Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

Sayfa 2/2 İlkİlk 12
20 sonuçtan 11 ile 20 arası

  1. #11
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2013
    Mesajlar Mesajlar
    16
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 27 + 10


    Cevap: BEDİÜZZAMAN HZ. nin Seyyid ve Şerif Oluşu

    Prof. Ahmet Akgunduz'ün Üstad'ın 'Bediüzzaman seyyidtir' iddiası doğru değildir, çünkü;

    10- İddia edilen şecere, sadece Şeyh Abdülkadir adında bir zatın bir evladına kadar gittiği halde, İmam Ali’ye kadar gösterilmiş ve başka şemalar çizilmiş ve tamamlanmıştır.
    Yazar : Risale Forum

  2. #12
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2013
    Mesajlar Mesajlar
    16
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 27 + 10


    Cevap: BEDİÜZZAMAN HZ. nin Seyyid ve Şerif Oluşu

    Prof. Ahmet Akgündüz'ün Üstad'ın 'Bediüzzaman seyyidtir' diye gösterdiği secerenin yanlışlarının yanısıra bir de bu iddiadaki çelişkiler ve yanlışlıkları anlatmak istiyorum:

    1- Prof. Ahmet Akgündüz, Siverek'in güneydoğusunda halen yaşayan ve Zaza olan Karageçi aşiretinin, Karacadağ eteklerinde eskiden yaşamış aslen Türk "Karakeçili" aşiretiyle karıştırmakta ve Kürt olan Karageçilerin Kayı boyundan olduğunu iddia etmiştir. YANİ BİRBİRİNDEN TAMAMEN FARKLI İKİ AŞİRETİ TEK BİR AŞİRET GİBİ GÖSTERMİŞTİR. Karageçi aşireti Bingöl Zazalarındandır, yaşam stilleri, konuşmaları itibariyle Türklükten ve Türk dilinden çok uzaktırlar, Urfa’nın ve kazalarının etrafında yaşayan mevcut bütün Kürt aşiretlerinden de çok farklıdırlar. Oysa Karakeçi olarak bilinen aşiretin, hemen hemen hepsi şimdi Kırşehir tarafına göç etmişlerdir. Halen Karacadağ’da yaşayan ve "Türkan" (Türkler) ismiyle anılan ve Türk olarak bulunan sadece iki-üç köy vardır. Başka da yoktur.
    Yazar : Risale Forum

  3. #13
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2013
    Mesajlar Mesajlar
    16
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 27 + 10


    Cevap: BEDİÜZZAMAN HZ. nin Seyyid ve Şerif Oluşu

    Prof. Ahmet Akgündüz'ün Üstad'ın seyyid olduğu iddiasındaki çelişkiler ve yanlışlıklar:

    2- Prof. Ahmet Akgündüz, 35 yıl boyunca araştırma yaptığını söylüyor, oysa 35 yıl araştırma yapmayı gerektirecek bir husus yok. Çünkü nakib-ül eşraf belgeleri (Osmanlı’daki seyyidlerin kayıtlarının tutulduğu belgeler) İstanbul’da müftülük arşivindedirler. Seyidlik şecerelerini tutarlar. 39 tane defter vardır. Bir kaç saatlik araştırma ile bakılabilir.
    Yazar : Risale Forum

  4. #14
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2013
    Mesajlar Mesajlar
    16
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 27 + 10


    Cevap: BEDİÜZZAMAN HZ. nin Seyyid ve Şerif Oluşu

    Prof. Ahmet Akgündüz'ün Üstad'ın seyyid olduğu iddiasındaki çelişkiler ve yanlışlıklar:

    3- Prof. Ahmet Akgündüz, Bitlis ve Hizan’daki nüfus ve tapu kayıtlarını incelediğini söylüyor. Oysa Osmanlı kayıtları Bitlis ve Hizan’da değildir. Osmanlının tapu tahrir kayıtlarının tamamı Başbakanlık Osmanlı arşivi ve Ankara Kuyudi Kadime arşivindedir.-
    Yazar : Risale Forum

  5. #15
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2013
    Mesajlar Mesajlar
    16
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 27 + 10


    Cevap: BEDİÜZZAMAN HZ. nin Seyyid ve Şerif Oluşu

    Prof. Ahmet Akgündüz'ün Üstad'ın seyyid olduğu iddiasındaki çelişkiler ve yanlışlıklar:

    4- Prof. Ahmet Akgündüz, "1935’e kadar geriye gittim ve şecereyi Musul’da buldum" diyor. 1935 tarihinde olan bir belge Osmanlı belgesi değildir, çünkü 1935’de Osmanlı yoktur.
    Yazar : Risale Forum

  6. #16
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2013
    Mesajlar Mesajlar
    16
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 27 + 10


    Cevap: BEDİÜZZAMAN HZ. nin Seyyid ve Şerif Oluşu

    Prof. Ahmet Akgündüz'ün Üstad'ın seyyid olduğu iddiasındaki çelişkiler ve yanlışlıklar:

    5- Prof. Ahmet Akgündüz, Üstad'ın babasının asıl isminin Mirza olmadığını, "Mirza" isminin "Murtaza"dan gelen bir lakap olduğunu iddia etmektedir. Murtaza, ise, Hz. Ali’nin bir lakabı olduğu için soy bağlantısı kurmaktadır. Oysa ki Mirza ismi "Emirzade"den gelmektedir. Şemseddin Samî’nin Kamus-u Türkî sözlüğünün sf. 1441, 3. sütuna bakılabilir. Hem Mirza isim İran’da, Pakistan’da ve Hindistan’da, Azerbaycan’da ve Türkiye’nin doğu ve güneydoğusunda yüzlerce, belki binlerce kişinin adıdır.
    Yazar : Risale Forum

  7. #17
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2013
    Mesajlar Mesajlar
    16
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 27 + 10


    Cevap: BEDİÜZZAMAN HZ. nin Seyyid ve Şerif Oluşu

    Prof. Ahmet Akgündüz'ün Üstad'ın seyyid olduğu iddiasındaki çelişkiler ve yanlışlıklar:

    6- Şecerenin muteber olması için Osmanlı padişahı, ya da Selçuklu Sultanı ya da bir Abbasi Halifesinin tasdikli mühürleriyle mühürlü olması veya vergiden, askerlikten muafiyetleri sağlanmış olması gerekir. Bunlar yoksa bir belge güvenilir kabul edilmez. Bu şecerede böyle bir mühür veya kayıt yoktur.
    Yazar : Risale Forum

  8. #18
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2013
    Mesajlar Mesajlar
    3
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 27 + 10


    Cevap: BEDİÜZZAMAN HZ. nin Seyyid ve Şerif Oluşu

    ÜSTADIMIZ, KENDİSİNİN MANEN SEYYİD OLDUĞUNU İFADE ETMİŞTİR

    GERÇİ MANEN BEN HZ. ALİ'NİN (R.A.) BİR VELED-İ MANEVÎSİ HÜKMÜNDE ondan hakikat dersini aldım ve Âl-i Muhammed (a.s.m.) bir manada hakikî Nur şakirtlerine şamil olmasından, ben de Âl-i Beyt'ten sayılabilirim (Lem'alar, s. 22.)
    Bedî' mânâsında olan Celcelûtiye kasidesinde İmam-ı Ali'nin (r.a.) çok cihetlerle Risale-i Nur'a sarahat derecesine yakın işarâtı içinde, Bediüzzaman ismini Risale-i Nur'a vermesinden, bana emaneten verilen o ismi Risale-i Nur'a iade ettiğimi yazmışım. Bununla beraber, "BEN DE MÂNEVÎ ÂL-İ BEYTTEN SAYILABİLİRİM" demekten maksadım, bir kısım müçtehidlerin, “Onun âilesine ve ashabına selâm olsun” duasında, "Seyyid olmayan, fakat ehl-i takvâ bulunanlar o duada dahildirler" dediklerinden, o umumî duada benim de bir hissem bulunması için ricakârâne bir tevildir. Yoksa, o hatâkârane mânâ hiç hatırıma gelmemiş. (Şualar, 14. Şua, sayfa: 358 )
    Yazar : Risale Forum

  9. #19
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2013
    Mesajlar Mesajlar
    3
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 27 + 10


    Cevap: BEDİÜZZAMAN HZ. nin Seyyid ve Şerif Oluşu

    ÜSTADIMIZ DEFALARCA SEYYİD OLMADIĞINI DA SÖYLEMİŞTİR

    BEN, KENDİMİ SEYYİD BİLEMİYORUM. Bu zamanda nesiller bilinmiyor. Halbuki AHİR ZAMANIN O BÜYÜK ŞAHSI (yani Hz. Mehdi (as)) AL-İ BEYT'TEN (Peygamberimiz (sav)'in soyundan) OLACAKTIR. (Emirdağ Lahikası, s. 247-250)

    ... HEM MEHDİLİK İSNADINI HİÇ KABUL ETMEDİĞİMİ BÜTÜN KARDEŞLERİM ŞEHADET EDERLER. Hatta Denizli’deki ehli vukuf eğer Said Mehdiliğini ortaya atsa bütün şakirtleri kabul edecek dediklerine mukabil, Said itiraznamesinde demiş ki: “BEN SEYYİD DEĞİLİM MEHDİ SEYYİD OLACAK” DİYE ONLARI REDDETMİŞ... (Şualar, On Dördüncü Şua, s. 365)
    Yazar : Risale Forum

  10. #20
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2013
    Mesajlar Mesajlar
    3
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 27 + 10


    Cevap: BEDİÜZZAMAN HZ. nin Seyyid ve Şerif Oluşu

    Canım Üstadım, Kürt olduğunu defalarca belirtmiştir. Bazı risale baskılarında fark ettim ki bu ifadeler özellikle çıkarılmış.

    “Ey hürriyet-i Şer’i! Öyle müthiş ve fakat güzel ve müjdeli bir sada ile çağırıyorsun BENİM GİBİ BİR KÜRD’Ü, tabakat-ı gaflet altında yatmışken uyandırıyorsun. Sen olmasaydın, ben ve umûm millet zindan-ı esarette kalacaktık…” (Divanı Harb-i Örfî, S: 82, Tenvir Yayınları)
    “Ve cesaret, sadâkat, diyanetin ünvanı olan tabii KÜRDLÜKLE İFTİHAR EDİYORUM. Nasıl ki, zaman-ı istibdadda bu tabii Kürdlük için tımarhaneye düştüm. Divanelerin hekimine dedim:... Ve divanelikle iftihar ediyorum. Ey Kürdler! Tımarhaneyi kabul ettim. Ve Kürdlüğü lekedar etmemek için irâde-i padişahı ve maaş ve ihsan-ı şahâneyi kabul etmedim…" (Nutuklar, 7. Hakikat, S: 265, Tenvir Yayınları)
    “BİZ Kİ KÜRDÜZ. Aldanırız, fakat aldatmayız. Bir hayat için yalana tenezzül etmeyiz…” (Divân-ı Harb-i Örfî, Yarı Cinâyet, S: 54, Tenvir Yayınları),

    “…Ey bu Cami'deki kardaşlarım ve kırk-elli sene sonraki Âlem-i İslâm Mescid-i Kebirindeki ihvanlarım! Zannetmeyiniz ki, ben bu ders makamına size nasihat etmek için çıktım. Belki buraya çıktım, sizde olan hakkımızı dâva ediyoruz. YÂNİ, KÜRD GİBİ KÜÇÜK TAİFELERİN MENFAATİ VE SAADET-İ DÜNYEVİYELERİ VE UHREVİYELERİ, SİZİN GİBİ BÜYÜK MUAZZAM TAİFE OLAN ARAP VE TÜRK GİBİ HÂKİM OLAN ÜSTADLARLA BAĞLIDIR. Sizin tenbelliğiniz ve füturunuz ile biz bîçâre küçücük kardaşlarınız olan İslâm taifeleri zarar görüyoruz. Hususan ey muazzam ve büyük ve tam intibaha gelmiş veya gelecek olan Araplar! En evvel bu sözler ile sizinle konuşuyorum. Çünki, bizim ve bütün İslâm taifelerinin üstadlarımız ve imamlarımız ve İslâmiyet'in mücâhidleri sizlerdiniz. Sonra muazzam Türk Milleti o kudsî vazifenize tam yardım ettiler…” (Hutbe-i Şamiye Sayfa; 118, Tenvir Yayınları)

    Bediüzzaman Hazretleri’nin 1920’lerin başında yazdığı bir makalesi:
    “…BEDİÜZZAMAN-I KÜRDΒNİN Fihriste-i Makasadı ve Efkârının Programıdır: Ey şu müşevveş (düzensiz) sözlerimi temâşâ eden (bakan, seyreden) zât! Gayet dikkat ve muhakeme ile mütâlaa et. Yoksa sathî nazardan hasıl olan (yüzeysel bakıştan kaynaklanan) sû-i tefehhüm (kötü anlayış) ve zannınıza helâl etmem. Sen de atla da, okuma… Ben ki; İslâmiyet’e, maârif-i İslâmiye’ye (İslami eğitim-öğretim sistemine), ulemâya, talebeliğe ve Osmanlılığa ve Hilâfet’e ve İttihad-ı Muhammedîye’ye VE KÜRDLÜĞE İNTİSABIM (MENSUP OLMAM) CİHETİYLE...” (Makaleler, S: 269, Tenvir Yayınları)

    Üç sene Rusya’da, esaretimde çektiğim zahmet ve sıkıntıyı, burada bu dostlarım bana üç ayda çektirdiler.Halbuki, Ruslar BENİ KÜRT GÖNÜLLÜ KUMANDANI SURETİNDE, Kazakları ve esirleri kesen gaddar adam nazarıyla bana baktıkları halde, beni dersten men etmediler. Arkadaşım olan doksan esir zabitlerin kısm-ı ekserisine ders veriyordum. Bir defa Rus kumandanı geldi, dinledi. Türkçe bilmediği için, siyasî ders zannetti, bir defa beni men etti; sonra yine izin verdi. Hem aynı kışlada bir odayı cami yaptık. Ben imamlık yapıyordum. Hiç müdahale etmediler, ihtilâttan men etmediler, beni muhabereden kesmediler. (13. Şua Denizli Hapisanesi Mektupları)

    “…Lütfen, ruh ve hayalinizi misafireten YENİ MEDENİYETE KARIŞMIŞ ASÂBÎ BİR KÜRD TALEBESİNİN hâl-i ihtilâlde olan cesed ve dimağına gönderiniz. Tâ tahtie ile hataya düşmeyiniz…’ (Müdâfâlar, Divan-ı Harb-î Örfi’den Sayfa; 7, Tenvir Yayınları)
    Yazar : Risale Forum

Sayfa 2/2 İlkİlk 12

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222