençliğinin baharını, hayatının canlı zamanlarını,

    sıhhatinin en gürbüz günlerini,

    varını, yoğunu, hülasa herşeyini muazzez ve misilsiz bir İslâm dertlisinin derdine fedâ etmişti.


    Günün birinde, Pakistan devlet adamlarından Ali Ekber
    Şah'ı, Emirdağ'dan yolcu etmek için;

    bu zatla birlikte on kilometre kadar yola iştirak ettikten sonra,

    Ekber Şah'la vedalaşırken, karşı istikametten gelen başka bir arabadan da,

    Sevgili Kur'an talebesi Zübeyir Gündüzalp çıkagelmişti nurlu Üstadın yanına.

    Bu esnada Üstad şunları ifade ediyordu:

    "Biz bir veziri uğurlamaya geldik, başka genç bir veziride karşılamaya gelmişiz!"

    Bu vedâ ve mülakattan sonra ise nurlu Üstad:

    "Hayır hayır, ben Zübeyir'i karşılamaya geldim!"

    diye düşüncelerini dile getiriyordu.





    Yazar : Risale Forum
    Güneş varken mumların ışığı altına girmeye ihtiyaç yok...

    Mektubat


Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222