Sayfa 1/2 12 SonSon
17 sonuçtan 1 ile 10 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar Mesajlar
    40
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 40 + 190


    Mustafa Kemalle sonradan Bedüzzaman akraba olmuş

    Bediüzzaman’ın hayatında müstesna bir değeri haiz bulunan, büyük ağabeyi molla Abdullah’ın oğlu olan yeğeni Abdurrahman Nursî, 1903 yılında Nurs’ta dünyaya geldi. Henüz çok genç yaşlarda iken İstanbul’a yerleşti. Eminönü ilçesi Hocapaşa Mahallesi’ne nüfus kaydını tescil edilmişdir.
    Abdurrahman’ın Ankara’da kaldığı sekiz senelik hayatı hakkında fazla bir malûmata sahip değiliz. Ulaşabildiğimiz bilgilere göre, Meclis’teki görevinden sonra Sağlık Bakanlığında çalışmaya başladığını, bu arada M. Kemal’in Nimeti adlı halasının kızı Fatime’den olma Hatice—yani halasının torunu—ile evlendiğini ve bu evliliğinden 10.8.1928 tarihinde Vahdeti Suat adında bir çocuğunun olduğunu öğreniyoruz.

    Vahdeti Suat, emekli olup Ankara’da yaşamaktadır. Vahdeti Suat ressamlıkla uğraşmasının yanı sıra “Pardon” ve “Papagan” gibi değişik mizah dergilerinde de Vahdet Sipahioğlu adıyla karikatürler çizmiş ve 1954 yılında kendisine ait bir karikatür kitabı yayınlanmıştır.



    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

    Abdullah Aymaz 5 Ekim 2009 tarihli Zaman gazetesindeki yazısında Vahdeti Suat’tan bahsederek onun Bediüzzaman’la nasıl görüştüğünü, Suad Ünlükul’un İsviçre’de yaşayan kızı Semra Hanıma şöyle anlatır: “Amcanız Nihat Ünlükul, dedeniz Abdülmecid Nursî’den izin almadan Kastamonu’da Bediüzzaman Hazretleri’nin çok ağır hasta olduğu bir zamanda, Ankara’ya gidip Abdurrahman Nursî’nin oğlu Vahdet’i yanına alarak ‘Gel amcanıza gidelim.’ diyerek yanına götürmüş. Bediüzzaman Hazretleri onları görünce, ‘Cenâb-ı Hak, bana, bu dehşetli hastalığımdan sonra, en ziyade alâkadar olduğum iki biraderzâdem, belki eski zamanda Abdülmecid ve Abdurrahman sisteminde bir küçük Abdülmecid ve bir küçük Abdurrahman’ı teselliye vesile kılmak için ihsan etti!’ demiş.”

    Vahdeti Suat henüz bebekken kaybettiği babasını tanıyamadığından bir kadirşinaslık ve vefa borcu olarak, babasının adını 1956 doğumlu olan oğlu Abdurrahman Selçuk’ta yaşatmıştır.

    Aile 1934 yılında çıkan Soyadı Kanunu’ndan sonra Sipahioğlu soyadını kullanmaya başlamıştır. TRT’de Türk Sanat Müziği korosunda çalışıyordu. Böylece Nursî ailesine Okur ve Ünlükul soyadının yanına Sipahioğlu da ilâve edilmiş oluyor.
    Bilindiği üzere Bediüzzaman’ın resmî kayıtlarda soyadı “Okur” diye geçmektedir.
    Küçük kardeşi Abdülmecid Nursî’nin soyadı ise Ünlükul’dur.
    Molla Abdullah Ağabeyinin de soyağacı Sipahioğlu soyadı ile devam etmektedir.

    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

    trt ankara radyosu tanbur sanatçısıdır. 1956 doğumlu sipahioğlu, yılmaz pakalınlar ve necdet yaşar'dan tanbur dersleri almıştır. sanatcı bu sazın yanısıra lavta ve yaylı tanbur da çalmaktadır.
    trt müzik dairesi araştırma kurulu'nda üye olarak görev yapmakta olup aynı zamanda odtü güzel sanatlar bölümünde öğretim görevlisi olarak klasik türk müziği dersi vermektedir.

    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]


    ABDURRAHMAN NURSÎnun torunu

    Benzer Konular
    Sevgili Psikoloğum Bedüzzaman?a 16. Mektup
    Sevgili Psikoloğum Bedüzzaman?a 16. Mektup Sevgili Psikoloğum Bedüzzaman?a 16. Mektup Devami...
    Bedüzzaman
    Bedüzzaman Bedüzzaman Devami...
    ?man etmelerine bu söz engel olmu?tur
    ?man etmelerine bu söz engel olmu?tur Devami...
    Bedüzzaman 3 aylarda müjdelerde bulunuyor
    Bedüzzaman 3 aylarda müjdelerde bulunuyor Bu gece Regaib Kandili... Devami...
    Bedüzzaman’da hamiyet-i milliye ve diniye
    Bedüzzaman’da hamiyet-i milliye ve diniye Bu anlayış talebelerine yansımalı ve anayasaya da yansımalıdır Devami...
    Yazar : Risale Forum

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jul 2013
    Mesajlar Mesajlar
    6
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 25 + 10


    Cevap: Mustafa Kemalle sonradan Bedüzzaman akraba olmuş

    ne kadar sağlıklı bu bilgiler???
    Yazar : Risale Forum

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar Mesajlar
    40
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 40 + 190


    Re: Mustafa Kemalle sonradan Bedüzzaman akraba olmuş

    Tekzib edecek bir şey olmadiğindan sağlıklı olur.
    Yazar : Risale Forum

  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jul 2013
    Mesajlar Mesajlar
    6
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 25 + 10


    Cevap: Re: Mustafa Kemalle sonradan Bedüzzaman akraba olmuş

    mustafa kemalin halasının kızı fatimadan olma hatice diye bir kız yok mustafa kemalin soy ağacı her yerde var...tahkik etmeden haber paylaşmayın...fatimenın kızının adı nimeti oğlunun adı mustafa...
    Yazar : Risale Forum

  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar Mesajlar
    40
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 40 + 190


    Re: Mustafa Kemalle sonradan Bedüzzaman akraba olmuş

    Kardeş ben linklerini verdim kendimden paylaşmadım
    Yazar : Risale Forum

  6. #6
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar Mesajlar
    40
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 40 + 190


    Re: Mustafa Kemalle sonradan Bedüzzaman akraba olmuş

    İşte Mustafa Kemalin ayrintili şeceresinde

    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

    Fatımanın kızı Hatice
    Yazar : Risale Forum
    Konu capay tarafından (07-07-2013 Saat 21:26 ) değiştirilmiştir.

  7. #7
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar Mesajlar
    40
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 40 + 190


    Re: Mustafa Kemalle sonradan Bedüzzaman akraba olmuş

    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Yazar : Risale Forum

  8. #8
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar Mesajlar
    40
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 40 + 190


    Re: Mustafa Kemalle sonradan Bedüzzaman akraba olmuş

    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Yazar : Risale Forum

  9. #9
    TaLHa çevrimdışı Nur-u Aynım
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2006
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    8.222
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 61880


    Cevap: Mustafa Kemalle sonradan Bedüzzaman akraba olmuş

    Kıymetli Kardeşim;

    Bilgilerin bazıları doğru olabilir, lakin kesinlik derecesinde doğru bilgiler değildir. Özellikle de Ustad r.a.'ın soyadının okur olması ile ilgili olan kısım ve Vahdeti Suat ile görüşmede Ustadın beyanatları..

    Bir yerlere ilintilemek isterseniz herşeyi ilintileyebilirsiniz.

    Birincisi şurası açık ve net biliniyor ki soyadından önce insanlar bulunduğu bölgenin veya sahip olduğu özellikleri ve ismi ile muamma olmuşlardır. Bundan dolayı soyadı kanunundan önce Ustadımıza başta kürt olması sebebiyle Saidi Kurdi denilmiştir. Molla Said, Molla Said-i Meşhur ve Bediüzzaman gibi ünvanlar halk tarafından verilmiştir.

    Ustadımız Bediüzzaman r.a.'ın soyadı hiçbir zaman kendi isteği ile OKUR olmamıştır. Soyadı kanunu çıkması ile Ustadımız kendi memleketinin adı ile anılmak istediğinden Nursi tercih etse de o dönemdeki zerzavatlara kayıtlara OKUR olarak geçmiştir. OKUR soyadı sadece o zerzavatlar tarafından verildiğinden Ustadımız r.a. hiçbir zaman kendisini bu şekilde takdim etmediği gibi o dönemin insanları da Ustadımız r.a. Nursi olarak kabul ettikleri alenen ortadadır. Bugünlerde birilerine birşey olmuş o zerzavatların aklı ile hareket edip birşeylerin gayretine girmişler..

    Ve yine o dönem ve sonraki dönemlerde kütük bilgilerinin bulunduğu belgeler incelendiğinde illede birşeyleri değiştirme gayretleri içinde olduğu görülecektir. Ya babasının adı, ya memleketinin adı herneyse..

    Özelliklede bu zaman gazetesinin haberleri artık çok sıhhatli olmadığı ve illede birşeyleri kendilerine göre değiştirme gayretlerine girdikleri alenen açıktır. Ustadın kimliği ve akrabalarının bizim için ehemmiyeti yok bizler için Risale-i Nurların ehemmiyeti var ama onlar Risale-i Nurlara ehemmiyet vermediklerinden yazılarında bunu anlatmak yerine Ustadın kimliği ile alakadar olmaktalar. Dar düşünceler..

    Şimdi Abdurrahman Nursi meselesine gelelim, arife tarif gerekmeyeceğinden aşağıdaki mektubu aktarır ve evliliğinden ve Ankaradaki döneminden pişman olduğunu bildirir. Evladını da yetiştiremeden vefat ettiğini görüyoruz. Binaaleyh Ustad r.a.'ın kabul etmediği bir evlilik olduğunu anlıyor hali ile resmi evraklarda akraba olsa da manen Ustad r.a.'ın razı olmadığı bir durum olduğundan bu meseleyi iftihar derecesinde beyan etmek çok büyük bir haksızlıktır. Her neyse meselelerde gerçeklik payı vardır lakin insanların his ve duygularını ifade etmekten ziyade bir ilintileme olduğundan dikkat edilmesi gerekir.

    Bilgi
    (Hulusi Bey'in selefi, yirmialtı yaşında vefat eden biraderzadem Abdurrahman'ın, vefatından bir-iki ay evvel yazdığı mektubdur)


    بِاسْمِهِ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ

    Ellerinizden öper, duanızı dilemekteyim. Sıhhat haberinizi, irşad edici olan Onuncu Söz risalenizle beraber Tahsin Efendi vasıtasıyla aldım. Çok teşekkür ederim. Evvelce gerçi emrinize muhalefet ederek muhterem ve değerli amcamdan ayrıldığıma pişman olmuş isem de ve itabınıza müstehak olmuş isem de, bu da mukadder imiş. Ve Cenab-ı Hakk'ın emr ü iradesiyle ve belki de bizim için hayırlı olduğu için oldu. Binaenaleyh ben cehalet saikasıyla bir kusur yaptım ve belasını da çektim. Bundan sonra çekmemek için afvınızı rica ve duanızı dilerim.

    Aziz mamo! {(*): Kürdçe "Amcacığım" demektir.} Şunu da şurada arzedeyim ki: Himaye ve himmetiniz sayesinde, din ve âhiretime dokunacak ef'al ve harekâttan kendimi muhafaza ettim ve etmekte berdevamım. Gerçi dünyanın değersiz çok musibetlerini gördüm ve çektim ve birçok da lezaiz ve safasını gördüm, geçirdim. Hiç bir vakit ve hiç bir zaman unutmadım ki; bunların hepsi hebâ olduğu ve dünyanın Allah için olmayan lezaiz ve safası neticesi zillet ve şedid azab olduğu ve dünyada Allah için ve Allah'ın emir buyurduğu yollarda çekilen ve çekilmekte olan mezahim neticesi, sonu lezzet ve mükâfat verildiğini bildiğim ve iman ettiğimden, fena şeylerin irtikâbından kendimi muhafaza edebildim. Bu his ve bu fikir ise terbiye ve himmetinizle zihnimde ve hayalimde yer yapmıştır. Hakikat böyle olduğunu bildiğim için, bütün meşakkatlere şükür ile beraber sabretmekteyim.


    Şimdi amcacığım ve büyük üstadım! Habis olan nefsimle mücadele edebilmek ve onun hevaî ve bilâhere elem verici olan arzularını yapmamak ve dinlememek için teehhül etmek mecburiyetinde kaldım ve şimdi artık her cihetle Cenab-ı Hakk'ın lütf u keremiyle rahatım. Kimsenin dediğini şer ise duymamazlığa gelir ve kimse ile fena hasletleri kapmamak için ihtilat etmemekteyim. Dairede müddet-i mesaîden hariç zamanlarımı kendi evimde Cenab-ı Hakk'ın şükrü ile geçiriyorum. Bundan başka ey amca, sizden sonra şimdiye kadar en çok beni ikaz ve fena şeylerden men'eden, üstad-ı a'zam ve mürşidim olan bu âyet-i kerimeden duyduğum ve hissettiğimdir:


    بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
    اَلْيَوْمَ نَخْتِمُ عَلَى اَفْوَاهِهِمْ وَتُكَلِّمُنَا اَيْدِيهِمْ وَتَشْهَدُ اَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ


    Ve öyle biliyorum ki; o gün de pek yakındır. {(Haşiye): Cây-ı dikkattir, vefatını haber veriyor.} اَللّٰهُمَّ لاَ تُخْرِجْنَا مِنَ الدُّنْيَا اِلاَّ مَعَ الشَّهَادَةِ وَ اْلاِيمَانِ


    duam bu ve itikadım böyledir ve böyle de iman ederim: {(Haşiye-1): Hem iman ile gideceğini haber veriyor.}


    آمَنْتُ بِاللّٰهِ وَ مَلٰئِكَتِهِ وَ كُتُبِهِ وَ رُسُلِهِ وَ بِالْيَوْمِ اْلآخِرِ وَ بِالْقَدَرِ خَيْرِهِ وَ شَرِّهِ مِنَ اللّٰهِ تَعَالَى وَ الْبَعْثُ بَعْدَ الْمَوْتِ حَقٌّ اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلهَ اِلاَّ اللّٰهُ وَ اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللّٰهِ


    {(Haşiye-2): Âhir nefesteki kelimat-ı imaniyeyi âhir-i mektubunda zikretmesi, dünyadan kahramancasına imanını kurtarıp öyle gideceğine işaret eder.}


    Biraderzadeniz
    Abdurrahman


    * * *
    Barla Lahikası ( 37- 38 - 39 )

    Yazar : Risale Forum
    Konu TaLHa tarafından (08-07-2013 Saat 10:51 ) değiştirilmiştir.
    ..Ve sahil-i selâmet olan Dârüsselâma ümmet-i Muhammediyeyi (a.s.m.) çıkaran bir sefine-i Rabbâniyede çalışan hademeleriz..

    ..dalâletler içerisinde bizler gayet az ve zayıf ve fakir ve kuvvetsiz olduğumuz halde, gayet ağır ve büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur'âniye omuzumuza ihsan-ı İlâhî tarafından konulmuş.
    .

    Ustad Bediüzzaman Said Nursi (M.S. 1876-....)



  10. #10
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar Mesajlar
    40
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 40 + 190


    Re: Mustafa Kemalle sonradan Bedüzzaman akraba olmuş

    Kardee. sen bir durum olduğundan bu meseleyi iftihar derecesinde beyan etmek çok büyük bir haksızlıktır. diyorsun Men bunu iftihar olsundiye deyil malumat diye paylaştım zaten forumda herkes kendisinin bildiyii malumatı paylaşır
    Yazar : Risale Forum

Sayfa 1/2 12 SonSon

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222