Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

10 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Kronoloji

  1. #1
    TaLHa çevrimdışı Nur-u Aynım
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2006
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    8.226
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 61890


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Kronoloji

    Bediüzzaman'ın Hayatından Önemli Kesitler

    • 1878 – Bitlis’in Hizan İlçesine bağlı İsparit Nahiyesinin Nurs Köyünde dünyaya geldi.
    • 1888 – Normalde on beş yıl süren klâsik medrese eğitimini, üç ay gibi kısa bir sürede tamamladı.
    • 1894 – Van’a giderek orada coğrafya, matematik, jeoloji, fizik ve kimya gibi müsbet ilimleri öğrenmeye başladı. Kısa süre sonra da ilim adamları tarafından, ilimdeki üstünlüğü sebebiyle “zamanın emsalsizi, benzersizi” anlamında Bediüzzaman lâkabı verildi.
    • 1907 – Eğitimle ilgili projelerini padişaha sunmak üzere İstanbul’a geldi.
    • 1909 – 31 Mart Olayı sebebiyle Divan-ı Harp Mahkemesinde yargılandı ve berat etti.
    • 1911 – Şam Emeviye Camiinde büyük bir hutbe irad etti. Bu hutbe daha sonra Hutbe i Şamiye adıyla kitaplaştırıldı. Münâzarat ve Muhakemât gibi eserlerini telif etti.
    • 1915 – Talebelerinden gönüllü bir milis alayı kurarak Birinci Dünya Savaşına katıldı. Savaşırken cephede İşârâtü’l-İ’câz adlı eserini telif etti.
    • 1916 – Bitlis savunması esnasında yaralanarak Ruslara esir düştü.
    • 1918 – İki buçuk yıl süren esaretten firar etti, İstanbul’a geldi. Devrin tek İslâm Akademisi olan “Dârü’l-Hikmeti’l-İslâmiye”ye üye oldu.
    • 1919 – Mesnevî-i Nuriye adlı eserini telife başladı.
    • 1920 – İstanbul’un İngilizler tarafından işgali üzerine Hutuvât-ı Sitte adlı bir eser yayınladı. Bu eser yüzünden İşgal kuvvetleri tarafından gıyabında ölüm cezasına mahkûm edildi.
    • 1922 – Zaferden sonra Ankara’ya Büyük Millet Meclisi’ne dâvet edildi. Burada mebuslara hitaben bir beyanname yayınladı.
    • 1923 – Van’a döndü. Talebelerine ders vermeye başladı. Erek Dağı’nda iki senesini geçirdi.
    • 1925 – Şeyh Said isyanıyla hiçbir ilgisi olmadığı halde, bu bahaneyle mecburî ikamet için Burdur’a gönderildi ve Burada Nur’un İlk Kapısı isimli eserini yazdı.
    • 1926 – Barla’da zorunlu ikâmete memur edildi. Burada Risale-i Nur’u telife başladı. Sözler ve Mektubat’ın tamamı, Lem’alar’ın da büyük bölümü burada telif edildi.
    • 1934 – Barla’dan Isparta’ya getirildi.
    • 1935 – “Gizli cemiyet kurmak, rejimin temel düzenini yıkmak” ithamıyla Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinde aleyhinde dâvâ açıldı ve mahkeme neticesinde Tesettür Risalesi’nden dolayı 11 ay hapse mahkûm edildi. 120 talebesiyle birlikte Eskişehir Hapishanesinde tutuklu kaldı ve orada tecrid-i mutlak altında tutuldu.
    • 1936 – Kastamonu’da zorunlu ikâmete memur edildi. Buradaki ikâmeti yedi yıl sürdü. Eserlerini telife burada da devam etti.
    • 1943 – 126 talebesiyle birlikte tekrar tutuklanarak Denizli Hapishanesine sevk edildi. Dokuz ay süren tutukluluktan sonra Denizli Ağır Ceza Mahkemesi berat kararı verdi.
    • 1944 – Emirdağ’a götürüldü ve burada zorunlu ikâmete memur edildi.
    • 1948 – Aynı suçlamalarla tekrar tutuklanarak 54 talebesiyle birlikte Afyon Hapishanesine sevk edildi. Yaklaşık 20 ay süren hapis hayatında büyük sıkıntılar çektirildi. Mahkemenin verdiği mahkûmiyet kararı temyiz edilip esastan bozuldu. Buradan tekrar Emirdağ’a götürüldü.
    • 1952 – Gençlik Rehberi Mahkemesi münasebetiyle İstanbul’a geldi ve bu dâvâdan da beraat etti.
    • 1953 – Emirdağ’a döndü. İkinci defa İstanbul’a geldi ve üç buçuk ay burada kaldı. Bundan sonraki hayatı genellikle Emirdağ ve Isparta’da geçti.
    • 23 Mart 1960 – Urfa’da Hakkın rahmetine kavuştu.


    RİSALE-İ NUR KÜLLİYATININ TELİF TARİHLERİ
    SÖZLER'İN TELİF TARİHLERİ VE YERLERİ

    • Birinci Söz - 1926 - Barla
    • On Dördüncü Lem'anın İkinci Makamı-1934 - Barla(Tahminen)
    • İkinci Söz - 1926 - Barla
    • Üçüncü Söz - 1926 - Barla
    • Dördüncü Söz - 1926 - Barla
    • Beşinci Söz - 1926 - Barla
    • Altıncı Söz - 1926 - Barla
    • Yedinci Söz - 1926 - Barla
    • Sekizinci Söz - 1926 - Barla
    • Dokuzuncu Söz - 1926 - Barla
    • Onuncu Söz - 1928 - Barla (1342)
    • Onuncu Sözün İkinci Zeyli - 1935-36 - Eskişehir Hapsi
    • Onuncu Sözün Üçüncü Zeyli - 1936 - Eskişehir Hapsi
    • Onuncu Sözün Dördüncü Zeyli - 1927 - Barla
    • Onuncu Sözün Beşinci Zeyli - 1934 - Barla
    • On Dördüncü Sözün Zeyli - 1933 - Barla
    • On Sekizinci Söz - 1927 - Barla
    • Yirminci Sözün Birinci Makamı - 1930 - Barla
    • Yirminci Sözün İkinci Makamı - 1926 - Barla
    • Yirmi Birinci Söz - 1926 - Barla
    • Yirmi İkinci Söz - 1926 - Barla
    • Yirmi Üçüncü Söz - 1929 - Barla
    • Yirmi Beşinci Söz - 1927 - Barla
    • Yirmi Beşinci Sözün Birinci Zeyli- 1938 - Kastamonu
    • Yirmi Beşinci Sözün İkinci Zeyli - 1943-44 - Denizli Hapsi
    • Yirmi Yedinci Söz ve Zeyli - 1929 - Barla
    • Yirmi Sekizinci Söz - 1928 (Tahminen) - Barla
    • Yirmi Dokuzuncu Söz - 1928-30 - Barla
    • Otuzuncu Söz - 1928-30 - Barla
    • Otuz Birinci Söz - 1928-30 - Barla
    • Otuz İkinci Söz - 1928-30 - Barla
    • Otuz Üçüncü Söz - 1928-30 - Barla


    Not: Sözler, genel olarak 1926-34 Barla döneminde tamamlanmıştır.

    MEKTUBAT'IN TELİF TARİHLERİ

    • Birinci Mektup - 1929 - Osmanlıca Lem'alar
    • İkinci Mektup - 1930 - Son Şahitler, s. 754
    • Üçüncü Mektup - 1930 - Aynı eser, s. 67
    • Çam Dağı'nda yaz ayları, - 1930 - Aynı eser, s. 67
    • Dördüncü, 5. ve 6. Mektuplar - 1930-1931 - Tahminen
    • Dokuzuncu Mektup - 1930 - Son Şahitler, s. 47
    • On Üçüncü Mektup - 1929 - Mektubat, s. 48
    • On Altıncı Mektup - 1930-1931 - Mektubat, s. 47
    • On Altıncı Mektubun Zeyli - 1931 - Osmanlıca Lem'alar, s. 96
    • On Yedinci Mektup - 1930 - Son Şahitler-3, s. 43
    • On Dokuzuncu Mektup - 1929 - Osmanlıca Sikke-i Tasdik-i G.,s. 70
    • Yirminci Mektup - 1928 - Aynı eser, s. 78
    • Yirmi Üçüncü Mektup - 1933 - Son Şahitler-1, s. 42
    • Yirmi Dördüncü Mektup - 1928 - Osmanlıca Sikke-i Tasdik-i G., s. 78
    • Yirmi Altıncı Mektup - 1932 - Aynı mektubun ifadesi
    • Yirmi Altıncı Mektub İkinci Kısım -1931 - Aynı mektubun ifadesi
    • Yirmi Yedinci Mektup - 1929-1960 - Lâhikaların tamamı
    • Yirmi Sekizinci Mektub 1. Parça - 1931 - Tahminen
    • Yirmi Sekizinci Mektup 2. Parça - 1933 - Aynı mektubun ifadesi
    • Yirmi Dokuzuncu Mektup 1. Kısım - 1934 - Son Şahitler, s. 42
    • Otuzuncu Mektup,(İşarat-ül İ'caz)- 1916 - Baskı tarihi
    • Otuz İkinci Mektup, Matbu Lemeat - 1921 - Baskı tarihi
    • Otuz Üçüncü Mektup, (Pencereler)- 1929 - Tahminen


    LEM'ALAR'IN TELİF TARİHLERİ VE YERLERİ

    • Birinci, 2.,3. ve 4.Lem'alar - 1932 - (Tahminen)
    • Beşinci ve Altıncı Lem'alar - Te'lif edilmediler
    • Yedinci Lem'a - 1932 - Osmanlıca Lem'alar, s. 79
    • Sekizinci Lem'a - 1933 - Osmanlıca Lem'alar, s. 79
    • Dokuzuncu Lem'a - 1932 - Osmanlıca Lem'alar, s. 79
    • Onuncu Lem'a (Şefkat Tokatları) - 1934 - (Tahminen)
    • On Birinci Lem'a - 1933 - (Tahminen)
    • On İkinci Lem'a - 1934 - Barla Lâhikası
    • On Üçüncü Lem'a(Hikmetü'l-İstiaze)-Tesbit edilemedi
    • On Dördüncü Lem'a - 1934 - (Tahminen)
    • On Beşinci Lem'a [Sözler, Mektubat ve Lem'aların (On Beşinci Lem'aya kadar) fihristidir>. -
    • On Altıncı Lem'a - 1934 - (Tahminen)
    • On Yedinci Lem'a - 1933 - Osmanlıca Lemalar, s. 346
    • On Sekizinci Lem'a - 1934 (Kasım) - Osmanlıca Lemalar, s. 79
    • On Dokuzuncu Lem'a - 1934 - Ramazandan sonra Isparta'da
    • Yirmi ve Yirmi Birinci Lem'alar - 1934 - Isparta
    • Yirmi İkinci Lem'a - 1934 - Isparta
    • Yirmi Üçüncü Lem'a - (Tespit edilemedi)
    • Yirmi Dördüncü Lem'a - 1934 - Isparta
    • Yirmi Beşinci Lem'a - 1934 - Isparta
    • Yirmi Altıncı Lem'a - 1934 - Isparta (Ekser ricaları)
    • Yirmi Yedinci Lem'a - 1935-36 - Eskişehir Müdafaanamesi
    • Yirmi Sekizinci Lem'a - 1935 - Eskişehir Hapsinde
    • Yirmi Dokuzuncu Lem'a - 1935 - Eskişehir Hapsinde
    • Otuzuncu Lem'a - 1935-36 - Eskişehir Hapsinde
    • Otuz Birinci Lem'a (Şualar) - - 1935-36 - Eskişehir Hapsinde
    • Otuz İkinci Lem'a - Bir cihette matbu Lemeat eseridir
    • Otuz Üçüncü Lem'a - 1921-23 - Mesnevî-i Arabî


    ŞUÂLAR'IN TELİF TARİHLERİ

    • Birinci Şuâ - 1936 - Başındaki tarih (1938 tebyiz tarihi)
    • İkinci Şuâ - 1936 - Eskişehir hapsi
    • Üçüncü Şuâ - 1937 - Osmanlıca Kastamonu Lâhikası-2, s. 47
    • Dördüncü Şuâ - 1938 - (Tahminen)
    • Beşinci Şuâ - 1938 - Osmanlıca Kastamonu Lâhikası, s. 35 (Tebyiz tarihi)
    • Altıncı Şuâ - -- - (Tesbit edilemedi)
    • Yedinci Şuâ - 1938 - Osmanlıca Sikke-i Tasdik-i G., s. 90
    • Sekizinci Şuâ - 1942 - Osmanlıca Sikke-i Tasdik-i G., s. 90
    • Dokuzuncu Şuâ - -- - (Tesbit edilemedi)
    • Onuncu Şuâ - 1940 - (Tahminen)
    • On Birinci Şuâ - 1943-1944 - Denizli hapsi
    • On İkinci Şuâ - 1944 - Denizli hapsi
    • On Üçüncü Şuâ - 1943-1944 - Denizli hapsi mektupları
    • On Dördüncü Şuâ - 1948-1949 - Afyon mahkemesi müdafaanamesi ve hapis mektupları
    • On Beşinci Şuâ - 1949 - Afyon hapsi


    ASÂ-YI MÛSÂ'NIN TELİF TARİHLERİ

    • Asâ-yı Mûsâ'dan 1. Kısım (11.Şuâ) -1943-1944 - Denizli hapsi
    • Birinci Hücceti İmâniye(7. Şuâdan)-1938 - Osmanlıca Sikke-i Tasdik-i G., s. 90
    • İkinci Hüccet-i İmâniye(32.Sözden)-1928-1930 - Barla
    • Üçüncü Hüccet-i İmâniye (23.Lem'a)-(Tespit edilemedi)
    • 4.ve 5. Hüccet-i İmâniyeler - 1935-36 - Eskişehir Hapsinde(30. Lem'adan)
    • Altıncı Hücceti İmâniye - 1928 (1342) - Barla (10. Sözden)
    • Yedinci Hüccet-i İmâniye - 1928-30 - Barla (33.Sözden)
    • Sekizinci Hücceti İmâniye (3. Şuâ)-1937 - Osmanlıca Kastamonu Lâhikası-2, s. 47
    • Dokuzuncu Hücceti İmâniye (9. Şuâ)-Tesbit edilemedi
    • Onuncu Hücceti İmâniye(20. Mektup)-1928 - Osmanlıca Sikke-i Tasdik-i G., s. 78
    • On Birinci Hücceti İmâniye - 1926 - Barla (22.Sözden)

    Yazar : Risale Forum
    ..Ve sahil-i selâmet olan Dârüsselâma ümmet-i Muhammediyeyi (a.s.m.) çıkaran bir sefine-i Rabbâniyede çalışan hademeleriz..

    ..dalâletler içerisinde bizler gayet az ve zayıf ve fakir ve kuvvetsiz olduğumuz halde, gayet ağır ve büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur'âniye omuzumuza ihsan-ı İlâhî tarafından konulmuş.
    .

    Ustad Bediüzzaman Said Nursi (M.S. 1876-....)



  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Mesajlar Mesajlar
    236
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 68 + 414


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Kronoloji

    BEDIUZZAMAN HAZRETLERININ KRONOLOJISI


    Bediüzzaman’ın hayat seyri ve safahatından mühim bir kısmının tarihleri:


    1877

    Said Nursî Hazretlerinin Bitlis Vilayeti Hizan İlçesi Nurs Köyü’nde doğumuştur.




    1885

    Yaş 9

    Said Nursî ilk tahsile başlamak için ailesinden ayrılıp Tağ Köyü Medresesine gelmesi…
    Burada çok az bir süre kalıp tekrar köyüne dönmüştür.




    1891

    Yaş 14

    Hz. Üstad’ın Resulullah’ı (A.S.M.) rüyasında görmesi ve emsalsiz üç aylık tahsilini yaptığı yer olan Doğu Beyazıt’a gitmesi…
    Bu sıralarda kendisinin lakabı, Molla Said-i Meşhur’dur.



    1892

    Said Nursî Hazretleri, görülen hârika haller ve zamana uymayan durumlar karşısında Bediüzzaman ünvanının
    kendisine verilmesi ve böyle anılmaya başlanması




    1893

    Yaş 16

    Bitlis ve Siirt civarında çeşitli yerlerde bulunup, daha sonra Siirt’in Tillo kasabasında bir kubbede
    inzivaya çekilmesi…
    Karınca ve arı milletlerinin cumhuriyetçi olduklarını söylemesi…



    1894

    Bediüzzaman Hazretleri, Abdülkadir-i Geylanî Hazretlerinden rüyasında aldığı emir üzerine, Cizre’de aşiret reislerinden Mustafa Paşa’yı ikaz için Cizre ve Mardin taraflarında bulunması…

    Mardin’de siyaset-i İslâmiye ve içtimaî mes’elelerle ilgilenmesi…





    1895

    Mardin’den nefiy ile Bitlis’e gelmesi ve iki yıl orada valinin ilme hürmetinden dolayı
    tahsis ettiği odada kalması…




    1897

    Van Valisi Hasan Paşa’nın daveti üzerine Van’a gitmesi ve Valinin konağında kalması

    Müsbet ilimlerle meşgul olarak hârikulâde bilgi sahibi olması

    Bu zamana kadar hıfzına aldığı 80-90 cild kitabı, üç ayda bir ezberden devretmesi




    1900

    İngiliz Müstemlekât Nâzırı Gladiston’un gazetelerde çıkan beyanatı üzerine Bediüzzaman o zamana kadar elde ettiği bütün ilimleri,
    Kur’anın hakikatlerine çıkmak için basamak yapmaya karar verir ve der:

    “Kur’anın sönmez ve söndürülmez manevî bir güneş hükmünde olduğunu,
    ben dünyaya isbat edeceğim ve göstereceğim!”




    1907

    Din ilimleriyle fen ilimlerinin beraber okutulacağı ve Arapça, Türkçe, Kürtçe tedrisat yapabilecek bir İslâm Üniversitesi’nin Şark’ta tesisi için İstanbul’a gelmesi

    Kaldığı yerin kapısına “Her suale cevab verilir” levhasını asıp, âlimleri sual sormaya daveti

    Sultan Abdülhamid’e Şark’ta üniversite açılması için müracaatı

    Yıldız Divan-ı Harbi’ne verilmesi




    1908

    Meşrutiyete, yani seçim ve meclis sistemine (tam meşruiyete istinadı için) sahip çıkması




    1909

    31 Mart’ta Bediüzzaman’ın yatıştırıcılığı

    İsyan etmiş olan sekiz taburu itaata getirmesi

    Bediüzzaman’ın Divan-ı Harb’e verilişi

    Divan-ı Harb’de beraet edişi ve serbest bırakılması




    1910

    Divan-ı Harb’den beraet eden Bediüzzaman’ın Van’a gitmek üzere İstanbul’dan ayrılması

    Şark’ta aşiretleri dolaşarak hürriyeti, meşrutiyeti anlatması ve içtimaî dersler vermesi




    1911

    Şam’a gelişi ve Câmi-i Emeviye’de muhteşem bir hutbe ile İslâm Âleminin dertlerini ortaya koyması
    ve hal çarelerini göstermesi

    Sultan Reşad’la beraber Rumeli seyahatine çıkması



    1913

    Van’a gitmesi ve Şark Üniversitesinin temelini attırması




    1915
    Milis Kumandanı Bediüzzaman, Pasinler cephesinde Ruslarla çarpışıyor



    1916

    Bediüzzaman’ın Ruslara esir düşmesi ve iki yıl esaret hayatı




    1918

    Bediüzzaman’ın Kosturma’dan firar edişi

    17 Haziran 1918: Bediüzzaman’ın Varşova, Viyana ve Sofya üzerinden İstanbul’a avdeti

    Enver Paşa’nın vazife teklifini kabul etmeyen Bediüzzaman’a,
    Harbiye Nezareti ikramiye ve harb madalyası veriyor

    13 Ağustos 1918: Ordu-yu Hümayun’un tavsiyesiyle Dâr-ül Hikmet’e âzâ oluşu



    1919

    19 Nisan 1919: Bediüzzaman’ın Dâr-ül Hikmet’ten altı ay izne ayrılması

    Sultan Vahdeddin, Bediüzzaman’a “Mahreç” pâyesi veriyor



    1920

    İngiliz işgaline karşı “Hutuvat-ı Sitte”yi neşrederek mücadele etmesi



    1921

    Bediüzzaman’ın Anglikan Kilisesi’ne cevabı

    Bediüzzaman, Kuvâ-yı Milliyeyi destekliyor



    1922

    Bediüzzaman davet üzerine İstanbul’dan Ankara’ya geliyor

    9 Kasım 1922: Bediüzzaman’a Meclis’de hoşâmedî yapılması




    1923

    19 Ocak 1923: Bediüzzaman Meclis’de mebuslara hitaben bir beyanname neşrediyor

    17 Nisan 1923: Ankara’da umduğunu bulamayan ve kendisine yapılan bütün teklifleri reddeden Bediüzzaman’ın
    Van’a gitmek üzere yola çıkması



    1925-1927

    Bediüzzaman’ın Van’dan nefyi

    Bediüzzaman Van’dan İstanbul’a oradan da Burdur’a getiriliyor

    Isparta’da bir müddet kalan Bediüzzaman, önce Eğridir oradan da Barla’ya getiriliyor

    Başta Sözler, Mektubat, Lem’alar’ın bir kısmı olmak üzere Risale-i Nur’lar te’lif edilmeye başlanıyor




    1934

    Barla’dan alınan Bediüzzaman’ın Isparta’ya getirilişi

    27 Nisan 1935: Dâhiliye Vekili Şükrü Kaya ve Jandarma Umum Kumandanı askerî bir kıt’a ile Isparta’ya
    geliyor ve Bediüzzaman tevkif olunuyor

    Tevkif edilen Bediüzzaman ve talebeleri, muhakeme edilmek üzere Eskişehir’e götürülüyor

    Tesettür âyetinin tefsirinden dolayı Bediüzzaman’a 11 ay ceza veriliyor




    1936

    Temyiz edilen mahkûmiyet kararının neticesi Temyiz’den gelmeden hapis müddeti tamamlandığı için
    Bediüzzaman tahliye ediliyor


    27 Mart 1936: Tahliye edilen Bediüzzaman, Kastamonu’da ikamete mecbur ediliyor

    Üç ay karakolda kalan Bediüzzaman, karakol karşısında bir eve yerleştiriliyor.
    Burada da bir kısım insanlar ona talebe oluyorlar.
    Âyet-ül Kübra ve bir kısım risalelerin telifi yapılıyor.
    Başka yerlerdeki talebeleriyle, Kastamonu Lâhikası adıyla toplanan kitaptaki mektublarla haberleşiyor
    ve hizmet metodları hakkında ikazlarda bulunuyor.



    1943

    20 Eylül 1943: Bediüzzaman’ın tevkif edilerek Ankara, Isparta ve oradan Denizli’ye getirilmesi



    1944

    Denizli mahkemesinin başlaması

    15 Haziran 1944 Denizli Ağırceza Mahkemesi Bediüzzaman’ın beraetini ilân ediyor

    Ağustos 1944 sonlarında Ankara’dan gelen emirle Bediüzzaman Emirdağ’da ikamete mecbur ediliyor



    1948

    23 Ocak 1948 Emirdağ’da kış ortasında Bediüzzaman ve talebelerinin tevkif edilişi
    ve Afyon mahkemesine sevki

    6 Aralık 1948 Afyon Mahkemesinin mevhum ve mesnedsiz iddialarla Bediüzzaman ve talebelerine
    mahkûmiyet kararı verişi ve temyiz



    1949

    20 Eylül 1949 Yirmi ay mevkuf tutulan Bediüzzaman Hazretleri, halkın tezahüratına mâni olmak için
    Afyon hapishanesinden şafak vakti tahliye ediliyor

    20 Kasım 1949 Bediüzzaman’ın tekrar Emirdağ’a getirilişi



    1952

    Ocak 1952’de Gençlik Rehberi mahkemesi için Bediüzzaman İstanbul’a geldi.

    22 Ocak 1952 Salı Gençlik Rehberi mahkemesinin ilk duruşması

    5 Mart 1952 Salı: Bediüzzaman’ın Gençlik Rehberi dâvasından beraeti



    1953

    Nisan 1953: Bediüzzaman tekrar Emirdağ’a geldi

    Mayıs 1953: İstanbul’a gelen Bediüzzaman’ın üç ay kadar kalması

    Bediüzzaman’ın Patrik Athenagoras’la görüşmesi

    Onsekiz yıllık ayrılıktan sonra Barla’ya gelişi



    1956

    23 Mayıs 1956: Sekiz senedir devam eden Afyon Mahkemesinde Risale-i Nurların beraeti ve iade edilmesi




    1957-1958

    Nur Risalelerinin ve bu arada Tarihçe-i Hayat’ın matbaalarda neşredilmesi



    1960

    23 Mart 1960 Çarşamba: Bediüzzaman, Ramazan’ın 25. günü gece saat 03.00 civarında bu fani âleme veda etti


    12 Temmuz 1960 Salı: Mezarı açılan Bediüzzaman’ın naaşı çıkarılarak askerî bir helikopterle
    meçhul bir istikamete götürülüyor.




    Kaynak: Bediüzzaman Said Nursi- Mufassal Tarihçe-i Hayat, Abdülkadir Badıllı
    Yazar : Risale Forum
    Çöldeyim, susuzum. Dudağın bana Leylâ.<br /> Kuyularda Yusufum. Sözlerin bana Züleyhâ.<br /> Ateşlerde İbrahimim. Gözlerin bana deryâ. <br />Sancılar içinde Meryemim. Bakışın bana İsâ.<br /> Yaralar içinde Eyyubum. Hasretin bana şifâ.<br /> Ölüler içinde bir ölüyüm. Ellerin bana musallâ]

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar Mesajlar
    77
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 60 + 322


    Kronoloji

    ibretlik muhteşem bir hayat ALLAH RAZI OLSUN TEKRAR HATIRLATIĞINIZ İÇİN

    RAHMAN ŞEFAATLERİNDEN AYIRMASIN
    Yazar : Risale Forum
    ALLAH&#39;ım Sana cehennemden korkarak ibadet ediyorsam, beni cehennem ateşinde yak.<br /><br />Eger Sana cennet ümidiyle tapıyorsam, cennetini bana haram kil.<br /><br />Benim Sana olan sevgi ve ibadetim Senin sevilmeye ve kulluğa layık bir mabud oluşundandır.<br /><br />&quot;RABİATÜ&#39;L ADEVİYYE&quot; <br />[

  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar Mesajlar
    711
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 87 + 330


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Kronoloji

    RİSALE-İ NUR UN KIRMIZI RENKLİ OLMASININ DA Bİ HİKMETİ ŞU İMİŞ..
    KIRMIZI RENGİN HEM ÇEKİCİLİK ÖZLELLİĞİNİN YANISIRA BİRDE İTİCİLİK ÖZELLİGİ BULUNMAKTA İMİŞ..
    ÇEKİCİLİK ÖZELLİĞİ İLE OKUYUCUSUNU KENDİNE BAĞLIYOR..
    İTİCİLİK YÖNÜ İLE DE KÖTÜ CİN TAYİFESİNİ UZAK TUTUYOR BULUNDUGU ORTAMDAN.. ONLARIN YAKLAŞMASINA MANİ OLUYORMUŞ..
    DUYUNCA İLGİMİ ÇEKTİ SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM..
    Yazar : Risale Forum
    BULANLAR ANCAK ARAYANLARDIR..

  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar Mesajlar
    77
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 60 + 322


    Kronoloji

    çok ilginç teşekürler verdiniz bilgi için
    Yazar : Risale Forum
    ALLAH&#39;ım Sana cehennemden korkarak ibadet ediyorsam, beni cehennem ateşinde yak.<br /><br />Eger Sana cennet ümidiyle tapıyorsam, cennetini bana haram kil.<br /><br />Benim Sana olan sevgi ve ibadetim Senin sevilmeye ve kulluğa layık bir mabud oluşundandır.<br /><br />&quot;RABİATÜ&#39;L ADEVİYYE&quot; <br />[

  6. #6
    Tarihci19 Guest


    Kronoloji

    teşekkürler eline sağlık..
    Yazar : Risale Forum

  7. #7
    FaKiR çevrimdışı Meşveret Bşk.
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Nereden Yer
    .......................
    Mesajlar Mesajlar
    7.786
    Blog Blog Girişleri
    4
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 1626 + 126040


    Cevap: Kronoloji

    Alıntı imported_eFTaL Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    RİSALE-İ NUR UN KIRMIZI RENKLİ OLMASININ DA Bİ HİKMETİ ŞU İMİŞ..
    KIRMIZI RENGİN HEM ÇEKİCİLİK ÖZLELLİĞİNİN YANISIRA BİRDE İTİCİLİK ÖZELLİGİ BULUNMAKTA İMİŞ..
    ÇEKİCİLİK ÖZELLİĞİ İLE OKUYUCUSUNU KENDİNE BAĞLIYOR..
    İTİCİLİK YÖNÜ İLE DE KÖTÜ CİN TAYİFESİNİ UZAK TUTUYOR BULUNDUGU ORTAMDAN.. ONLARIN YAKLAŞMASINA MANİ OLUYORMUŞ..
    DUYUNCA İLGİMİ ÇEKTİ SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM..
    hmmm bir hocamda, Risalelerin kirmizi bi serit (veya bi cizgi) halinde ilham edildigi icin, Ustad kirmizi olmasini istedigini soylemisti.
    Yazar : Risale Forum

  8. #8
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2010
    Mesajlar Mesajlar
    343
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 141 + 8744


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Bediüzzamanın Hayatından Önemli Kesitler

    Bediüzzaman'ın Hayatından Önemli Kesitler

    1878 – Bitlis’in Hizan İlçesine bağlı İsparit Nahiyesinin Nurs Köyünde dünyaya geldi.
    1888 – Normalde on beş yıl süren klâsik medrese eğitimini, üç ay gibi kısa bir sürede tamamladı.
    1894 – Van’a giderek orada coğrafya, matematik, jeoloji, fizik ve kimya gibi müsbet ilimleri öğrenmeye başladı. Kısa süre sonra da ilim adamları tarafından, ilimdeki üstünlüğü sebebiyle “zamanın emsalsizi, benzersizi” anlamında Bediüzzaman lâkabı verildi.
    1907 – Eğitimle ilgili projelerini padişaha sunmak üzere İstanbul’a geldi.
    1909 – 31 Mart Olayı sebebiyle Divan-ı Harp Mahkemesinde yargılandı ve berat etti.
    1911 – Şam Emeviye Camiinde büyük bir hutbe irad etti. Bu hutbe daha sonra Hutbe i Şamiye adıyla kitaplaştırıldı. Münâzarat ve Muhakemât gibi eserlerini telif etti.
    1915 – Talebelerinden gönüllü bir milis alayı kurarak Birinci Dünya Savaşına katıldı. Savaşırken cephede İşârâtü’l-İ’câz adlı eserini telif etti.
    1916 – Bitlis savunması esnasında yaralanarak Ruslara esir düştü.
    1918 – İki buçuk yıl süren esaretten firar etti, İstanbul’a geldi. Devrin tek İslâm Akademisi olan “Dârü’l-Hikmeti’l-İslâmiye”ye üye oldu.
    1919 – Mesnevî-i Nuriye adlı eserini telife başladı.
    1920 – İstanbul’un İngilizler tarafından işgali üzerine Hutuvât-ı Sitte adlı bir eser yayınladı. Bu eser yüzünden İşgal kuvvetleri tarafından gıyabında ölüm cezasına mahkûm edildi.
    1922 – Zaferden sonra Ankara’ya Büyük Millet Meclisi’ne dâvet edildi. Burada mebuslara hitaben bir beyanname yayınladı.
    1923 – Van’a döndü. Talebelerine ders vermeye başladı. Erek Dağı’nda iki senesini geçirdi.
    1925 – Şeyh Said isyanıyla hiçbir ilgisi olmadığı halde, bu bahaneyle mecburî ikamet için Burdur’a gönderildi ve Burada Nur’un İlk Kapısı isimli eserini yazdı.
    1926 – Barla’da zorunlu ikâmete memur edildi. Burada Risale-i Nur’u telife başladı. Sözler ve Mektubat’ın tamamı, Lem’alar’ın da büyük bölümü burada telif edildi.
    1934 – Barla’dan Isparta’ya getirildi.
    1935 – “Gizli cemiyet kurmak, rejimin temel düzenini yıkmak” ithamıyla Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinde aleyhinde dâvâ açıldı ve mahkeme neticesinde Tesettür Risalesi’nden dolayı 11 ay hapse mahkûm edildi. 120 talebesiyle birlikte Eskişehir Hapishanesinde tutuklu kaldı ve orada tecrid-i mutlak altında tutuldu.
    1936 – Kastamonu’da zorunlu ikâmete memur edildi. Buradaki ikâmeti yedi yıl sürdü. Eserlerini telife burada da devam etti.
    1943 – 126 talebesiyle birlikte tekrar tutuklanarak Denizli Hapishanesine sevk edildi. Dokuz ay süren tutukluluktan sonra Denizli Ağır Ceza Mahkemesi berat kararı verdi.
    1944 – Emirdağ’a götürüldü ve burada zorunlu ikâmete memur edildi.
    1948 – Aynı suçlamalarla tekrar tutuklanarak 54 talebesiyle birlikte Afyon Hapishanesine sevk edildi. Yaklaşık 20 ay süren hapis hayatında büyük sıkıntılar çektirildi. Mahkemenin verdiği mahkûmiyet kararı temyiz edilip esastan bozuldu. Buradan tekrar Emirdağ’a götürüldü.
    1952 – Gençlik Rehberi Mahkemesi münasebetiyle İstanbul’a geldi ve bu dâvâdan da beraat etti.
    1953 – Emirdağ’a döndü. İkinci defa İstanbul’a geldi ve üç buçuk ay burada kaldı. Bundan sonraki hayatı genellikle Emirdağ ve Isparta’da geçti.
    23 Mart 1960 – Urfa’da Hakkın rahmetine kavuştu.

    -Alıntı-
    Yazar : Risale Forum
    Arşa değmek istidadında olanların, ayakları altına omuzlarımızı koyarız.

    Zübeyir Gündüzalp

  9. #9
    NuruAhsen çevrimdışı Sonsuz Temâşâ
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Nereden Yer
    Şehr-i Hüzün
    Mesajlar Mesajlar
    8.727
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2264 + 186520


    Cevap: Kronoloji

    Konular birlestirilmistir....
    Yazar : Risale Forum
    Müslümanlar Dik Durun! Karşınızda Leşler Var!
    Salih Mirzabeyoğlu

  10. #10
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar Mesajlar
    40
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 45 + 190


    Cevap: Kronoloji

    Güzel olmuş allah razı olsun
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222